Diğer hesap @Nltducf patates oldu maalesef

Joined May 2017
176 Photos and videos
Pinned Tweet
Yorumsuz...
28 Oct 2023
yagmur islanmayana ask yasamayana savas savasmayana guzel
2
8,076
Bu ülkede 4 ay önce ''eski'' CHP genel başkanı yanında Dem Parti heyetiyle YPG övdü ve kendilerine sınır kapılarının açılıp insani yardım gitmesi gerektiğini falan söyledi. Bu gündem bile olmadı, benim aklım almıyor cidden... youtube.com/live/T-uh5exTsjk…
1
1
4
474
Suriye'deki süreç bu kadar kötü okunabilirdi, olayın başından beri ''katliam yapıyorlar'', ''Işid''ci dediğin adamlar şimdi ''Suriye Devleti'' oldu, iktidar olsan ne yapacaktın acaba bu kadar öngörüsüzlükle...
1
75
Tüm dünyada aşırı bir "koruma" adı altında otoriterlik başladı. İngiltere bu işin bayrak taşıyanı, Türkiye'deki çıkacak sosyal medya kanunu da bundan bağımsız düşünmek yanlış olur
🔴#SONDAKİKA | İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 16 yaş altına sosyal medya yasağı ve oyun ile canlı yayın platformlarına yeni kısıtlamalar getirecek düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Açıklamanın öne çıkan noktaları: • 16 yaş altındakilerin ana sosyal medya platformlarının tamamını kullanması yasaklanacak. • Yasak kapsamına “Snapchat, TikTok, YouTube, Instagram, Facebook ve X gibi platformlar” dahil edilecek. • WhatsApp ve Signal gibi mesajlaşma uygulamaları yasak kapsamında olmayacak. • Çocukların, yasak kapsamına girmeyen oyun uygulamaları gibi platformlarda yabancılarla sohbet etmesi ve canlı yayın açması engellenecek. • Bu özellikler 16 ve 17 yaşındakiler için de varsayılan olarak kapalı olacak; ayrıca sokağa çıkma yasağı benzeri bir saat kısıtlaması değerlendiriliyor. • 18 yaş altı için “romantik chatbotlar” yasaklanacak, yapay zekâ sohbet botlarına ise kısıtlama getirilecek. • Başbakan, düzenlemeleri yıl sonundan önce yasalaştırmayı hedefliyor. • Çocuklar yasağı aşmayı başarırsa cezalandırılmayacak; yasağın uygulanmasından platformlar sorumlu olacak. • Başbakan, bunun ifade özgürlüğüne karşı olmadığını, çocukları korumaya yönelik olduğunu söyledi.
1
1
4
203
2026 Yılı Türkiye'sinde itler insan parçalıyor çok şükür(!)
Jun 14
HASSAS | Afyonkarahisar’da başıboş köpek, dinlenme tesisine gelen kadının kolunu kopardı.
1
2
251
Golden Tempo acayip bir at cidden, şu yarış tarzı çok özel...
Just weeks after winning the Kentucky Derby, Golden Tempo has won big again. The colt captured the 158th Belmont Stakes on Saturday at Saratoga, after his team chose to skip the Preakness Stakes and give him extra time to rest rather than pursue horse racing's Triple Crown.
1
1
240
Derby Belmont yapmak herkesin harcı değil, hele bir de Derby'de 22'ye 1 orandan sonuncu sıradan gelmek...
1
101
Preakness'a gitse Napoleon Solo'yu rahat yenerdi bence 2 senedir Derby'i kazananların Preakness'a gitmemesi de ayrıca sorgulanmalı
52
Ne yazmışsın be Dzeko, ağlattın lan beni...
