ANKARA Üniversitesi Siyasal bilgiler Fakültesi/Uluslararası İlişkiler Bl.Siyasi Tarih. FENERBAHCE Asigi..

Joined March 2010
1,648 Photos and videos
Pinned Tweet
18 Oct 2019
ATATÜRK yokluk içinde kurtardı bu ülkeyi. Benim kırmızı çizgimdir, en ufak hakarette engellerim.
8
6
83
EvildeaD retweeted
BUĞRA GÖKCE: “KENDİ AYAĞIMLA GİTTİM, YAKALAMA GÖRÜNTÜSÜ OLUŞTURMAK İÇİN ÜÇ KEZ POLİS EŞLİĞİNDE YÜRÜTÜLDÜM” Buğra Gökce, savunmasının ikinci bölümüne geçti. Gökce, soruşturma sürecinde Vatan Emniyet’te yaşadığı “fotoğraf” skandalını anlattı: Nitekim süreç, bugün kıymetli eşim olan nişanlım Filiz Hanım’ın evine sabah saat 06.00 civarında yapılan aramayla başladı. Filiz Hanım o sırada evde değildi. Ben de evde değildim. Buna rağmen eve çilingir marifetiyle girildi. Esasında açık bir hak ihlali yaşandığını düşünüyorum. Üstelik bu aramaya ilişkin tutanağa da bugüne kadar erişemedik. Filiz Hanım’ın evinde ne bulundu, polis neyi tutanak altına aldı, neye el konuldu; bunların hiçbirini bilmiyoruz. Süreç böyle başladı. Arandığımı öğrenmem üzerine ben kendi irademle Vatan Emniyet’e giderek teslim oldum. Bakınız, bu fotoğraf benim Vatan Emniyet’e kendi ayağımla gittiğim sırada çekilmiş bir fotoğraftır. Arkadaşlar tarafından, benim bilgim dışında çekilmiş bir fotoğraf. Akabinde sağlık kontrolüne sevk edildim. Ancak emniyete girişim, diğer kişilerde olduğu gibi polis eşliğinde görüntülenmediği için olsa gerek, arkadaşlar bir “yakalama görüntüsüne” ihtiyaç duyduklarını söylediler. Ben de buna itiraz etmeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine emniyete girişimin yeniden görüntülenmesine karar verildi. Şimdi gördüğünüz bu fotoğrafın bir hikâyesi var. Bunu özellikle anlatmak istiyorum. Çünkü ben emniyete normal şekilde girdim. Polis eşliğinde ya da zor kullanılarak getirilmiş biri değildim. Kendi ayağımla gittim. Ancak bana, “Bir fotoğraf çekeceğiz, tekrar dışarı çıkacağız” denildi. Peki dedim. Dışarı çıktık. Daha sonra bu fotoğraf çekildi. Ardından tekrar yukarı çıkarıldım ve yeniden nezarethaneye konuldum. Bir süre sonra tekrar dışarı çıkarıldım. Bu kez bana, “İlk fotoğraf olmamış. Dikey çekmişiz, yatay çekmemiz gerekiyor. Bir kez daha çekim yapacağız” denildi. Bunun üzerine üçüncü kez dışarı çıkarıldım ve yeniden emniyete giriş yaptırıldım. Sonuç olarak, bu görüntülerin elde edilebilmesi için ben üç kez polis eşliğinde emniyete sokuldum. Oysa gerçek olan şuydu: Ben emniyete kendi ayaklarımla gitmiş ve teslim olmuştum. Ancak kamuoyuna servis edilen görüntülerde, sanki polis tarafından getirilmişim gibi bir izlenim oluşturulmaya çalışıldı. Bu nedenle bu fotoğrafın ve görüntülerin nasıl çekildiğini mahkemenizin bilgisine sunmak istedim.
