Vatan Emniyet'e kendisi giden Buğra Gökce'nin 'arzulanan yakalama anı karesi' için çıkarılıp tekrar tekrar fotoğrağı çekilmesi asla unutulamaz bir ayrıntı. 100 yıl sonra bile 'tek adam' dönemi sorgu yöntemi örneği olarak hatırlanacaktır.
Günün notu...
Buğra Gökce, 19 Mart 2025’teki operasyonunda ve Vatan Emniyet’te yaşadıklarını anlattı. Gökce, “Bugün kıymetli eşim olan nişanlım Filiz Hanım’ın evine sabah saat 06.00 civarında yapılan aramayla başladı. Filiz Hanım o sırada evde değildi. Ben de evde değildim. Buna rağmen eve çilingir marifetiyle girildi. Esasında açık bir hak ihlali yaşandığını düşünüyorum. Filiz Hanım’ın evinde ne bulundu, polis neyi tutanak altına aldı, neye el konuldu; bunların hiçbirini bilmiyoruz” dedi.
Vatan Emniyet’e gidip kendi isteğiyle teslim olduğunu ifade eden Gökce, polisin kendisine “yakalama görüntüsüne ihtiyacı olduğunu” söylediklerini belirtti.
Gökce, şunları anlattı:
“Arandığımı öğrenmem üzerine ben kendi irademle Vatan Emniyet’e giderek teslim oldum.
Bakınız, bu fotoğraf benim Vatan Emniyet’e kendi ayağımla gittiğim sırada çekilmiş bir fotoğraftır.
Arkadaşlar tarafından, benim bilgim dışında çekilmiş bir fotoğraf.
Akabinde sağlık kontrolüne sevk edildim.
Ancak emniyete girişim, diğer kişilerde olduğu gibi polis eşliğinde görüntülenmediği için olsa gerek, arkadaşlar bir 'yakalama görüntüsüne' ihtiyaç duyduklarını söylediler.
Ben de buna itiraz etmeyeceğimi söyledim.
Bunun üzerine emniyete girişimin yeniden görüntülenmesine karar verildi.
Şimdi gördüğünüz bu fotoğrafın bir hikâyesi var.
Bunu özellikle anlatmak istiyorum.
Çünkü ben emniyete normal şekilde girdim.
Polis eşliğinde ya da zor kullanılarak getirilmiş biri değildim.
Kendi ayağımla gittim.
Ancak bana, “Bir fotoğraf çekeceğiz, tekrar dışarı çıkacağız” denildi.
Peki dedim.
Dışarı çıktık.
Daha sonra bu fotoğraf çekildi.
Ardından tekrar yukarı çıkarıldım ve yeniden nezarethaneye konuldum.
Bir süre sonra tekrar dışarı çıkarıldım.
Bu kez bana, 'İlk fotoğraf olmamış. Dikey çekmişiz, yatay çekmemiz gerekiyor. Bir kez daha çekim yapacağız' denildi.
Bunun üzerine üçüncü kez dışarı çıkarıldım ve yeniden emniyete giriş yaptırıldım.
Sonuç olarak, bu görüntülerin elde edilebilmesi için ben üç kez polis eşliğinde emniyete sokuldum.”