Pan, tüm doğayı, vahşi yaşamı, şehveti, bereketi ve evrenin birliğini (Yunanca "Pan" kelimesi "Her şey / Bütün" anlamına gelir) temsil ediyordu. Pan’ın ölümü, doğanın kutsallığını kaybettiğinin, nehirlerin, ağaçların ve dağların içindeki o ilkel "ruhların" (perilerin/nympha’ların) sustuğunun ilanıdır.
Plutarch’ın bu ölüm haberini tarihlendirdiği dönem (İmparator Tiberius dönemi), tam olarak İsa Peygamber’in çarmıha gerildiği döneme denk gelir. Hristiyan teologlar (örneğin Eusebius), Pan’ın ölümünü "Eski pagan tanrılarının ve şeytani güçlerin İsa'nın gelişiyle yok olması" olarak yorumlamışlardır.