BUĞRA GÖKCE: “ÖMRÜMÜN YÜZDE 2,5’İNİ CEZAEVİNDE GEÇİRDİM” Buğra Gökce, savunmasına devam ediyor: Tam bir belediyeciyim. Memurluktan genel sekreterliğe kadar her kademede görev yaptım. Her koltukta oturdum, her görevi yerine getirdim. Karşıma gelen bir memurun ya da işçinin aklından neler geçtiğini bilirim. Çünkü o görevleri ben de yaptım. Toplam 30 yıllık kamu görevim boyunca ve özellikle yöneticilik yaptığım 17 yılda doğal olarak çok sayıda soruşturma, suç duyurusu, ön inceleme ve teftiş geçirdim. Bunlar son derece normaldir. Bunların sayısının fazla olmasının bir nedeni de yöneticilik yaptığım kurumların tamamının muhalefet belediyeleri olmasıdır. Sizlerin de bunu takdir edeceğinizi düşünüyorum. Ancak ben bugüne kadar tertemiz kaldım. Üzerimde hiçbir leke yoktur. Kamuyu zarara uğrattığımız iddiasıyla hakkında işlem yapılan bütün konularda her aşamada aklandım. Hakkımda kesinleşmiş hiçbir hüküm yoktur. Kamu zararına neden olduğuma ilişkin hiçbir karar bulunmamaktadır. Bugün ise ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, devleti dolandırıcılık ve örgüt üyeliği suçlamalarıyla yargılanıyorum. Üstlendiğim onca zorlu göreve rağmen, 30 yıl boyunca bir kez bile karakol kapısından geçmemişken, hayatımın son 15 ayını tutuklu olarak geçirdim. Hakim Bey, bunun ne demek olduğunu anlatabilmek için şöyle ifade edeyim: Bugüne kadar yaşadığım ömrün yaklaşık yüzde 2,5’ini cezaevinde geçirdim. Ömrümün yüzde 2,5’ini buraya gömdüm. Oysa ben bütün hayatını akademide, meslek odalarında ve kamudaki yöneticilik görevlerinde kamu yararını gözeterek geçirmiş bir insanım. Toplumsal yararı önceleyen çalışmalar yaptım. Köşe dönme projelerine, rant odaklı uygulamalara karşı çıktım. Bu nedenle sürgün edildim. Mal varlığım da MASAK raporlarında açıkça ortadadır. Buna rağmen bugün rüşvet iddiasıyla tutuklanmış ve saydığım suçların sanığı olarak yargılanıyor olmak bana trajikomik değilse bile kaderin bir cilvesi gibi geliyor. Otuz yıllık kamu görevim boyunca, mesleğimin rant üretmeye en müsait alanlarında çalışmış olmama rağmen şahsıma ya da aileme yönelik herhangi bir haksız kazanç iddiası bugüne kadar hiçbir soruşturmanın konusu olmamıştır. Bu yalnızca hukuki bir gerçek değil, aynı zamanda mesleki duruşumun ve kamu hizmeti anlayışımın doğal sonucudur. Hayatı boyunca rantla ve köşe dönmecilik anlayışıyla mücadele etmiş, bunun için çalıştığı ilk kurumda sürgün edilmiş, genç yaşta meslek odası başkanlığı yapmış, akademik yayınlar üretmiş, akademik unvanlar almış, İstanbul’da kamu alanlarını korumaya çalışırken silahla tehdit edilmiş bir insan olarak bugün rutin idari imzalar nedeniyle örgüte hizmet etmekle ve kamuyu dolandırmakla suçlanıyorum. Bu suçlamalar mantıktan, hukuki gerçeklikten ve hayatın olağan akışından tamamen uzaktır. Şehir plancılığı mesleği, eğer rant odaklı düşünürseniz ve kamucu bir bakış açısına sahip değilseniz, insanlara büyük kazançlar sağlayabilecek bir alandır. Bir santimetrelik plan değişikliği insanların kaderini değiştirebilir. Bir imza milyonlarca dolarlık rantlar yaratabilir. Ben o planları yapan, o çizgileri çizen, o imzaları atan görevlerde bulundum. Bu insanları yönettim. Ama üzerimde tek bir leke yok. Ben hayatım boyunca hiçbir namussuzluğun, hiçbir şerefsizliğin içinde olmadım. Bu biraz da kişisel tercihle ilgilidir. Bunu yapanlar olabilir ama ben tercih etmedim. Benim tercihim zenginleşmek olmadı. Mesleğimi her zaman kamu ve toplum yararına kullandım. Depremde can kayıplarının nasıl azaltılabileceğine, ulaşım sorunlarının nasıl çözülebileceğine, barınma krizinin nasıl aşılabileceğine, kentlerin nasıl planlı gelişebileceğine odaklandım. Bütün eğitimim ve mesleki pratiğim bu doğrultuda şekillendi. Üstelik bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmış olsam da bu sorunları düşünmekten, çözüm üretmekten ve fikir geliştirmekten cezaevinde de vazgeçmedim.
