---
...tıraşsız, esmer ve bakımsız bıyıklı. Ancak oyuncu kadrosuna bakıldığında, en rahatsız edici rollerin hiçbirinin Türk oyunculara verilmediği ve büyük çoğunluğunun Yunan ve Ermeni oyuncular tarafından canlandırıldığı görülmektedir. İstanbul da tanınmayacak biçimde değiştirilmiştir. Tüm binalar harap, çamaşırlar tehditkar görünüşlü insanlarla dolu karanlık ve uğursuz sokaklara sarkıyor, kaldırımlarda ise uyuşuk gözlerle nargile içen aylak adamlar oturuyor. Bu Avrupalı metropol, şiddet, düzensizlik ve kaosula nitelendirilen üçüncü dünya kentine dönüştürülmüştür. Film boyunca hapsedilen Billy Hayes ve ailesi Türklerden "domuz" diye söz eder.
*Le Monde*'da bir eleştirmen, filmin seyircide o denli güçlü nefret duyguları uyandırdığını yazdı ki sinemadan çıkarken böyle bir ulusun var olmamasını dilemektedirler. Bunun için hiçbir mazeret olamaz.
Oliver Stone, 1979'da bu film senaryosuyla Oscar aldı. 2004'te Türkiye'ye AB üyelik müzakerelerinin başlatılması için onay verilmesinin hemen ardından gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, filmin temelini oluşturan röportajlarda Billy Hayes'in kendisine anlattıklarını abartıp dramatize ettiğini itiraf etti. Bu itiraf büyük yankı uyandırdı ve gecikmiş bir hakkaniyet olarak değerlendirildi.
Bununla birlikte önyargı hâlâ derinden kök salmış durumdadır; bunu en çok kullandığımız sözlüklerin bazılarında "Türk" kelimesinin tanımlarına bakarak somutça görmek mümkündür:
- **Webster's New Collegiate Dictionary:** Zalim ya da zorba olan kişi
- **Concise Oxford Dictionary:** Vahşi, azgın veya başa çıkılmaz kişi
- **Random House Dictionary:** Zalim, kaba ya da zorba erkek
Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazından doğan devletlerin her birinin kendine özgü bir ulusal kurtuluş efsanesi ve ulusal tarih yazımı vardır; bugün bile toplumdaki tüm eksiklik ve yanlışları 45 yıllık komünizme değil, önceki Osmanlı yöneticilerine yükleme eğilimi sürmektedir. Macaristan ve Balkanlarda, Türk'ün bir baskıcı olarak imgesi bu ülkelerin folklorunun bir parçası haline gelmiştir. "500 yıllık Türk boyunduruğu," gıda kıtlığından asansörün neden çalışmadığına ve yolsuzluğun neden bu denli yaygın olduğuna kadar günümüzde yaşanan hemen her sorunun açıklaması olarak kullanılmaya devam etmektedir; Bulgarca, Sırpça, Rumence ve Rumcada da bunun karşılıkları mevcuttur.
Olumsuz imge kısmen de ekonomik ve siyasi krizler ile tekrarlayan askeri darbeler aracılığıyla kendi kendine yaratılmıştır. Türkiye'de bir süre yaşamış olmak, sözde Sevr kompleksinin ne denli derin kökler saldığını anlamak için gereklidir. 1920 Sevr Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'ni Anadolu Platosu'nun Ankara çevresi ile Karadeniz kıyısının bir bölümüne indirgeyecekti. Kemal Atatürk bunu Kurtuluş Savaşı'yla yırttı ve Lozan Antlaşması ile...