Joined February 2023
1,179 Photos and videos
Kaset Kumpasından Küresel "Mutlak Butlan" Operasyonuna Bir Memurun Anatomisi CHP’DE TESADÜFLER SİLSİLESİ Mİ, İKİ AŞAMALI BİR PROJE Mİ? Türkiye’nin kurucu partisi CHP’nin genetiğini yok etmeye yönelik operasyon, birbirini besleyen iki aşamalı bir "siyasi tasarım" olarak yürütülüyor: 1. Aşama (İlk Geliş / Kaset Kumpası): 2010 yılında Deniz Baykal’a yönelik okyanus ötesi tezgah, sadece lider değiştirmek için değil; CHP’nin anti-emperyalist ve Kemalist omurgasını tasfiye edecek operasyonun ilk hücumuydu. Kılıçdaroğlu, bu kontrollü kaosla "kurtarıcı" olarak sahneye sürüldü. 2. Aşama (Butlan Sistemi ve Küresel İpler): Sonrasındaki süreç ise tam bir "Mutlak Butlan" operasyonudur. Tam 13 seçim kaybeden bir figürün o koltukta yıllarca tutulması siyaset bilimiyle açıklanamaz. Bu liderlik tabanın iradesine değil, ipleri elinde tutan küresel güçlerin icazetine dayandığı için baştan beri yok hükmündedir, meşruiyeti yoktur. Bu tezgah kurucu partiyi felç eden, ulusalcı unsurları tasfiye edip CHP'yi küresel merkezlerin "kontrollü muhalefet" aparatı olarak tutan karanlığın ta kendisidir... Bu, partiyi ve Cumhuriyeti içeriden çökertme projesinin ta kendisidir. Bu iki karanlık viraj asla bir tesadüf olamaz... İşte tam bu noktada, taşların henüz yeni döşendiği o günlerde, 05.02.2012 tarihinde Silivri B-3 tecrit hücresinden bu tezgahı nasıl deşifre ettiğimi, hiçbir kelimesine dokunmadan yeniden tarihin ve milletin huzuruna çıkarıyorum... O gün Silivri zindanından haykırdığımız gerçekler, bugün turnusol kağıdı gibi meydandadır: 👇 ------ CHP’nin Wikileaks Komisyonu ya da AH KILIÇDAROĞLU AH!.. Wikileaks belgeleri yayınlandığında AKP ve Recep Tayyip ERDOĞAN çıldırdı. Çünkü Amerikalılar kendilerine gelip her şeyi ihbar eden AKP’lileri, diğer liberal “yazar-söyler”leri ve anlattıklarını tek tek fişlemişlerdi. Üstelik ERDOĞAN’ın İsviçre bankalarında 8 gizli hesabı olduğunu da iddia ediyorlardı. AKP hemen hesap sorma ve ABD’lilere hadlerini bildirme komisyonu kurdu. Seçim öncesi konuyla ilgili her işi komisyona havale ediyorlardı. Amerikalılarla anlaştılar oldu bitti. CHP’de hemen bir komisyon kurdu. Çok çalışacaklardı çookkkk.. AKP’nin bütün Wikileaks belgelerini ortaya dökeceklerdi. Hala dökecekler! Saf olduğumuz için biz de bekliyoruz… O komisyon hayal oldu hayal. Onlar da birileriyle anlaştı durdu! Allah’tan Oda Tv davasının tutuklu iki yürekli gazetecisi Barış TERKOĞLU ve Barış PEHLİVAN oturmuş belgeleri incelemişler Türkçeye kazandırmışlar. Kitap yaptılar: SIZINTI, Wikileaks belgelerinde ünlü Türkler, diyor. Oradan öğrendik ki Ergenekon davası başlamadan önce Türk yetkililer, AKP’liler, polisler, yargıçlar birbiri ardına ABD Büyükelçiliğine gidip brifing vermişler. Hatta Mustafa BALBAY’ı İlker BAŞBUĞ, Ferda PAKSÜT görüşmesine, yani AKP kapatma