Sr. Campaign Manager AdTech Civil Engineer Fenerbahce Congress Member #53022

Joined December 2014
1,133 Photos and videos
Pinned Tweet
16 Jun 2019

1
6
44
Efe Çakır retweeted
İBB davasında tutuklu bulunan Medya A.Ş. çalışanı Fatoş Ayık'ın avukatı Uğur Güner: "İnsan onuruna aykırı şeyler oldu. İfademizi alan savcı, soruşturma savcısı değildi. Tutuklandıktan sonra önce Silivri'ye konuldu sonra Gebze'ye gönderildi. Avukatlarına bile haber verilmedi" birgun.net/haber/ibb-davasin…
3
162
579
14,270
Efe Çakır retweeted
İBB iddianamesinde adı bile geçmiyor ama 13 aydır İBB Davası’ndan hapiste! Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin “İçeriden dışarıya mektuplar” için yazdı Varla yok arasında bir şüpheli birgun.net/haber/iceriden-di…
30
89
4,216
Efe Çakır retweeted
EKREM İMAMOĞLU’NUN ŞADİ YAZICI DAVASI’NA “FİZİKEN” KATILMA TALEBİNİ KABUL EDEN HAKİMİN YERİ DEĞİŞTİ İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na “beraat” kararı veren bir hakim daha atama kararıyla görevinden oldu. İmamoğlu’nun Tuzla’nın eski Akp’li Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada “beraat” kararı veren, daha sonra kararı istinafta bozulan hakim İstanbul Anadolu Hakimliği’nden, Edirne Hakimliği’ne gönderildi. İstinafın “beraat” kararını bozmasıyla İmamoğlu için Yeniden yargılama kararıyla birlikte duruşma hakimi Ekrem İmamoğlu’nun duruşmaya “fiziken” katılma talebini kabul etmişti. Ekrem İmamoğlu Silivri’den yola çıkmış, 60 kilometre gittikten sonra “araç bozuldu” denerek İmamoğlu Silivri’ye geri gönderilmişti. İşte o hakim, son kararname ile İstanbul’dan Edirne’ye gönderildi.
43
723
2,239
87,006
RT @mercan0v: Adamcağız her gün CHP Genel Merkezi’nin önüne gidip “kurultay” diye haykırıyor. Biz gençler olarak şu adamcağız kadar olamad…
2,684
Efe Çakır retweeted
Her hafta ADA toplantılarına katılıyor, eşim için mücadele etmeye devam ediyorum ama videolardaki troll yorumlarını okuyorum. “Başörtülü manken tutmuşlar, orada ne işi var?” diyenler var. Başörtümle, inandığım değerlerle, yürüdüğüm yolla ve durduğum yerle gurur duyuyorum.
134
266
2,096
180,708
Efe Çakır retweeted
İBB davasında bugün son savunmayı yine bir kadın tutuklu, Medya Aş Satın Alma Müdürü Fatoş Ayık yaptı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu bir meslektaşımız. Bir emekli polis memurunun kızı. İngilizce, Almanca ve Rusça biliyor. Antalya’da turizm sektöründe çalıştıktan sonra 2010 yılında, Kadir Topbaş döneminde İBB’ye girdi. İBB TV’nin kuruluş sürecinde görev aldı. Ardından Medya A.Ş.’de yıllar boyunca farklı kademelerde çalıştı, kendi anlatımına göre her terfisini görevini eksiksiz yerine getirerek aldı ve sonunda satın alma müdürlüğüne kadar yükseldi. Savunmasında birçok başlık vardı. Ancak en dikkat çekicisi Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun’un yöneticisi olduğu iddia edilen örgüte ilişkindi… “Benim İBB’ye 2010 yılında, Medya A.