❗❗❗KAMUOYUNUN BİLGİSİNE ❗❗❗
Küresel yapılanmanın, "dijital tek dünya devleti" kurgusunun önemli bir ayağı olan "plandeminin" başladığı dönemde, bu mecrada, kurgunun farkında olan ve bu yapılanmaya direnen insanların oluşturduğu, büyük bir kitle ile karşılaştım.
AVM'ler tıklım tıklım, kafeler dolu, restoranlarda yer yok.. şeklinde savunma yapanlara "Lipstick Effect" diyin.. Merak etmeyin küfür değil 😂 Araştırma zahmetine girerlerse anlarlar neden dolu olduğunu.. Araştırmayana da laf anlatılmaz zaten, kendinizi yormayın.. 😉
Yarın çok geç olmadan tüm siyasilerin görevine son verip ülkeyi yeniden dizayn etmeli halk.. Demokratik yollarla düzelecek bir durum yok, siyasetten bağımsız bir halk hareketi elzem.. Papua Yeni Gine'nin başka türlü düzelme şansı olmadığını halkın da anlaması lazım artık..🙄
Bir diyalog..
Before: Siz gerizekalısınız beni anlamıyorsunuz..
- Haklısın aabii.. biz gerizekalıyıız..
After: Sen de köpeksin hainsin..
- Ama bana iftira atıyorsun hakaret ediyorsun. Onlar haklıymış sen insan bile değilmişsin, senin ne mal olduğunu şimdi anladım..
Me: Öptüm 😘
Kumru'dan sonra yeni bir yapay zekâ denemesi daha.. "Bilge" vitrine çıkmış.. Bakan bey soru sormuş o da cevap vermiş.. Müthiş bir gelişme, artık Avrupa düşünsün, kıskançlıktan çatlayacaklar.. 🙃
Türk milli takımımızın zaten bir marşı var..
Birileri kendine Pr kasmak, birileri de siyasi propaganda yapmak amacıyla marş yazıp durmasın.. Biz bir oluruz yolunda dedik ve hâlâ biriz.. Devam..
Başarılar Türk milli takımı 🇹🇷
Başarılar #BizimÇocuklaryoutu.be/EBwjmeDoE6A?si=Biv8…
Bizde gelenektir, satıcılar, karpuzu "kurabiye", hıyarı "badem", kavunu "reçel", balığı "derya kuzusu", armudu "tereyağı" diye satarlar.
Kimi iktidarlar da bu geleneğe uyup
zorbalığı "DEMOKRASİ" diye yuttururlar.
Aziz Nesin
Türk toplumu önlerine sürülen KK, ÖÖ, CHP tartışmalarını izlerken, terör sevici avukatlar Diyarbakır'da yürüyüş düzenliyor.. Bebek katili terörist p*ç'e umut hakkı istiyorlar.. Ana akım medya sus pus, benim diyen milliyetçi siyasiler sus pus.. Koyunlar meeliyor. İyi uykular..
Bu hafta ofiste ekibe yeni bir Z kuşağı katıldı. Daha ilk haftası.
Oryantasyon sırasında yönetici, "Bazen projeler sıkıştığında akşamları burada olmamız gerekebiliyor," dedi.
Genç çalışan sadece başını salladı ve sakince sordu:
"Bu mesai ücretlendiriliyor mu, yoksa kurumsal bir beklenti mi?"
Oda bir anda buz kesti. Bir saygısızlık yoktu. Bir başkaldırı da. Sadece basit bir denklem sorusuydu.
Öğleden sonra İK uzmanı heyecanla "kariyer basamakları ve büyüme fırsatları" sunumuna geçti.
Aynı çalışan araya girdi:
"Büyüme derken; maaş artışını mı kastediyorsunuz, yoksa unvan değişimli ek sorumlulukları mı?"
Dün öğretim üyesi bir arkadaşımla karşılaştık.. Eğitimden konu açıldı ve dedi ki; eğitimde gerçekten çok başarılı oldular.. Amaçları buydu ve bunu gerçekleştirdiler, sistematik bir şekilde diplomalı cahil yetiştiriliyor.. Bir eğitimci böyle söylüyor, ben onun yalancısıyım.. 🙃
Önde olsanız da sandıkları terketmeyin.. Zira; karşı taraf bu işlerde tecrübelidir, trafoya kedi girer, mühürsüz oylar geçerli sayılır vs.. Kesin sonuçlara kadar rehavete kapılmayın.. Yeniden
#AzizYıldırım 👍