Türkiye’de rövanşizm demokrasisi: Yüzyıllık bir iktidar döngüsü
Prof. Dr. Mustafa Çevik, Independent Türkçe için yazdı

Pazartesi 4 Mayıs 2026 9:05
Türkiye siyasetinin son yüz yılına yukarıdan bakıldığında görülen şey yalnızca ideolojik çatışmalar değildir. Asıl görülen şey, farklı siyasal aktörlerin devleti ortak bir hukuk zemini olarak değil, “ele geçirilmesi gereken” tarihsel bir “mevzi” olarak görmesidir. Bu yüzden Türkiye’de siyaset çoğu zaman bir “yönetme sanatı” olmaktan çok, bir “rövanş alma pratiği” şeklinde yaşanmıştır.
Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren siyasal alan büyük ölçüde “merkez” ile “çevre”, “kurucu elit” ile “dışlanan toplumsal kesimler”, “devlet sahibi olanlar” ile “devlete yaklaşmak isteyenler” arasındaki gerilim üzerinden şekillendi. Bu gerilim zamanla demokratik rekabet üreten bir çoğulculuğa değil, birbirini tarihsel tehdit olarak gören siyasal kamplara dönüştü.
Bunun temel nedeni, Türkiye’de siyasetin uzun süre “ortak ilkeler” üzerinden değil, kimlikler ve tarihsel hafızalar üzerinden kurulmuş olmasıdır. Çünkü ortak hukuk kültürünün zayıf olduğu toplumlarda insanlar kurallara değil, kendi grubunun devleti kontrol edip etmediğine bakar. Böyle yerlerde seçimler yalnızca iktidar değişimi değil; güvenlik, intikam, tasfiye ve “yeniden dağıtım” savaşı hâline gelir.