Ş.’ye ise kurulduğu ilk günden itibaren girmiş olmam tek başına örgüt üyeliği suçlamasının dayanaksız olduğunu göstermektedir.” Savunmasında şu cümleleri kurdu… “15 aydır işlemediğim suçlar, varlığından haberdar dahi olmadığım sözde bir örgüte üye olma iddiası nedeniyle tutuklu olduğumu, özgürlüğümden, ailemden, işimden ve hayattan koparıldığımı belirtmek isterim.” “Hayatım boyunca hiçbir zaman bir örgüte üye olmadım, bir örgüt adına hareket etmedim, kimseden bir talimat almadım, herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar olmadım ve emeğimin karşılığı olan maaşım dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır.” “Aleyhime hem tek bir delil hem de tek bir beyan olmadığı halde hem örgüt üyeliği hem de rüşvet alma suçlamaları nedeniyle tutuklandım ve 15 aydır tutukluyum.” “Tutuklanmadan önce ifadem ve sorgum sırasında örgüt ve rüşvet ile ilgili tek bir soru dahi sorulmamıştı.” “Aylar geçtikçe biz de bu kayıtsızlığa alışmaya başladık. İnsan gerçekten zamanla da olsa pek çok şeye alışabiliyor.” “Sevdiklerine ayda bir kez, bir saatliğine dokunabilmenin ne demek olduğunu, özgürlüğün önemini anlamamalarına ve bilmemelerine de alıştık.” “Murat Ongun ile tek bir temasımın hatta telefon irtibatımın dahi olmadığı HTS kayıtları ile sabittir.” “Bana soruluyor; ihale yapmak benim inisiyatifimde değil.” “Ben kesinlikle hayatımın hiçbir bölümünde suç işlemedim. Suç işlendiğini bildiğim bir ortamda bulunmadım.” “Emeğimin karşılığı olan maaşımın dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır.” “Üzerime kayıtlı bir taşınmazım ya da aracım yoktur. Yaşam standardım hep aynıdır.” “Bu suçlama, kamuda 15 yıl boyunca namusuyla, şerefiyle çalışmış bir insanın üzerine atılmış ağır bir ithamdır.” “Dosyadaki iddialara bir yandan bakıyorum, bir yandan da 15 yıl boyunca yaptıklarıma ve katkılarıma bakıyorum; bunları mantıklı bir çerçevede oturtamıyorum.” “Şirketin yüzde 95 kar elde ettiği bir ihalede neden usulsüzlükle suçlanıyorum, bilmiyorum.” Son bir not: Sanıklar iddialara tek tek yanıt veriyor, buraya sığmayacak uzunlukta, avukatları da ek savunma yapıyor. Diğer sanıkların, hakimin ve savcının sorularını da yanıtlıyorlar. Bu rutin herkes için geçerli.
5
114
401
17,318
Efe Çakır retweeted
Bir yöneticinin makam aracında 7.5 kilogram kokain bulunuyor, kişinin şoförü ve kurum personeli gözaltına alınıyor ama yöneticinin kendisi alınmıyor. Bu kişi iktidar camiasından değil CHP'li birisi olsaydı şimdiye halasının anne tarafından küçük kuzeni bile gözaltındaydı.
TRT Genel Sekreteri Mesut Eker’in makam aracında toplam 7,5 kilo ağırlığında kokain, eroin ve esrar maddesi ele geçirildi. Araçta Eker’in şoförü ile yine TRT’de şoförlük yapan ve o saatte TRT Ankara Genel Müdürlüğü’nde nöbetçi olan bir personel yakalandı. İkisi de sorgulanmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü. Mesut Eker’in olayla bir ilgisinin bulunmadığı belirtildi. nefes.com.tr/trt-genel-sekre…
96
2,119
9,380
192,994
Efe Çakır retweeted
15 ay sonra ilk kez kürsüye çıktılar. Önce eski Medya A.Ş. Genel Müdürü İpek Elif Atayman konuştu. Ardından Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker… Atayman bugün Silivri Cezaevi’nden Afyonkarahisar’a sevk edilirken yaşadıklarını anlattı. Avukatlarına ve ailesine haber verilmeden, elleri kelepçeli halde, “kafes gibi” diye tarif ettiği bir araçla götürüldüğünü söyledi. Türker de gözaltı ve tutukluluk sürecinde çocukları üzerinden tehdit edildiğini, ayrıca çıplak aramaya maruz bırakıldığını anlattı. İBB davasının kadın tutukluları, 15 ay sonra ilk kez mahkeme kürsüsünde savunma yaptı. İkisi de iddiaları reddetti, ikisi de yaşadıklarını saklamadı. Fatoş Pınar Türker, “Ben bunları anlatırken utanmıyorum. Yapanlar utansın.” dedi.
