GÜRLEK’İN “DOKUNMADIĞI” KALMAYACAK GİBİ
Akın Gürlek Adalet Bakanı olarak atandığında Özgür Özel’in CHP’sinde adeta kıyamet kopmuştu. Bakanın Meclis’te yemin etmemesi için kürsü işgalinden, kemik seslerinin geldiği kavgaya varıncaya kadar yapmadıklarını bırakmamışlardı.
Çünkü Gürlek, partinin o güne kadar “dokunulmaz gördüğü İmamoğlu” hakkında soruşturma başlatan kişiydi.
Geçtiğimiz son bir yılda Gürlek’in Cumhuriyet Başsavcısı olarak başlattığı operasyonun ne kadar haklı gerekçelere dayandığını yaşayarak gördük. Öyle ki artık CHP seçmeninin dahi önemli bir kısmı belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar karşısında sesini yükseltmeye başladı.
CHP Genel Merkezi’nde atılan “hırsız” sloganları Özel ve ekibinin yürüttüğü tüm algı operasyonlarının çöktüğünün işareti.
Akın Gürlek’in adalet arayışında sergilediği cesur tavırlar artık pek çok kesimin ilgisini çekmiş durumda. Kendisine verilen destek artıyor.
Bugüne kadar iktidara yöneltilen en ciddi eleştiri “adalet duygusunun” zedelendiği, adalet terazisinin güçlülere ve zenginlere pek nadir işlediği iddiasıydı.
Faili meçhul cinayetler, ünlü isimlerin karıştığı suçlar ya da bazı cürümlerin yeterince cezalandırılmadığı düşüncesi bu algıyı besliyordu.
Bakan yaptığı hamlelerle bu algıyı büyük oranda kırdı.
Bir cinayete kurban gittiği düşünülen Gülistan Doku soruşturmasını raftan indirip, eski Vali Tuncay Sonel’in tutuklanmasına giden süreci başlattığında “Yargının karşısında vali, kaymakam, siyasetçi yoktur. Yargı kişinin makamına mevkisine bakmaz. Ben 86 milyonun Adalet Bakanıyım” demişti.
Bu sözlerinin hakkını verdi.
Kürt kadınlarını inciten çirkin bir fıkrayla gündeme gelen ülkenin en zengin iş adamı hakkında soruşturma başladığında da “Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez” diyerek tavrını ortaya koydu.
Bu sözler sadece cesaretle değil, hak ve hakikat mücadelesini içselleştirmekle izah edilebilir.
Bu yönüyle Gürlek en ciddi sınavını verdi.
Siyasi ikbâli uğruna yalpalayan nice kötü örnek karşısında, nasıl iyi bir örnek olunabileceğini gösterdi.
Son olarak “halkın mutfağına göz diken tröstlere” karşı da adaletin şaşmaz terazisini elinde tuttu. Çünkü toplumun adalet duygusunu güçlendiren şey, hukukun yalnızca siyasetçilere değil ekonomik gücü elinde bulunduran yapılara da eşit şekilde uygulanmasıdır.
Önceki gün 8 ilde eş zamanlı başlatılan operasyonlarda aralarında Banvit, Şenpiliç, Erpiliç ve Lezita gibi beyaz et devlerinin de bulunduğu 13 şirkete denetim kayyumu atanırken, 32 şirket yöneticisi ve patronu gözaltına alındı.
Halkın menfaatini her türlü çıkarın üstünde tutan bu cesur hareketler elbette halkta olumlu bir karşılık bulacaktır.
Çünkü adaletin olmadığı yerde mülkten eser kalmaz.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 13 Haziran 2026, Cumartesi.