ÇIPLAK ARAMA İŞKENCEDİR, kime yapılırsa yapılsın karşısında durmak insan olmanın gereğidir…
Ses verin ❗️
"...Bildiğiniz gibi, kuyu tipi denilen bu hapishanelerde yaşamak imkansız. İnsan kuyuya atılmış gibi hissediyormuş. Orada kalanların mektuplarından biliyoruz. Düşünüyorum da kuyuya atılsam, o kuyunun diplerinden ne kadar bağırsam kimse sesimi duymaz. Sesim duvarlara çarpıp bana geri döner, yine kendi başıma kalırım. Kafamı kaldırsam daracık mavilik görünür çok uzakta. Güneş nasıl ulaşsın onca derin bir yere? Peki güneşsiz yaşar mı insan?
Doğrusunu isterseniz ben çok üşüyen biriyim ve bugün bahar güneşi vardı bulunduğum hapishanede. Kuyulardan direkt buraya geçtim ama anlatmak istedim. Bugün güneş penceremizden içeriyi iyice ısıtmış, aydınlatmıştı. Isınmak için pencereye yapıştım diyebilirim çünkü havalandırmamız açık değildi. Sadece 2 ve 4 arası açık oluyor, ağırlaştırılmış olduğum için. Düşünün, bulunduğum hapishane kuyu tipi değil ama burada bile güneş ne kadar hayati. Böyle de olsa güneşten yararlanabiliyorum. Pencereleri demir dışında sık dokunmuş tellerle kaplı. Hava akımı bile yok. Personelle sadece diyafon aracılığıyla iletişim kuruluyor. İnsan yüzü görememek ne demek? İnsanın yavaş yavaş kendine yabancılaşması değil midir?.."
Ayten Öztürk-Kandira F1 hapishanesi-Kuyuların dibinden gelen sesler-79