6
112
510
11,055
Efe Çakır retweeted
ÇIPLAK ARAMA, ÇOCUKLARIYLA TEHDİT... Dünden beri, İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in savunmasını okuyorum. Okudukça insanın kanı çekiliyor. Bir dava düşünün ki, tutuklandıktan ancak 15 ay sonra hakim karşısına çıkıp, savunma yapabiliyorsunuz. Gözaltına alınırken geride 2 kız çocuğunu tek başına bırakmak zorunda kaldı. Emniyette "çıplak aramaya" tabi tutuldu. Tutuklandıktan sonra savcının kendisini itirafçılığa zorlamak için " Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" diyerek çocuklarıyla tehdit ettiğini anlatıyor. Fatoş Pınar Türker'in Silivri Cezaevi'ndeki savunmasını, herkese duyurmak gerekir ki bu ülkede adalet sisteminin ne hale getirildiğini herkes görsün. "Sabah 5.30- 6.00'da. Ben iki kızımla dediğim gibi yalnız yaşıyorum. Çok ilginç. İşte polisler eve geldi. Tam polisler gelmeden yani onlar kapıyı çaldılar, ben hemen onları görünce şeyde ekranda, Allah'tan avukatımı arayabilmiştim, çünkü girince polisler hemen telefonumu aldılar. "Hiçbir şeye dokunmayın" dediler. POLİSLER 'CİNAYET MASASINDAN GELİYORUZ" DEDİ, KIZLARIM AVAZ AVAZ AĞLIYORDU İşte çocuklarım ağlıyor, işte diyorum ki, "Bir su vereyim". "Hayır". İşte küçük kızım okula gidecek, "Hayır, kimse kımıldamasın, delil karartmayın" diyor sürekli şey. Polis bey, komiser herhalde. O çok yani onun gözlerindeki bakışı hiç unutmayacağım. Bir tane kadın memur vardı en sonunda kızlarımla birlikte o da ağlıyordu. Dedim ki "Kaşe var mı" dedim. "Ne kaşesi" dedi. "Şirket kaşesi" dedim. "Yoo" dedim ben şirketin genel müdürüyüm kaşeyi ne yapayım? "Arayın evi" dedim, neyse evi arıyorlar filan. "Kimse yerinden kımıldamasın" filan dedi bize. Biz de böyle salonun ortasında pijamalarla duruyoruz. Kızlarım da haliyle ağlıyorlar ve ben yani bana sarılmak istiyorlar. "Sakın kimse birbirine dokunmasın" filan dedi. Dedim "Siz dedim mali suçlar için gelmediniz mi? Biz ne delili karartacağız?" Şey dedi polis; "Biz cinayet masadan geliyoruz" dedi. Öyle olunca benim kızlarım avaz avaz ağlamaya başladılar. Ben dedim "Ne cinayeti" dedim. Hayır dedim; "Şu an operasyon oluyor, polis kalmadı, biz geldik" dedi. 'ÇOCUĞUMA BİR BARDAK SU BİLE VEREMEDİM' Yani hani delil karartma meselesi ve hani çocuğuma bir bardak su bile veremedim gerçekten ama o kadar hani tiyatro mu ya da kabus mu gibi desem o gerçekten polislerin gözlerindeki o şeyi hiç göremeyeceğim ama çok insani olan bir yanında polis memuru daha vardı. O hatta sonra beni sağlık kontrolüne götürdüğünde başına bir şey gelmeyecekse, annemi aradı iki kere, benim konuşmama izin verdi, "kızınız iyi" dedi, sonra tekrar aradı. Allah razı olsun kendisinden. Ben o şekilde çıktım evden. Küçük kızım da son kez okuluna uğramış oldum. O döneceğimi düşündü tabi akşam. 15 ay geçti üstünden. Vatan'a girdik, emniyete. Hakikaten ben oradan çıkamayacağım diye düşündüm ama sonra ben 2. girdim herhalde nezarete. Asistanım vardı. "Sen niye buradasın Canan" dedim. EMNİYETTE ÇIPLAK ARAMA “Beni de aldılar Pınar Hanım” dedi. Zaten sonra gerisi yağmur gibi yağdı, işte Fatoş geldi, Ceyda geldi. Tanımadığım bir sürü insan geldi. Sonra artık orada tabi hiç görmemişsinizdir muhtemelen görmeyin de inşallah nezarethaneyi ama zaman mefhumunuzu yitiriyorsunuz çünkü şeyin altında olduğu için Bodrum katı olduğu için hiç cam, pencere yok. Müthiş bir pislik var her tarafta. Artık kaçıncı gün ne şeyde, bir bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, "Arama yapacağız" dedi. Sırayla götürüyorlar bizi. Geriye getiriyorlar. Ben de gittim. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. "Soyun" dedi. "Nasıl yani" dedim. Eldiven taktı eline. Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. "Üstünü çıkar" dedi, "Üstünü çıkardım". Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, "Tamam" dedi. "Üstünü giyebilirsin." “Peki” dedim, “gidebilir miyim?” “Hayır” dedi. “Eşofmanını da indir” dedi. İndirdim. “Çamaşırını da”. “Nasıl yani” dedim? “İndireceksin” dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. “Şimdi yere çömel” dedi. Ondan sonra, o tutanlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani hani bu onurunu gururunu insanların belki şeyini yıkmak için yapılıyormuş ama hani yapan utansın, ben utanmıyorum. “Cinsel organını aç” dedi. Başını, arkanı dön, eğil filan. “Tamam” dedi. Halbuki ben şimdi biz ne olduğunu anlamıyoruz hani, bu arada ben kendi deneyimimi anlatıyorum. Diğer arkadaşlarımızın farklı polis memurları varmış, daha farklı uygulamalar olmuş olabilir. Ben kendi deneyimimi anlatıyorum. Bir de bunun biz şey olduğunu da anlamadık yani hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş'un çığlıklarıyla Elif'in ağlamasını hiç unutmuyorum. Çünkü şimdi biz tutuklandık her şey film gibi. 