Kızına 'NATO' Adını Veren Albayın Akılalmaz Hikayesi ve Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği’nde Nurcu-Milliyetçi Kavgası...
Soğuk Savaş döneminin (1945-1991) en ilginç STK’larından biri de Komünizmle Mücadele Derneği’ydi.
1960’lara damga vuran dernek, ilk önce Milliyetçi-İslamcı (Nurcu) rekabetine sahne olmuş, 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra kapatılmış, 1977 yılında ise feshedilmişti.
Kuruluşundan itibaren ABD’den maddi destek gören dernek hakkında 1971-1977 yılları arasındaki faaliyetlerine dair pek bilgi bulunmuyor ancak ö dönem yasadışı olarak faaliyet gösterirken derneğin genel başkanlığını yapan Orhan Kiverlioğlu’nun ilişkileri açısından karşımıza çok ilginç bir tablo çıkıyor. ABD, KMD’yi 1970 yılında Turan Çağlar ve Orhan Kiverlioğlu üzerinden devşirmek istemiş ancak başarılı olamamış.
Önce KMD’nin 1971’den önceki dönemini yazalım…
Komünizmle Mücadele Dernekleri ilk olarak 1950 yılında Nihal Atsız’ın kardeşi Necdet Sancar liderliğinde o dönem öğretmen olarak görev yaptığı Zonguldak’ta kurulmuştu.
Zonguldak Komünizmle Mücadele Derneği, 22 Kasım 1952 tarihinde Malatya’da yaşanan Ahmet Emin Yalman Suikastı olayından sonra Türk Milliyetçiler Derneği ile birlikte kapatılmıştı.
Komünizmle Mücadele Derneği ikinci defa ise 1957 yılında İlhan Egemen Darendelioğlu, Altan Deliorman, Burhanettin Şener, Gündüz Sevilgen ve İrfan Açıkel tarafından İstanbul’da kuruldu.
İstanbul Komünizmle Mücadele Derneği de 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra kapatıldı.
Komünizmle Mücadele Derneği üçüncü olarak 25 Ocak 1963 tarihinde İzmir’de milliyetçi ve İslamcı (Nurcu) olarak bilinen isimler tarafından kuruldu.
İzmir Komünizmle Mücadele Derneği’nin kurucuları arasında Türk milliyetçiliğinin önde gelen isimlerinden Nejat Halil Pala, Orhan Koloğlu, Fehmi Koru’nun babası Muzaffer Koru, Fehmi Koru’nun kayınpederi Süleyman Karagülle, Yaşar Tunçsiper gibi isimlerin aralarında yer aldığı 41 isim tarafından kuruldu.
Kısa süre sonra İlhan Egemen Darendelioğlu, Fethi Tevetoğlu, Bekir Berk, Galip Erdem, Saffet Solak, İsmail Hakkı Şengüler, Nadir Latif İslam, Kemal Fedai Coşkuner, Hamza Sadi Özbek gibi isimler de Komünizmle Mücadele Derneği’ne katıldı.
Komünizmle Mücadele Derneği 1960’lı yıllarda MTTB ve Mücadeleciler Birliği ile birlikte hareket etti komünizmle mücadele de etkin bir rol oynadı.
Komünizmle Mücadele Derneği yayın organı Mücadele dergisiydi.
İlhan Egemen Darendelioğlu’nun yayınladığı Toprak dergisi ve Kemal Fedai Coşkuner’in çıkardığı Fedai dergisi de Komünizmle Mücadele Derneği’ne destek veriyordu.
Komünizmle Mücadele Derneği İzmir’de kurulduktan kısa süre sonra Erzurum’da kuruldu.
Erzurum Komünizmle Mücadele Derneği’nin kurucularından biri de FETÖ lideri Fethullah Gülen’di. Gülen, Erzurum Komünizmle Mücadele Derneği’ni kurmak için Bekir Berk’ten destek almıştı.
