Joined February 2026
35 Photos and videos
Bu hesapla, Hrant Dink cinayetinin 20. yılı yaklaşırken, cinayete giden sürecin adım adım izini süreceğiz. #19Ocak #HrantDinkCinayeti #HrantDink
232
523
137,943
Tarih: 9 Ekim 2005 Pazar “Yasin Hayal Ermenilere karşı büyük kin besliyor” Erhan Tuncel 7. Haber Bilgi Raporunda Çeçen savaşçıların Trabzon ziyaretinden ve Yasin Hayal ve ekibiyle onlara eşlik etmelerinden bahseder. Yasin Hayal'in cezaevinden çıktığını, takipte olduğunu, aşırı radikal fikirleri benimsediğini, birçok irtibat edindiğini, Ermenilere karşı büyük bir kin beslediğini ve “bir daha eylem yaparsam İstanbul'da yaparım” dediğini aktarır. O esnada medyada: 9 Ekim 2005 “Konuşmadan önce 301 kere düşünün!” “Çavuş Hrant Dink” Can Dündar, Milliyet “Biraz Ciddiyet Lütfen” Kürşat Bumin, Yeni Şafak “Hrant Dink’e Haksızlık”, Bugün “Zamanlama Şaheserleri” Erdal Şafak, Sabah “Avrupa ve yerli malı haftaları” Ferai Tınç, Hürriyet “AB Gündemi: İfade özgürlüğüne saygı”, Birgün “Dink’e verilen ceza”, Cumhuriyet “Türk’ün kanı”, Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj “‘Sözde’ ifade özgürlüğü: Hrant Dink’e altı ay hapis”, Radikal 10 Ekim “Orhan Pamuk ve Hrant Dink’e davaları süreci hızlandırdı TCK’ya özgürlük rötuşu” Hilal Çetin, Yeni Şafak “Hiçbir yere gitmiyoruz” Yıldırım Türker, Radikal “Dink ve Pamuk Türk düşmanı değil!”, Hadi Özışık, Star “İki dava”, Okay Gönensin, Vatan “Kan uzmanı Hrant Dink” Yıldıray Çiçek, Ortadoğu “İyi ki AB sürecine uygun ‘Sorun çözen bir Adalet Bakanımız’ var” Koray Düzgören, Yeni Şafak “Bilirkişi: Hrant Dink suç işlemedi”, Radikal 11 Ekim “Aydınlar Dink’i ziyarete gidecek”, Gündem “Hrant Dink’e destek ziyareti”, Hürriyet “Bir yere gidemezsin Hrant Dink” Cüneyt Ülsever, Hürriyet “Besle Türkü” Erkan Güloğlu, Radikal “Hrant” Ahmet Altan, Prestij “İfade Etmenin Sorunları” Turgut Tarhanlı, Radikal “Mahkemelerin Durum Halleri” Adnan Ekinci, Radikal “Dink kararı biz Türkler için utanç vericidir” Ali Bayramoğlu, Yeni Şafak “Siz nasıl YAS tutarsınız” Güler Kömürcü, Akşam 12 Ekim “Dink Davası: Türk neyle gururlanacak ve Türk kim” Ali Bayramoğlu, Yeni Şafak “Hrant (Fırat) Dink’in mahkum edildiği sözleri bir de ben analiz edeceğim “‘Yanındayız’ mesajı verildi Hrant Dink’e destek ziyareti” Cumhuriyet Türk’e hakarete destek, Yeniçağ “Aydınlar Dink’e sahip çıktı”, Gündem “Hrant’ın kardeşliği” Hüsnü Öndül, Gündem “Dink’e çifte destek” Tahsin Aksu, Milliyet 13 Ekim “Etnik kimlik hastalığı” Ali Bayramoğlu, Yeni Şafak “Türklük, aşağılama ve demokrasi” Turgut Tarhanlı, Radikal “Sahipsiz ülke” Emin Pazarcı, Bugün “Ertelenen cezasına ‘uslanmaz’ temyizi” Mutlu Koser, Hürriyet “İnsanın vatanı” Toktamış Ateş, Cumhuriyet “Dink ve Pamuk ilerleme raporuna girdi”, Yeniçağ “Başbakanın öfkesi ve özgür düşünce…” Uluç Gürkan, Star “‘O kafa’ yine iş başında”, Birgün “Atillâ İlhan’dan Hrant Dink’e Türkiye” Ali Sirmen, Cumhuriyet “Hrant’a ve Hrant gibilere desteği eksiltmeyelim” Koray Düzgören, Yeni Şafak “Her şeye düşman!” Umur Talu, Sabah 14 Ekim “‘Hrant n’olur gitme kal!’ düzenleyen “aydınlar” beş şehidimiz için ne düşünüyorlar” Arslan Tekin, Yeniçağ “Fransızlığa, Almanlığa, Belkçikalılığa hakaret” Mensur Akgün, Referans “Hrant’ı savunmak” Derya Sazak, Milliyet “Bir Bardak Suda Fırtına…” İlhan Selçuk, Cumhuriyet 15 Ekim “Karından konuşma” Ali Bayramoğlu, Yeni Şafak “Hrant, bizi bırakıp hiçbir yere gidemez” Mehmet Ali Birand, Posta “Agos, Türklük ve sermaye” Ayhan Bilgen, Gündem “Hrant Dink’e soru” Melih Aşık, Milliyet 16 Ekim “Ceza yargılaması yapılmayacak mı?” Halit Kakınç, Star “Hrant Dink’e açık mektup” Elif Şafak, Turkuaz 17 Ekim “HRW’den adalet bakanı Çiçek’e savcı ve hakimleri eleştiren mektup ‘Ya kasıtlı ya eğitimsizler’” Yeni Şafak “Küstah İngiliz parlamenterden Pamuk ve Dink’e destek”, Yeniçağ “Cevdet Aykan’ı üzen açıklamalar” Kürşat Bumin, Yeni Şafak 18 Ekim “Hrant, ya bu ülkeyi sev ya da terket” İstafil K. Kumbasar, Yeniçağ “Hrant Dink ve Orhan Pamuk” Nazlı Ilıcak, Bugün “Zeytin dalı” Derya Sazak, Milliyet “Yargıdan Mussolini etkilerini silemezsiniz” Ayten Serin, Hürriyet
6
14
3,441
Tarih: 7 Ekim 2005 Cuma Hrant Dink’e mahkumiyet Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, TCK'nın 159. maddesinde düzenlenen, “Türklüğe hakaret” suçundan Hrant Dink’in 6 ay hapsine ve cezanın ertelenmesine karar verir. “İfade özgürlüğü… bazen yasayla bazen de ahlak kurallarıyla sınırlanabilir!” "İncitici nitelikte ifade özgürlüğü söz konusu olamaz." “Öyle millet var ki, kan dedin mi akla ecdadının akıttığı oluk oluk şehit kanı gelir.” O esnada medyada: 3 Ekim - Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri başlar. Çerçeve sözleşme imzalanır. 8 Ekim - “Birgün yazarı Hırant Dink’e 6 ay hapis cezası Hrant Dink: Karar siyasi”, Birgün “Hrant Dink’e 6 ay hapis”, Mutlu Koser, Hürriyet “Türklüğe hakaretten 6 ay hapis cezası”, Zaman “Dink’e 6 ay hapis” Ümit Karaaslan, Sabah “6 ay hapsi haketmedim çeker giderim” Alper Uruş “Utanma kriterleri” Güngör Mengi, Vatan “Türklüğe hakarete 6 ay hapis cezası” Yeni Mesaj “Hrant Dink’e ceza” İsmail Saymaz, Radikal “Arkadaşım Hrant Dink” Oral Çalışlar, Cumhuriyet “Memleketimden ifade özgürlüğü manzaraları” İsmet Berkan, Radikal “Dink’in cezası ertelendi”, Orta Doğu “Hrant Dink’e ceza”, Yeni Çağ “Avrupa Siyasi Karar Alıyor” Çınar Coşkunserçe, Star “Bu karar baş ağrıtır”, Posta “Ermeni gazeteciye 6 ay hapis”, Bugün “Hrant Dink’e 6 ay hapis”, Birgün “Hrant Dink’e “Türklüğü Tahkir”’den 6 ay ceza verildi”, Star “Dedem gibi çekip giderim”, Yeni Şafak
12
21
4,079
Tarih: 26 Eylül 2005 Pazartesi Hrant Dink’e bir soruşturma daha Kemal Kerinçsiz'in başını çektiği Hukukçular Birliği'ne bağlı avukatların suç duyuruları ile Agos çalışanları ve Hrant Dink aleyhine TCK’nın 288. Maddesinde düzenlenen “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçundan bir soruşturma daha açılır.
