FC St. Pauli kaptanı ve Avustralya Milli Takımı oyuncusu Jackson Irvine, saha dışındaki aktivist duruşuyla dikkat çekiyor.
Erkek futbolunun soyunma odalarındaki ve tribünlerdeki dışlayıcı kültürüne dikkat çekerek futbolun herkes için güvenli bir alan olması gerektiğini savunan Irvine, "Açık konuşalım: futbolda homofobi hala bir sorun. Futbolun bazen sahip olduğu toksik maskülen atmosfer eşcinsel bireyleri oyundan uzaklaştırıyor ve bunun hemen değişmesi gerekiyor," ifadeleriyle acil bir değişim çağrısı yapıyor.
İngiltere'deki kadın liglerinde trans sporcuların dışlanması kararının ardından üst düzey oyuncuların sessiz kalmasını eleştiren tecrübeli isim, "Kadın futbolcu meslektaşlarımızın hakları ellerinden alındığında daha fazla insanın tepki gösterdiğini görmek isterdim," diyerek meslektaşlarını ellerindeki kitleleri etkileme gücünü haksızlıklara karşı ses çıkarmak için kullanmaya davet ediyor.
Üzerinde kurgusal bir 'Filistin Futbol Kulübü' arması bulunan formayla Gazze'de yaşanan insani krize doğrudan dikkat çekmeyi amaçlayan oyuncu, bu eyleminin ardındaki düşünceyi "Amacım, Filistin halkıyla ve özellikle şu anda tarifsiz acılar çeken Gazze ile dayanışmamı ifade etmekti," sözleriyle özetliyor.
FIFA'nın siyasi figürlere yönelik ödüllendirme politikalarını hedef alan ve kurumların insan hakları söylemleri ile eylemleri arasındaki çelişkiye tepki gösteren Irvine, "[Başkan Trump'a] bu barış ödülünü vermek gibi kararlar, insan hakları sözleşmesiyle yapmaya çalıştıklarıyla ve futbolu dünyada iyilik ve pozitif değişim için küresel bir itici güç olarak kullanma çabalarıyla alay etmektir," diyerek bu tür kararların futbolun birleştirici doğasına büyük zarar verdiğini savunuyor.