15 Temmuz’dan sonra TBMM’de kurulan darbeleri araştırma Komisyonu raporunda Fethullah Gülen ve Komünizmle Mücadele Derneği hakkında şu görüşlere yer verilmişti:
Fetullah Gülen 1959 yılının ilkbaharında Edirne’ye gitmiş ve böylece muhit değiştirerek Erzurum’dan uzaklaşmıştır. Edirne’de 1959 yılında şaibeli bir şekilde yaşını büyüterek elde ettiği imamlığı bir süre devam ettirmiş, 10.11.1961 tarihinde askere gitmiş, acemi er eğitimini Ankara Mamak’ta, usta birliğini ise İskenderun’da tamamlamıştır. Askerliğini bitirmesini müteakip Edirne’ye dönmeyerek bir süre ailesiyle birlikte Erzurum’da kalmıştır. Erzurum’da kaldığı 1962-1963 yıllarında, Erzurum Komünizmle Mücadele Derneğinin kurucuları arasında yer almış ve dernekte aktif olarak görev yapmıştır. Gülen’in yurt dışı bağlantılarla ilk temasının bu dernek vasıtasıyla gerçekleştiği ve örgütün temellerinin bu süreçte atıldığı kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca bu derneğin yurtdışı kaynaklı “proje” bir dernek olduğu yönünde çok kuvvetli şüphe ve emareler bulunmaktadır.
MİT ile ilişkili olduğu düşünülen Yaşar Tunagür Edirne’deki vaizliği sırasında Gülen’le tanışıp derin bir dostluk kurmuş ve Gülen’i himayesine almıştır. 1970’li yıllarda Fetullah Gülen’in Komünizmle Mücadele Derneği üzerinden ABD istihbaratı ile birlikte hareket eden MİT’e angaje edildiği ve Gülen örgütlenmesinin ABD-MİT iş birliği ile kurdurulduğu iddia edilmekte ve söz konusu toplantı bu iddianın en kuvvetli delillerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
(TBMM Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi ile Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu, sayfa 49, 50)...
Komünizmle Mücadele Derneği bu şekilde kurulduktan sonra dernek başkanlığını milliyetçi isimlerden Nejat Halil Pala üstlendi.
30 Nisan 1964 tarihinde Komünizmle Mücadele Derneği 1’nci Kongresini yaptı ve İhsan Koloğlu Komünizmle Mücadele Derneği başkanlığına seçildi. Galip Erdem, Burhanettin Semerkantı, Hamza Sadi Özbek de dernek yönetim kuruluna seçildi.
Gazeteci yazar Fehmi Koru’nun babası Muzaffer Koru da Komünizmle Mücadele Derneği 1’nci Kurultayında dernek murakıplığına seçildi.
30 Nisan 1965 tarihinde ise Komünizmle Mücadele Derneği 2’nci Kongresini gerçekleştirdi. 59 delegenin katıldığı kurultayın divan başkanı AP Samsun Senatörü Fethi Tevetoğlu, ikinci başkan ise Toprak dergisinin sahibi İlhan Egemen Darendelioğlu idi.
Komünizmle Mücadele Derneği’nin bu kongresinde İlhan Egemen Darendelioğlu dernek başkanlığına seçildi. İhsan Koloğlu, Nejat Halil Pala ve Burhanettin Semerkantlı da dernek yönetim kuruluna seçildi.
Komünizmle Mücadele Derneği bu dönemde ilginç bir girişimde bulunarak Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e dernek fahri başkanlığı teklif etti. Derneğin teklifini kabul eden Gürsel İzmir Komünizmle Mücadele Derneği fahri başkanı oldu ancak Gürsel, 16 Temmuz 1965 tarihinde dernek fahri başkanlığından ayrıldığını açıkladı.
1965 yılında merhum Alpaslan Türkeş’in Hindistan’dan döndükten sonra CKMP’den siyasete girmesi, aynı yıllarda Süleyman Demirel’in AP genel başkanı ve başbakan olmasından sonra İzmir Komünizmle Mücadele Derneği kadrosu ikiye bölündü.
Derneğin milliyetçi kanadını CKMP ve Türkeş’e destek verilmesini isterken derneğin İslamcı (Nurcu) kanadı ise AP ve Demirel’e destek verilmesi gerektiğini ifade ediyordu.
Komünizmle Mücadele Derneği’nin 3’ncü Kongresi ise yaklaşık 300 delegenin katılımıyla 23 Nisan 1966 tarihinde gerçekleştirildi.
Komünizmle Mücadele Derneği 3’ncü Kongresinde İhsan Koloğlu ve İlhan Egemen Darendelioğlu dernek başkanlığı için yarıştı. Yapılan oylama sonucu Darendelioğlu 102, Koloğlu ise 42 oy aldı ve Darendelioğlu yeniden Komünizmle Mücadele Derneği başkanlığına seçildi. İhsan Koloğlu, Burhanettin Semerkantlı, Hayrani Ilgar ise dernek yönetim kuruluna seçildi.
Komünizmle Mücadele Derneği’nin 30 Nisan 1967 tarihinde yaptığı 4’nci Kongre CKMP ve Türkeş’i destekleyen milliyetçi kanat ile AP ve Demirel’i destekleyen İslamcı (Nurcu) kanadın karşı karşıya gelmesine neden oldu.
İzmir Komünizmle Mücadele Derneği 4’nci Kongresine AP Isparta milletvekili ve Ulaştırma Bakanı Sadettin Bilgiç katılırken CKMP Adana milletvekili ve CKMP genel başkanı Alpaslan Türkeş de gönderdiği telgrafla kurultay için başarı dileklerini iletti.
Komünizmle Mücadele Derneği 4’ncü Kongresinde dernek başkanlığı için yeniden İlhan Egemen Darendelioğlu’nun adı öne çıktı ancak Darendelioğlu başkanlık için aday olmayacağını, diğer başkan adayı olan Prof. Dr. Saffet Solak lehine adaylıktan feragat ettiğini açıkladı. Bunun üzerine Saffet Solak ile İhsan Koloğlu dernek başkanlığı için yarıştı ve AP genel merkezinin ve Nur Cemaatinin desteklediği Saffet Solak Komünizmle Mücadele Derneği başkanı oldu.
Böylece KMD, 1967 yılında AP ve Demirel’i destekleyen ve Nur Cemaati’nin idaresindeki bir STK oldu.
Mehmet Şevket Eygi’nin sahibi olduğu Babıâli’de Sabah ve Bugün gazeteleri Saffet Solak’ı desteklerken Kemal Uzan’ın sahibi olduğu ve Gökhan Evliyaoğlu’nun idare ettiği Yeni İstanbul gazetesi de İhsan Koloğlu’nu destekledi.
Saffet Solak Komünizmle Mücadele Derneği başkanıyken (1967-1971) gazeteci Fehmi Koru’nun kayınpederi Süleyman Karagülle de dernek yönetim kurulunda yer aldı.
Nur Cemaatine yakınlığıyla bilinen Saffet Solak, 1970 yılında Milli Nizam Partisi kurucuları arasında yer aldı.
Saffet Solak’ın Komünizmle Mücadele Derneği başkanı olmasından sonra Komünizmle Mücadele Derneği içindeki milliyetçi isimler dernekten ayrıldı ve CKMP’yi destekleyip Ülkü Ocakları çatısı altında faaliyet göstermeye başladılar.
İzmir Komünizmle Mücadele Derneği, 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra kapatıldı.
Komünizmle Mücadele Derneği 12 Mart 1971 Muhtırası’dan sonra kapatılmış olsa da Orhan Kiverlioğlu ismi 1971-1977 yılları arasında Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği genel başkanı olarak karşımıza çıkıyor.
12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra Turan Çağlar ve Orhan Kiverlioğlu, kapatılan KMD’yi İstanbul’a taşıyıp yeniden faaliyete geçirmek için mücadele etmiş ancak bu girişim gerçekleşmemiş…
Orhan Kiverlioğlu 1943 yılında Siirt’te doğmuş, temel eğitimini tamamladıktan sonra öğretmen olmuş, kısa süre öğretmenlik yaptıktan sonra ne hikmetse 1968 yılında öğretmenlikten istifa edip kendisini komünizmle mücadeleye adayarak KMD’ye üye olmuş.
