Joined September 2015
3,594 Photos and videos
Pinned Tweet
BİR ÜLKE VARDI Hemşireler kapı kapı gezip mamanın çocukları daha zeki yaptığını, anne sütünün ise zararlarını anlattılar.  Anneler kendi sütlerini kesip o mamaları çocuklarına yedirdiler.  Ne de olsa devletin kapısına gönderdiği "okumuş" insandan daha iyi bilecek değillerdi ya
173
2,574
6,527
Ahmet Fatih Hatunoglu retweeted
Evet haklıydık ve her geçen gün haklılığımız daha çok ortaya çıkıyor. Yeni bir FDA veri raporu, Covid aşısının 25 büyük yan etkisi olduğunu bildiklerini ve bunu halktan gizlemek için komplo kurduklarını gösteriyor. Senatör Ron Johnson'ın Senato PSI Çoğunluk Personeli Ara Raporu, FDA veri madenciliği ve Dr. Ana Szarfman'ın Mart 2021 analizine ilişkin olarak yayınlandı. Standart FDA sisteminde bir "maskeleme" vardı; Pfizer ve Moderna'dan gelen sinyallerin birbirini etkisiz hale getirdiği bildiriliyor. Yani yalan söylediler ve yan etkileri halktan gizlediler ve size 0 güvenli ve etkili olduğunu söylediler. Tüm listeyi sizin için karşılaştırdım: Nörolojik ve Disotonomi • Bell felci (Bastırılmış Sinyal) • Parestezi kulak (Bastırılmış Sinyal) • Bradikinezi (Bastırılmış Sinyal) • Bazal gangliyon felci (Bastırılmış Sinyal) • Serebral arter tıkanıklığı (Bastırılmış Sinyal) • Talamik enfarktüs • Sinüs ritmi anormalliği • Agonal ritim • Diyafragmatik spazm • Demans (Pfizer) Kalp • Ani kalp ölümü (Bastırılmış Sinyal) • Akut sol ventrikül yetmezliği (Bastırılmış Sinyal) • Diyastolik disfonksiyon (Bastırılmış Sinyal) • Ejeksi̇yon fraksi̇yonu anormalliği (Bastırılmış Sinyal) • Hipertansif acil durum (Bastırılmış Sinyal) • Sistolik kan basıncı değişiklikleri (Bastırılmış Sinyal) • Aort stenozu (Bastırılmış Sinyal) • Kronik kalp yetmezliği • Akut miyokard enfarktüsü (Pfizer, Moderna) • Anormal kardiyak telemetri (Pfizer) (Bastırılmış Sinyal) Vasküler ve Pulmoner • Pulmoner enfarktüs (Bastırılmış Sinyal) • Embolik inme • İskemik inme • Aort anevrizması rüptürü • May-Thurner Sendrom • Hipomagnezemi (Bastırılmış Sinyal) Diğer • Akut Kolesistit (Bastırılmış Sinyal) • AST/ALT oranı anormal • Mastoid bozukluğu • Kalp destek cihazı kullanıcısı • Beyin natriüretik peptidi artışı • Asemptomatik COVID-19 (Pfizer) (Bastırılmış Sinyal) FDA'nın standart analitik yönteminin, verilerdeki istatistiksel güvenlik sinyallerini "gizlediği" iddia ediliyor. Yani yalan söylediler.
