Bugün 28 arkadaşımla birlikte Parti Meclisi üyeliğinden istifa ettim.
Bu karar benim için bir yönüyle çok zor, diğer yönüyle ise bir zorunluluktu. Zordu; çünkü 38. Kurultay’da hiçbir listede yer almadan, kurultay delegelerimizin özgür iradesi ve serpme oylarıyla Parti Meclisi’ne seçilmiştim. Bu nedenle bu görevi, bana güvenen örgütümüzün emaneti olarak gördüm.
Zorunluluktu; çünkü parti içi hukuku, örgüt iradesini ve demokrasiyi yok sayan bir anlayışın parçası olmayı kabul etmem mümkün değildi.
Yargıyı siyasetin aparatı haline getiren AKP iktidarına bugüne kadar hiç boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesini, örgütün, üyelerin ve halkın vicdanında aramaya devam edeceğiz.
Biz; makamlara değil demokrasiye, hukuka ve örgüt iradesine sahip çıkanlarız. Meşruiyetini üyelerinden ve halktan alanlarla birlikte tarihin doğru tarafında duranlarız.
İktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürecek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden halkın umudu, halkın gücü ve halkın partisi yapacağız.
Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz!