Sergen Yalçın'ın (olası) istifası, mevcut başkan ve yönetimi de istifa etmedikçe bu kulüpte hiçbir şeyi değiştirmez.
Bu 'yönetememe' anlayışıyla kim gelirse gelsin başarı, hayal olmanın ötesine geçemez.
Bu takım buraya bu hocaya rağmen gelmişti. Yine de 'bir ümit' dedik de, kendimizi kandırmışız. Olmayacak belli.
Play-offlarda ballıydı, grup kurasında ballıydı gayet iyi kura çektik. Ama sistem yok, çözüm üretme yok. Bu kadar yetenekli oyuncuya rağmen kapanan bir takımı açamıyor. Saçma sapan değişiklikler yapıyor.
Yazık oldu.
ABD lider olur.
Avustralya en kötü Paraguay'dan 1 puan alır 4 yapar.
Bizim 4 puan yapabilmemiz imkansız görünüyor da, hadi yaptık diyelim. Önce ikili averaja bakılacak, onu da verdik Avustralya'ya. İkinci de onlar olur.
Paraguay'a 3-4 atıp averajı pozitife çevireceğiz, ABD'ye yenilmeyeceğiz 4 puan yapıp 12 gruptan en iyi 8 üçüncü arasına gireceğiz... Ölme eşeğim ölme.
Bitti bence iş.
Dakika 80, takım 2-0 mağlup, oyun rakip yarı sahada oynanıyor.
Mert Müldür ve Salih Özcan giriyor.
Kulübede Can Uzun, Deniz Gül, Oğuz - İrfan Can gibi hücumcular varken.
Çok yavaş düşünüyor, çok ağır hareket ediyoruz. Top atılan oyuncu yalnız, prese giden yok. Topu alan yalnız, yaklaşıp pas isteyen yok. Öyle bir yavaşlık, öyle bir yalnızlık. Bazı pozisyonlarda sloth (tembel hayvan) beliriyor gözümün önünde.
Adamların stoperleri 1.91, 1.98, 1.94 ama biz kanattan (özellikle soldan) geldiğimizde ısrarla havadan ortalıyoruz. Sanki o kafa topuna vurabilecek bir oyuncumuz var…
Adamlar otobüsü çekmiş. Açmanın yolu hızlı oyun. Hızlıca oyun yönünü değiştireceksin, hızlıca pas yapacaksın, alanlarını terkedecekler ki pozisyona giresin. Duran topları havadan kullanmayacaksın (stoperleri 1.90 üstünde hep) ya da seken topları toplayıp isabetli şut bombardımanına tutacaksın.
Hiçbirini yapmıyoruz. Mıymıy top çeviriyoruz. Uyutuyorlar ‘top sizde, oyunu siz kontrol ediyorsunuz’ yanılsamasıyla.
Herkes farklı kıstaslarla, farklı mevkilere, farklı liglerden, farklı isimler yazıyor. :D
Kulüp personeli işi gücü bıraktı, sabahtan akşama kadar bu vatandaşlara bilgi akışı sağlıyor mübarek :)
Kolpacılar.
Newcastle 80M€'ya sattığı Anthony Gordon'un yerini 30M€'ya ( bonuslar) Victor Munoz'la doldurmuş. (Bonservisin yarısı Real Madrid'e gidecek.)
Tertemiz iş. as.com/futbol/primera/victor…
TFF'nin sitesinde yazıyor; başvuru Beşiktaş'ın stadı üzerinden yapıldı ve onaylandı.
TFF sonrasında şifahen "Biterse Ankara stadında oynayabilir miyiz?" diye başvurusunda bulunulacağını açıkladı AMA bu da UEFA'nın onayına tabi.
Dolayısıyla alınıp verilen bir şey yok. Zaten İstanbul'daydı, İstanbul'da kaldı.
Atletico Madrid, iç sahada oynadığı maçlarda koltuklarını bir kez dahi boş bırakmayan 4400 taraftara teşekkür e-maili göndermiş.
Takdir göstergesi olarak 5 lisanslı üründen (2 forma, 2 ısınma tişörtü ve 1 maç topu) 1 tanesini seçmelerini, hediye edeceklerini söylemiş.
Klas hareket.
mundodeportivo.com/futbol/at…
"Bologna, 'büyüme' potansiyeline sahip kilit bir oyuncu olarak görülen Rowe'u kadroda tutmak için acı verici satışları göze aldı.
Lucumi bu isimlerden biri olabilir. 25M€ bonservis isteniyor ama bu bedel daha aşağıya çekilebilir. Juventus talip." bologna.repubblica.it/sport/…
"Vlahovic menajeri aracılığıyla Atletico Madrid, Real Madrid ve Barcelona'ya önerildi. Üç kulüp de bu öneriyi reddetti.
8 milyon euro maaş, 25 milyon euro imza parası talep ediyor.
Sırp forvet (Lukaku'nun ayrılması durumunda) Napoli ile ilişkilendirildi ama rakamlar onlar için de çok yüksek.
Spalletti ise Juventus'ta kalması yönündeki ısrarlarını sürdürüyor." areanapoli.it/calciomercato/…
Hyeon-gyu Oh maça 38 derece ateşle çıkmış...
Ailesi Kore'de restoran işletiyormuş, oğullarına destek için dükkanı Dünya Kupası boyunca kapatmışlar.
"Kalan maçlarda daha iyi performans göstereceğim, böylece bir ay içinde dükkanı açmak zorunda kalmayacağız."
news1.kr/sports/soccer/61957…
Hakemin İngilizce'sinden yalnızca "Decision red card"ı anladım :)
Afrikalı niye şaşırdı, onu da anlamadım. Adama ayan beyan tokat atmış. Konuyla hiç alakası yokmuş gibi bakıyor hakeme :d