'FATOŞ ÇOK ÇIĞLIK ATIYORDU' O an bir avukatın telefonuyla annemi aradım, kızlarımla konuştu. Hepsi ağlıyorlar filan. Sonra biz Silivri'ye geldik akşam vakti. Hakikaten film gibi. Çünkü insan cezaevine düşeceğini hani bir de böyle yedi sülalesinde böyle bir şey olmayınca, hiç suça bulaşmayınca filan hiç insanın aklının ucundan geçmiyor ama olabiliyormuş. Her şey insana dairmiş. Geldik, bize dediler ki sizi dediler merak etmeyin biz 5 kadınız. Bir de dışarıdan bir firma temsilcisinin eşiymiş o var. Siz dediler 6 kişilik koğuşa koyacağız. A biz çok sevindik filan. Sonra müdür hanım dedi ki Adalet Bakanlığı'ndan dedi talimat işte talimat geldi dedi. Sizi ayrı ayrı koyacağız dedi. Bizi götürdüler böyle ilk biz el eleydik Elif'le zaten. Elif de İtalya'da tatildeydi, sonra ona hani firar filan dediler de Elif kendi ayağıyla geldi duruşma salonuna ve sürekli şey diye ağlıyor kendisi, hatırlamıyorum. "Ama ben gelmek zorundaydım Pınar Hanım, kaçamazdım" diyor. El ele tutuşuyoruz biz Elif'le, ilk koğuşun kapısına geldik, "Burası sen" dediler. Açtılar koğuşu, koydular beni içine. Kapı kapandı. Ben hemen cama koştum. Cama koştum çünkü bir yanımdaki koğuşa "Elif, Fatoş seni koydular mı?" Sonra Fatoş'u sonra seni sonra Elif'i. Fakat biz sırayla Fatoş çok çığlık atıyordu. SAVCI: FATOŞ ŞİMDİ AĞLARSIN BÖYLE KARŞIMDA Fatoş çok çığlık atınca, ben ona bir şey olacak diye ben bari susayım dedim yani bütün gece şey diye geçti o gecemiz. Çünkü birimiz susuyoruz, birimiz ağlıyoruz. Bir de daha fenası ses gelmezse birbirimizi görmüyoruz, camdan konuşuyoruz. Orası da ağırlaştırılmış müebbet arkadaşlar yatıyormuş. Alt katta da cama çıktı başka kadınlar, dedi ki İBB geldiniz mi dedi. Bizim için hazırlık yapılmış, o koridor boşaltılmış, biz de sizi bekliyorduk dedi. Öyle ilk geceyi geçirdik. Sonra ertesi gün mazgal açıldı, şey dedi ki bana, infaz koruma memuru, "Fatoş" dedi. "Efendim" dedim. "SEGBİS" dedi. Dedim ki "O ne?" "Mahkemeye çıkacaksın" dedi. "Ben daha yeni tutuklandım" dedim. "Dün çıktım mahkemeye" dedim. "Yine çıkacaksın" dedi. Dedim ben herhalde idam edecekler ya da şey, müebbet verecekler hemen hüküm giyiyorum. Yine ağlamaya başladım. "Dur" dedi, "mahkemeden niye ağlıyorsun?" Dedim ki "Ben bilmiyorum, bu ne SEGBİS ne?" İşte dedi böyle online ekrana bağlanıyorsunuz. Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama "Adalet mülkün temelidir" yazmıyor, bir ofis orası. Böyle gözüm de ısırıyor Allah Allah diyorum, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım. Savcım, size soracağım şimdi. Siz tabii ki şey, sizin şahsınızla hiç alakası yok konunun ama hani meslektaşınız ya böyle bir uygulama var mı, yok mu? Dedi ki: "Ya" dedi, "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda" dedi, "ben sana ne dedim" dedi. SAVCI: Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını "Ben sana ne dedim" dedi, "ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen bu adamlar sana" dedi "kumpas kuracak demedim mi" dedi. "Niye konuşmadın sen" dedi. "Verecektin ifadeni gidecektin" dedi. "Ama" dedim, "Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım." "Bak şimdi" dedi, "sen git" dedi, "eşyalarını topla. Ben "dedi, "sana Çağlayan'dan araba göndereceğim" dedi. "Geleceksin" dedi, "burada" dedi, "bana" dedi "ifadeyi vereceksin, buradan" dedi "çocuklarına gidersin." Ben de dedim ki: "Savcım" dedim, "ben yeniden ifade veririm, vermemi istiyorsanız" dedim. "Bir avukatıma sorayım." Şimdi karşımdaki savcı ya, "Yok efendim" diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. Dedi, dedim ki "Tamam" dedim, "ben avukatıma bir danışayım" dedim. Böyle yaptı: "Hâlâ" dedi, "avukat diyorsun bana" dedi. "Sen" dedi, "bu kafayla bir daha" dedi "çocuklarını asla göremeyeceksin" dedi. "Sen bekârsın, değil mi?" dedi. Evet. "Velayetleri de sende?" Evet. "Senin çocukların" dedi, "reşit de değildi, değil mi?" dedi. Değil dedim. "Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dedi. Ha, bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Az evvel şeyle söyledim ya size hani mal varlığı, "Sen bakıyordun, değil mi?" dedi. Evet. "Bak" dedi, "mal varlığı tedbiri için" dedi, "karar var benim elimde" dedi. "Ama ben" dedi, "28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre" dedi. Savcım bunu dedi. Ve o gün tebliğ edildi. "Ya bana gelir konuşursun" dedi, "ya da" dedi "malını mülkünü de alacağım" dedi. 