2
28
60
2,493
EvildeaD retweeted
iddianamedeki 110, 113 ve 115 nolu eylemlerde ve benim olmadığım dönemdeki 61 nolu eylemde Encümen kararında AKP’li üyelerin de imzası olduğu ve kararların oybirliği ile alındığı göz ardı edilmiştir. İddianame ile, yine imza atanlar arasında hiçbir “fiil” ve” delil” farkı olmaksızın ayrım yapılarak sadece işaretlenmiş isimlerin “suçu sabit” ilan edilmiştir. Bu haliyle C. Başsavcılığı tarafsızlığını da yitirmiş, lehte delilleri toplamama, iddianameye koymama yönündeki yaklaşımına ek olarak bir de suç olduğunu düşündüğü konudaki bazı sorumluları saklamıştır!
5
132
343
5,959
EvildeaD retweeted
İnanılır gibi değil, acı ama gerçek! Doç.Dr.Buğra Gökce, o dönemki nişanlısının evinde sabaha karşı arama yapıldığı öğrenince hemen emniyete kendi ayağıyla gittiğini, emniyette kendisine "getirilme görüntüsüne" ihtiyaç olduğunu söylediklerini, bir polis eşliğinde emniyetin
8
474
2,644
294,117
EvildeaD retweeted
“ÇAKTIM İMAMOĞLU’NA, ÇIKTIM” Ekrem İmamoğlu soru sormak için söz aldı ancak kayıtlara geçmesi için ev hapsindeki bir iş insanının kendisini ziyaret eden bir siyasetçiye “İstendiği gibi ifade verdim, çaktım İmamoğlu’na çıktım’ dediğini söyledi.
İPA Başkanı Gökçe: Buradan bir örgüt çıkmaz. Buradan bir Türkiye gerçeği çıkar. O da zamanı gelince anlaşılır.
3
169
696
77,838
EvildeaD retweeted
Buğra Gökçe kendisi Emniyete gidip teslim olmuş... "Yok demişler, senin teslim olmanı görüntüye almamız gerekiyor. Kapıdan yeniden gir vs..." Meğerse medyalarına servis etmek için görüntü yapmışlar... Bu DEVLET bu kadarını ne zaman görmüştü?
GÖZALTINA ALINMA GÖRÜNTÜSÜ GEREKLİ DEMİŞLER... YANDAŞA SERVİS EDİLMİŞ BUĞRA GÖKCE EMNİYETTE YAŞADIĞI İTİBAR SUİKASTİNİ ANLATTI: Benim tutukluluk sürecim, o tarihte nişanlım olan kıymetli eşim Filiz Hanım'ın evine sabah saat 06.00 sıralarında —kendisi evde bulunmadığı hâlde— çilingir marifetiyle izinsiz girilmesiyle başladı ve esasında açık bir hak ihlali gerçekleştirildi. Biz dosyasında bu aramanın tutanağına bile erişemedik; polisin evde ne bulduğunu, neyi tutanak altına aldığını bilmiyoruz. Arandığımızı öğrenince ben kendim Vatan Emniyet'e giderek teslim oldum; nitekim bu fotoğraf da benim emniyete kendi ayağımla gittiğim dönemde, bilgim dışında arkadaşların çektiği bir fotoğraftır. Akabinde sağlık kontrolüne sevk edildim ancak emniyete gelişim polisin beni zorla almasıyla gerçekleşmediği için, bir "gözaltına alma görüntüsüne" ihtiyaç duyulduğu söylenerek emniyete girişimiz tekrarlandı ve bir fotoğraf daha çekildi. Yukarı çıkıp nezarethaneye konulduktan sonra, "İlk fotoğraf dikey olmuş, yatay çekmemiz gerekiyordu" denilerek üçüncü kez dışarı çıkarıldım ve polis marifetiyle emniyete sokuluyormuşum gibi yeniden görüntü alındı. Oysa ben emniyete en başında kendi ayaklarımla, teslim olmak üzere gitmiştim. Sonra, dikkat ederseniz üstünde Takvim Gazetesi'nin web sayfasının yer aldığı takvim takılı görselde, "İBB'deki yolsuzluk soruşturmasında firari şüpheli Buğra Gökce yakalandı" ifadesi yer alıyor. Bu haber sadece Takvim Gazetesi'nde çıkmadı; ben cezaevine girdikten sonra televizyonda kendim de gördüm ki birçok yayın organında "firari Buğra Gökce yakalandı" biçiminde haber olarak servis edildi. İşte bana zorla çektirilen o fotoğraf, bu amaçla kullanılmıştır. Bunun da çok ağır bir hak ihlali olduğunu heyetinizin bilgisine sunmak isterim. Ben bu fotoğrafların böyle kullanılacağını bildiğim