Adem Soytekin, KİPTAŞ Yeşilpınar projesinde müteahhit ödemelerinin yapılması için dönemin Genel Müdürü Ali Kurt’un 500 bin dolar istediğini iddia etti. Paranın 100 binini kendisinin, 400 binini ortağı Erdal Tokmakçı’nın verdiğini söyledi.
Soytekin’e göre ödeme yapılmazsa hak ettikleri paralar geciktirilecekti. Paranın Murat Erenler aracılığıyla KİPTAŞ binasında iletildiğini ve iddiasının arkasında olduğunu belirtti.
Ali Kurt yaptığı savunmada ‘’İddiaya göre örgütün amaçları doğrultusunda Erdal Tokmakçı'dan 500.000 dolar rüşvet almışım ben. Savcı Erdal Tokmakçı'ya 500.000 doları soruyor. Erdal Tokmakçı, ‘500.000 doları ticari ilişkimizden dolayı istedi ve ben kendisine şu tarihlerde şu kişi aracılığıyla verdim’ diyor. Erdal Tokmakçı dekont sunuyor ve diyor ki, ‘Ben ticari şeyden dolayı verdim.’
Adem ne diyor? ‘100.000 doları ben verdim, 400.000 doları da Erdal verdi ve benim şoförüm Murat Erenler götürdü’ diyor. Murat Erenler'e soruyorlar, ‘Ne zaman götürdün?’ ‘2023’ diyor. Adem'e soruyorlar: ‘Ne zaman götürdü?’ ‘2021’ diyor. Murat Erenler bir etkin pişman... Diyor ki, ‘Ben 2023 yılında gittim Genel Müdürlük binasında Ali Kurt'a 500.000 dolar verdim.’ Ya bir şoför gelecek, KİPTAŞ Genel Müdürlüğü'ne 4. kata çıkacak ve bana para verecek...
Savcılık ne diyor? ‘Murat Erenler isimli şahsın Ali Kurt isimli şahısla 11 Ocak 2023 ile 8 Aralık 2023 tarihleri arasında farklı lokasyonlarda 0 metre 3 adet bazı var’ diyor. Bakın, ‘Kiptaş’ta' demiyor.
2021'in Mart'ında Adem para verdiğini söylüyor. Bu arada benim Adem Soytekin'le (telefon konuşması) bazım da yok. Ya adamdan 500 bin dolar istediysem en azından bir konuşuruz değil mi, bir şey olur yani. Murat Erenler'le yok, hani bazdı mazdı anlamıyorum da baz dahi yok.’’
(Dosyada, Erdal Tokmakçı’nın ödediğini iddia ettiği paraya ilişkin belge Ek’te yer almaktadır.
Adem Soytekin savunması Eylem 2; Kubist. Bu eylemde yer alan iddialar bağlamında Metin Gül'ün tamamen kendi kurgusuna dayanan, gerçekten uzak, hiçbir somut delille desteklenmeyen beyanlarını kesin olarak reddediyorum. Benim bu iddia edilen rüşvet organizasyonu içinde yer almam söz konusu değildir. 16.06.2025 tarihli ifademde açıkça belirttiğim üzere Metin Gül ile iddia edilen tarihlerde Kubist projesinin bulunduğu bölgede hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Dosya ekinde yer alan HTS baz çalışmaları incelendiğinde bu beyanın doğruluğu anlaşılacaktır. Metin Gül'ün bir diğer asılsız iddiası ise Kubist projesinden 3 dairenin iki tanesini iş karşılığı, bir tanesini de iskan için verdiğim yani rüşvet olduğu yönündedir. Oysa Kubist projesinin iskanı 23.03.2015 tarihinde alınmış, rüşvet olduğu iddia edilen daire devirleri ise 09.09.2016 tarihinde yapılmıştır. Arada yaklaşık 18 ay vardır. Burada belirtmeliyim ki ben bugüne kadar Güllerden 200'ün üzerinde iş karşılığı daire almışımdır. İskan aldıktan 1,5 yıl sonra verilen daireleri iskan karşılığı rüşvet olarak gösterilmesi mantık ve hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır.
Eğer iddia edildiği gibi bir rüşvet söz konusu olsaydı bunun iskandan önce veya eş zamanlı verilmiş olması gerekmez miydi? Bu durum bizzat kendi beyanlarında rüşvet işlemini öncesinde veya eş zamanlı olarak verildiğini söyleyen bu kişiler kendileriyle çeliştikleri de açık bir göstergedir. Dolayısıyla dava dosyasına sunduğumuz iskan belgesi Metin Gül iddialarında tamamen çürütmektedir. Açıkça görülmektedir ki Metin Gül yargı makamlarını yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgi vermektedir. Eylem 11'de de adı geçen ihalesiz bağış yöntemiyle yürütülen işlere ilişkin olarak tarafımıza farklı müteahhitlerden devredilen tüm taşınmazları soruşturma aşamasında savcılığa eksiksiz şekilde bizzat ben sundum’’