2
6
164
Ahmet Fatih Hatunoglu retweeted
Kızılcık Şerbeti oyuncusu Ece İrtem, 35 yaşında hayatını kaybetti. Covit 19 aşıların yan etkilerinde kalp krizi beyin kanaması fırtınası başladı. Aşıların araştırılması #tbmm Görevidir. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. #kizilcikşerbeti #mügeanlı #AdaletiçinKademe
10
24
64
12,626
McDonald's davayı kaybetti Şef Jamie Oliver'a karşı açtığı davayı kaybetti; Oliver, sattıkları yiyeceklerin son derece zehirli olduğu için insan tüketimine uygun olmadığını kanıtlamıştı. Bu yaklaşık sekiz yıl önceydi ama kimse umursamıyor gibi. Şef Jamie Oliver, dünyanın en büyük fast-food zincirine karşı açtığı davayı kazandı. Oliver, hamburgerlerin nasıl yapıldığını gösteriyor. Oliver'a göre, yağlı et parçaları hidrojen amonyakla "yıkanıyor" ve daha sonra hamburger köftesi ambalajını doldurmak için kullanılıyor. TV sunucusu, bu işlemden önce bile bu etin insan tüketimine uygun olmadığını söylüyor. Gıda endüstrisine karşı çıkan radikal bir aktivist şef olan Oliver şöyle diyor: "Köpek maması olarak satılan ve daha sonra insanlara servis edilen etten bahsediyoruz. Etin kalitesine ek olarak, amonyum asit sağlığa zararlıdır." Oliver buna "pembe gübre işlemi" diyor. ➖Hangi aklı başında insan hidrojen amonyağa batırılmış bir et parçasını bir çocuğun ağzına koyar ki? Başka bir girişimde Oliver, tavuk nugget'larının nasıl yapıldığını gösterdi: "En iyi kısımlar" seçildikten sonra, geri kalan kısımlar yağ, deri, kıkırdak, gözler, kemikler, kafa, ayaklar, Canica adı verilen bir Mec-Split karışımına tabi tutuluyor. Bu, gıda mühendisleri tarafından kullanılan bir örtmecedir. ➖Koku giderici, ağartıcı, tazeleyici ve yeniden boyanarak elde edilen bu kan pembesi macun, daha sonra unla kaplanıp kızartılıyor. Normalde kısmen hidrojene edilmiş yağlarda, yani zehirli maddelerde kalıyor. Gıda endüstrisi, antimikrobiyal madde olarak hidrojen amonyum kullanıyor ve bu da McDonald's'ın hamburgerlerinde insan tüketimine uygun olmayan et kullanmasına olanak tanıyor. Ancak daha da endişe verici olan, bu hidrojen amonyum bazlı maddelerin, sağlık otoritelerinin onayıyla, dünya çapında gıda endüstrisinde "üretim sürecinin yasal bileşenleri" olarak kabul edilmesidir. ➖Bu nedenle tüketiciler, yiyeceklerinde hangi maddelerin bulunduğunu asla bilemeyeceklerdir. LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA BU SAHTE YİYECEKLERİ VERMEYİ BIRAKIN, ÇÜNKÜ ARTIK BİLİYORSUNUZ. business-on.de/ammoniumhydro…
2
65
103
2,450
Asil azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, atası ayrandır. Midemiz bulandı artık bu görmemişlikten...
Ülkede yokluktan gelip bir anda zengin olan öyle varoş bir kesim var ki, dünyadaki hiçbir şey umurlarında dahi değil. Tek aktiviteleri baby shower’lar düzenlemek, isim partileri yapmak ve 6 ay kınası organize etmek. O kadar sıkılmışlar ki...Hayatlarında hiç görmedikleri, kaynağı belirsiz bir para bir anda ellerine geçince bunu yönetemeyip nereye harcayacaklarını şaşırıyor ve sürekli bir eğlence partisi düzenliyorlar. Bu hayattaki tek başarıları, evlenip çocuk yapmak ve o çocuğa partiler düzenlemek üzerine kurulmuş. Hayali ve samimi olmayan arkadaşlarıyla sürekli birbirlerine gösteriş yapıp, bu tarz etkinliklerle adeta “Hangimiz daha görgüsüz ve cahiliz?” diye büyük bir yarışın içine giriyorlar. Umarım MASAK, bu etkinlikleri düzenleyen organizasyon şirketlerinden başlayarak, bu yolla para aklayan ve kaçıran herkesin kapısını en kısa sürede çalar.
2
7
26
758
Bizimde Gazze'de gördüğümüz tek şey var o da ŞeytanYahu...
1
4
12
337
Çocuklarımızın bir yarış atı gibi yarıştırıldığı, ezberi önceleyen, ahlak, bilgi, beceri ve karakter gelişimini ikinci plana iten eğitim sistemimiz içerisinde yarın LGS sınavına girecek başta kızım olmak üzere tüm öğrencilerimize gönülden başarılar diliyorum. Bahtsız bir dönemin öğrencileri olan tüm evlatlarımızın Rabbim emeklerini zayi etmesin, zihin açıklığı versin.
