Allah, iman, islam ve inancın hiç yer edinmediği bir ortamda büyümüş, yetişmiş, ilk gençlik yılları dahil ömrünün uzunca bir zaman diliminde yine hep yakın çevresini aynı grup insanlardan oluşturmuş, köklerine kültürüne yabancı ve bütün ömrünü özgürlüğün, her türlü zevkin en uç sınırlarını tecrübe ederek geçirmiş, buna rağmen ruhunu huzura kavuşturamamış ve hep bir yarım kalmışlık içerisinde debelenip durmuş. Tabi ki Allah’ın nasip etmesiyle imanla tanışmış, merak etmiş, kendi çabalarıyla araştırmış ama yakın çevresinde onu bu konuda destekleyen birini bulamayınca eski alışkanlıklarından kurtulamamış ve böyle bir hazin sonla ömrünü tamamlamış. Cidden çok üzüldüm, Allah taksiratını affetsin, rahmetinden mahrum bırakmasın ve mekanı cennet olsun inşallah
Hayatını kaybeden Ece İrtem'in 1 ay önce katıldığı programda sözleri:
— Bir kul olarak çok fazla şeyi kafaya takıyoruz.
— Artık kendimi rahat bırakıyorum. İş mi geldi, nasıl olsa bir şekilde kendini belli edecek. İş mi gelmedi, en güzeli gelecek.
— Bu süreç bana bunu öğretti. Canımı sıkmaya değmedi çünkü iş geldi. Ben sadece canımı sıktığımla, üzüldüğümle kaldım.
— Ben bu zamanı çiçekleri koklayarak, teyzemi belki iki defa fazla öperek geçirebilirdim.