Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bir yüksek mahkeme olmakla beraber, Anayasa Mahkemesi karşısındaki konumu herhangi bir mahkemeninkine denk bir mahkemedir. Yargıtay'ın AYM kararına direnmesiyle Sulh Ceza Mahkemesinin AYM kararına kafa tutması arasında fark yoktur. Anayasa Mahkemesi, ülkemizin, kararları istisnasız tüm mahkemeleri bağlayan yegane ve en üst yargı merciidir.
Anayasa Mahkemesi üyelerinin görevlerinin ifası çerçevesinde kullandıkları oy sebebiyle Yargıtay eliyle suç duyurusuna muhatap olmaları, olsa olsa ceza hukuku alanında Yargıtay'dan adalet ve hakkaniyet tesisine dair bir rol bekleyen toplumu yaralar.
Bu tür, eskalasyon odaklı ve "inceldiği yerden kopsun" tavırlı kararlar, hukuk tekniği içerisinde değerlendirilemezler. "Kime ne mesaj verilmeye gayret ediliyor", sorusunun sorulmasını kaçınılmaz kılan, "bu cesaret nereden alınıyor" sorusunun cevabını "hukuktan" kelimesiyle verememe halidir.
Bu karara imza atan Yargıtay 3. Ceza Dairesi hakimlerinden herhangi birinin "sizce Anayasa Mahkemesi ne işe yarar, görevi nedir ve bu görevi nasıl ifa eder" sorusuna Anayasal çerçevesi içerisinde doğru cevap verip de imza attıkları bu kararla da o verdikleri cevapla tutarlı kalmaları mümkün değildir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu kararının Anayasa Mahkemesini tatil etmeye yönelik sonuçlarını umursamama lüksüne sahipse, bunun bedelini, hukukun üstünlüğüne saygı beklentisi olan, bir hukuk devletinde yaşama arzusu olan tüm toplum öder.