12
324
Milletin malına sahip çıkmak, siyasi tercih değil; Vatandaşlık görevidir. Türkiye'de satacak bir şey kalmadığı için Resmi Kurumların ve Bakanlıkların taşınmazları özelleştirme kapsamına alındı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla özelleştirmr kapsamına alınıp, Resmi Gazete'de yayımlanan çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların kararları. İlgili kararlar; ➖Sağlık Bakanlığı 17 Mart 2026, Karar No: 11079 ➖Millî Savunma Bakanlığı 26 Mart 2026, Karar No: 11106 ➖Dışişleri Bakanlığı 27 Mart 2026, Karar No: 11116 ➖Devlet Su İşleri 26 Mart 2026, Karar No: 11117 ➖Karayolları Genel Müdürlüğü 26 Mart 2026, Karar No: 11118 ➖Orman Genel Müdürlüğü 26 Mart 2026, Karar No: 11121 ➖Hazine ve Maliye Bakanlığı 26 Mart 2026, Karar No: 11122 Bir zamanlar fabrikalar satıldı. Limanlar satıldı. Şeker fabrikaları satıldı. Telekom satıldı. Araziler satıldı. Şimdi ise milletin vergileriyle edinilmiş, kamu hizmeti için kullanılan taşınmazlar satılıyor. Sormak gerekiyor: ➖Bu ülkenin birikimleri neden sürekli elden çıkarılıyor? ➖Bugünün bütçe açıklarını kapatmak için yarının Türkiye'si mi ipotek ediliyor? Devletin malı, iktidarların tasarruf edeceği şahsi mülk değildir. Devletin malı millettir. Satılan her kamu varlığı, aslında milletin ortak mirasından eksilen bir parçadır.
3
79
91
2,991
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi çıkıp diyor ki: "Erdoğan'a meşruiyet veriyoruz." Durup düşünmek lazım... Bir ülkenin Cumhurbaşkanı meşruiyetini kimden alır? Washington'dan mı? Büyükelçilerden mi? Yoksa milletten mi? Normal şartlarda bu sorunun cevabı açıktır. Meşruiyetin kaynağı Millettir, Sandıktır ,Hukuktur ve Anayasadır. Bu yüzden bir yabancı ülke temsilcisinin "meşruiyet veriyoruz" ifadesi kullanması son derece aşağılayıcıdır. Daha sonra "Ben aslında saygıyı kastettim" diye açıklama yapıldı. İyi de... Saygı demek istiyorsanız "saygı" dersiniz. İlişkileri geliştirmek istiyorsanız onu söylersiniz. Stratejik ortaklık kuruyorsanız onu ifade edersiniz. Ama "meşruiyet veriyoruz" dediğinizde işin rengi değişir. Çünkü meşruiyet, uluslararası ilişkilerde sıradan bir kelime değildir. Atanmış olmanın da bir ifadesidir. Bu sözün bana düşündürdüğü şey şudur: ABD, Erdoğan'ın uluslararası konumunu kendi çıkarları açısından güçlendiriyor. Ancak kimse unutmasın ki; Hiçbir büyükelçi, hiçbir yabancı devlet ve hiçbir küresel güç bu millete meşruiyet dağıtamaz. Meşruiyet Washington'dan değil, Milletten alınır.
8
45
72
1,587
Devletin vazgeçtiği her kamu alacağı, millet (bizlerin) adına vazgeçilmiş bir alacaktır...
2
26
53
2,376
Güçlü devlet olmak böyle bir şey. Küresel güç merkezlerinin talimatlarıyla hareket eden değil, dış baskılar karşısında eğilmeyen devlet gerçekten güçlüdür. Çünkü bağımsızlık, sadece sınırları korumak değil; kararlarını da kendi iradesiyle alabilmektir. Halimize bakın. Yazık.
1
6
11
621
Artık birilerini etiketlemenin bile bir faydası yok. Yine de vicdan sahibi insanlara duyurmak gerekiyor. Bakın buu kızların hayatı kaydı. Tecavüze, şiddete ve her türlü insanlık dışı davranışa maruz kalacaklar. Belki de geri dönemeyecekler. Ey ahali. Ya bu çocuklar sizin evladınız olsaydı? İsrail askerleri, Batı Şeria'nın Beitunia kasabasında Filistinli kız öğrencileri kaçırdığı görüntüler.