'BEN HİÇ KİMSEYE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM' Yani bir şey söyleyeceğim. Şeyi anlayamıyorum. Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur... Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyle... Mesela annesi yok mu bu insanların? Hepimiz zıbın giymedik mi? Ben hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. "
436
2,979
9,923
387,912
Efe Çakır retweeted
Neden tutuklandığına ilişkin somut bir gerekçe bulamadığını ve hakkında iddialar için de bir tanık beyanına rastlamadığını söyleyen İpek Elif Atayman’ın savunması sonrası Ekrem İmamoğlu soru yöneltmek için söz aldı. Ekrem İmamoğlu, “Ben Elif Hanım’a ve diğer bazı arkadaşlarımıza yapılan bu süreci takip ederken, ne ifade edeyim; annemin gözüne bakarmış gibi, kız kardeşimin gözüne bakarmış gibi, eşimin ya da kızımın gözüne bakarmış gibi meseleyi kavramaya ve anlamaya çalıştım. Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de gerçekten, sanki anneme yapılmış, kız kardeşime yapılmış, kızıma yapılmış gibi görüyorum. Lanetliyorum” dedi: İmamoğlu: “Bildiğim kadarıyla siz Medya AŞ’nin ilk kadın genel müdürüsünüz, değil mi?” Atayman: “Evet.” İmamoğlu: “Genel müdürlük yaptığınız süreçte sizinle bazı toplantılarımız oldu. Medya AŞ ve diğer iştiraklerde ya da kurumlarda yöneticilerle olduğu gibi, kurumun iyileşmesi, işinin güçlenmesi ya da faaliyetlerinin daha kaliteli hâle gelmesinin dışında herhangi bir gündemimiz oldu mu sizinle? Ya da herhangi başka bir konu, iddianamede süreci anlatan dilin kullandığı çerçevede bir gündemimiz oldu mu sizinle?” Atayman: “Olmadı Başkanım.” İmamoğlu: “Elif Hanım, bir de örgüt üyesi olduğunuzu öğreniyorum suçlamada. Çünkü ben bu dünyada böyle bir kara leke diye tarif ettiğim bu iddianamenin bir sayfasını bile okumadım. Tekrar ifade edeyim. Buradan takip ediyorum ve sizin de örgüt üyesi olduğunuzu öğrenmiş oldum. Öylesiniz galiba?” Atayman: “Öyle iddia ediliyor.” İmamoğlu: “Kaç ay kaldınız Silivri’de? Ondan sonra ne kadar…” Atayman: “Başkanım, Silivri’de iki ay hücrede kaldım. Daha sonra koğuşa aldılar. Hemen akabinde de Afyon’a sevk ettiler. On ay Afyon’da kaldım.” İmamoğlu: “On ay oradasınız. Sayın Başkan, sayın heyet; biz kadın yönetici konusunda çok hassas davrandık ve bir anda dört-beş kat daha fazla kadın yönetici atadık. Kadın çalışan konusunda da hassas davrandık. Ben bunları savunmamda anlatacağım ama bugün de bahsetmem gerekiyor. Çünkü farklı bir gözle bakmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bulunan ve bulunmayan şirketlerde ilk kez kadın genel müdürler görev yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ilk kez kadın genel sekreter yardımcıları görev yaptı. Tarihinde diyorum bu arada, dikkatinizi çekerim. Ve ben Elif Hanım’a ve diğer bazı arkadaşlarımıza yapılan bu süreci takip ederken, ne ifade edeyim; annemin gözüne bakarmış gibi, kız kardeşimin gözüne bakarmış gibi, eşimin ya da kızımın gözüne bakarmış gibi meseleyi kavramaya ve anlamaya çalıştım. Sizler burada bir karar vereceksiniz. Ben Elif Hanım’a ve onun gibi bazı arkadaşlarımıza yapılan talihsiz muamelenin, kadına karşı şiddeti ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlığı besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum. Meseleyi burada derin siyasi süreçler olarak kavramaya çalışmayacağım. Ama şu tarafıyla kavrıyorum: Kendi aile fertlerinin kariyeri için bile çırpınan bazı insanların aldığı bu kararları acilen telafi etmeniz şarttır. Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de gerçekten, sanki anneme yapılmış, kız kardeşime yapılmış, kızıma yapılmış gibi görüyorum. Lanetliyorum. Bu durumun da takipçisi olacağımı ifade ediyorum. Bir erkek olarak da burada kadınlardan özür diliyorum. Sizin de hakkaniyetle bu süreci sona erdirmenizi diliyorum.”