KMD’nin önde gelen bir neferi olan Kiverlioğlu Kanlı Pazar’a “Şanlı Pazar” diyecek kadar kendini Komünizmle Mücadeleye adamış.
KMD’nin önceki başkanı Saffet Solak gibi Nur Cemaatiyle arası iyi olan Orhan Kiverlioğlu cemaate ait İttihad ve Yeni Asya gazetesinde yazılar yazmış.
1970 yılında KMD genel merkezinin İzmir’den İstanbul’a taşınması için mücadele eden Kiverlioğlu, bu isteği gerçekleşmeyince KMD genel merkezi ve Solak ile ters düşmüş.
Kiverlioğlu, KMD’de faaliyet gösterirken Sabancı ailesine ait Akbank’ta basın danışmanlığı (1968-1971) ve Faruk Süren’in babası Fuat Süren’in sahibi olduğu Transtürk Holding’te genel müdürlük (1971-1983) yapmış.
Aynı dönemde Büyük Doğu dergisinde Necip Fazıl’ın asistanlığını yapmış (1967-1971)
biyografi.net/kisi-orhan-kiv…
Orhan Kiverlioğlu’nun sermaye ile ilişkilerinde iki isim ön plana çıkıyor.Biri İlhan Egemen Darendelioğlu, diğeri emekli Kurmay Albay Turan Çağlar…
Türk Milliyetçiliğinin önde gelen isimlerinden İlhan Egemen Darendelioğlu, Sabancı Holding kurucusu Hacı Sabancı’nın kardeşi Mehmet Sabancı’nın dünürüydü.
Mehmet Sabancı’nın oğlu Yalçın Sabancı, İlhan Egemen Darendelioğlu’nun kızı Neslihan Darendelioğlu ile evliydi.
Orhan Kiverlioğlu’nun anılarında “amca” diye bahsettiği emekli albay Turan Çağlar da 1970’li yıllarda Fuat Süren’in sahibi olduğu Transtürk Holding’te genel sekreter yardımcısı olarak ve Sabancı ailesine ait Akbank’ta görev yapmış…
Turan Çağlar isminde duralım…
Emekli Albay Turan Çağlar, 1921 yılında doğdu. 1942 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu.
1952 yılında NATO’ya resmi olarak katılmamızın ardından TSK kadrosu Atlantikçiler ve karşıtları olarak ikiye bölününce Çağlar NATO’cu kanatta yer aldı.
Çağlar, o kadar NATO’cuydu ki, 1954 yılında NATO’nun Napoli karargahında görevliyken doğan kızına “ Lale Nato” adını verdi.
Nato Lale Çağlar, daha sonra adını mahkeme kararıyla “Lale Çağlar” olarak değiştirdi ve 1978 yılında sanatçı Barış Manço ile evlendi…
30 Ağustos 1957’de Binbaşı, 30 Ağustos 1960’da Yarbay olan Atlantikçi Turan Çağlar, DP iktidarına ve Adnan Menderes’e karşı bir isimdi, bu yüzden 27 Mayıs 1960 darbesini destekleyen TSK kadrosu içinde yer aldı ve 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra TRT Harbiye Radyoevi’nin müdürlüğüne getirildi.
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra MBK kadrosunun bölünmesi ve 14’lerin sürgün edilmesinden sonra Çağlar TSK içinde Silahlı Kuvvetler Birliği Cuntası içinde SKB Protokolüne imza atan subaylar arasında yer aldı.
Turan Çağlar, DP’nin devamı sayılan AP iktidarına karşı olduğu gibi iktidarın CHP ve İsmet İnönü’ye bırakılmasına da karşıydı, bu yüzden 1962 ve 1963 yıllarında Talat Aydemir’in 2 darbe girişimine destek verdi ve yargılandı ancak bu soruşturmadan beraat etti.
1964 yılında TSK’dan emekli kurmay albay rütbesiyle emekli olan Turan Çağlar ilk olarak MİT’in kapısını çaldı ancak MİT’e kabul edilmedi.