4
64
58
1,841
Müslüman veya başka bir dinden olması ne fark eder. Bunlar insan, bunlar topraklarında özgürce yaşayıp çocuklarını yetiştirmek isteyenler ve itrail tarafından sessizce idam ediliyorlar. Buna göz yumduğumuz gün bittik zaten,siz slogan atmaya,kürsü kabadayılığı yapmaya devam edin
3
28
38
1,238
Murat Bey, Bende nezaketiniz ve meseleyi ilmi bir zeminde tartışma gayretiniz için teşekkür ederim. Ancak kanaatimce burada birbirinden ayrılması gereken birkaç husus bulunmaktadır. Birincisi, Mecelle'de geçen bazı kaidelerin varlığı ile bunların Kuran ve Sünnette müstakil bir siyaset teorisi olarak yer alması aynı şey değildir. Mecelle, neticede beşer eliyle hazırlanmış bir hukuk metnidir. Değerlidir, önemlidir, istifade edilir. Fakat Kuran değildir, Sünnet değildir ve vahiy değildir. Bir hükmün Mecellede bulunması onun İslamın temel yönetim ilkelerinden biri olduğunu tek başına ispat etmez. İkincisi, "iki zarar çatışırsa daha hafif olan tercih edilir" kaidesi ile "siyasi hayatta sürekli ehven-i şer uygulanmalıdır" sonucu arasında ciddi bir fark vardır. Çünkü fıkıh kitaplarında geçen bu kaideler, genellikle zararların bertaraf edilmesiyle ilgilidir. Ancak günümüzde birçok kişi bu kaideleri kullanarak mevcut siyasi seçeneklerden birini dini açıdan zorunlu veya meşru göstermeye çalışmaktadır. Oysa burada cevabı verilmesi gereken soru şudur. ➖Bir tercih gerçekten ehven-i şer midir? ➖Yoksa birileri onu ehven-i şer olarak mı sunmaktadır? Asıl ihtilaf da zaten buradadır. Üçüncüsü, Hz. Yusuf As. örneğinin günümüz siyasi sistemlerine delil yapılmasını da problemli görüyorum. Çünkü Hz. Yusuf'un kıssasında Allahın vahiy ile desteklediği bir peygamberden bahsediyoruz. Bir peygamberin yaptığı tercihi, vahiy almayan insanların yaptığı siyasi hesaplarla aynı kefeye koymak usulen doğru değildir. Aynı şekilde Hudeybiye Antlaşmasıda doğrudan vahyin gözetiminde gerçekleşmiştir. Sonradan büyük bir fethe dönüşen bu anlaşmayı, bugün herhangi bir siyasetçinin tercihleriyle kıyaslamak sağlıklı değildir. Dördüncüsü ve benim asıl itirazımda buradadır. Kur'an'da müminlere emredilen temel ilke, şerlerden birini seçmek değildir. Temel ilke hakkı ayakta tutmak, adaleti tesis etmek, zulme meyletmemek ve Allahin indirdiğiyle hükmetmektir. Kuranın dili sürekli olarak hayrı emretmek ve şerden sakındırmak üzerinedir. Bu nedenle ehven-i şer kavramını, bazı zor ve istisnai durumlarda başvurulan fıkhi bir değerlendirme olarak anlamak mümkündür. Fakat bunu ümmetin siyaset anlayışının merkezine yerleştirmek, bana göre Kuranın ortaya koyduğu asli hedefleri geri plana itmektedir. Son olarak şunu ifade etmek isterim. Ben "iki zarar arasında daha hafif olan tercih edilemez" demiyorum. Benim itirazım, bu kaidenin zamanla bir yönetim felsefesine dönüştürülmesine ve her siyasi tercihin bu kavram üzerinden meşrulaştırılmasına yöneliktir ki öylede olmuştur ve olmaya devam ediyor. Bu tür yaklaşımlar zamanla bir kılıfa dönüşebilir. Suret-i haktan görünen bazı kimseler, toplumun inancını, itikadını, ahlakını, adalet anlayışını ve manevi değerlerini fark ettirmeden aşındırır. Çünkü tehlike çoğu zaman dışarıdan değil, senden gibi görünen, senin gibi namaz kılan, senin değerlerini savunduğunu söyleyen, lafta İslami, eylemde gayri İslami yapılar ortaya çıkar ve bizzat inançlı kadrolar eliyle bu yıkıma su taşınmış olur. Zira tarihte, İslam coğrafyasında nice toplumlar, karşısındaki düşman tarafından değil, kendi içlerinden çıkmış, kendilerinden görünmüş (Arabistanlı Lawrence'ler gibi) fakat başka hesaplara hizmet eden kadrolar eliyle yönlendirilmiş ve aldatılmıştır. Bu yüzden Müslüman için ölçü kişiler değil, hak ve adalettir. Bakınız, Allahın kitabında müminlere öğretilen şey, sürekli olarak daha az kötüye razı olmak değil, gücü yettiğince hakkın, adaletin ve hakikatin yanında durmaktır. Selam ve muhabbetle.
