başına bir musibet kapını çaldığında -ister hastalık, ister kayıp, ister rızkın gecikmesi olsun- insanların karşısında kendini “mağdur” konumuna koyma. çünkü kırılmışlık elbisesi, rabbi “cebbar” olan bir mümine yakışmaz. başını yakînle kaldır ve bil ki Allah bir kulunu sevdiğinde onu imtihan eder. bu yüzden imtihanını insanlara şikâyet değil, Allah ile bir halvet hâline getir ve şöyle de: “ya rab, senin takdirine razıyım, imtihanınla şereflendim. sabrımın sonunu benim için bir nur ve yücelik kıl.”