Her istediğini almamak, zamanını boşa harcamamak, vaktin kıymetini bilmek, malayaniden uzak durmak, güzel giyinebilmek..
Şu hasletlerden o kadar uzaklaştık ki, dönüşü de yok gibi.
Burda anneye ciddi görev düşüyor. Babanın hep bir adım önde, kadının hep geri planda durması gerektiği işlenmeli çocuklara. Baba otoriter olmasa bile dengeyi sağlayacak olan yine annedir.
Bir evde erkek aklı yoksa erkek varken evi kadın yönetiyorsa ve kız çocukları babaya saygı duymuyorsa, o eve damat olacak kişi dünyadayken cehennemi yaşar.
Yarına çıkacağımız belli değilken gelecek kaygısına düşmek doğru değilse de, gayet insani geliyor bana. İnce bir çizgi var ve ötesine geçmekle gerisinde durmak arasındaki o mücadele, işte o mücadele çok kıymetli ya.
Tecrübenin insana yol gösterici oluşundan yola çıkarak atılan ment ve alıntılara bayılıyorum doğrusu. Herkes dini vecibelere dikkat ederek yaşamaz/ yapamaz, bunun gerçek hayatta bir karşılığı yoktur malesef. Ama sadece bir tecrübe ders olur ve artık ona göre yaşamaya başlar..
Namazı hafife aldığımız gibi bir söylenti var. Arkadaşlar liseli ergen misiniz :)
Rabbim nasip etmiş kendi hayatımın merkezine koymuşum zaten namazı hamdolsun. Namazı niye hafife alalım.
Ama insanı hafife alırım, buna müsade etmeyin bence :)
Alıntılardan yola çıkarak,
Müslüman olmaktan önce insan olmak gelmiyor mu ben mi yanlış biliyorum. İnsan olmaktan kasıt nedir onu da tek tek anlatacak mıyız çocuğa anlatır gibi :)