Genel Başkan Yardımcımız ve Parti Sözcümüz Ömer Çelik:
Sayın Cumhurbaşkanımız konuştuktan birkaç dakika sonra soykırımcı hükümetin Başbakanı Netanyahu ve soykırımcı hükümetin üyeleri sürekli bir açıklama yapmayı bir adet haline getirdiler. Buradan anlıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın grup konuşmalarını anbean izliyorlar, birkaç dakika sonra da kendilerince cevap bizce hezeyan olan birtakım açıklamalarda bulunuyorlar.
Birincisi, Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var. Diyor ki, “İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur.” Yani bu dünyanın en büyük yalanıdır, bu yaptığı açıklamada kullandığı ifade. Yeryüzünde Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna dair inanacak hiç kimse yoktur.
İkincisi, Türkiye'yi Kürtlere soykırım yapmakla suçluyor. Bu tabii onun sık sık kullandığı bir kara propaganda. Bunun tabii bir acısı var, o da şu: İran'a saldırdıklarında İran'daki ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için bir lejyoner olarak kullanmaya çalıştılar. Irak'taki ve İran'daki Kürt kardeşlerimiz basiretli bir şekilde tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için sürekli olarak Kürt kardeşlerimizle Türkiye'yi karşı karşıya getirme gibisinden bir politikayı gütmeye çalışıyor, bunu tabii bazı Araplarla ilgili yapıyor, Dürzi kardeşlerimize ilgili yapıyor, Nusayri kardeşlerimiz, Alevi kardeşlerimizle ilgili yapıyor, bazı Şii kardeşlerimizle ilgili olarak bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına hiç kimse inanmıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke Netanyahu şebekesidir.
İçişleri Bakanımızın açıklamasını yayılmacılık ve işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışıyorlar, bununla hiçbir ilgisi yok. İçişleri Bakanımız her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Her Müslümanın kalbinde Kudüs sevgisi eşsiz ve biricik bir yer tutar ve burada İçişleri Bakanımız bunu sembolizm olarak ifade etmiş ve her Müslümanın kalbinde olan Kudüs sevgisinin kendi kalbindeki ifadesini de o sembolik ifadelerle ortaya koymuştur.
Dolayısıyla işgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikme Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Şimdi Gazze'yi işgal ediyor, bir türlü ikinci aşamaya geçilemiyor, Batı Şeria’ya aynısını yapmaya çalışıyor. Yeni siyasi hırsızlık diyebileceğimiz yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor, Litani Nehri’ne kadar Lübnan'ı işgal etti, oradaki Lübnan vatandaşlarını o bölgeden uzaklaştırdı, sonra bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir. İçişleri Bakanımızın o sözlerinden o anlamları çıkarmak son derece akıl dışıdır.
Burada acı olan Netanyahu hükümetinin bu soykırımcı bakanlarının kullandığı dille bazı içerideki muhalefet odaklarının aynı frekanstan bu konuyu ele almasıdır, bu son derece üzücüdür. Lütfen o muhalefet odakları İsrail'le o soykırımcı bakanın açıklamalarına baksınlar ve ondan sonra kendi yaptıkları açıklamaları yan yana koysunlar ve bu paralellik nasıl ortaya çıkmıştır, bunun siyasi sonuçları nedir, bunun ahlaki sonuçları nedir, bununla yüzleşsinler.