Ne kadar enteresan, değil mi?!!!
Kurbanlıklar bizim için indirildi,
biz de Allah’a yakınlaşmak/ulaşmak için onları vesile kılıyoruz.
Kur’an’da bazı kavramlar vardır ki
ilk bakışta sıradan gibi görünür. Fakat üzerinde dikkatle düşünüldüğünde insanın önüne bambaşka ufuklar açar.
Örneğin,
“İndirmek” anlamına gelen “enzele” fiili de bunlardan biridir.
Çünkü Kur’an
yalnızca kitabın değil,
insan hayatı için vazgeçilmez bazı nimetlerin de Allah tarafından “indirildiğini” söyler.
Zümer Suresi 39:6. ayetinde Allah şöyle buyurur:
وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ
Sizin için enamdan/nimetlerden/hayvanlardan sekiz çift indirdi.
Burada kullanılan ifade son derece dikkat çekicidir.
Çünkü ayette geçen fiil, doğrudan “indirmek” anlamına gelen “enzele” fiilidir.
(Bu sekiz çiftin ne olduğu da En‘am Suresi 6:143. ayetinde açıklanır.)
Bunlar insanlığın tarih boyunca kurban olarak kestiği, sütünden, etinden, yününden, derisinden, gerisinden, gücünden ve taşıma imkanından faydalandığı hayvanlardır.
Buradaki “indirme” ifadesi üzerinde düşünmek gerekir.
Çünkü Kur’an’da bu kavram yalnızca vahiy için kullanılmaz.
Örneğin Hadid Suresi 57:25. ayetinde
وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ
“demiri indirdik” buyurulması da oldukça dikkat çekicidir.
Modern jeoloji ve kozmoloji çalışmaları,
demir gibi ağır elementlerin yıldız süreçlerinde oluştuğunu ve dünyanın oluşum sürecinde dış kaynaklı kozmik süreçlerle gezegene taşındığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle birçok insan, Kur’an’daki “demirin indirilmesi” ifadesi üzerinde ayrıca tefekkür etmektedir.
Benzer şekilde en‘âm olarak ifade edilen bu (kurbanlık) hayvanların da insanlık için sıradan canlılar değildir.
Bunların, medeniyet kurucu nimetler olduğunu söyleyebiliriz.
Çünkü insanlık tarihi boyunca:
tarımı bunların gücüyle yapmış,
ticareti bunların sırtında taşımış,
insanları bunların sütüyle beslemiş,
soğuktan bunların yünüyle korunmuş,
evlerini (çadırları) bunların yünüyle yapmış,
savaşta ve yolculukta bunların imkanlarından faydalanmıştır.
Yani bu hayvanlar yalnızca tüketilen canlılar değildir.
Bunlar medeniyetin taşıyıcı unsurlarındandır.
Bu yüzden Kur’an onları “en‘âm”, yani nimet hayvanları olarak isimlendirir.
Bu hayvanların “indirilmiş” olması;
onların insan hayatı için ilahî bir rahmet, özel bir tahsis ve büyük bir nimet oluşunu ifade eder.
İnsan modern dünyada çoğu zaman nimetleri sıradanlaştırıyor.
Market raflarında gördüğü eti, sütü veya deriyi yalnızca ekonomik bir ürün gibi değerlendiriyor.
Halbuki Kur’an’ın dili bize başka bir şey söylüyor.
Bu canlılar insan medeniyetinin kurulması için Allah tarafından özel olarak hazırlanmış nimetlerdendir.
Kıymetleri yalnızca ekonomik değildir. Aynı zamanda hayatidir, medeniyet kurucudur ve rahmet boyutu taşır.
Bu nedenle kurban meselesi de yalnızca et edinme meselesi değildir.
Kurban,
insanın kendisine hizmet eden bu büyük nimetin sahibini hatırlamasıdır. Ona, şükrünü ifade etmesidir.
Çünkü Kur’an’ın gösterdiği perspektifte en‘âm,
insanın hükmettiği
değil
kendisine emanet edilmiş medeniyet taşıyıcısı nimetlerdir.
Rabbimize şükürler olsun.
Bayramımız mübarek olsun.