davasına misilleme olarak tutuklayacaklarını “Türk polisi” Amerikalılara iletmiş. Öğreniyoruz ki aynı polisler dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar BÜYÜKANIT’ın kızının uygunsuz görüntülerinide servis etmişler. Peki, CHP’nin daha doğrusu KILIÇDAROĞLU’nun lider olur olmaz, “Türkiye’ye söz veriyorum bu işin peşini bırakmayacağız” diyerek kurduğu Wikileaks belgelerini inceleme komisyonu bütün bunları ve diğerlerini halka neden açıklamadı? Ne oldu verdiğin sözler Kemal bey? Sizi Tayyip mi, ABD’mi, parti yönetimi mi, delegeler mi durdurdu? Yoksa gene mi parti ayağınızda pranga oldu? Size bu belgeleri açıklatmadılar mı? İşte bu nedenle Kemal KILIÇDAROĞLU hamaset ve etnik siyaset dışında hiçbir politik savaş veremez. Sözlerini tutamaz. O bir bürokrattır, iktidarı karşısına alamaz. O bir proje için CHP’dedir, ABD’lilere çıtını çıkaramaz. O Amerikalıların yanlışlarını dahi dile getiremez. O şimdi kurultayın ateşini söndürme, CHP’yi bölme hesapları içinde. Kurultay sonrasında CHP KILIÇDAROĞLU’nun elinde kalırsa geçmiş olsun. Gün gelir Wikileaks gibi bir başka Amerikan sızıntısında KILIÇDAROĞLU’nun projesinin ne olduğunu Amerikalıların yazdıklarından öğreniriz. Kemal KILIÇDAROĞLU siyasetçi değil bürokrattır. Bundan dolayı politika üretemez. Verdiği sözler durumu kurtarır, sözlerinin gereğini yapmaz, yapamaz. Yapsa Wikileaks belgeleri AKP’yi götürür ama o AKP gitsin istemiyor. CHP bitsin istiyor. Onun için AKP’yi ve Wikileaks’i hedeflemiyor ve onun için kurdum dediği komisyon koca bir yalan olmuştur. KILIÇDAROĞLU CHP tebaasının ulusalcı, devrimci ve Kemalist güçlerini Soroscu yapmayı planlıyor. Proje; AKP çarkçısı liboş CHP projesi. Çünkü ECZACIBAŞI ağabeyi öyle istiyor. Ama CHP’nin tasfiye edilmek istenen güçleri de artık KILIÇDAROĞLU’nu biliyor. Ne de olsa devir Wikileaks devri! Öyle değil mi Kemal efendi? Mustafa Kemal ışığıyla aydınlanan hücremden hepinize en Kemalist duygularımla sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Ali ÖZOĞLU 1 Nolu L Tipi Cezaevi B 3 üst tecrit Hücresi SİLİVRİ 05.02.2012 (Fotoğraf: Kılıçdaroğlu'nun SOROS Vakfına üyelik kaydı) 👇
3
3
52
Bu hikâyede en rahatsız edici olan şey, bildiklerimiz değil. Hâlâ bilmediklerimiz! Bazı örgütler vardır... Resmî değildirler.. Devlet değildirler. Ama bazen devletlerden daha fazla bilgiye, daha fazla bağlantıya ve daha fazla etkiye sahip olurlar.. Bir iş insanı, bir sanatçı, bir gazeteci, bir siyasetçi ya da sıradan bir insan... Hedef seçildiğinde çoğu zaman bunun farkına bile varamıyor. Çünkü modern çağın en sinsi silahı görünmez olanlardır. BLACK CUBE... Kimler için çalıştı? Kimleri hedef aldı? Ve neden adı hep gölgelerde kaldı? Yeni araştırma yazımız yayında. 📌 demiryolculuk.com/2026/06/14… Bazı hikâyeler okunduktan sonra unutulur. Bazıları ise dünyaya bakışınızı değiştirir...
