Beyaz et sektöründe bugün gerçekleştirilen ceza hukuku uygulamasının temelinde, rekabet hukuku sahasında Rekabet Kurumu'nca yürütülmüş ve sonuçlandırılmış bir soruşturmadaki içerik ve dinamikler de var.
Bu uygulama bu bakımdan damdan düşme veya bağlamından kopuk bir uygulama değil. Öte yandan, Türkiye'de rekabet hukukunun yaklaşık 30 senelik uygulamasının tamamının şahidi olarak söyleyebilirim ki, bu tür bir ihlal dosyasına hem de kayyım da içerecek şekilde ceza hukuku hüviyeti kazandıran ilk dosya bu.
Esas olarak rekabet hukuku sahasında gerçekleşen bir ihlali ceza hukuku sahasında da karşılıklandıran ülkeler var. Dolayısıyla, bugün beyaz et sektöründe yürütülen ceza hukuku yaklaşımı, globalde karşılığı olmayan bir yaklaşım değil. Ancak Türkiye'de -ihaleye fesat karıştırma unsuru da içeren dosyalar hariç olmak üzere- bu tür ihlal iddiaları hiçbir zaman ceza hukuku ile ilişkilendirilmedi. Bu yönden bu bir ilk.
Bu dosyada bu ceza hukuku ilklerinin bu kadar koyu ve sert biçimde yaşanmasının etkileri de serbest piyasa ekonomisi dinamiklerinin bozulması ile kendini gösterecektir. Bu bozulma etkisinin sadece beyaz et sektörü ile sınırlı kalacağını da beklemiyorum. Bir ihlal tipinin evvelce 30 senedir idari para cezası ve idari tedbirler olarak görünüm bulan hukuki sonuçlarına aniden hürriyeti tahdit ve kayyım eklendiğinde, bunun yaratacağı şok dalgaları da elbette orta vadede serbest piyasa ekonomisi dinamiklerini çalkalayacaktır.