“Kimden rüşvet almışım, ne almışım bütün bunların kanıtını gösterin bana” diyen İpek Elif Atayman, Medya A.Ş.’de 21 ay görev yaptığını ancak 6 yıllık süreçle suçlandığını söyledi. Atayman, “Kanıt yok. Bu davada kaç kişi aileleri tutuklanacak tehdidiyle olmamış olayları anlattıklarını itiraf ettiler burada. Bana hangi suçu işlemişim? Kanıt sunun” dedi. Atayman şunları söyledi: “İddianamede hakkımda ileri sürülen suçlamalar beş farklı eylemle ilgilidir. Bunlardan 118. eylem, Medya A.Ş.'deki 02.08.2019 ile 11.04.2021 tarihleri arasında, yani 21 aylık genel müdürlük görevim dönemini kapsamaktadır. Diğer dört eylem ise; 73, 85, 89 ve 106 numaralı eylemler olup, genel müdürlük görevimden ayrıldıktan sonra şirkette temsili bir görev olan yönetim kurulu üyeliği yaptığım 11.04.2021 ile 05.08.2024 tarihleri arasındaki döneme aittir. Söz konusu beş eylemde, bazı ihale ve alımlarda usulsüzlük yapıldığı ileri sürülmektedir. İddianamede benim bu eylemlerdeki suçları nasıl işlediğime ilişkin hiçbir anlatım yer almamaktadır. Ne yazık ki iddianamede, dolandırıcılık ve rüşvet alma suçlarına ne şekilde, hangi davranışlarla iştirak ettiğim tamamen belirsizdir.”
8
249
1,127
38,685
Efe Çakır retweeted
İstanbul’da aktif gazetecilik yapan, sahada koşturan, haber peşinde ter döken kaç kuşak muhabir varsa, yolu bir şekilde Elif Atayman’la kesişmiştir. Size küçük ama anlamlı bir örnek vereyim. Bugün Maçka’daki evlendirme dairesi içerisinde bulunan ve yıllardır saha gazetecilerinin kullandığı basın odası, Elif Atayman’ın hayata geçirdiği projelerden biridir. Şişli Belediyesi’nde uzun yıllar basın müşavirliği yaptı. Sadece Şişli’nin değil bütün İstanbul’un haber nabzını tutan, gazetecilerin işini kolaylaştıran isimlerden biri oldu. Hepimizin öyle ya da böyle bir işi düştü ona. Bir telefon açtık, bir konuda destek istedik, bir haber için kapısını çaldık. Elinden geleni yaptı, herkese kendi işiymiş gibi yardımcı oldu. Hatta bugün birçok gazetecinin nikahında da onun emeği vardır; çünkü yıllarca Şişli Evlendirme Dairesi, meslektaşlarımızın en çok tercih ettiği yerlerden biri oldu. Gazeteci eşini genç yaşta kaybetmiş, evladını tek başına büyütmüş bu güzel insan tam 15 aydır tutuklu. Üstelik neyle suçlandığını kamuoyunun anlayabileceği açıklıkta ortaya koyan bir tablo halen yok. Bugün nihayet savunma sırası geldi. Afyon’daki sürgün niteliğindeki cezaevi süreci onu yormuş, bunu görmek insanın içini burkuyor. Ben de bugün ona destek olmak için Silivri’deyim. Meslek hayatı boyunca gazetecilerin yanında duran Elif Atayman’ı, meslektaşlarının da unutmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben, gerçeklerin ortaya çıkacağına ve Elif Atayman’ın aklanarak özgürlüğüne kavuşacağına inanıyorum. Bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey ise dostlarının ve meslektaşlarının dayanışması…eksik etmeyelim…
4
131
635
15,603
Efe Çakır retweeted
HİÇBİR DELİL YOK Elif Atayman: Kimden rüşvet almışım, ne kadar almışım hangi saatte almışım bilmiyorum. Bununla ilgili hiçbir bilgi, belge, somut delil yok. Hiçbir itirafçı beni tanımıyor. Ne ile suçlandığımı bilmiyorum. #İBBDavası
21 AY GÖREV YAPTI 6 YILDAN SUÇLANIYOR Elif Atayman: 21 ay yaptığım Medya AŞ Genel Müdürlüğünde 6 yıllık yolsuzluktan suçlanıyorum! #İBBDavası
5
149
682
43,048
Efe Çakır retweeted