Edin Dzeko, Bosna Hersek'teki çocuklara muhteşem bir mektup yazdı. "Bosna Hersek'teki sevgili çocuklar, sizin için bir mesajım var. Hiçbir şey imkansız değil. Hiçbir şey. Bosna Hersekli olduğumuz için şanslıyız. Bunu hayalini yaşayan bir adam olduğum için söylemiyorum, ayrıca savaştan kurtulmuş bir çocuk olarak da söylüyorum. Bambaşka bir kaderim olabilirdi. Saraybosna'daki o günler hakkında konuşmayı sevmiyorum ama o günleri anlamanız çok önemli. Başladığında 6 yaşındaydım. Sirenlerin çaldığı ilk anı hatırlıyorum. Annem beni aldı ve ayakkabılığın arkasına saklandık. Bu birinci gündü. Dört yıl boyunca sürdü. Ne olduğunu tam olarak anlamamıştık ama her günümüz korkunç geçiyordu. Evimiz kalmak için tamamıyla güvensiz hale gelince, dedemlerin yanına taşındık. 40 metre kare bir evde 15 kişiydik. Hepimiz yerde uyuyorduk. Birlikte Monopoly oynardık. Dışarı çıkmak tehlikeliydi çünkü her yerde keskin nişancılar bekliyordu. Kuzenlerimle birlikte yere oturur, saatlerce oynardık. Sirenleri ve bomba seslerini duyardık. Bazen yer sallanırdı. Oynarken birkaç dakikalığına savaşı unuturduk. Sadece bir anlığına çocuk olmamıza izin vardı. Dışarıda futbol oynamak istiyorduk ama her gün dışarıda masum insanların ambulanslarla hastaneye götürüldüğünü görüyorduk. Peki ya bir çocuğu dört yıl boyunca bir evde nasıl tutabilirsiniz? Tabii ki tutamazsınız ve büyüklerimiz de bunu biliyordu. Nadiren de olsa etraf sakin göründüğünde, annem dışarı çıkmamıza izin verirdi. Çıkardık ve mahalledeki diğer çocuklarla futbol oynardık. Annemin o anlara bakışlarını asla unutmayacağım. Yüzünde bir gülümseme vardı çünkü futbol oynarken beni görünce mutlu oluyordu. Ama gözlerine baktığımda da ne kadar korktuğunu görüyordum çünkü eve geri dönemeyebilirdim. Zaman zaman suyumuz biterdi. Kovalarımızı alır ve sıraya girerdik. Elektrik yoktu, dolayısıyla asansör de. O kovaları taşırdık. Üçüncü kat, dördüncü kat... 6 kat daha kaldı... Saraybosna'daki en zayıf çocuk bendim. Yemek de bizim için problemdi. Ailelerimiz bunun için hayatlarını riske etti. Bazen yemek dolu kutular gökyüzünden bırakılırdı, sanki sihirmiş gibi... Nereden geldiğini bilmezdik, umurumuzda da değildi. Tatları inanılmazdı. Her gün aynı şeyi yediğinde, fıstık ezmesi gökten gelen bir hediyeymiş gibi oluyor. Günün sonunda, bir şekilde hayatta kaldık. Geri dönüp baktığımda ne kadar güçlü olduğumuza dair şoka giriyorum. Küçücük çocuklardık. Onlarca masum insan öldü. Ne için? Para için. Güç için. Ego için. Yani hiçbir şey için. Bugün haberlerde savaş gördüğümde berbat hissediyorum. Bunun hiçbir yerde yaşanmasını istemiyorum. Ama nedense yetişkinler bunu asla öğrenemiyor. Savaş bittiğinde 10 yaşındaydım. Futbolcu olmak gibi bir planım yoktu. İmkansız geliyordu, bu konuda hayalim bile yoktu. Her şey paramparça edilmişti. Futbolu sadece sevdiğim için oynuyordum. Babam eskiden ekmek taşırdı. Ben ilk kulübüme katılınca, işine aralar verir ve beni götürüp getirirdi. Yoldayken bana hep 'kibar ol, herkese aynı şekilde davran, nereden oldukları ve ne yaptıklarının önemi yok' derdi. Bunu asla unutmadım. O da alt liglerde futbol oynamıştı, benim kahramanımdı. Arabadan indiğimde bana muz verirdi ve 'iyi şanslar oğlum' derdi. Hafta sonları televizyonda birlikte maç izlerdik. O dönemde Serie A en iyi ligdi. Shevchenko'yu duydunuz mu? Ona bayılırdım. İtalya'yı çok severdim. Dünyanın öbür ucundaki bir peri masalı gibi gelirdi. Orada futbol oynamayı hayal bile edemezdim. Zeljeznicar'ın A takımında futbol oynamak tek hedefimdi. Hocalarımdan biri bana Sheva diye seslenmeye başladı çünkü sarışındım ve çok gol atıyordum. Hoşuma gitmişti. 19 yaşındayken bir başka hoca geldi ve beni Çekya'ya götürmek istediğini söyledi. Bosna'dan ayrılmak istemedim ama oraya gidersem hayalimi gerçekleştirme ihtimalimin daha yüksek olduğunu söyledi. Dürüst olmak gerekirse hayalimin ne olduğunu bile bilmiyordum. Sadece daha iyi olmak istiyordum. Bedenimin en güçlü tarafı zihnim. Teplice'ye gittiğimde kendime şöyle dedim: "Edin, bu adamlardan daha çok çalışmalısın yoksa seni gönderirler." Beni 25.000 Euro'ya almışlardı. 