Çağlar, MİT tarafından reddedilmesinin intikamını 1978 yılında MİT personel bilgilerini Doğu Perinçek yani PDA-TİİKP yayın organı Aydınlık gazetesine servis ederek aldı.
MİT’e kabul edilmeyen Çağlar, TOBB’a bağlı “Özel Sektör Enformasyon Bürosu”nda çalışmaya başladı (1965-1972).
1964’de emekli olunca MİT’e kabul edilmeyen Turan Çağlar, 1965 yılında Fuat Doğu’nun MİT Müsteşarı olmasından sonra MİT ile yakınlaştı ve MİT’e danışmanlık yapmaya başladı.
Turan Çağlar’ın meşhur casusluk hikayesi de bu dönemde 1971 yılında başlıyor…
Daha sonra ortaya çıkan bilgilere göre Turan Çağlar 1971 yılından itibaren CIA’ya bilgi satmaya başlıyor. Aynı dönemde tanıştığı Orhan Kiverlioğlu’nu da angaje edip KMD’ye nüfuz etmek istiyor. Bu yüzden Kiverlioğlu’na KMD genel merkezini İstanbul’a nakletmesini istiyor ancak Kiverlioğlu bu girişimde başarılı olamıyor. Kısa süre sonra iki isim KMD’den vazgeçiyor. KMD’de 1977 yılında feshediliyor.
İlginçtir, Turan Çağlar AP ve Süleyman Demirel’den nefret ederken, angaje ettiği KMD genel başkanı Orhan Kiverlioğlu AP’li ve Demirelcidir. Kiverlioğlu, 1973 ve 1977 milletvekili seçimlerinde AP milletvekili aday adayı oldu ancak seçilemedi.
Kiverlioğlu siyasi mücadelesine AP’den sonra DYP’de devam etti ve 1987, 2002 ve 2007 milletvekili seçimlerinde DYP’den milletvekili adayı oldu ancak kazanamadı.
2009 yılında DYP’den istifa edip BBP’ye katılan ve BBP milletvekili adayı olan Kiverlioğlu 2018 yılında vefat etti.
Turan Çağlar ise 1971-1983 yılları arasında kızı Lale Çağlar’ın okul masrafları için CIA’ya sattığı bilgilerden 1,5 milyon lira aldı. Çağlar, aynı dönemde yani 1972-1980 yılları arasında Akbank’ta Sosyal İşler Müdürü ve Transtürk Holding’te genel sekreter yardımcısı olarak çalıştı.
Aynı dönemde KMD genel başkanı Orhan Kiverlioğlu da Akbank’ta ve Transtürk Holding’te çalıştı.
İlginçtir, Turan Çağlar bir taraftan CIA hesabına casusluk yaparken diğer taraftan solculara çalışıp MİT içindeki Amerikancı kadroların bilgilerini paylaştı.
Çağlar, 1978 yılında MİT’in Amerikancı sivil kanadının lideri Hiram Abas’a ait bilgileri Doğu Perinçek’in sahibi olduğu Aydınlık gazetesine servis ederken, 12 Eylül 1980 darbesini de yine Aydınlık gazetesinden Doğan Yurdakul’a haber verdi.
Emekli Hava Kurmay Albay Turan Çağlar 16 Mart 1983 tarihinde İstanbul'da CIA mensubu ile gizli bir buluşma sırasında suçüstü yakalandı. Böylece MİT, 1978’den 5 yıl sonra Turan Çağlar’dan intikamını almış oldu.
Yapılan yargılama sonunda Turan Çağlar’ın 12 yıldır CIA’ya bilgi sattığı ortaya çıktı.
İddianameye göre Çağlar, İngiliz vatandaşı John Hyde ve ABD İstanbul Konsolosuna para karşılığı, devlet sırrı niteliğinde bilgi satıyordu.
Vatana ihanet ve casusluk suçlarından 15 yıl hapis cezasıyla yargılanan Turan Çağlar, tutuklu bulunduğu Ankara Mamak Cezaevinde 29 Temmuz 1983 tarihinde 62 yaşında hayatını kaybetti.
Adem TAŞKAYA