Çocukluğumuzun Varan Turizmini bilenler bilir.
O zamanlar Ankara-İstanbul karayolu 8-9 saat sürerdi. Yollar netameli olur, Kargasekmez denen bölümde tüm şoförler kış vakti gerim gerim gerilirlerdi.
Ama Bolu dağına vardık mı bir yeşil vaha beklerdi bizi. İster otobüsle gir, ister arabayla; mola yeri her daim Varan tesisiydi. Yemyeşil çam ormanına bakan masalarda oturup karnımızı doyururduk. Köpük köpük ipek gibi ayran, dünyanın en leziz domates çorbası
(sünerek çenemize yapışan kaşar peyniri ile:)) çerkes peynirli tereyağlı tost, kaymaklı ekmek kadayıfı, kıyır kıyır talaş böreği, ızgarada cızır pişen köfteler, biberler...
Ben daha da küçükken bahçesi kullanılırdı o restoranın. Ortada fıskiyeli bir havuz, papyonlu garsonlar, kolalı masa örtüleri... İşte bu fotoğraftaki gibi.
Tertemiz tuvaletler sonra...
Şoförler haza birer beyefendi, otoriter, seviyeli. Muavinler efendiden gençler, nazik, terbiyeli. İkramlar taze, sıcacık çaylar kahveler. Bir ara yemek servisi bile vardı iki katlı otobüslerde.
Ben otobüs yolculuğunu hep trene tercih etmişimdir. Niyeyse sevemedim gitti treni. Uçak deseniz bence çok daha yorucu otobüse nazaran.
Şimdi otobüsler taka, muavinler kaba saba, ikramlar fena, hepsini geçtim; tesisler kimse kusura bakmasın, "berbat"!
Bir kere, sen Bolu'dasın kardeşim. Ver yüzünü ormana ağaçlara. Neden hepsi egzoz kokan arabalara bakıyor masaların? Tuvaletlerin çoğu alaturka ( ki bence dünya yüzünden silinmeli artık! ), pislik içinde. Kocaman, kör ışıklı bir market, tozlu kutularda pişmaniye, garip anahtarlıklar, sözde doğal sabunlar, vırç hamur bir gözleme, bayat sandviçler, cızırtılı bangır bangır bir müzik!
Lüks peşinde değilim sakın yanlış anlamayın. Özen...temizlik...kalite yahu! Köftesi leziz bir salaş dükkan olsa yeminle yeter bana. Üç çeşit olsun sadece. Ama leziz olsun, temiz olsun.
Neden kalitesizliği taklit ediyoruz bu kadar?
Neden kimse ben farklı bir şey yapayım demiyor?
Ve biz neden razı oluyoruz bu bayağılığa?
Sanırım kaderimiz bu soruları sorduğumuz gün değişecek.
Sor canım Türkiyem.
Arada bir "neden" diye sor.
Kıymetlidir.
bige güven kızılay