3
14
117
LeBon Music retweeted
En büyük tehlikeler, kitlelerin bize kadar uzanmaz dediği o koyu ve sessiz anlarda gelir. İsrail istihbarat şirketi Black Cube ve marifetleri (!). "Sisin İçindeki Namlu: Gizli Savaşların Şifresi" başlıklı yazımız yayında! demiryolculuk.com/2026/06/14…
1
4
15
621
Bazı savaşlar tanklarla yapılır. Bazıları manşetlerle.. Bazıları ise hiç görünmeyen silahlarla... Ve siz onların varlığını, ancak hedef olduğunuzda anlarsınız... Black Cube Araştırma yazımız bu akşam yayında. demiryolculuk.com/category/y…
4
12
152
Bazı vedalar vardır; bir tren garında, bir limanda, bir mektubun son satırında kalmaz... Bir ömür sürer.. Kimi insanlar tarihe adını yazar. Kimi insanlar ise bir kalbin en sessiz yerine... Bir tarafta omuzlarında bir milletin kaderini taşıyan Mustafa Kemal, diğer tarafta yıllara rağmen sönmeyen bir hatıranın ışığında bekleyen Dimitrina... Belki aynı gökyüzüne baktılar, belki aynı rüzgâr saçlarına dokundu, ama bazı aşklar kavuşmak için değil, insanın içine sonsuza dek yerleşmek için doğar.. "Ters Işıkta Aşk" Bir milletin geleceği uğruna feda edilmiş duygulara, yarım kalmış cümlelere, söylenememiş sözlere ve zamana yenilmeyen hatıralara... Saygıyla... Ters Işıkta Bir Aşk Dimitrina & Mustafa Kemal Dinlemek için: youtube.com/watch?v=0PPkEy0u… #MustafaKemal #Atatürk #TersIşıktaBirAşk #Dimitrina #LeBonMusic
1
1
12
165
BU ŞİRKETİ DUYDUNUZ MU? Adı: Black Cube. Tel Aviv merkezli bir İsrail istihbarat şirketi. Çalışanları Mossad ve İsrail ordusunun emeklileri. Bunlar ne mi yaptı? → Macaristan'da iki seçimi etkiledi.. → İspanya Başbakanı'nın telefonunu beş kez dinledi.. → Slovenya'da bir hükümeti devirdi — sonra o ülkenin İsrail politikası değişti.. → Romanya'da bir savcıyı yıldırmaya çalıştı — Black Cube ajanı mahkûm edildi.. → ABD'de Obama döneminin yetkililerini sahte kimlikle hedef aldı.. → Trump çevresine yakın isimler, İran nükleer anlaşmasını imzalayan Obama yetkililerini itibarsızlaştırmak için Black Cube ile anlaştı — ABD Kongresi soruşturma açtı.. Hepsi uluslararası basın ve mahkeme kararlarıyla belgelendi. Mahkemeler soruşturma açtı. İsrail tüm uluslararası işbirliği taleplerini reddetti.. Soruşturmalar askıya alındı veya kapandı. Peki Türkiye'de CHP'de yaşananlarla bu olayların ortak noktası ne? İddia değil, komplo teorisi değil — belgelenmiş operasyonların sonuçlarını yarın tüm detaylarıyla demiryolculuk.com'da yayınlıyorum. Ali Özoğlu Savaş Fotoğrafçısı
3
9
197
Trump’ın "Yalanı öyle bir söyle ki önce kendin inan" vizyonu. Kafasındaki İran bilançosuna bak, esnaf kahvesinde okeye dönerken anlatamazsın... 🤬 ​😳 55 kez yendi. 🤔 35 kez yok etti. 😳 38 kez masaya oturttu. 🤬 25 kez Hürmüz'ü açtı. ​Döngü başa sarıyor, dünya izliyor. Küresel diplomasi mi, yoksa Netflix dizisi mi izliyoruz belli değil. Siz ne düşünüyorsunuz? 🤔
2
2
8
196
Herkes kirli de Bir sen mi temizsin?