2 yıl sonra Wolfsburg'a imza attım. Milan'la karşılaştık, Sheva ile forma değiştim. Sonra Manchester City beni 37 milyon Euro'ya satın aldı. Sonra Roma'ya gittim. Savaşta büyümüştüm. Gerçekten bir peri masalı yaşıyordum. Hiçbir şey imkansız değil. Bosna'yı Dünya Kupası'na götürmek bile. 2014'ü hatırlıyor musunuz, çoğunuz doğmamıştınız bile. İlk kez Dünya Kupası'na o yıl gitmiştik. Hayatlarımızın en iyi günüydü. Litvanya'daki eski bir stadyumda eleme maçı oynamıştık. Hakem son düdüğü çaldı, Bosnalılar sahaya girdi. 2 metrelik duvarı aşmışlardı. İçimden 'delirmişler' demiştim. Sonra diğerlerinden daha yavaş şekilde koşan bir adam gördüm. Gözünde yaşlarla bana doğru geliyordu. Babamdı. 'Baba, ne oldu?' dedim. 'Duvardan atlarken ayağımı incittim ama problem yok, acı hissetmiyorum' dedi. Sarıldık ve ağladık. Ne yazık ki Brezilya'da şans bizimle değildi. Bunu hatırlamıyorsunuz ama Nijerya'ya karşı bir gol atmıştım, sayılmalıydı. O gün VAR yoktu ve gruplardan bu yüzden elendik. Ama bizim küçük ülkemiz Maracana'da sahaya çıkmıştı. Dünyaya kim olduğumuzu göstermiştik. Şimdi ise geri dönüyoruz. Komik olan ne biliyor musunuz? Martta 40 yaşına girdim ve kutlamadım. Müslümanım, o dönem Ramazan ayıydı ve bizim de Galler ve İtalya karşısında bir işimiz vardı. Ben de şöyle düşündüm, madem öyle o zaman ben bu maçları partiye çevireceğim. Galler karşısında 85. dakikaydı ve skorborda baktım, 1-0 gerideydik. Tek hissettiğim şey panikti. Zamanımız bitiyordu. Sonrasında bir korner oldu. Beni sıska bir adam marke ediyordu. 'Harika' dedim. Topu ağlara gönderdim, sevindim ve aklıma şu geldi: "Daha önce 4 kez seri penaltı atışlarına çıktım, hepsini kaybettim." Şükürler olsun ki gençler nasıl penaltı atılacağını biliyordu. Biz veteranlar gibi çok düşünmüyorlar. Sonra İtalya'yla oynadık. Donnarumma'dan korkuyordum. Çok büyük. Ona penaltılarda gol atıp atamayacağımı bilmiyordum. Sağ omzumu da incitmiştim ve kenara gelmiştim. İlk penaltımızı izleyemedim çünkü kolumu sargıya alıyorlardı. İzleyemedim ve golü attık. O an dedim ki, belki de izlememeliyim. Sadece tribünün sesini takip edeyim. Halkımı dinleyeyim. İtalya kaçırdı, taraftar golü attığımız andan bile daha çok ses çıkardı. Sonra bir kez daha kaçırdılar. Sadece dua ediyordum. Gördüğüm tek şey hocalarımızın sırtlarıydı. Esmir topu aldığında, hocamız da arkasını döndü ve 'Ben de izleyemiyorum' dedi. Geldi, bana sarıldı. Kafalarımızı birbirimize yasladık, gözlerimizi kapattık ve sadece dinledik. Sonra da duyup duyabileceğimiz en büyük gürültüyü duyduk. Buraya gelmek hiç kolay olmadı. 40 yaşına geldiğinizde, sırtınız acı içinde bağırabiliyor. Siz de ağrı kesicilere koşuyorsunuz. Ama bedenim ne zaman bu işi bırakmak isterse istesin, her zaman kaçırdığım kutlamaları, ailemden uzak geçirdiğim o günleri, kaçırdığım yaz tatillerini düşünüyorum. Mental olarak bu çok zor. Eleştiriler hala can yakıyor ama sahaya çıktığımda hala çocuk gibi hissediyorum. Sizler gibi. Karnımda kelebekler uçuşuyor. Eve her geldiğimde de şunu düşünüyorum: Değdi. Her şey değdi. Kötü anlar olmadan, iyi anlar gelmez. 20 yıldır Bosna'dan uzağım. Bosna'dan uzak kaldıkça, sevgim artıyor. Bu 20'nin 9'u İtalya'daydı. Çocuklarım Roma'da doğdu. Orası hala benim ikinci evim ama ne zaman Saraybosna'yı ziyaret etsem, annem yemek pişiriyor. Herkes orada. Ben de çok mutluyum. Bosna formasını giymek, kalbimi farklı attırıyor. Halkım için oynuyorum. Saraybosna'nın sokaklarındaki çocuklar için oynuyorum. Sahip olduğumuz farklı kültürlerden ve farklı dinlerdeki insanlar için oynuyorum. Bizim ülkemizi güzel yapan şey bu. Hala bazı insanlar bizi ayırmaya çalışsa da... Asla başarılı olamadılar. Benim sayemde değil. Yetişkinler sayesinde de değil. Biz asla öğrenemiyoruz. Sizin sayenizde çocuklar. Bana son bir iyilik yapın tamam mı? Saraybosna, Roma ya da St. Louis, nerede yaşarsanız yaşayın; ister Müslüman, ister Musevi, ister Katolik, ister Ortadoks olun. Nereden geldiğinizi asla unutmayın. Bosnalısınız. Dünya ayaklarınızın altında. Hepinizi çok seviyorum. Sevgilerimle, Edin."
