🇹🇷 Karadeniz'in Hırçın Dalgalarından İstiklalSavaşı’na:
Topal Osman ve Gönüllü Giresun Alayları (42. Alay ve 47. Alay)
Milli Mücadele, Türk milletinin binlerce yıllık tarih sahnesindeki varlığına kastedilen en büyük tehditlere karşı, kadim bir medeniyetin küllerinden yeniden doğuşunu temsil etmiştir. Bu mukaddes yürüyüşte, bölgesel bir refleksin nasıl milli bir direnişe dönüştüğünün somut örneklerinden birisi de Topal Osman Ağa ve Gönüllü Giresun Alayları olmuştur.
Bir Karakterin Şekillenişi: Topal Osman Ağa’nın Hayatı
1883 yılında Giresun’un köklü Hacı Hüseyin Mahallesi'nde dünyaya gelen Osman Ağa, Türk milletinin binlerce yıllık tarihi hafızasını şahsında taşıyan, adeta bir devrin özeti niteliğinde bir karakterdir. Babasının askerlik parasını ödemiş olmasına rağmen asker olmuş ve Balkan Savaşlarında görev almıştır. Balkan Savaşları’nın siperlerinde bacağına isabet eden kurşunla gazi olup "Topal" unvanını almıştır. Osman Ağa, savaş bitiminde memleketine geri dönmüştür. Mondros Ateşekes Antlaşması sonucunda bölgede bulunan Rumların Pontus çeteleri kurduğunu ve bölgedeki Türk halkına yaptığı eziyetlere şahit olmuştur.
Bu sürece şahit olan Topal Osman zihninde olgunlaştırdığı "Müdafaa-i Hukuk" bilinciyle harekete geçmiştir. Bölgede bulunan Rumlar, destekçileri İngilizlere Topal Osman’ı şikayet etmeleri üzerine İstanbul'da kurulan Divan-ı Harp mahkemesi, savaşta işlediği suçlar nedeniyle hemen yakalanması ve İstanbul'a getirilmesine karar vermiştir.
Bunun üzerine adamları ile birlikte Şebinkarahisar'da saklanmışsa da civardaki Rum köylerine baskınlar yapmaya devam etmiştir. Ayrıca Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'nin Giresun Şubesini kurdu ve ilk başkanı olmuştur.
19 Mayıs 1919'da Osmanlı Devleti'nin ordu müfettişi olarak Samsun'a gelen Mustafa Kemal Paşa'nın görevlerinden birisi, Topal Osman'ı ve çetesini yakalayıp etkisiz hale getirmektir. Kimi kaynaklara göre Topal Osman, Mustafa Kemal Paşa ile 29 Mayıs 1919'da Havza'da gizlice görüşmüştür.
Mustafa Kemal Paşa, onu hareketlerinde serbest bırakmış ve bu gizli buluşmadan sonra Topal Osman Ağa, ondan aldığı emirler doğrultusunda hareket etmiştir. Hakkındaki tutuklama kararı ise 8 Temmuz 1919'da Padişah VI. Mehmed Vahdettin tarafından kaldırılmıştır.
Giresun'a dönen Topal Osman Ağa, tekrar Giresun belediye reisliği makamına oturmuştur. Şubat 1920'de yayımlamaya başladığı Gedikkaya gazetesinde başkalarına yazdırdığı sert makalelerin altına imzasını koyarak millî mücadeleye basın yoluyla destek vermeye çalışmıştır. Bu süreçte Giresun Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Alpaslan ve Jandarma Komutanı Hamdi Bey ile anlaşarak Giresun gençlerinden oluşan gönüllü bir birlik kurmuştur. Ayrıca Eylül 1920'de Ermeni Harekatı'nı bastırmak üzere Kâzım Karabekir'in 15'inci Kolordusu emrine gönüllü taburu göndermiştir. Tabur, dört ay boyunca Karabekir'in komutasında kalmıştır.
Gönüllü Alayların Kurulması
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’da yaktığı kurtuluş meşalesi Anadolu’nun en ücra köşelerine ulaştığında, Giresun’un dik yamaçlarında filizlenen milli irade, Osman Ağa’nın sarsılmaz liderliğinde disiplinli bir askeri yapıya evrilmiştir. O günün şartlarında merkezi ordunun imkânlarının kısıtlılığı, Türk milletinin kendi sinesinden yeni bir güç doğurmasını zorunlu kılmıştır. Bu durum, Türk tarihindeki "ordu-millet" geleneğinin modern zamanlardaki en berrak tezahürü olarak Giresun Gönüllüleri ile hayat bulmuştur.
Tamamen yerel imkânlarla ve hiçbir devlet desteği beklenmeksizin kurulan bu birlikler, 42. ve 47. Gönüllü Alaylar çatısı altında birleşerek mücadelenin omurgasını oluşturmuşlardır. 42. Alayın başında, askerî disiplini ve stratejik zekâsıyla tanınan Hüseyin Avni Bey bulunmuştur.