için en başında rızamla kapının dışına çıkmamıştım; ancak prosedür böyle herhalde, demek ki böyle bir fotoğrafa ihtiyaç var diye düşünerek çıktım. Ardından 23 Mart günü, bilindiği üzere birçok arkadaşımla birlikte tutuklanarak Silivri, sonrasındaysa Marmara 9 No'lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konuldum. Tek kişilik, tecrit edilmiş bir hayatı yaşamaya çalıştığım böylesi bir ortamda tam 15 aydır tutuklu bulunmaktayım. Esasında bu "yakalandı" paylaşımı ve bunun arkasından yapılmış çok sayıdaki yayın o kadar saygısız ve hasmaneydi ki doğrudan itibarım hedef alındı. Oysa ben oldukça saygın bir akademisyenim; bu hak ihlalini, hafızanızda tekrar yer etmesi adına özellikle belirtmek istedim. #ibbdavası
79
895
3,412
69,853
EvildeaD retweeted
"12 YILDIR KAMU HİZMETİ YAPIYORUM. HAYATIMDA KİMSEYE TALİMAT VERMEDİM" 🔴 İddianame diyor ki, “Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü’nü ele geçirdi.” SEÇİLDİ demiyor. 🔺️Ekrem İmamoğlu devamla: Yani örgütlenmesi içindeki yöneticilerin tarz ve işleyişi, çalışma biçimi ortak akılla başlar, liyakatle devam eder, kanuna uygunlukla da biter iş ve işlemde ve çalışma biçimi. 🔺️Talimat… Ben anlamadım, ben kime talimat verdim bu kadar yıldır? Kamu hizmeti yapıyorum 12 yıldır. "Şunu şöyle yapacaksın veya böyle yapacaksın" diyerek kime talimat verdim ben hatırlamıyorum. Varsa çıksın huzuruma, desin ki "Ben sizden böyle talimat aldım Başkanım." Burası kamu yani, kamu alanı. Yüzlerce, binlerce yöneticiyle çalıştım, ben böyle bir şey görmedim. Onun için bu örgüt meselesinin bir zirvedeki konu olarak önünüzde olmasının şart olduğunu düşünüyorum Sayın Başkan. Onun için bu soruyu soruyorum. En önemli mesele. Her şeyin çarpanı. Her şeyin çarpanı yani. Böyle bir talimat alanımız bizim yok. Talimat alanı nasıl oluşur? 🔴 Açık ve net söyleyeyim; bu iddianameyi yazan insanlar, muhtemelen böyle bir dünyanın fertleri. Başka bir şey aklıma gelmiyor. 🔴 İkinci sorum bir başka husus burayla ilgili çünkü iddianameyle direkt ilgili Sayın Başkan. Niye ilgili biliyor musunuz? İddianame şöyle diyor. Yani burada Buğra Bey ile olan ilişkimiz açısından çok önemli. Hatırlattığı için sunumunda. 🔴 İddianame diyor ki, “Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü’nü ele geçirdi.” Seçildi demiyor. 🔴 Sonra İstanbul’u ele geçirdi. Yine seçildi demiyor. Nasıl ele geçirmişsem seçim iptal edildi, bir daha yapıldı vesaire yani böyle bir dünya. 🔴 Sonra iddianamede şöyle diyor. Benim kıymetli Genel Başkanıma da hakaret ederek "şahıs" diyerek yani şahsı ismini de zikrederek Sayın Özgür Özel’i aday göstererek onun seçilmesini sağladı. Bu iddianamenin 4 - 5 klişe ana cümlesi bunlar. Yolsuzluk falan detay. Ülkeyi ele geçirmek çünkü. Mesele burada. 🔺️O bakımdan yine az önce sevgili Buğra Gökce başkanımızın hatırlattığı mesele kıymetli. Yani niye kıymetli? Çünkü orada bir İzmir Belediye Başkan aday adaylığı söz konusu. Yani Buğra Gökce benimle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcısı olarak hizmet ederken, istifa ediyor kanun gereği. 