Dünya Kupası: Emperyalist Gövde Gösterisi
2026 Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde geçtiğimiz hafta başladı. Bu turnuvanın en çarpıcı yanlarından biri de, şüphesiz ev sahipliğini dünyanın en pervasız emperyalist gücü ABD’nin yapıyor olması. ABD bu turnuvayı, hem FIFA'yla el ele yürüttüğü bir kâr kapısı hem de emperyalist bir güç gösterisi olarak kullanıyor.
2026 Dünya Kupası; ABD’nin Venezuela devlet başkanını kaçırdığı, İsrail'le birlikte İran'a savaş açtığı ve Küba'ya yönelik ablukayı soykırım boyutuna taşıdığı bir dönemde oynanıyor. Dünyaya bu denli pervasızca saldıran bir ülkenin tüm dünya halklarının “futbol bayramına” ev sahipliği yapmasındaki çelişki ise sorgulanmıyor. Üstelik ABD yönetimi, turnuvayı bir emperyalist gövde gösterisine dönüştürmüş durumda.
Dünya Kupası'nda görev alacak ilk Somalili hakem olması beklenen Omar Artan, ülkeye sokulmayarak turnuvadan men edildi. Benzer şekilde İran milli takımı da bu baskıdan nasibini aldı. FIFA’nın normalde her takıma ayırdığı taraftar kontenjanı, ABD’nin isteğiyle İran’a uygulanmadı. İranlı yetkililerin bir kısmına vize verilmedi ve grup maçlarını ABD’de oynayacak olmasına rağmen İran milli takımı, kampını ABD yerine Meksika’ya taşımak zorunda kaldı.
Elbette turnuvadan yalnızca emperyalistler kendine paye çıkarmıyor. Türkiye’deki karşı-devrimci AKP iktidarı da, tam da emperyalist hamilerinden öğrendiği gibi, bunu bir propaganda aracına dönüştürme derdinde. Turnuvanın başlamasına saatler kala Milli Takım'ın resmi hesabından, üzerinde "Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla AK Parti tarafından hazırlandığı" açıkça yazan bir marş paylaşıldı. Nasıl ki ABD bütün bir turnuvayı kendi gücünün gösterisine çeviriyorsa, AKP de bu ülkeye ait ne varsa kendi malı ilan etmekten çekinmiyor; resmi milli takım hesabını bile kendi propagandasının aracına dönüştürüyor.
Futbol nasıl ki dünya halklarının yaşamının bir parçasıysa, onu emperyalizmin sahnesine dönüştürenlere karşı mücadele de o yaşamın ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır.