TÜRKER BEY'DEN KEYİFLİ BİR YAZI DAHA
Beyin, gerçekliği bir fotoğraf gibi kaybetmiyor. Gerçekliğin bağlantı haritalarını oluşturuyor.
Yaşam ise her düzeyde aynı ilkeyle işlemektedir. Bağlantılar güçlendikçe anlam derinleşir, anlam derinleştikçe yeni olanaklar doğar.
YAPAY ZEKÂ, BEYİN VE YAŞAMIN AĞI (1/2)
Bağlantısallık Bilimi Perspektifinden Yeni Bir Paradigma
Bilim tarihi zaman zaman bazı kavramları yeniden düşünmek zorunda kalır.
Atomun bölünemez olmadığı,
genlerin yalnızca DNA dizilerinden ibaret bulunmadığı,
evrenin durağan olmadığı nasıl anlaşıldıysa;
bugün de zekânın yalnızca tek tek bileşenlerin toplamı olmadığı giderek daha açık biçimde görülüyor.
Neuron dergisinde yayımlanan yeni bir makale (künye ekteki mesajda), yapay zekâ ile beyin bilimlerinin kesişim noktasında duran önemli bir soruya odaklanıyor:
Zekâ nerede ortaya çıkar?
Nöronlarda mı?
Yapay sinir ağlarındaki parametrelerde mi?
Yoksa bunların oluşturduğu daha üst düzey örgütlenmelerde mi?
Makalenin yanıtı oldukça net:
Zekâ, tek tek parçaların içinde değil, parçalar arasındaki ilişkilerden doğan yeni örgütlenme düzeylerinde ortaya çıkmaktadır. (ScienceDirect)
Bu sonuç, aslında Bağlantısallık Bilimi’nin uzun süredir dile getirdiği temel ilkeyle büyük ölçüde uyumludur:
Varlıkların anlamı parçalarında değil, bağlantılarındadır
Şemalar: Yaşamın Bilgi Örüntüleri
Makalenin merkezinde “şema” (schema) kavramı bulunuyor.
Şema; tekrar eden deneyimlerden ortaya çıkan,
geleceği anlamlandırmayı kolaylaştıran,
soyut bilgi örgüleridir.
İnsan beyni yaşadıklarından şemalar oluşturur.
Bir çocuk yüzlerce farklı köpek görür ve sonunda “köpek” kavramını öğrenir.
Bir cerrah binlerce ameliyat deneyiminden sonra yalnızca anatomiyi değil, ameliyatın örüntüsünü de görmeye başlar.
Bir müzisyen notaları değil, melodik yapıları algılar.
Şema tam olarak budur:
Bilginin bağlantılarından ortaya çıkan yeni bir organizasyon düzeyi.
Makalenin dikkat çekici yanı, benzer süreçlerin büyük yapay zekâ modellerinde de ortaya çıktığını göstermesidir.
Yapay zekâ milyonlarca örnek üzerinden eğitildikçe yalnızca veri depolamaz.
Veriler arasındaki ilişkileri öğrenir.
Ve sonunda bu ilişkilerden yeni soyut yapılar oluşur. (ScienceDirect)
Bağlantısallık Bilimi Ne Söylüyor?
Bağlantısallık Bilimi açısından bakıldığında burada şaşırtıcı olan hiçbir şey yoktur.
Çünkü yaşamın temel özelliği budur.
Bir hücreyi oluşturan moleküller tek başlarına canlı değildir.
Canlılık, onların kurduğu ağdan ortaya çıkar.
Bir nöron düşünmez.
Düşünce, nöronların oluşturduğu bağlantısallıktan doğar.
Bir insan tek başına kültür yaratamaz.
Kültür, insanların oluşturduğu toplumsal ağlardan doğar.
Yaşamın her ölçeğinde aynı ilke görülür:
Yeni özellikler parçaların toplamından değil, ilişkilerinden ortaya çıkar.
Bilim buna emergence (belirme) diyor.
Bağlantısallık Bilimi ise bunu yaşamın temel örgütlenme ilkesi olarak görüyor
Beyinden Yapay Zekâya
Makale, yapay zekâ ile beyin arasında yeni bir ortak dil kurulabileceğini savunuyor.
Bu ortak dilin merkezinde “soyutlama düzeyleri” bulunuyor.
Bir beyni yalnızca iyon kanalları düzeyinde açıklamaya çalışmak nasıl yetersizse;
bir yapay zekâyı yalnızca milyarlarca parametrenin toplamı olarak görmek de yetersizdir. (ScienceDirect)
Çünkü anlam daha yukarıdaki organizasyon katmanlarında ortaya çıkar.
Bu durum nörobilim açısından da önemlidir.
Son yıllarda hipokampusun deneyimlerden soyut temsiller oluşturduğunu gösteren çalışmalar yayımlanıyor. İnsan beyni yalnızca olayları depolamıyor; olaylar arasındaki ilişkileri de kodlayarak bilişsel haritalar oluşturuyor. (Nature)
Başka bir ifadeyle;
beyin gerçekliği fotoğraf gibi kaydetmiyor.
Gerçekliğin bağlantı haritalarını oluşturuyor
Yaşamdaşlık Kültürü Açısından Anlamı
Burada Yaşamdaşlık açısından önemli bir sonuç ortaya çıkıyor.
Eğer zekâ bağlantılar içinde ortaya çıkıyorsa;
insanlığın geleceği de yalnızca bireysel başarılarla açıklanamaz.
Bilginin,
kültürün,
ekonominin,
bilimin,
hepsi ağlar içinde gelişir.
Bir üniversiteyi değerli yapan binaları değildir.
İnsanları arasındaki bilgi akışıdır.
Bir şehri yaşatan yolları değildir.
İnsanların kurduğu ilişkilerdir.