10
14
500
Tarih: 24 Eylül 2005 Cumartesi Konferans Bilgi Üniversitesi’nde yapılır “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri” konferansı tartışmalı yargı süreçlerinin sonunda Bilgi Üniversitesi’nde başlar. Saldırganlar bina girişinde konferans katılımcılarına saldırır. “Ermenilerin bu topraklarda gözü var” Hrant Dink Sivas’lı bir Ermeninin memleket özlemini anlattığı “su çatlağını buldu” konuşmasını bu konferansta yapar: “Evet, Ermenilerin bu topraklarda gözü var, ama alıp götürmek için değil, gelip dibine girmek için”. Konferansın aynı tarihte Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması planlanmıştır. Kemal Kerinçsiz'in başını çektiği Hukukçular Birliği Derneği'nin girişimiyle, konferanstan bir gün önce, 23 Eylül Cuma günü saat 16:30'da İstanbul Dördüncü İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı alır. Boğaziçi ve Sabancı Üniversiteleri mahkeme kararına zorunlu olarak uyduklarını duyururlar: "İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararına uymak zorunda olduğumuzu, ancak bilimsel özgürlük ve üniversite özerkliğinin korunması için tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygılarımızla duyururuz." AB Komisyonu durdurma kararı ile ilgili "müzakereler öncesinde yapılmış bir başka provokasyon" değerlendirmesini yapar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Mahkemenin verdiği kararı tasvip etmek mümkün değil. Bu çağdaşlığa, demokrasiye ve özgürlüğe sığmaz" der. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tepkisini, "3 Ekim'e giderken içeriden ve dışarıdan bu işi engellemek için çalışanlar son gayretlerini gösteriyorlar. Bunlara yenileri de eklenirse benim için sürpriz olmaz. Kendi kendimize zarar vermekte üstümüze yok" sözleriyle ifade eder. Yürütmeyi durdurma kararına hükümetten gelen tepkiler üzerine, tarihin garip bir cilvesiyle, konferans düzenleyicilerini "ihanet" ile suçlayan Adalet Bakanı Cemil Çiçek çıkış yolunu gösterir: "Konferansın Bilgi Üniversitesi’nde yapılmasında bir problem olmaz. Çünkü mahkeme kararı, sadece toplantıyı tertip eden diğer iki üniversite aleyhine verilmiş bir karardır." Konferans, bu çıkışların ardından planlandığı gün Boğaziçi Üniversitesi’nde değil, Bilgi Üniversitesi’nde yapılabilmiştir.
12
19
1,143
Tarih: 13 Eylül 2005 Salı Yasin Hayal serbest bırakılır Yasin Hayal, McDonalds bombalama eylemi sebebiyle yalnızca 10 ay 14 gün tutuklu kaldıktan sonra, teamüle aykırı biçimde nöbetçi hakimler tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılır. Tahliye, davaya bakan savcının itirazına rağmen gerçekleşir. O esnada... Türklüğe Hakaret Davası 6. Celse Hakim karar vermez, adli tatilin yeni bitmiş olduğu gerekçesiyle duruşmayı karar vermeksizin 7 Ekim’e erteler.
14
15
1,364
Tarih: 6 Eylül 2005 Salı 6-7 Eylül sergisine saldırı Türkiye’deki gayrimüslimleri hedef alan 6-7 Eylül 1955 pogromunun 50. yıldönümü vesilesiyle İstanbul’da Karşı Sanat Galerisi’nde açılan sergi saldırıya uğrar. Saldırganlar arasında Levent Temiz başta olmak üzere, Hrant Dink duruşmalarında olay çıkaran pek çok ortak isim vardır. O esnada Trabzon’da 29 Ağustos’ta İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan “cezai sorumluluğu tam” raporu verilen Yasin Hayal, 1 Eylül’de Trabzon Cezaevine sevk edilir. O esnada Mersin’de Jandarma’dan maaş aldığı sonradan öğrenilen İlker Çınar, “Siyasi Misyonerliğe Karşı Güçbirliği Derneği”ni kurar.
7
11
1,292
Tarih: 27 Temmuz 2005 Çarşamba “Türklüğe Hakaret” Davası 5. Celse Beşinci celse öncesinde avukat Fethiye Çetin, müdahillik kararlarını eleştirdiği bir dilekçeyi mahkemeye sunar. Çetin, bu duruşmada hakimin o güne kadar görece tarafsız seyreden tutumunun değiştiğini gözlemler. İki celse arası “Özel Harpçiler”in Hrant Dink hakkındaki MSN görüşmeleri yıllar sonra ortaya çıkacaktır. İki celse arası “Özel Harekat” Yıllar sonra Ergenekon sanıklarından Habib Ümit Sayın’ın bilgisayarından elde edilen MSN görüşmelerinde bu döneme dair çarpıcı ayrıntılar gün yüzüne çıkacaktır. 