🔺️Ki ben yine hatırladığımı ifade edeyim. Buğra Bey yani yanlışsam düzeltin. Böyle bir niyetinizi siz gelip bana açtınız. İzmir’e aday olma konusunda. Bizim her şeyimiz şeffaf. Ben de kendisine ya Ankaralı olduğunu hani orada hayatının geçtiğini bu kadar net ifade edeyim. Ya İzmir acaba doğru mudur, iyi düşündünüz mü diye kendi telkinimi yapıyorum. Ve de biliyorsunuz partimizin karar alma biçimleri var sistemleri var. Hani bu hususta emin misin? Kaldı ki benim İstanbul adaylığım söz konusu yani adayım yine seçime gireceğim. Böyle bir ortamda yanlış anlamalara mahal vermemesi, vermemen gerektiğini sana hatırlatmama gerek yok ki kendisi de bana en titiz şekilde davranacağını, yani tırnak içinde 'Ekrem’in adayı' ne ona yakışır ne bana yakışır böyle bir yön ve yöntem yönlendirme, diyerek bir nezaket sohbeti yaptık uzunca. Ve bu sohbet sonrasında da takdir senindir. Elbette hem aday adaylığında hem adaylığında inşallah olursa yanında olmayı desteğimin olacağını da ifade ettim. Ama hani sonuçta orası İzmir Belediye Başkanlığı işte partinin karar mekanizması var. Bu süreci ifade ederek bir sohbet yaptık ve bu sohbet sonucunda bireysel, kişisel kanaatinizle ve kararlılığınızla karar verip aday oldunuz sonuçta gelip bana bu şekilde aktardınız. Başka bir etki alanı var mıydı? Kendi alanınız dışında, ben dahil sizi iten veya git aday ol diyen bir husus var mı kişisel olarak soruyorum? Tabii İzmir’den bir talep var onu biliyorum anlattınız ama. 🔺️Buğra Gökce: Talep olduğunu bugün meclis sırasına gelenlerin yarısının İzmir’den olmasıyla da zaten ben biliyorum. Ama sizin böyle bir şeyiniz olmadığı gibi hatta bana dediniz ki bana güvenerek aday oluyorsan yanlış bir şey....
1
28
118
3,266
EvildeaD retweeted
Bugünkü İBB duruşmasından bir sahne. Okurken insanın içi daralıyor. Hukuku zaten geçtik de bu nasıl bir terbiye: "Oğlum yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir savcı ilk olarak 'Gel bakalım Taner' dedi ve içeriye girdim. Elindeki tespihi göğsünün üzerinde çekerek 'Sen 63-64 yaşına gelmişsin. Buradan çıkamazsın. Suçların belli, şansın yok. Gel etkin pişmanlıktan faydalan ben de seni çıkarayım' dedi."
187
582
2,586
243,566
EvildeaD retweeted
Buğra Gökçe’nin savunmasına ara verildi. 2018’e ait bir ihaleye fesat karıştırma iddiasını, iş yapılmamasına rağmen para alındığını ancak alt firmaların sorumlu tutulmadığına dair savcılık yazısını mahkemeye sunan Gökçe, bu iddiaların hiç biri bizde yok ama “Ak Partiliyseniz bakan olursunuz. CHP’den aday olursanız Silivri’den bakan, sevgilisine uzaktan bakan olursunuz” dedi. İmamoğlu da duruşma salonundan “mücadeleye devam” mesajıyla ayrıldı.
İhaleye fesat karıştırmakla suçlanan İPA Başkanı Buğra Gökçe, “Soruşturmaya fesat karıştırmak diye bir suç var mı TCK’da bilmiyorum ama bu konu ele alınmalı”
2
83
402
26,428
EvildeaD retweeted
Ara bitti. Buğra Gökçe tekrar savunma kürsüsünde… 2019 öncesi ve sonrasına ait kıyasları sünüyor. “Aynı imzayı benden önce atanlar için suç yoktur, deniyor.” Diye çıkışan Gökçe’nin iddianamade Murat Ongun’a bağlı suç örgütü üyesi olduğu yazıyor, İBB’deki görevi nedeniyle tanıştıklarını söyleyen Gökçe, “Buna Ekrem Başkan da dahil” dedi. Gökçe, 6 sene genel sekreter olarak çalıştığını hatırlattı ve “Bana talimat verecek birisi daha anasının karnından doğmadı.” Diye tepki gösterdi suçlamalara…
Buğra Gökçe’nin savunmasına ara verildi. 2018’e ait bir ihaleye fesat karıştırma iddiasını, iş yapılmamasına rağmen para alındığını ancak alt firmaların sorumlu tutulmadığına dair savcılık yazısını mahkemeye sunan Gökçe, bu iddiaların hiç biri bizde yok ama “Ak Partiliyseniz bakan olursunuz. CHP’den aday olursanız Silivri’den bakan, sevgilisine uzaktan bakan olursunuz” dedi. İmamoğlu da duruşma salonundan “mücadeleye devam” mesajıyla ayrıldı.
