Türker hocamızın bu yazısına denk gelince hoşuma gitti aile çevresinden değerli bulduğum insanlara attım.
Şöyle bir yorum geldi;
Kapitalist sistemin bakış açısıyla hazırlanmış bir değerlendirme.
Batı tarzı yaşam şekli sosyal ve ekonomik fırsatlarıyla bu ortamda yetişen çocukların beynini daha iyi geliştiriyor, diyor.
Zımnen batılı çocuklar diğerlerine göre üstün beyinli demek istiyor.
Tarihi olgularla ve gerçeklerle çatışan bir iddia.
Atatürk, Mahatma Gandi, Lenin, Kastro, vs. hatta Hz.Muhammed sosyo ekonomik durumları açısından bu gruptan insanlar değildi.
Dedi ve bir sinaps bana "Hz. Muhammedin Kureyş kabilesinden olduğu" bilgisini hatırlattı.
Hz. Muhammed’in ailesi (Banu Hashim klanı), Mekke’deki Kureyş kabilesinin önde gelen, soylu ve saygın bir klanıydı. Kureyş, Mekke’nin hâkim kabilesi olarak ticaret, Kâbe’nin bakımı ve hacılara hizmet gibi alanlarda büyük ayrıcalıklara sahipti. Banu Hashim de bu yapı içinde sosyal ve prestij açısından üst seviyede yer alıyordu.
Diğer isimleri de merak ettim.
Atatürk (Mustafa Kemal)
Aile durumu: Babası Ali Rıza Efendi, Osmanlı döneminde subay, tapu memuru ve kereste tüccarıydı. Aile orta sınıf (precariously middle-class) olarak tanımlanır. Selanik’te nispeten rahat bir yaşamları vardı; annesi çiftçi kökenli bir aileden geliyordu.
Osmanlı İmparatorluğu’nda (özellikle Selanik gibi kozmopolit bir şehirde) memur/tüccar aileler, köylü ve alt kesimden yukarıdaydı. Askeri okullara gitmesi ve eğitim imkânı bu statüyü yansıtır. En zengin paşa veya saray çevresi kadar tepede değildi ama ortalama Osmanlı tebaasından (çoğunlukla kırsal ve yoksul) belirgin üstteydi.
Mahatma Gandhi
Aile durumu: Babası Karamchand Gandhi, Porbandar ve Rajkot gibi prensliklerde dewan (başbakan/başbakan yardımcısı) gibi yüksek idari görevlerde bulundu. Aile Vaishya kastından (tüccar sınıfı) ve yerel yönetici elit içindeydi. Görece varlıklı, saygın bir konum.
Toplumdaki yeri: Britanya Hindistanı’nda kast sistemi ve prenslik yapısı içinde üst-orta/yerel elit seviyesindeydiler. Fakir köylü kitlelerden (Hindistan nüfusunun büyük çoğunluğu) çok yukarıdaydılar; Gandhi’nin Londra’da hukuk eğitimi görmesi bunu gösterir. Soyluluk değil ama idari/tüccar prestiji yüksekti.
Lenin (Vladimir Ilyich Ulyanov)
Aile durumu: Babası Ilya Ulyanov, serf kökenli olmasına rağmen okul müfettişi ve müdürü oldu; devlet danışmanı rütbesiyle kalıtsal soyluluk kazandı. Anne tarafı da eğitimli ve varlıklıydı. Aile rahat orta-üst sınıf (educated middle/upper-middle class) idi.
Toplumdaki yeri: Çarlık Rusyası’nda (serfliğin yeni kalktığı bir toplumda) eğitimli, devlet memuru aileler elit kesimde sayılırdı. Köylü ve işçi kitlelerden (nüfusun ezici çoğunluğu) çok yukarıdaydılar; üniversite eğitimi ve kültürlü ortam bunu doğrular.
Fidel Castro
Aile durumu: Babası Ángel Castro, İspanyol göçmeni zengin bir şeker plantasyonu sahibiydi (binlerce dönüm arazi, yüzlerce işçi). Fidel, bu varlıklı ortamda (ama gayri meşru çocuk olarak) büyüdü; özel Jesuit okullarda okudu.
Toplumdaki yeri: Batista dönemi Küba’sında (büyük yoksulluk ve eşitsizliğin olduğu bir ülkede) zengin toprak sahibi burjuvazi içindeydiler. Köylü ve işçi kitlelerden çok yukarıda, üst sınıfa yakındılar. Bu çelişki, Castro’nun devrimci söylemini şekillendiren unsurlardan biri olarak görülür.