Medya A.Ş.’nin eski genel müdürü İpek Elif Atayman’ın savunmasıyla duruşmaya başlandı. Atayman, “Hakkımdaki soru, suçlama ve delillerin ne olduğu yönündeki sorularım, tarafıma soru sorulması taleplerim cevapsız kaldı. Bir kısmında da söylediklerimi kısaca tutanağa yazdıktan hemen sonra tutukluluğun devamına karar verip bağlantıyı kestiler. Hiçbir şekilde suç işlemediğime, hiçbir suç örgütüne üye olmadığıma emin olarak, hakkımdaki suçlamaları bilmeden, anlamadan ömrümün on beş ayını çok zor bir şekilde geçirdim” dedi. Tutuklandıktan sonra Silivri’den Afyonkarahisar’a sevk edildiğini anlatan Atayman, “İlk tutuklandığımda Silivri’de hücrede kaldım. Daha sonra koğuşa aktardılar. Ancak hemen ardından zorlu bir yolculukla, bayram arifesinde Afyon’a götürüldüm. Bu yolculuk sekiz saat boyunca ellerim kelepçeli halde, kafes gibi bir kabinde sürdü. Cezaevine ulaştığımda bileklerim morarmıştı. Yaptığım suç duyurusundan da herhangi bir sonuç çıkmadı. Yerleştirildiğim, çoğu madde bağımlısı ve satıcısı kişilerin olduğu kalabalık koğuşta günlerce yerde yattım. Hiçbir bağlantım olmayan Afyon’daki cezaevinde; oğlumdan, annemden, babamdan uzakta, avukatlarımla oldukça sınırlı iletişim kurarak bugünlere geldim” diye konuştu.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı davanın ilk duruşmasına, 47’nci günde devam ediliyor. Son olarak tutuklu iş insanı Kahraman Yeşilyurt ve avukatı savunma yapmıştı.
5
274
1,070
75,681
Efe Çakır retweeted
en başta Elif için sizi asla affetmeyeceğim @kilicdarogluk
Hiç utanmadınız akp ağzı takınıp bu insanları yolsuzlukla ahlaksızlıkla suçlamaya... Sizi butlan kayyumu yapanların aleni kumpas iddialarını "bunlar siyasi değil de yolsuzluk"diye, içinize sindiremeye... Yazık biriymişsiniz... Çok yazık! @kilicdarogluk
8
98
782
22,318
Efe Çakır retweeted
EKREM İMAMOĞLU KADINLARDAN ÖZÜR DİLEDİ Ekrem İmamoğlu: Genel müdürlük yaptığınız süreçte sizinle bazı tabi toplantılarımız oldu. İddianamede süreci anlatan dilin kavradığı biçimiyle bir gündemimiz oldu mu sizinle? İpek Elif Atayman: Olmadı Başkanım. Ekrem İmamoğlu: Elif Hanım, bir de “örgüt üyesisiniz”; öyle anlıyorum suçlamada. Yani ben çünkü bu dünyada böyle bir kara leke diye tariflediğim bu iddianamede, bir sayfasını bile okumadığımı tekrar ifade edeyim. Sizin de örgüt üyesi olduğunuzu öğrenmiş oldum. Öylesiniz galiba? Öyle iddia ediliyor. İpek Elif Atayman: Evet Başkanım. Ekrem İmamoğlu: Kaç kaç ay kaldınız bu Silivri'de ondan sonra ne kadar? İpek Elif Atayman: Başkanım, Silivri'de 2 ay hücrede kaldım, 5 gün koğuşa aldılar, sonra da hemen akabinde Afyon'a sürdüler. 10 ay Afyon'da kaldım. Ekrem İmamoğlu: 10 aydır oradasınız. Sayın Başkan, sayın heyet; biz, kadın yönetici konusunda çok hassas davrandık ve bir anda 4-5 kat fazlasıyla kadın yönetici atadık. Kadın çalışan konusunda da özenle davrandık. Ben Elif Hanım'a ve onun gibi bazı arkadaşlarımıza yapılan tarifsiz zalimliğin kadına karşı şiddete ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlık besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum. Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de gerçekten yani sanki anneme yapılmış, kız kardeşime yapılmış, kızıma yapılmış gibi görüyorum, lanetliyorum ve ömür boyu takipçisi olacağımı da ifade ediyorum. Bir erkek olarak da özür diliyorum buradaki kadınlardan. Sizin de hakkaniyetle bu süreci sona erdirmenizi burada diliyorum. #ibbdavası #ekremimamoğlu
