Demokrasiyi iki düzeyde ele alabiliriz. İlki halkın devlet üzerindeki etki düzeyi, ikincisi devletin dışında örgütlenme -parti, sendika, dayanışma vesaire- düzeyi. İlki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle son derece kısıtlanmıştı, seçimli otokrasi yoluyla tamamen ortadan kaldırılmaya doğru gidiyor. İkincisi ise halka karşı mutlak derecede üstün konuma gelmiş devlet aygıtı tarafından her an imha edilebilecek durumda. Yani devlet dışı örgütlenmeler yoluyla demokrasi mücadelesi verilebileceği de bir hayal. Böyle bir rejimde bu tarz örgütlenmeler piknik veya kitap tartışması dışında hiçbir şey yapamaz. Yani rejim sorunu ve merkezi iktidarın el değiştirmesi üzerine olmayan her tartışma fantezi düzeyinde kalmaya mahkum artık.