65
317
16,911
EvildeaD retweeted
#İBBDavası'nda 51. Gün 🔺️Buğra Gökce'nin mahkemeye sunduğu belgede imzası bulunan Ak partili encümenler dosyada yok. 🔺️Yargılanmıyorlar. İstanbul Planlama Ajansı Başkanı ve Şehir Plancısı #BuğraGökce: "iddianamedeki 110, 113 ve 115 nolu eylemlerde ve benim olmadığım dönemdeki 61 nolu eylemde Encümen kararında AKP’li üyelerin de imzası olduğu ve kararların oybirliği ile alındığı göz ardı edilmiştir. İddianame ile, yine imza atanlar arasında hiçbir “fiil” ve” delil” farkı olmaksızın ayrım yapılarak sadece işaretlenmiş isimlerin “suçu sabit” ilan edilmiştir. Bu haliyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafsızlığını da yitirmiş, lehte delilleri toplamama, iddianameye koymama yönündeki yaklaşımına ek olarak bir de suç olduğunu düşündüğü konudaki bazı sorumluları saklamıştır!"
#İBBDavası'nda 51. Gün Ekrem İmamoğlu “İşte İBB davasının özeti budur.” İstanbul Planlama Ajansı Başkanı ve Şehir Plancısı #BuğraGökce beyanında 113, 114 ve 115 numaralı eylemlerde, encümen kararlarında AK Partili encümen üyelerinin imzası bulunmasına rağmen onlar hakkında hiçbir işlem yapılmamasına dikkat çekti. Ekrem İmamoğlu “İşte İBB davasının özeti budur.” dedi.
9
346
802
35,613
EvildeaD retweeted
BİLİRKİŞİ RAPORUNU YAZAN KİŞİ SAYIŞTAYA ATANDI Buğra Gökce: Deli gömleğini çıkaracağız diye uğraşıyoruz. Attığım imzadan ihaleye fesat karıştırma; atmadığım imzadan dolandırıcılıktan suçlanıyorum. Muhammen bedel ve şartnameyi hazırlayanlar nerede? İddianamede adları yok, şüpheli değiller... Kişileri hedef göstermek için söylemiyorum. Hepsi masumdur, tutuksuz yargılansınlar. Ama iddianame bizi hedef gösteriyor. Bu raporları hazırlayanlarda, bilirkişi raporlarını yazan kişi terfi etmiş, Sayıştay üyesi olmuş. Tesadüf gelmiyor bana. #ibbdavası
KENTİN KIYILAR İŞGAL ALTINDAYDI, TEHDİT EDİLDİK, KORKMADIK, HALKIN HAKKINI KORUDUK Buğra Gökce: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki görevim sırasında, kamuya ait alanların işgal edilmesine karşı nasıl mücadele edildiğini yakından gördüm ve bu mücadelenin en kararlı aktörlerinden biri oldum. Yıllar içerisinde bazı ayrıcalıklı kişi ve kuruluşların, kamu yararı amacıyla kendilerine tahsis edilmiş alanları asli amaçları dışında kullandıklarını gördük. Kamudan bedelsiz ya da çok düşük bedellerle tahsis edilen yerlerde; ticari işletmeler, marketler ve çeşitli gelir getirici faaliyetler yürütülüyor, kamuya ait olması gereken kaynaklar belirli kişi ve çevrelerin kullanımına bırakılıyordu. Bugün bu davada tanık olarak yer alan bazı kişilerin, geçmişte kamuya ait alanlardan tahliye edilmiş kişiler arasında bulunmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Bu doğrultuda yürüttüğümüz hukuki ve idari mücadelede görev alan birçok arkadaşımız bugün bu salonda sanık olarak bulunuyor. Göreve geldiğimizde İstanbul’un neredeyse bütün kıyıları işgal altındaydı. Oysa Anayasamız ve Kıyı Kanunu açıktır; kıyılar herkesindir ve kamunun ortak kullanımına açıktır. Bizler bu alanları yeniden kamuya kazandırmak için yoğun bir mücadele yürüttük. Bu mücadele sırasında zaman zaman tehditlerle de karşılaştık. Ancak tehditlerden korkmak yerine kamu yararını savunmayı, halkın hakkını korumayı ve görevimizin gereğini yerine getirmeyi tercih ettik. Bu nedenle o ekibin bir parçası olmaktan ve bu çalışmalara liderlik etmekten gurur duyuyorum. #ibbdavası
158
525
10,687
EvildeaD retweeted
Gel de Paraguay maçında ilk onbire koyma!
Barış Alper Yılmaz'ın yeni saç stili sosyal medya da gündem oldu.