RİCA EDİYORUM DELİLLERİ GÖSTERİN, BİLMEK İSTİYORUM 2019 ÖNCESİNDEN KALANLAR LÜKS ARAÇLAR İpek Elif Atayman: 2019 yılı öncesinde şirkete lüks mobilyalar, araç gereçler, lüks makam araçları tahsis edilmiş olması ve dahası TRT yapımı dizilere yönelik sponsorluk sağlanmış olması dikkat çekiciydi. 21 aylık kısa sayılabilecek genel müdürlüğüm sürecinde bu israf ve zararı gidermekle uğraştım. İddia edildiği gibi bir örgütün mensubuysam, bunun delilinin gösterilmesini bekliyorum. Rica ediyorum; bana kim rüşvet vermiş; ne kadar almışım; bunun söyleyin; bunu delili nerededir gösterin? Rüşvete konu hangi telefon görüşmesi, kamera kaydı, mesajlaşma, para hareketi var, bilmek istiyorum. Bana gönderilen veya benim üzerimden aktarılan bir para hareketi var mı? Adalet gereği, bunların açıkça ortaya konulmasını talep ediyorum. #ibbdavası #ipekelifatayman
5
356
1,711
99,076
Efe Çakır retweeted
Esas rahatsız eden fıkra bu :
100 yıl önce Ankara’da başlayan yolculuğumuzun anlamlı bir dönüm noktasında, Koç Topluluğu olarak Anıtkabir’de Ata’mızın huzurundaydık. Koç Ailesi, çalışanlarımız, bayilerimiz ve yetkili servislerimizden yaklaşık 6 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen ziyarette, Yönetim Kurulu Başkanımız Ömer Koç, Koç Topluluğu adına Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da, kurucumuz Vehbi Koç’un ülkemize hizmet anlayışından ve Cumhuriyetimizin değerlerinden aldığımız ilhamla çalışmaya devam edeceğiz.
64
369
6,194
78,441
Efe Çakır retweeted
Mansur Yavaş'ın Gökçek hakkında açtığı onlarca davayı rafta tutan Adalet Bakanı, tek bir espiri için Rahmi Koç'a dava açtı. Fıkra bu kadar.
63
2,652
28,189
240,216
Efe Çakır retweeted
Bir gazetecinin 75 gün tutuklu kalmasına sebep olup, ilk duruşmasında delillerin toplanmadığını söyleyerek tutukluluğun devamını talep eden savcıya görevi ihmalden soruşturma açıldığı gün; ülkeye hukuk gelmiş olacak.
30
1,386
10,353
124,251
Efe Çakır retweeted
İmamoğlu için 11 milyar dolar net rezerv sattıran piyasa. Rahmi Koç için kaça ikna olur? Mart 2025'ten beri: 131 ton altın sattınız. $16 milyar Amerikan Hazine kağıdı sattınız. $55 milyardan fazla döviz sattınız. Kalan ne? Swap hariç net rezerv $26.6 milyar. Brüt rezerv $159 milyar. Kısa vadeli döviz yükümlülüğü $127.8 milyar. Yabancı yatırımcı hisse portföyü 3.2 trilyon TL. Hepsi likit. Hepsi tek tuşla satılır. İmamoğlu günü dolar tek seansta 36.69'dan 41.21'e gitti. Koç günü nereye gider sizce? İmamoğlu için tek haftada net rezervden $11 milyar yaktınız. Bizzat Şimşek TBMM'de doğruladı. Kemal Butlanoğlu için tek haftada $8.4 milyar daha yaktınız. Rahmi Koç için kasada ne kaldıysa yakmaya hazır mısınız? Soruşturma tutuklamaya giderse ne olacağının farkında mıyız bi düşünelim. "Turkey arrests its biggest business tycoon" Bu başlığı hayal et. Sadece hayal et. BofA zaten long kapattı. Barclays zaten long kapattı. JPMorgan U karla zaten çıktı. Geriye kalan yabancı TL pozisyonları da kapanır. Üstüne borsaya etkisi, CDS puanına etkisi ayrı dert. Seçim ekonomisi için Amerikan hazinesinden beklenen swap hattı? O da bu işi savunmaya gider. TCMB kasasında kalan para, Koç Holding'in 5 aylık cirosundan az.
130
248
1,605
386,425
Efe Çakır retweeted
Tüm Holding'i alıp Atatürk'ün huzuruna getirmek nereden bakarsan bak çok kral hareket
847
4,540
67,711
1,532,215