Jandarma karargahına kör nişancı atışı!
JGK revirden çıkan 2 Er çevre binalardan açılan polis ateşiyle vuruldu.
O erlere GAZİ revire getirdikleri yaralı uzman çavuşa ise "DARBECİ" denildi.👇
@15Temmuz
15 Temmuz sonrasında açılan Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı davasında, 235 sanık hakkında hüküm kuruldu. 86 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 35 kişi müebbet, yüzü aşkın sanık ise süreli hapis cezaları aldı. Mahkeme ayrıca, "yönetici kadro" olarak tanımladığı 15 kişiyi 8 vatandaşın ölümü nedeniyle toplam 9'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.
Yerel mahkemenin balistik raporlarına göre, hayatını kaybeden vatandaşların vücutlarından çıkan mermiler karargâhtaki personelin silahlarıyla eşleşmiyordu. Kararda, faillerin kesin olarak belirlenemediği belirtilirken, ölümlerin büyük ölçüde helikopter atışları, uçak faaliyetleri ve zırhlı araçlarda bulunan ağır silahların kullanımından kaynaklandığı kabul edildi. Buna rağmen, olay gecesi bölgede görev yapan Eraslan Er ve Yaman Ağırlar komutasındaki Polis Özel Harekât personeli ile Arif Çetin'in sevk ve idaresindeki JÖAK unsurlarının silahları inceleme konusu yapılmadı.
Yerel mahkeme, "gerçek failin" belirlenemediğini kabul etmekle birlikte, helikopter, uçak ve zırhlı araç atışlarının koordinasyonunda rol aldıkları gerekçesiyle "yönetici kadro" olarak tanımladığı 15 sanık askeri müşterek fail sayarak, 8 vatandaşın ölümü nedeniyle ayrıca 8'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Aynı mahkeme, bu gruba dâhil olmayan 114 sanık hakkında ise cinayet suçlamasından beraat kararı verdi.
Yerel mahkeme kararlarını büyük ölçüde onayan Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 19 Şubat 2025 tarihli ilamıyla davanın seyrini değiştiren bir karara imza attı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin 114 sanık hakkında verdiği beraat kararlarını isabetli bulmadı. Daireye göre, karargâha girdikleri andan itibaren darbe iradesine iştirak eden bu kişiler, silah kullanmamış olsalar da ve maktullerin vücutlarından çıkan mermiler kendi silahlarından ateşlenmemiş olsa da, meydana gelen bütün sonuçlardan müşterek fail olarak sorumluydu.
Bu nedenle, 114 kişi hakkında sivil vatandaşların hayatını kaybetmesine ilişkin beraat hükümleri bozuldu. Daha önce cinayet suçlamalarından beraat eden bu isimler, yeniden yargılanmak ve 8 vatandaşın ölümü nedeniyle 8'er kez daha ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hâkim karşısına çıkmak durumunda bırakıldı.
"Tetiği çeken asıl failin" teknik olarak belirlenemediğinin kabul edildiği bir dosyada, faili belirlenemeyen ölümlerin sorumluluğunun karargâha gelen neredeyse bütün personele yayılması hukuken nasıl değerlendirilmeli?