Döviz kurunun yüksekliği, belirsiz enflasyon ortamının sonucu. BYD niye gelmedi demeden önce ülke geneli ekonomiye bakmak lazım. Kaç şirket konkordato ilan ediyor? Kaç şirket devren satılığa çıkıyor? Döviz yüksekliği, enflasyon derken üstüne bir de savaşlar geldi.
🇨🇳 Reuters: BYD'nin Türkiye'ye gelmiyeceği kesinleşti.
Bir anı:
"Sanırım 2015 yılıydı o zaman çalıştığım şirkette Macaristan'da büyük depomuz vardı, ülke ziyareti yaparken Avusturya ve Macarista'da ki ekiplerle toplantı yapmak için bu depo toplantı salonları tercih edilmişti.
Binaya girerken çok yaşlı bir güvenlik görevlisi bizi karşılamıştı, arkadaşlara sormuştum kaç yaşında bu adam diye, 82 yaşında demişlerdi. Bende neden bu yaşta biri diye sorunca: çalışacak insan olmadığı söylenmişti."
Macaristan özellikle japon üretim şirketlerinin çok sevdiği bir ülkedir, daha sonra bunlara Koreli ve son zamanlarda Çinliler de eklenmiştir.
Ülkenin işsizlik oranı %4 gibi çok düşük bir seviyedir ve ta 2010 lu yıllardan beri işçi bulmak büyük bir sorundur, böyle yaşlı amcalar çalıştırma bu çerçevede değerlendirebilir.
İşsizlik sorunu ve buna rağmen büyük yatırımlarla ilgili çalışan sorununu Polonya gibi Filipinler, Vietnam, Hindistan vb. gibi ülkelerden misafir işçi (muhtemel bahsettiğim depoda bekçiler böyle bir ülkedendir artık) getirerek çözmektedirler. Yani BYD böyle bir ülkeye yatırım yapmaktadır.
Daha evvel BYD Macaristan'a yatırımını yapmıştı ve orada büyüyeceğini açıklamıştı, şimdi de Reuters'e yaptığı açıklamada önceliklerinin Macaristan olduğunu, daha evvel yazdığım gibi Stellantis, VW gibi şirketlerin atıl durumdaki Avrupa fabrikalarına konsantre olacakları anlaşılıyor.
Kendileri açısından mantıklı bir endüstriyel karar.
Aslında yatırım yapmayacaklarını neredeyse bir sene önceden beri biliyorum ve defalarca yazdım. Yapmama kararlarının arkasında bir çok karar var, ancak daha ziyade Avrupalıların Türkiye'ye yatırım yaparlarsa gümrük birliği ile üretilecekleri araçları Avrupa'ya ihraç edemeyeceklerini açık açık söylemeleri ile olmuştu.
Yani aslında Türkiye bir jeopolitik savaşı kaybetmiş durumda: Çinli araç üreticileri Türkiye'ye gelmeyecek!
Eh bunu da bazı yayınlarda açık açık söylemiştim dolayısıyla şu anda artık bir rüya resmi olarak bitmiş durumda.
Şimdi sorun Türkiye Avrupa'dan gelecek "Made in Europe" Çinli araçlara kapısını açacak mı, açmayacak mı?
Bence açacak, Türk halkı daha evvel aynı şekilde yatırım kararından (ironik olarak aynı arazi) vazgeçen VW'ye hiç kızmamıştı ve hala da marka Türkiye'nin en çok satılan araçlarından bir tanesi.
Aslında bu olay şu an ki Made in Europe'a Türkiye'nin dahil olmayacağı sinyali bile denebilir. Eğer bu olmayacaksa zaten gümrük birliği de çok ağır bir yara alacaktır.
Şimdi bu platformdaki yankı odalarında arkadaşlar kızacak, BYD almam diyecek, ancak eskisi gibi tüm araçlar ithal edildiğinde kapıda sıra bulunduğunu göreceğiz.
Her zaman dediğim gibi Türkiye'nin otomotivde bambaşka bir hikaye yazması lazım, bunu genel mobilite kavramı içerisine oturtup yepyeni bir çerçevede düşünmek gerekir, çünkü mevcut hikayeler bitti.
Ancak maalesef ülke gündemi bu işler ile ilgilenecek durumda değil ve dünyanın en büyük jeopolitik ve teknolojik sıçramasının olduğu bu dönemde, Türkiye enerjisini iç politik tartışmalarıyla harcamaya devam ediyor.
Yazık.
(Sanayi Bakanlığına tavsiyem bundan sonra şu meşhur Manisa arazisini kimseye önermesinler, oranın kısmeti kapalı)