1
7
96
MÜZİĞİN GELECEĞİNE ADIM ATIN 🌌 Canlı orkestranın ve yapay zekanın muhteşem uyumu LeBon Music, resmi Patreon sayfasını açtı! Projenin dijital mutfağına ortak olmak, ilk demoları ve ham kayıtları herkesten önce dinlemek için topluluğumuza katılın. ✨ 🔗 İzleyin ve Katılın:✨ 🔗 Full video & Join: youtube.com/watch?v=VE-fAalC…
1
4
172
The future of sound has arrived. 🎻 LeBon Music is officially live on Patreon! Step into a unique hybrid universe where AI-assisted compositions melt into live performances by Orchestra LeBon & incredible vocals. Join our community today. ✨ 🔗 Explore now: patreon.com/posts/welcome-to…
1
6
92
Güvercinler Neden Uçmadı? BİR SİYASİ İNTİHARIN FOTOĞRAFI! Bir savaş fotoğrafçısı için en zor an, vizörün ardında donup kalan o dehşetin, yıllar geçse de ruhundan silinmediğini anladığı o andır… Zaman her zaman doğrusal akmaz; bazen tek bir saniyede durur, bir deklanşör sesiyle veya akıp giden sıradan bir görüntü ile yırtılır ve insanı otuz yıl öncesinin o en yaralı, en kanayan yerine fırlatır atar. Gözünüzün önündeki manzara değişir ama kalbinize saplanan o şarapnel parçası hiç değişmez. Bakarsınız, görürsünüz ve o an anlarsınız: Çektiğiniz şey sadece bir fotoğraf değil; bir halkın göz göre göre kurşuna dizilen, arkadan vurulan umududur... Dün Ankara’da, o beton binanın önündeki görüntüyü izlerken etimin kavrulduğunu, kulaklarımda o hiç dinmeyen Saraybosna havan mermilerinin ıslığını duyduğumu hissettim.. Siyaset sahnesi, umudunu yitirmiş bu halk için upuzun, sonu gelmez bir Keskin Nişancı Caddesi "Sniper Alley” hattına dönüşmüştü. Ve ben o caddeyi çok iyi tanıyordum... Hadi gözlerinizi kapatın ve şimdi benimle o cehenneme gelin. Sene 1993... Saraybosna’da ölüm kokusu, sabah sisinden daha yoğundu. Tepelerde pusuda bekleyen Sırp namluları altındaki o lanetli caddede, hayatta kalabilmek için Birleşmiş Milletler’in o beyaz, hantal zırhlı araçlarının arkasına sığınan çaresiz kadınları, çocukları çektim ben.. İnsanlar o beyaz araçların arkasında güvende olduklarını sanırlardı; oysa o araçlar kurşunları engellemez, sadece çaresizliği izler, statükoyu korurdu. O caddede yürümek bir kumar, bir dosta inanmak ise bazen en büyük ölüm fermanıydı... Dün Ankara’da kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun elindeki o kafesi gördüğümde, içimdeki o fotoğrafçı yüzlerce küfür savurdu.. Bülent Ecevit’in asil mirasını, halkın o tertemiz "Ak Güvercin" umudunu taklit etmek için sahnelenen bu tiyatroda, doğa bile kürsüdekilerin sahteliğine isyan etti. Güvercinler uçmadı... Kanat çırpıp gökyüzüne, özgürlüğe süzüleceklerine; pençeleriyle insanların ellerine, kafes tellerine tutundular, korkuyla yere tünediler. O an gözlerim doldu... Çünkü o kuşlar, Saraybosna’da tepelerdeki namluları sezen, açık hedef olmamak için uçmayan o ürkek sokak