İşte o söz ve göreve güvenerek Türk Milletini aşağılayacak kadar cesur olabiliyorlar.
■Kilis’ten bir dostla konuştum. Bana dedi ki;
“Kilis artık bizim değil. Azınlık kaldık. Kilis esnafı, vergiye tabi olmayan Suriyeli esnafa yenildi.
■Tek tek kapandılar. Burada artık ticaret Suriyelilerin eline geçti.
■ Kilis eğitimde iller arasında 4. Olmuştu. Şimdi eğitim kalitesi sıfırlandı.
■ Okullar Arap okulu oldu.
■Çocuklarımız eğitim alamıyor.
■Suriyeli gençler 30’lu, 40'lı gruplar halinde geziyor. ■Kilisliler kızlarını, eşlerini eve kapattı. Dışarı çıkmaya, çıkarmaya korkuyorlar.”
■İşte size açık bir ihanet tablosu…
■Bu mandacı kafalar, bilerek, isteyerek ülkemizi işgal ettirdiler.
■Basının satılık kalemleri, lejyoner askerleri, Türk düşmanı devşirmeler bu işgale karşı çıkanları “faşist” olmakla suçlayıp, bastırmaya çalışıyor.
■Mütareke basını, devşirilmiş kalemler görevini yapıyor.
■Türk düşmanlıklarını, yani faşist duygularını “hümanist” ayaklarıyla kapatmaya çalışıyorlar. ■Bunlar Turuncu Darbenin kiralık askerleri, küresel çetenin lejyoner kalemleridir!. Emperyalizmin, Siyonizmin alanlarıdır. Sakın susmayın!. Düşmana asker olan hainlerin karşısına gururla dikilin!.
■Tükürülecek suratı olanları bir varlık yerine koymayın! Küçümseyerek bakın suratlarına(ki zaten çok küçükler)!
■Türk Milleti’nin düşmanı benim de düşmanımdır! Üstelik açık düşmandan bin beter, yaşadığı ülkeyi emperyalizme pazarlayan aşağılık kimliklerdir.
■Bu ülkede paralı paramiler oluşumlar yeşillik olsun diye kurulmadı.
■Kurmayı planladıkları, Türk’ü Anadolu’da yok edecek “Anadolu İslam Federe Devleti”ni ilan ederken bir dirençle karşılaşırlarsa, kullanacakları silahlı paralel yapılardır.
■1915 öncesi, Türkler yoksul ve cahil bırakılmıştı.
■Ağır vergiler altında inleyen bir Anadolu halkı vardı.
■ Parası yoktu, yönetimde söz sahibi değildi. Savaştan savaşa sürülen, insan ambarı olarak kullanılırdı. ■Anadoluda Türkler kıyıma varan şekilde erkeksizleşiyordu.
■Para ve silah azınlıkların elindeydi. ■Emperyalist ülkeler Gragoryan olan Ermenilerin dinini üçe böldü.
■Dini inanışları bölünen Ermenilerin bir çoğunu emperyalist hesapları için kullandılar.
■İngiliz, Fransız, Rus lejyonerliğine soyunan Ermeniler, silahsız ve erkeksiz, kadın-çocuk ve yaşlı erkeklerin olduğu köylere saldırdı.
■Kadın, çocuk… Hepsini samanlıklara doldurup yaktı.
■Canlı canlı kuyulara doldurdu.
■Tecavüz sıradan olaylardı.
■Yabancı bütün kaynaklarda bu kayıtlar var. ■Vahşetin boyutunu anlamak isteyen Karabağ Soy kırımına baksın.
■Doktor olduğunu söyleyen aşağılık bir yaratık, bir Türk çocuğunun derisini canlı canlı yüzüp, kaç dakika yaşadığına bakmış.
■Bu vahşet Rus ordusuna dayanarak yapıldı.
■O Rusya utanmadan “sözde soykırımı" meclisinden geçirdi.
■Gülerek ölmek sözünün ne anlama geldiğini biliyor musunuz?
■Lejyoner Ermenilerin el ve ayaklarından canlı canlı çivileyip güneşin altına koyduğu Türklerin ölürken yüzünün güler gibi gerilmesinden dolayı söylenmiştir.
■Emperyalizmin yeni lejyonerleri Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türk Milleti’ne iftira atacak kadar cesaretliler. Onlara bu cesareti veren "LEJYONER SİYASETÇİLERDİR"
■Mandacı kafaların Uzlaşmacı ve teslimiyetçi anlayışıdır.
■Bu isimleri asla unutmayın!
■“Tarihçi Ümit Doğan uyarıyor:
■Abdülhamid döneminde toprak satılarak Filistin'e yerleştirilen Yahudiler, işe ruhsatsız olarak ev, dükkan, fırın, mağaza vb. inşa ederek başlamışlardı.
■Bugün orada İsrail Devleti var.
■Tarih, ders çıkarılması gereken bir bilim dalıdır.
■Sığınmacı sorunu acilen çözülmelidir.”
■Bu uyarıya kulak vermek için Türk olmak gerekir!
■Kaderini, sevincini, acısını Türk Milletinin kaderi, acısı ve sevinciyle birleştirmek gerekir! Ülkü birliği gerekir!
■Sanmasınlar ki Türk Milleti teslim olacaktır. Sanmasınlar ki Türk Milleti kendine biçilen kefeni giyecektir.
■