1
2
128
EvildeaD retweeted
İBB DAVASI Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Savcı bana “Sana yardımcı oluruz Elif Güven” dedi. İftiracı olmayacağımı bildiğimi anlattığımı söyledim ancak hiçbiri zapta geçmedi. Kendisinin sürekli bir azarıyla karşı karşıya kaldım. Anlatıyorum, savcı diyor ki, “hala istediğim gibi konuşmuyorsun Elif.” Yüzüme karşı “İstediğim gibi konuşmuyor kalsın içerde” dedi (Aklanıp gelsin insanlar öyle mi? Yazık… Ülke nazi kampına dönmüş)
105
1,223
5,770
83,525
EvildeaD retweeted
💥💥 ÖZEL! Eren Elmalı ve Barış Alper Yılmaz, Paraguay maçı hazırlıklarını takımdan ayrı olarak kuaförde sürdürüyor.
22
196
3,773
84,408
Güzel yorum
Spor yorumcusu Ekong Fofana, Avusturalya'ya 2-0 yenilen Türkiye'yi değerlendirdi: ♦️Türk futbolcular kafa olarak maça çok iyi hazırlanmış. ♦️Kaşlar alınmış, saçlar boyanmış. ♦️Belki bir tık daha gölge attırılabilirdi.
42
EvildeaD retweeted
Replying to @KadikoyMedya_
Merih de hazır aq 😀
7
2
894
13,051
EvildeaD retweeted
Barış Alper Yılmaz ve Eren Elmalı Paraguay maçı hazırlıklarını takımdan ayrı olarak kuaförde sürdürüyor.
274
1,291
30,613
632,700
EvildeaD retweeted
52 Metrekare Dediği Ev 155 Metrekare Çıktı! Gürsel Tekin'in Bodrum'da Kirasını Ödemediği Daire ile İlgili Belgeler Ortaya Çıktı! @iremsansak
45
396
2,008
34,819
EvildeaD retweeted
#İBBDavası'nda 50. Gün "Sadece elindeki telefona bakan bir hakim tarafından tutuklandık" "Aileme ve avukatıma haber vermediler. Gizli dediler! Benim İzmir'e gönderildiğim bilgisi, daha yola çıkmadan basında ve sosyal medyada yer alıyordu." İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı #TanerÇetin beyanda bulunuyor. 🔺️"Saatler sonra, aynı gün, hâkimin karşısına çıktık. Karşımızda elinde telefon bulunan bir hâkim vardı. Birçok kişinin de ifade ettiği gibi, hiçbir şekilde yüzümüze dahi bakmadan telefonuyla ilgileniyordu. 🔺️Sürekli telefona baktı, baktı, biraz daha baktı. Biz bekliyorduk. Birkaç soru soruldu. Cevap verdik. Ardından herhangi bir değerlendirme yapmaksızın tutukluluğun devamına karar verdi ve doğrudan cezaevine sevk edildik. 🔺️Bir anda kendimizi Silivri'de bulduk. 🔴 Yaklaşık 20 saat süren sürecin ardından cezaevine ulaştık. ⚫️ Ancak yaşadıklarım bununla da bitmedi. 🔴Yaklaşık 15 gün sonra, 4 Haziran günü, bayrama iki ya da üç gün kala, hiçbir bilgi verilmeden sabah sayımında sevk edileceğim söylendi. “Nereye?” diye sordum. “Güvenlik nedeniyle söyleyemeyiz.” dediler. “Yirmi dakika içinde hazırlan, yola çıkacaksın.” Avukatıma haber vermek istediğimi söyledim. İzin verilmedi. 🔴Aileme haber vermek istediğimi söyledim. Ona da izin verilmedi. 🔺️“Güvenlik nedeniyle bilgi veremeyiz. Kimseyi arayamazsınız.” dediler. Peki dedim. ⚫️ Şimdi özellikle altını çizerek söylüyorum: Avukatıma ve aileme haber verilemeyecek kadar gizli olduğu söylenen bir sevk işlemi nasıl oldu da ben daha cezaevinden çıkmadan, araç yola çıkmadan önce basında ve sosyal medyada haber olabildi? 🔺️Benim İzmir'e gönderildiğim bilgisi, daha yola çıkmadan basında ve sosyal medyada yer alıyordu. Bu durumun açıklanması gerektiğini düşünüyorum. 🔺️Savunma hakkı açısından bakıldığında da durum son derece ağırdır. 🔺️Dosya İstanbul'dayken, avukatım İstanbul'dayken ve ailem de İstanbul'dayken beni yaklaşık 600 kilometre uzaklıktaki İzmir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na göndermek, savunma imkânlarımı elimden almak değil de nedir? 🔺️O gün yaklaşık yedi saat süren bir kara yolculuğu yaptım. Nakil aracıyla gerçekleştirilen bu yolculuk boyunca bana yalnızca bir şişe su ve bir somun ekmek verildi. Azılı bir suçlu gibi istihkak hakkım buymuş.. 🔺️Bütün hazırlık ve bilgilendirme bundan ibaretti. Evet Sayın Başkan, kayda geçirilmesini istediğim hususlar bunlardır."