güvercinlerinin aynısıydı. Bosna’daki o beyaz BM araçları ne kadar yalan, ne kadar sahteyse; Kılıçdaroğlu’nun elindeki o uçmayan güvercinler de o kadar yapay, arkadaki büyük çöküşü gizlemeye çalışan birer zavallı figürandı. Kuşlar bile bu asimetrik ihanet oyununun parçası olmayı reddetti.. Ve sonra, Kılıçdaroğlu o kapkara caddenin ortasına, yürekleri dağlayan o kelimeleri bir kurşun gibi fırlatı: "Parti içindeki FETÖ’cüleri fark edemediğim için özür dilerim..." İşte o an, Sniper Alley’de arkasına sığındığımız zırhlı aracın şoförünün, telsizden karşı tepelere sivillerin koordinatlarını verdiğini öğrendiğimiz o dehşet anıydı sanki.. Günlerce "Şaşıracaksınız, yer yerinden oynayacak" diyerek milyonları beklenti sisine boğan lider, meğerse kendi ordusunu arkadan vuran bir itiraf bombası hazırlamış.. Bu ülkenin meydanlarında cop yiyen, geleceği çalınan, adalet için kilometrelerce yürüyen o temiz insanların yüzüne bir ahlaki iflas vesikası fırlatıldı. "Fark edemedim" demek, "Ben koltuğumu koruma derdindeyken, sizin canınızı emanet ettiğiniz kalenin anahtarlarını karanlık ellere peşkeş çektim" demektir.. Bu cümlenin hemen ardından yandaş medyanın Kılıçdaroğlu’na siper olması, onu öven manşetler atması içimi daha da acıttı. Tıpkı Bosna’da katliamcıların, halkı oyalayan basiretsiz figürleri arkadan sinsice alkışlaması gibi... Bosna da kendi evlatlarını açık hedef yapıp, karşı tarafın koruma kalkanına sığınmak siyasetteki en ağır ihanetti.. Bugün bize yaşatılanlara hiç birimiz isim bile koyamıyoruz! Ama tam umut bitti, bu halk o kanlı caddenin ortasında yapayalnız ve çaresiz kaldı dediğim an, yüreğime su serpildi. Göz yaşlarımın arasından, Ankara’nın ayazında dalgalanan o devasa insan selini gördüm.. Saraybosna kuşatılmışken, dünya bizi ölüme terk etmişken, o Keskin Nişancı Caddesi’nin karanlığından kurtulmanın tek bir yolu vardı: Umut Tüneli... İnsanlar elleriyle, tırnaklarıyla yüzlerce metre devam eden yerin altını kazdı, o karanlık tünelin ucundaki ışık Saraybosna’yı hayata, ilaca, ekmeğe ve özgürlüğe bağlamıştı. O tünel, ölüm çemberini yaran inancın adıydı… Dün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibinin kitlesel bir inançla Anıtkabir’e doğru başı dik yürüyüşü, benim için o ölümcül caddeden çıkış arayan insanlığın modern Umut Tüneli’ydi.. Özel, Kılıçdaroğlu’nun o yapay, uçmayan kuşuyla ördüğü teslimiyet duvarını ve yandaşlarının manşetlerini bu yürüyüşle yerle bir etti.. Özgür Özel halkı o ölümcül caddede bırakmadı; aldı ve bu toprakların asıl kurtuluş tüneline, kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’ün mutlak meşruiyet mevzisine taşıdı.. O yürüyüşteki her adım, yerin altından özgürlüğe açılan o ilk ışık hüzmesi gibiydi. Özel, "Bu sözler hazır metinlerdir, iktidarın iftiralarını partiye taşıyorlar" diyerek, Kılıçdaroğlu’nu