1
3
224
Vay beee... Birinci videoda ABD'nin Türkiye büyükelçisi Tom Barrack “1919’dan beri ulus-devletler tarafından engellendik. Türkiye, Osmanlı millet sistemine geçmeli.” diyor. İkinci videoda AKP eski milletvekili Mazhar Bağlı, Bu "Ulus Devleti Modeli" coğrafyamıza hem tarihsel, hem kültürel, hem de toplumsal olarak uymadı." diyor. Yani Türkiye, Osmanlı millet sistemine geçilmeli diyor. Kimler kimlerin projelerini yürütüyor. Her şey ortada değil mi? Allah-u Teala bize sadece iman edin demiyor, “düşünün, kıyaslayın, ibret alın ve akledin” diyor. Çünkü: 📌Zan ile değil, tefekkür ile hüküm verin. 📌Gözünüzle değil, basiretle bakın. 📌Parçaları birleştirin, görünmeyeni sezmekten çekinmeyin. Eğer akıl yürütürseniz bazı “zahiren” gözüken olayların aslında menfi atılmış adımlar olduğunu anlarsınız. Ve kimin kimlerle iş tuttuğunu da...
43
217
363
11,421
Yaaaa işte bizde komplo teorisyeniyiz değil mi? Kral Carls ve dijital kölelik sistemi...
7
48
96
4,022
Une religion mondiale occulte pour remplacer toutes les autres. Türkçesi; (Diğer Tüm Dinlerin Yerini Alacak Gizli Bir Dünya Dini) ifadesi Yeni Dünya Düzeni (New World Order) literatüründe sıkça kullanılan bir argümandır. Aslında hedef belli ama uyuyanlarda belli. :)))
1
2
7
383
Konu Kürt kadını olunca bazı maskeler çok çabuk düşüyor. Yahudi dönmesi Rahmi Koç, Kürt kadınını aşağılayan bir fıkrayı anlatıyor. Türkiye'nin son Başbakanı Binali Yıldırım ve davetliler ise kahkahalarla gülüyor. Rahmi Koç'un tiniyeti bellide, Binali sana ne oluyor? 📌Binali Yıldırım, Mart 2019 belediye başkanlığı seçiminde, Haliç kongre merkezinde, VİŞAD Genel Başkanı olarak şahsım, Van Vakfı Başkanı ve VanFed Başkanının olduğu özel dörtlü toplantıda ben Ağrılıyım, bende Kürdüm bana destek verin diye siyaset yapıyordunuz. Bende doğuluyum hemşehrinize sahip çıkın diyordunuz. ➖İki yüzlülüğünüzü o günde yüzünüze vurmuştum, Muş Vakfındaki toplantıda da vurmuştum. ➖Çünkü bu rezilliğiniz mimiklerinize yansıyordu. ➖Bu nasıl bir mezhep? Bir milletin kadınlarını alay konusu yapmak ne mizahın ne de nezaketin sınırları içindedir. Daha vahimi ise buna gülebilmektir. Çünkü bazen insanı ele veren söylediği söz değil, güldüğü şeydir. Kürt kadını; Türk kadınları ile birlikte bu ülkenin yükünü omuzlamış, evlat yetiştirmiş, toprağı işlemiş, gerektiğinde bedel ödemiş onurlu kadınların adıdır. Onları bir fıkranın malzemesi olarak gören anlayış, aslında kendi ahlaki ve kültürel seviyesini ortaya koymaktadır. Kürt kadınına yapılan saygısızlığa alkış tutanlar da, kahkaha atanlar da bilsin ki; bu toplumun hafızası vardır. İnsanlar söylenenleri de unutmaz, gülünenleri de... 📌Not: Rahmi Koç'un bu çıkışı kesinlikle planlıdır. Bir sonraki paylaşımda sebebini yazacağım.
1
11
24
2,828