Ozempic, Wegovy ve benzeri GLP-1 ilaçları: Mucize mi, yoksa akıllı bir destek mi?
Sevgili dostlar,
Son dönemde sıkça konuşulan bu ilaçlar gerçekten kilo vermede güçlü bir etki gösterebiliyor.
Peki işin aslı nedir?
Profesyonel bir sağlıkçı gözüyle, abartmadan ve olduğu gibi anlatayım.
Bu ilaçlar, vücudumuzun yemek yedikten sonra doğal olarak salgıladığı GLP-1 hormonunun sentetik bir kopyasıdır.
Beyindeki tokluk merkezini uyarır, midenin boşalmasını yavaşlatır ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. ;
Sonuç olarak kişi daha az acıkır ve daha erken doygunluk hisseder.
Klinik çalışmalarda doğru kullanıldığında vücut ağırlığının yüzde 15-20’sine varan kayıplar görülebilmektedir.
Özellikle obezite ve tip 2 diyabeti olanlarda diyet ve egzersize eklendiğinde çok etkili bir araç haline gelir.
Ancak bilmeniz gereken önemli bir gerçek var: Bu ilaçlar kesildiğinde kilo geri alma riski oldukça yüksektir.
Verilen kiloların önemli bir kısmı, bazen yüzde 60-70’i, bir yıl içinde geri dönebilir.
Çünkü ilaç bırakılınca iştah ve metabolizma eski haline döner.
Bu nedenle birçok uzman bu tedaviyi ömür boyu tansiyon ilacı gibi kronik bir yaklaşım olarak değerlendirmektedir.
Bir de Ozempic yüzü olarak bilinen durum vardır.
Hızlı kilo kaybı yüzümüzdeki yağ dokusunu azaltınca yanaklar çökebilir, cilt sarkabilir ve daha yorgun, yaşlı bir görünüm oluşabilir.
Bu durum sadece bu ilaca özgü değildir; her hızlı zayıflama sürecinde görülebilir.
Kimler kesinlikle kullanmamalı?
- Tiroid kanseri (özellikle medüller tiroid kanseri) öyküsü olanlar veya ailesinde olanlar
- MEN 2 sendromu olanlar
- Hamileler veya hamilelik planlayanlar
- İlaca karşı ciddi alerjisi olanlar
Dikkat edilmesi gereken durumlar: Pankreatit öyküsü, ağır mide-bağırsak rahatsızlıkları, diyabetik göz tutulumu ve ileri yaştakilerde kas kaybı riski. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma, ishal veya kabızlık şeklinde olup zamanla çoğu kişide azalır.
Son sözüm sizlere:
Bu ilaçlar mucize değildir ama doğru hastada çok değerli bir destektir. Hiçbir ilaç yaşam tarzı değişikliğinin yerini tutmaz. Yeterli protein almak, direnç egzersizi yapmak ve sağlıklı beslenmeyi kalıcı hale getirmek hâlâ en önemli unsurdur.
Kilonuzla ilgili mücadele veriyorsanız lütfen önce hekiminize ve eczacınıza danışın. Her vücut farklıdır, her tedavi kişiye özel olmalıdır.
Sağlıkla kalın.
Celal Şengör tam 50 kilo verdi. İlaçlarla zayıfladığını belirten Şengör’ün sesi bile değişti.
Fatih Altaylı’nın programındaki o diyalog:
Altaylı: Celal Şengör burada. Celal Bey hoş geldiniz efendim.
Şengör: Hoş bulduk efendim.
Altaylı: Karizmanızın P'sini kaybettiniz biliyorsunuz değil mi?
Şengör: Evet, evet. Söylüyorlar. Söyleyip duruyorlar.
Altaylı: Yani bu bu bu kilolar gidince artık, eee, zayıf bilim adamı oldu.
Şengör: Evet abi, sorma.
Altaylı: Ama bilimsel tarafınız zayıflamadı Allah tarafından. Kaç kilo verdin?
Şengör: Tam 50.
Altaylı: 50?
Şengör: 50 kilo verdim.
Altaylı: Artık yeter.
Şengör: Evet, o ya da öyle diyor.
Altaylı: Yeter, bir de biliyorsun bu ilaçları uzun vadeli kullanmak lazım.
Şengör: Hayır, onu da yavaş yavaş kesiyoruz.
Altaylı: Ya bunlar, evet obezitenin getirdiği riskleri ortadan kaldırıyor ama kendileri de ne olursa olsun bazı riskler içerdiği giderek daha çok anlaşılıyor. O yüzden yavaş yavaş keselim. Bundan sonra ağzımızı tutarak zayıf kalmaya çalışalım.
Şengör: Aynen öyle.
Altaylı: Ben de seninle beraber ben de çalışacağım. Çünkü ben de izlenene çıktığımdan beri biraz kilo aldım açıkçası. Durumdan çok hoşnut değilim.
Şengör: Biraz önce söylüyordun yani ben hayret ettim ona ya. Sen benden çok daha disiplinli bir adamsın.
Altaylı: Evet ama işte cezaevindeyken aylarca görmeyenlerin davetleri şunları bunları falan derken kilomuz biraz aldı başını gitti.