kendi hırsının karanlığında yalnız bıraktı ve halkın elinden tutup o tünelden çıkardı… Görüntüyü kapatıyorum. Gözlerimi siliyorum. Masamdaki bu tarihi harekat raporuna kalbimin sessizce akan kanıyla şu notu düşüyorum: Tarih, kendi ikbali ve koltuk sevdası için bir halkın gözyaşını, değişim arzusunu peşkeş çeken, "fark edemedim" diyerek kalenin kapılarını içeriden açanları asla affetmedi, onları hiçbir zaman kahraman yapmadı.. Kılıçdaroğlu’nun dün elinde patlayan o sahte Ak güvercinli oyunu, bir geri dönüş hamlesi değil; toplumsal hafızanın en karanlık köşesine fırlatılmış bir iç sabotaj ve hazin bir siyasi intihar fotoğrafıdır... Ama o fotoğrafın hemen yanında, şimdi yepyeni bir kare duruyor: Bosna’nın Keskin Nişancı Caddesi'nin ağır ihanet ve ölüm kokan o korku dolu karanlığından başını kaldırıp, Mustafa Kemal’in meşruiyet tünelinden aydınlığa doğru inançla koşan milyonların, yani teslim olmayı reddeden bir halkın o muazzam, inançlı, inatçı, umut dolu zafer yürüyüşü yer alıyor… Savaş fotoğrafçısının Son Notu: Bosna’da da, Ankara’da da gördüm ki; halkı açık hedef haline getiren sahte sığınaklar eninde sonunda çöker.. Ancak unuttukları bir şey var: Bir halkın umudu, tırnaklarıyla kazdığı o karanlık tünellerden bir kez ışığa kavuştu mu, hiçbir pusucu o ışığı bir daha söndüremez… Ali ÖZOĞLU 31 Mayıs 2026
1
8
22
484
"Ak Güvercin" Nostaljisiyle Meşruiyet Devşirmek! Sorosçu Kılıçdaroğlu’nun dün elinde patlayan o sahte güvercinli tiyatro, toplumsal hafızada bir "kurtuluş hamlesi" değil; kendi halkına karşı düzenlenmiş, ifşa olmuş bir iç sabotaj fotoğrafı olarak kalacaktır... Türk toplumu, kendi ikbali için gizli pazarlıklar yapan, "fark edemedim" diyerek devletin ve partinin kapılarını karanlık yapılara açan ve yenilgiyi bir statüko haline getiren hiçbir lideri tarih sahnesinde kahraman olarak bırakmamıştır... #kemalkılıçdaroglu #chp #CHPÖzgürÖzel #mustafakemal
3
13
916
Bir yol bazen sadece iki nokta arasındaki mesafe değildir. Bazı hikâyeler biter... Ama bazı duygular hep yarım kalır. "Biz Hep Yarım Kaldık" Bir yere gitmek için değil, kendini bulmak için yola çıkanlara... Bu eser, aşkın, özlemin ve yarım kalan duyguların sinematik bir anlatımıdır. youtu.be/2NgJ07-DkWc?si=bHBn…
3
11
270
İSTANBUL SOKAKLARI KONUŞTU Kılıçdaroğlu cephesi bugün İstanbul il bayramlaşmasına katılmadı. CHP Genelbaşkanı Özgür Özel cephesi toplandı. Sarıyer'de. Yüzlerce partili. "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları.
1
3
11
300
Aralık 1991, Moskova, gece yarısı: Kremlin'de bayrak indi. Sokakta kimse ağlamadı. Çünkü bayrak çoktan inmişti. Sadece resmiyetin ilanı kalmıştı...
1
9
100
Bugün CHP'de de resmiyet sahnesindeyiz. Gerçek sahne yarın devam eder. İyi geceler Türkiye... Umarım sabah herşeyi daha net görürsünüz. #CHP #Kılıçdaroğlu #ÖzgürÖzel #Ankara 📷🌙
10
130