1
5
325
Birazcık futbolla aranız varsa bunu okuyun, bir daha olsa bir daha okurum
1
79
Sağdaki takım cidden soldakinden iyi mi
7
3
6,273
26 kişi, içinde emniyet müdürü ve komiserler de var. 2018'den beri @EthemBuyukisik tek başına uğraşıyor bu işte. Hiçbir suçu günahı olmayan tanımadıkları bir çocuğu öldürüyorlar üzerine intihar süsü verip emniyetinden, bilirkişisine oradan yargısına herkesi ayarlıyorlar
Dorukhan Büyükışık cinayetinde 26 şüphelinin tamamı tutuklandı. (NTV)
1
5
520
1- Bu olayın altında ne yatıyor, 3 tane taşeron işçiyi korumak için bu kadar zahmete girilir mi 2- Kamudaki çürüme ne durumda, herhangi bir inşaat firması bu kadar kişiyi kendisine suç ortağı nasıl yapabiliyor
1
1
165
Son olarak kendisini zerre sevmesem de Akın Gürlek çözün demese ''Gülistan Doku'' ve ''Dorukhan Büyükışık'' cinayetleri neden çözülmüyordu, bunların üzerini kim kapatıyordu. Bunlar öyle geçilecek basit konular değil bu seviye bir yolsuzluk olacak iş değil, bugün biz yarın siz...
2
273
Kuzey İrlanda ve tüm Birleşik Krallık karışacak, kontrolsüz göçün sonucunun aşırı sağ ve radikal bir ırkçılık olacağı çok barizdi
🚨Nightmare in Belfast Northern Ireland The horrific video shows a Black African migrant stabbing a White British man in the face and neck multiple times while he lies on the street. The knifeman screams in an unknown foreign language as he attempts to behead the victim. Bystanders were slow to react but eventually started hitting and kicking the terrorist in the head until police arrived. The victim was rushed to hospital with life-threatening injuries and remains in critical condition. UK Police (PSNI) have refused to release the attacker’s identity, nationality, or immigration status despite the graphic footage going viral. This has triggered massive outrage over Two-Tier Policing, mass migration failures, and Keir Starmer’s Labour government, which is now pushing Digital IDs and anti-free speech online censorship. Earlier today Labour got hit with 4 separate Community Notes for trying to use their under-16 social media ban to install spyware on British phones. Massive protests are being planned across Ireland, Northern Ireland, Scotland, Wales, and England. The UK was already a powder keg after Henry Nowak… this Belfast video is the fuse. x.com/europa/status/20641342…
3
459
Bunu diyeceğim aklıma gelmezdi de hesap spamlanıyor galiba, yorumlarım gözükmüyor. Like, yorum herhangi bir şekilde etkileşim verebilir misiniz
25
1
21
986
Türkiye don lastiği gibidir, döner dolaşır aynı yere gelirsin...
Türkiyenin en önemli 6 koltuğuna(cb,en büyük iki kulüp, en büyük üç parti) oturanların 2018le aynı olması
1
220
Apayrı bir rezillik, bu ülkedeki siyasetten ve düzenden boşuna tiksinmiyoruz, sadece utanç. Şuradaki süreçte ceza alan ya da ihraç edilen 1 tane eski yeni belediye personeli yok, boşuna A*P ve onun kırmızısından tiksinmiyoruz youtu.be/k9x8mpd1cMw?si=8jg2…
1
2
219
@herkesicinCHP sizden bahsediyorum ha, anlamazsınız belki
95
Bu kurumun oyunlarından midem bulanıyor, şunlara karşı durmak hayalimdir tebrik ederim Yalçın Hocam elinize sağlık
15
2,200
Yüksek Barajlı D'Hondt sistemi kadar boktan bir oy sistemi yok. Türkiye'de iki tane örneği var 5 oyla meclisin ezici çoğunluğunu alan parti biri 1997 ANAP, diğeri de 2002 A*P...
1
307
Koyuyorsun  barajı kimse meclise giremiyor, oylar tekrar dönüyor barajı geçenler arasinda paylaştırılmaya. Bir de sistem zaten 1.'ye yarar sağlıyor, harika
1
266