#İBBDavası'nda 50. Gün
Murat Ongun Fatoş Ayık'a soru sormak için söz aldı.
Murat Ongun: Teşekkür ederim Sayın Başkan. Günaydın sevgili Fatoş. Allah gönlünde geçen her şeyi sana nasip etsin inşallah.
En kısa zamanda özgürlüğe kavuşman başta olmak üzere... Dua etmekten başka bir gücüm yok, o yüzden sadece dua ediyorum.
Özellikle Medya AŞ çalışanı Recep Taşçı'nın ifadesi ekseninde bazı sorular yönelteceğim size.
Recep Taşçı 30 Mayıs 2025 tarihli ifadesinde şöyle diyor: "Medya AŞ, İBB'den aldığı ihaleleri bölümlere ayırmak suretiyle ve davet usulü ihaleleri alt firmalara verirdi.
Bahsi geçen ihalelere davet edilecek firmalar, hangi ihaleyi hangi bedelle hangi firmanın alacağı hususları, Miniatürk yanında bulunan İletişim Koordinasyon Birimi'nde belirlendiğini biliyorum" diyor.
🔺️Sorum şu: Siz Medya AŞ Satın Ama ve İhale Müdürüsünüz. Siz ihale işlemlerinizi Medya AŞ'de mi yoksa İletişim Koordinasyonu'nda mı gerçekleştiriyorsunuz?
🔺️Fatoş Ayık: Medya AŞ'de yapıyoruz.
Ongun: Recep Taşçı sanırım sizin personeliniz. Ben kendisini tanımıyorum. İhalelerin nerede yürütüldüğünü bilecek bilgiye ve pozisyona haiz birisi mi?
Fatoş Ayık: Medya AŞ'nin genel müdürlük binasında yapılır.
Ongun: Aynı ifadede Recep Taşçı "Ben ihalenin kırtasiye işleriyle ilgilenirim. İhale dosyalarında bulunan imzalarım, üstlerimin talimatıyla tamamen zorlama ve baskı altında atılan imzalardır" diyor. Siz amir olarak kendisine böyle bir baskıda bulundunuz mu?
Fatoş Ayık: Hayır.
Ongun: Genel Müdür Pınar Hanım'ın, Yönetim Kurulu Başkanı olarak benim veya bu dosyanın fenomeni yapılan Emrah Bağdatlı'nın bu şahsa bir baskı yaptığına şahit olduğunuz mu?
Fatoş Ayık: Hayır.
Ongun: Kendisi, bizim yaptığımızı iddia ettiğı baskının da Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatından kaynaklı olduğunu söylüyor.
Çalışma mesai arkadaşlarınızdan hiç böyle bir şey duydunuz mu bu zamana kadar?
Ayık: Hayır. Yani benim sizinle de bir irtibatım yok, kendisinin de dolayısıyla sizinle zaten hiçbir şekilde irtibatı olamaz. Dolayısıyla bir baskı da yok zaten asla.
Ongun: "İhaleye davet edilecek firmalarla ilgili talimat, fenomen Emrah Bağdatlı tarafından Pınar Türker'e veriliyor ya da Fatoş Ay'a veriliyor" demiş.
"Fenomeni" ben diyorum, o demiyor. Ve eklemiş: "Yürütülen işlemlerin usulsüz olduğuna ilişkin defalarca Fatoş Ayık’a uyarıda bulunmuş olsam da kendisinin birçok kez zorlama ve baskı altında kaldığını biliyorum" diyor. Sizi zorlayan Emrah Bağdatlı ve benmişim. Bu konuda sizi defalarca uyardı mı?
Ayık: Hayır, yani böyle bir baskı da olmadı. Burada zaten firmaları nasıl belirlediğimizi, nasıl kriterlerden ve değerlendirmelerden geçerek şirkette pek çok yönetici arkadaşlarla değerlendirmeler sonucunda ihaleye davet ettiğimizi detaylı bir şekilde açıklamıştım.
Ongun: Recep Taşçı "Reklam alanı kiralama ihalelerimiz ve yüksek meblağlı ihalelerimiz hep fenomen Emrah Bağdatlı'nın yönlendirdiği şirketlere verdirilirdi" demiş. Böyle bir beyan doğru mu? Bildiğiniz kadarıyla Emrah Bağdatlı'nın reklam ihalesi almışlığı var mıdır, reklam ihalesi?
Ayık: Hayır, reklam ihalesi almışlığı yoktur. Davet edilenler de zaten piyasada uzun senelerdir çalışan firmalardır.
Ongun: İddia makamının da sevdiği bir tanım var; yan teklif. Recep Taşçı "Yan teklif veren firmalara pay verilirdi" iddiasında bulunuyor bu beyanında. Para ödenirdi diyor. Medya AŞ'de ihaleye davet edilen ama kazanamayan firmalara resmi, gayri resmi yapılan bir ödemeye Medya AŞ'nin 4 no'lu çalışanı olarak, 2011'den beri orada çalışan biri olarak, geçmişte veya bugün şahitlik ettiniz mi?
Ayık: Hayır, asla mümkün değildir. Hak ediş yapılmadan hiçbir şekilde fatura işleme alınmaz ve ödeme de yapılmaz.
Ongun: Soruyu sordum aslında şimdi söyleyeceğim soruyu, yanıtını verdiniz. Yani sizi usulsüz işlemler hakkında defalarca uyardığını, aynı beyanında Sayın Başkanım sık sık tekrarlıyor. Lakin Recep Taşçı'nın savcılıktaki ifadesi şu cümleyle bitiyor: "İmzaladığım evraklarda usulsüzlük olduğunu bilmemekteydim."