#İBBDavası'nda 50. Gün 40 yaşlarında oğlum yaşında elinde tesbih sallayan bir savcı bana "Gel bakalım Taner" dedi “Sen 64 yaşına gelmişsin. Buradan çıkamazsın" İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı #TanerÇetin beyanda bulunuyor. "Şimdi gelelim 20-23 Mayıs arasındaki gözaltı ve tutuklanma sürecine. Burası biraz can sıkıcı Sayın Başkan. Ben kendimi nispeten şanslı sayıyorum. Beni jandarma aldı. Arkadaşlarımın yaşadığı bazı kötü muameleleri yaşamadım. En azından gün ışığı alan bir nezarette kaldım. Buradaki jandarma personelinin de süreç boyunca nezaketli davrandığını ifade etmek isterim. O iki günü nispeten daha rahat geçirdim. 🔴 22 Mayıs sabahı saat 08.30'da başlayan hastane süreci ve sonrasında savcılığa sevk süreci başladı. Adliye binasında uzun saatler boyunca bekledik. Psikolojik baskı kendisini göstermeye başlamıştı. 🔴 Akşam saatlerine doğru ifade vermek üzere savcılığa çıkarıldım. Doğrusu sevinmiştim. Çünkü nihayet kendimi ifade edebileceğim bir makamdaydım. 🔴 Ancak hiç düşündüğüm gibi olmadı. İfade verdiğim makamda, bugün iddianamede yer alan ihalelerle, teknik süreçlerle veya iddia edilen usulsüzlüklerle ilgili tek bir soru sorulmadı. 🔴 Buna karşılık basında yer alan haberlerle paralel şekilde, özel hayatıma ilişkin, kırıcı ve yargılamayla ilgisi olmayan ifadelerle karşı karşıya kaldım. 🔺️Psikolojik baskının dozu giderek arttı. 🔺️Karşımda, elinde tespih bulunan ve koltuğuna yaslanmış bir savcı vardı. İçeri girdiğimde bana: “Gel bakalım Taner” dedi. 🔺️Ardından elindeki tespihi çekerek: “Sen 64 yaşına gelmişsin. Buradan çıkamazsın. Zaten senin suçların sabit. Buradan çıkma şansın yok.” dedi. 🔺️Sonra: “Gel etkin pişmanlıktan faydalan, ben de sana yardımcı olayım.” ifadelerini kullandı. ⚫️ Ne olduğunu bile anlayamadım. Etkin pişmanlığın ne olduğunu dahi konuşmadan, daha konuya ilişkin herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmadan bu şekilde bir yaklaşım sergilendi. 🔺️Dosyadaki iddiaları konuşmak yerine, hukuki açıklamalar yapmak yerine, magazin haberleri üzerinden sorgulanmak ne kadar doğrudur, bunu sizin takdirinize bırakıyorum. ⚫️cBana gazetelerde ve sosyal medyada çıkan haberleri sordu. 🔴 Kadın çalışma arkadaşlarımın isimlerini vererek son derece çirkin ifadeler kullandı. 🔴 Ardından bana: “Sen ne mezunuydun?” diye sordu. Daha cevap vermeme fırsat vermeden: “İlkokul terk miydin, ortaokul terk miydin, neydin sen?” şeklinde konuşmaya başladı. 🔴 Ben konuşmaya fırsat bulamadan devam ederek: “Ekrem'in de zaten diploması yok. Laga luga hepsi..Böyle adamları buraya dolduruyor. Bir de bunlara yüksek maaş veriyor.” ifadelerini kullandı. Sonra tekrar: “Gel, sen buradan çıkamazsın. Senin yaşın buna yetmez.” dedi." Bitti mi...Bitmedi!
9
280
928
47,106
EvildeaD retweeted
Sesini duyurmak isteyen başörtülü öğretmen canlı yayında söyledi şimdi: Polis başörtülülere dokunmayın, onları almayın dedi :) Sebep? Diğerleri insan değil mi?
199
2,150
12,889
166,457