12 Temmuz 2005 tarihli MSN görüşmesi H. Ümit Sayın ve Özel Harp Dairesi’nde görevli Binbaşı Oğan Türkmen arasında geçen görüşmede “Bu arada Hrant’ı beraat ettirecekler herhalde. Koşullar konusunda tam anlamıyla hemfikiriz.” cümlesi dikkat çeker. Bu görüşmenin bir bölümü sansürlenerek Ergenekon davası dosyasına eklenir, görüşmede Hrant Dink’i tehdit eden ve hedef gösteren isimlerden Levent Temiz ve Emin Çölaşan’ın isimleri de sıkça geçmektedir. Görüşmeden ayrıca “psikolojik harekat” isimli bir grubun olduğu, görüşmeyi yapan iki kişiyle birlikte Levent Temiz’in ve psikolojik harp amaçlı kullanıldığı söylenen sitelerden biri olan “acikistihbarat.com”un yazarlarından Behiç isimli kişinin de bu gruba üye olduğu anlaşılır. 14 Temmuz 2005 tarihli MSN görüşmesi H. Ümit Sayın ve Özel Harp Dairesi’nde görevli Üsteğmen Zafer Yener arasında geçen, öncesi ve sonrası dava dosyasına konulmayan görüşme aynen şöyledir: … H. Ü. Sayın: Şimdi Mehmet Soykan aradı. Bu Ermenilere karşı mücadele verip Hrant Dink’i mahkemeye veren. Biliyorsun bizim çocuklar da mesajlar yolladı. Z. Yener: Evet biliyorum. H. Ü. Sayın: Ona destek telefonları yağıyormuş üç gündür, yurtdışı ve yurtiçinden yaklaşık 10 kişi aramış nasıl destek olabiliriz diye, yani çok başarılı olduk, 28 ayrı ulusalcı gruba da yolladık aynı şekilde. … Burada bahsedilen internet mesajı avukat Fethiye Çetin’in araştırmaları sonucu ortaya çıkmıştır. 16 Haziran 2005 tarihli mesaj Hrant Dink’e ve onun lehine rapor veren mahkeme bilirkişilerine hakaretlerle doludur. 16 Temmuz 2005 tarihli MSN görüşmesi H. Ümit Sayın ve Özel Harp Dairesi’nde görevli Binbaşı Oğan Türkmen arasında geçen görüşmenin yine büyük bir bölümü sansürlenerek dava dosyasına konmuştur. Görüşmedeki “...Ermenilerin Türklere hakareti ile ilgili internete verdiğimiz mesaja çok yanıt geldi herkes Mehmet beyi aramış.” cümlesi tekrar dikkat çekmektedir.. Bu görüşmede ayrıca Ümit Sayın, Levent Temiz ve acikistihbarat.com’un sahibi Behiç Gürcihan’ın 16 Temmuz’da buluşacakları anlaşılır. 18 Temmuz 2005 tarihli MSN görüşmesi Ümit Sayın ile adli tıp uzmanı meslektaşı Sevil Atasoy arasında geçen görüşmede bağlamı gizlenmiş şu cümle dikkat çekicidir. … H. Ü. Sayın: Hrant Dink bizim savaştığımız adam, o yazıyı bana yollayın. Grup izindeymiş önümüzdeki hafta devrederler. …
6
10
994
Tarih: 8 Temmuz 2005 Cuma “Türklüğe Hakaret” Davasında Kerinçsizler sahnede Hrant Dink’e karşı açılan “Türklüğe Hakaret” davasının dördüncü celsesinde müdahillik talepleri artar, avukat Kemal Kerinçsiz de katılanlar arasındadır. Savcı "Müştekilerin Türk vatandaşı olmaları ve açılan davanın da Türklüğe hakaret olması sebebiyle müdahil olarak kabullerine karar verilsin” der. Hakim yeni şikayetçilerin de müdahil olarak davaya katılmalarına karar verir. Savcı esas hakkındaki mütalaasını verirken Dink’in cümlelerini de çarpıtırarak aktarır: “... Sanık Türklüğü kanserojen tümör, zehirli kan, soykırımcı gibi (ifadelerle)... suçu sabit olduğundan cezalandırılsın” O esnada Trabzon’da Tarih: 7 Temmuz 2005 Hrant Dink aleyhine Şanlıurfa’da açılan davanın duruşması görülür Hrant Dink'in Aralık 2002’de Şanlıurfa MazlumDer'in düzenlediği bir panelde yaptığı konuşma nedeniyle açılan davanın duruşması görülür. Dink Şeyhmus Ülek'le birlikte yargılanmaktadır. Duruşmada panelin konuşma bantlarının çözülmesi için TRT'ye gönderilmesine karar verilir. Tarih: 11 Temmuz 2005 Santa Maria Kilisesi rahibi Andrea Silvio Santoro, kente ziyarete gelen iki Hristiyanı tedirginlikle karşılar ve Trabzon’da dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarır.
12
8
1,013
Tarih: 30 Haziran 2005 Perşembe Orhan Pamuk’a 301’den dava Orhan Pamuk’un bir röportajda söylediği  “bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü” sözleri üzerine başlatılan hedef gösterme süreci de davaya dönüşür. Orhan Pamuk yeni TCK’nın 301. maddesinde yer alan “Türklüğü alenen aşağılama” suçundan 6 ay ile 3 yıl arasında hapis istemiyle Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacaktır. O esnada 1 Haziran 2005 Yeni Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girer. 3 Haziran 2005 Aralarında Kemal Kerinçsiz’in ve Büyük Birlik Partililerin bulunduğu bir grup, Fener Rum Patrikhanesi önünde eylem yapar, Patrikhane önüne siyah çelenk bırakır. 16 Haziran 2005 İnternette, Hrant Dink’in yargılandığı davada Hrant Dink lehine görüş bildiren bilirkişilere hakaretler içeren, mahkemeye çağrı yapan bir metin dolaşıma sokulur. 27 Haziran 2005 Yasin Hayal, İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi’nde gözetim altına alınır. 1 Temmuz’da taburcu edilerek Bayrampaşa Cezaevi’ne döner.
6
9
368
Tarih: 27 Mayıs 2005 Cuma Bilirkişi raporu: “Hrant Dink hakaret etmedi” Hrant Dink ve Agos aleyhine açılan “Türklüğe Hakaret” davasının üçüncü celsesi görülür. Duruşma öncesinde mahkemeye ulaşan bilirkişi raporuna göre Hrant Dink masumdur.  “Sanığın ifadelerinin … Türklüğü tahkir ve tezyif olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.” Mahkeme, şikâyetçilere raporu incelemeleri için ek süre verir. Bilirkişi raporundan alıntı “Sanığın bütün yazıları birlikte incelendiğinde yazıya konu olan Türk ifadesi ile anlatılmak istenenin 1915 olayları sebebiyle Ermeni kimliğinde yer alan anlayış ve bakış açısı olduğudur. (...) Zehirli kan olarak ifade edilen husus, Türklük ya da Türkler değil Ermeni kimliğinde yer alan sanığın ifadesi ile hatalı anlayıştır. Tüm bu ifadeler bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ifadelerinin 159. Maddede düzenlenen anlamda Türklüğü tahkir ve tezyif olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.” Bilirkişi raporunun tamamı için: shorturl.at/LNcO1 O esnada: 27 Mayıs 2005 Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması planlanan “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri” konferansının siyasi baskılarla ertelenmesi ile ilgili AB’den açıklamalar gelir: AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in sözcüsü Krisztina Nagy, şunları söyler "Bu tür müdahaleler, Türkiye'nin AB sürecine olumlu katkı yapmıyor. Türkiye her konuyu komplekslerden arınmış ve sakin bir yaklaşımla tartışabilmeli"  AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, gerçekleşmesi halinde konferansın, "Türkiye'de düşünce ve bilim özgürlüğünün yerleşmeye başladığına önemli bir örnek" olarak algılanacağını söyler. Ertelemeyi eleştiren Lagendijk, "Bu gelişme kuşkusuz Türkiye'de sözün, düşüncenin, bilimin hâlâ özgür olmadığını, Türkiye'nin tabular ülkesi olduğu şeklinde yorumlanacak" diye konuşur ve Türkiye'nin AB üyeliği için mücadele veren çevrelerin işini zorlaştıracağını belirtir.
4
9
320
Tarih: 24 Mayıs 2005 Salı “Konferans Türk milletini arkadan hançerlemek” Ertesi gün Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılması planlanan “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri” adlı konferans TBMM gündemine taşınır. CHP’li Şükrü Elekdağ ve AKP’li Ramazan Toprak’ın konuşmalarının ardından söz alan Adalet Bakanı Cemil Çiçek şöyle der: “...bu Türk milletini arkadan hançerlemektir. [...]bu millete küfretme, bu milletin nüfus cüzdanını taşıyanların bu milletin aleyhine propaganda yapma, hıyanet etme dönemini artık kapatmamız lazım.” Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in konuşmasının ilgili bölümü: "Şimdi milletçe,devletçe, yoğun çaba içindeyken bu çabaları arkadan hançerlemek ne anlama geliyor? Şimdi siz o zaman falanca ülkenin parlamenterlerini nasıl ikna edeceksiniz? Bunlar diyecek ki siz bizi ikna etmeyin, gidin Boğaziçi Üniversitesi'nde boğaza bakarak bu yalanları söyleyenleri ikna edin. Dolayısıyla bu Türk milletini arkadan hançerlemektir. Hükümet olarak bir yetkimiz olsaydı gereğini yapardık. Keşke adalet bakanı olarak dava açma yetkisini devretmeseydim. Şimdi YÖK ne yapacak, merak ediyorum. Boğaziçi Üniversitesi ne yapacak, onu merak ediyorum. Milletimiz de merak ediyor. Bu sorumsuzluk, bu ciddiyetsizlik, bu millete küfretme, bu milletin nüfus cüzdanını taşıyanların bu milletin aleyhine propaganda yapma, hıyanet etme dönemini artık kapatmamız lazım." Meclisteki bu konuşmalar sürerken İstanbul Başsavcılığı tarafından Boğaziçi Rektörlüğü telefonla aranarak, yapılacak konferansın tüm bildirilerinin metinleri istenir. Cemil Çiçek’in bu konuşmasından sonra AKP milletvekili Ramazan Toprak “tüm vatanseverleri yarın Boğaziçi Üniversitesi’nin önüne çağırıyoruz” beyanatında bulunur. Aynı akşam rektörlük, yeni durumu ve ertesi gün doğabilecek güvenlik sorunlarını göz önünde bulundurarak konferansı erteleme kararı alır. O esnada: Tarih: 11 Mayıs 2005 Çarşamba McDonald’s bombalaması davasından Trabzon Bahçecik Cezaevi’nde tutuklu bulunan Yasin Hayal, akıl sağlığı ve suç işleme ehliyetinin tetkiki için Adli Tıp Kurumu’ndan randevu beklemek üzere İstanbul Bayrampaşa Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilir.
8
9
951
Tarih: 5 Nisan 2005 Salı Trabzon’da linç girişimi Trabzon’da bildiri dağıtmak isteyen TAYAD (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği) üyelerine linç girişiminde bulunulur. Olaya yerel medyanın kışkırtıcı yayınları da çanak tutar. Erhan Tuncel, polisin bilgisi dahilinde saldırgan grubun içerisinde olduğunu anlatır. Tuncel’e göre Hrant Dink cinayeti sanıklarından Salih Hacısalioğlu da silahlı grubun içindedir; Tuncel, linç girişimi sırasında Hacısalioğlu’nun telefonundan Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek ve başka polislerle görüştüğünü ifade eder. 5 Nisan 2005 Ankara Ermeni aydınlar ilk kez Meclis’te Hrant Dink ve Etyen Mahçupyan TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu'nun daveti üzerine komisyon toplantısına ilk kez katılır. 7 Nisan 2005 Trabzon Saldırılar sonrası Trabzon Meydan Parkı’nda basın açıklaması yapmak isteyen TAYAD üyelerine ikinci linç girişimi düzenlenir. Rize, Samsun ve Ordu başta olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinde de benzer olaylar tetiklenir. 10 Nisan 2005 Trabzon Saldırılar sonrası Trabzon Meydan Parkı’nda açıklama yapmak isteyen TAYAD üyeleri üçüncü kez saldırıya uğrar. Yerel Medyanın kışkırtıcılığı, polisin tavrı Türkiye’nin gündemine oturur. 10 Nisan 2005 Hürriyet Hürriyet gazetesinde Faruk Bildirici yükselen milliyetçi dalga üzerine “Metal Fırtına Döneminde Ülkücülük” üst başlığıyla dört gün süren bir yazı dizisi kaleme alır.
10
9
3,189
Tarih: 21 Mart 2005 Pazartesi “7 yılda 338 kişi Hıristiyanlığa geçmiş” İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun, misyonerlikle ilgili soru önergelerine verdiği yanıt basına yansır. Bakan Aksu verdiği yanıtta, o dönem nüfusu 66 milyon olan Türkiye’de, 1997-2004 yılları arasında dinini Hıristiyan olarak değiştiren vatandaş sayısının 338 olduğunu, misyonerlik faaliyetlerinin güvenlik birimleri ve adli makamlarca takip edildiğini açıklar. o esnada 14 Mart Vakit Gazetesi’nde, Ali Adakoğlu’nun Hrant Dink’le yaptığı röportaj “Sözde Soykırım Meze” başlığıyla yayımlanır. İlker Çınar Televizyonda 1993’te uzman çavuşken, sonrasında din değiştirerek Hıristiyanların arasına giren ve pastörlüğe kadar yükselen İlker Çınar, Hulki Cevizyoğlu’nun ‘Ceviz Kabuğu’ adlı televizyon programına birkaç kez katılarak misyonerlik karşıtı açıklamalarda bulunur. 21 Mart Mersin Mersin’de Newroz kutlamaları sonrası yaşanan bayrak yakma girişimi Türkiye’nin gündemine oturur. 22 Mart Genelkurmay, Mersin’deki bayrak yakma girişimiyle ilgili açıklama yayımlar. 22 Mart Malatya Malatya’da müftülüğün organize ettiği misyonerlik karşıtı paneller devam etmektedir. 27 Mart Trabzon Erhan Tuncel, Trabzon’da düzenlenen “Türk Bayrağına Yapılan Saldırıyı Kınama” yürüyüşüne 20 kişilik bir grupla katılır.
4
7
370
Tarih: 17 Şubat 2005 Perşembe Malatya’da bir din adamının çığlığı Malatya’da dini kitaplar basan Kayra Yayınevi sahibi ve Protestan topluluk lideri Gert Martinus De Lange, yerel basında giderek artan Hıristiyan karşıtı kampanyaya yazılı bir açıklamayla yanıt verir: "Hedef gösteriliyoruz…Can güvenliğimiz kalmadı… Malatya kışkırtılıyor… Hıristiyanlar hakkındaki hiçbir haber gerçeği yansıtmıyor." O esnada Son günlerde misyonerlik karşıtı kampanya Türkiye genelinde ve yerelde etkisini artırmaktadır.. 4 Şubat 2005 Eski Protestan başrahip İlker Çınar, Mersin’de yerel bir kanal olan Güney TV’de bir programa katılarak misyonerleri hedef gösterir. 1993 yılında jandarma uzman çavuş olduğu sonradan öğrenilen İlker Çınar, 1995 yılında Protestan gruplar arasına girmiş ve başrahipliğe kadar yükselmiş; ardından tekrar din değiştirdiğini açıklayarak misyonerlere karşı yürütülen kampanyanın önemli figürlerinden biri olmuştur. 4 Şubat 2005 Malatya’ya Bakış Gazetesi “Mahalle mahalle kilise evler” manşetiyle çıkar. Habere göre evlerde “Ermeni propagandası” yapılmaktadır. “İstihbarat kaynakları mantar gibi çoğalan kiliselerle ilgili ciddi bilgiler ediniyorlar” denen haberde “Ermenistan kaynaklı propagandaların da ayinler arasında yer aldığı” bilgisinin de istihbarat raporlarında geçtiği yazılır. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni de “Dinini kaç kuruşa değiştirdin” başlıklı haberinde Kayra Yayınevi’ni de hedefe koyar. Kayra Yayınevi ilerleyen dönemde Zirve Yayınevi adıyla faaliyetlerini sürdürecektir. 5 Şubat 2005 Malatya’da yayımlanan Yenigün Gazetesi genel yayın yönetmeni Bülent Kutlutürk "Din elden gidiyor" diyenleri eleştiren bir yazı yazar. "şu sıralar Malatya'da böyle bir yaygara olduğu kimsenin dikkatinden kaçmıyor. … Malatya'da bir dönem Aleviler'i hedef tahtasına oturtarak 'din elden gidiyor' yaygarası koparanların uzantıları bugün de Hıristiyanları bahane ederek toplumun hassas duygularıyla oynuyorlar ... bu çok tehlikeli bir oyundur ... Bu arada Malatya'daki bazı devlet görevlilerinin laiklikle bağdaşmayan açıklamaları dikkat çekiyor. Türkiye bu politikaların acısını çok çekti..." 8 Şubat 2005 Malatya’da yayımlanan Sonsöz Gazetesi, Gert Martinus De Lange ile yapılan söyleşiyi "Bu Potansiyel Var(?)" başlığıyla manşete çıkarır. 11 Şubat 2005 Köşe yazarı Raşit Kısacık Malatya’ya Bakış Gazetesi’nde "Sıra Vatikan Temsilciliğinde" başlığıyla misyonerleri hedef alan tehditkâr bir yazı yazar. 18 Şubat 2005 De Lange’ın açıklamasının ertesi günü, Malatya Sonsöz Gazetesi’nde "Kayra'nın gerçek yüzünü açıklıyoruz" başlığıyla Osman Karakaş imzalı tehdit dolu bir yazı yayımlanır: "Herkes haddini bilsin! Halkın damarına daha fazla basılmasın" 9 Şubat 2005 Çarşamba Orhan Pamuk, Das Magazin’e röportaj verir Bir yandan misyonerlik karşıtı kampanya hız kazanırken, diğer yandan Orhan Pamuk röportajda sarf ettiği “bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü” cümlesi nedeniyle giderek yükseltilen ulusalcı, milliyetçi dalganın ana hedeflerinden biri haline gelecektir.
8
9
4,868
Tarih: 3 Ocak 2005 Pazartesi “Oğlumu dışarı bırakmayın!” Yasin Hayal’in babası Bahittin Hayal, oğlunun McDonald’s bombalaması davasında tutuklu yargılandığı mahkemenin başkanına bir mektup yazar. Mektupta oğlunun ruhsal durumundan yararlanan bazı kişilerin oğlunun beynini yıkayıp, onu yönlendirmiş olabileceğini anlatır. Askerdeyken de sorunlar yaşadığını, eğer serbest bırakılırsa başka olaylara sebep olabileceğini söyler. mektubun tam metni 03.01.2005 Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına TRABZON Dosya No: 2004-394 Sayın başkanım 24 yaşında olan oğlum Yasin HAYAL şu an tutuklu bulunmaktadır. Sizden oğlumun akli dengesinin araştırılıp muayene tedavi edilmesini istiyorum. 1999 yılında iki arkadaşı yanında kavga ediyor bıçakla, biri ölüyor, diğeri cezaevine giriyor. Bu olayı gören oğlum ruhsal boşluk içerisine düşmüştür. Zaten diğer çocuklarda da psikolojik rahatsızlık vardır. Kızım Yasemin Hayal hâlâ depresyon tedavisi görmektedir. Oğlumun bu ruhsal durumunu gören kişiler olduğu şüphesi bende mevcuttur. Bu rahatsızlığından yararlanan bazı kişiler çocuğumun beynini yıkayıp başka şeye yöneltmiş olabilirler. Daha önce de birtakım kavgalara adı karışmıştır. Askerde de sinirlenerek üstlerine karşı gelip disiplin cezası çekmiştir. Kendisini okutmak istememe rağmen okumamıştır. Maddi durumum zayıf olduğu için kendisini tedavi ettiremedim, bunun altında ezilmekteyim. Oğlum Çeçenistan’a gidip canlı bomba olmak istemiştir. Bütün karşı çıkmama rağmen gizlice pasaport çıkarıp Azerbaycan’a kadar gitmiş oradan Çeçenistan’a geçememiştir. Beni dinlemez durumdadır. Eğer onu dışarı bırakırsanız başka olaylara mehil vermiş olursunuz. Uzun yıllar da olursa hastanede yatıp tedavi ettirilmesi için elinizden geleni yapmanızı rica ediyorum. Oğlumun tedavisi için yardım ve hassasiyetinizi bekliyorum. Saygılar sunarım. Bahittin HAYAL o esnada 2 Ocak 2005 Rahşan Ecevit: “AB’ye gireceğiz diye din elden gidiyor” Rahşan Ecevit’in AB uyum sürecini eleştirdiği, misyonerlik karşıtı söylemlere destek verdiği açıklaması, tüm medyada gündem olur. 6 Ocak 2005 Vatansever Güç Birliği Hareketi Derneği kurulur 12 Ocak 2005 İHD açıklaması “Hıristiyanlara karşı nefret körükleniyor” "Tek merkezden düzenlendiği belli olan saldırı kampanyası Hıristiyan vatandaşlarımızı üzüyor. Saldırı kampanyaları ırkçı şoven kesimleri harekete geçiriyor. Yetkilileri bu nefret kampanyasına önlem almaya çağırıyoruz." (Radikal)
7
8
1,159
Tarih: 14 Aralık 2004 Salı “Türklüğe Hakaret” davasının 2. celsesinde Av. Fethiye Çetin’e saldırı Duruşmada, yeni şikâyetçilerin müdahillik talepleri kabul edilir ve Hrant Dink’in davaya konu olan yazı dizisinde suç unsuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişi atanmasına karar verilir. Duruşma salonunun çıkışında bir grup saldırgan adliye koridorunda Hrant Dink’in avukatı Fethiye Çetin’e fiziksel saldırı ve sözlü tacizde bulunur. Fethiye Çetin baro odasına sığınmak zorunda kalır; adliyeden ancak polis eşliğinde çıkabilir. Sloganlar:  “Kahrolsun Ermeniler, Allahsız Ermeniler, ya sev ya terk et, defolun gidin ülkemizden!” O esnada ulusal medyada: 17 Aralık 2004 tarihinde AB zirvesinde Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlama kararı alınır.
9
12
2,962
Tarih: 21 Kasım 2004 Pazar Erhan Tuncel’in Muhbir olarak polislerle ilk resmi görüşmesi Erhan Tuncel, ‘Deneme Safhasındaki Yardımcı İstihbarat Elemanı’ olarak Trabzon Emniyeti İstihbarat Şube görevlileri ile resmi olarak kayda geçen ilk buluşmasını gerçekleştirir. Buluşma sonrası düzenlenen raporda Yasin Hayal’in, McDonald’s eyleminden sonra saklandığı ev, eylemi yapacağını bilen kişiler, Azerbaycan seyahati, Çeçen bağlantıları ve bir genci yetiştirmeye çalıştığı yer almasına rağmen McDonald’s soruşturması derinleştirilmez. Yasin Hayal’in eylemi bilen ve saklayan arkadaşları Rapora göre Erhan Tuncel görüşmede, Yasin Hayal'in McDonald’s eyleminden sonra Trabzon'da saklandığı evden ve eylemi yapacağını bilen kişilerden isimleriyle bahseder. Tuncel, bu kişilerin duruşmalar sırasında adliye önünde eylem yapmayı planladıklarını ama kendisinin polislerin talebi doğrultusunda onları bu fikrinden vazgeçirdiğini söyler. Rapora göre Erhan Tuncel, Yasin Hayal’in kendisinin de arkadaşı olduğunu, dini duyguları ağır basan biri olarak tanıdığını ama McDonald's eylemini yapacağını düşünmediğini belirtmiştir. Yasin Hayal’in Azerbaycan seyahati Rapora göre Erhan Tuncel, Yasin Hayal'in Çeçenistan’a gitme arzusundan, Azerbaycan'da tanıştığı bir Çeçen mücahitten ve planlarından bahsetmiş; Trabzon’da bir kişinin de adını vererek Çeçenistan’a gitmek konusunda Yasin Hayal’e yardım ettiğini söylemiştir. Yasin Hayal bir genci yetiştirmeye çalışıyor Erhan Tuncel aynı görüşmede Yasin Hayal'in Halil... adında bir genci yetiştirmeye çalıştığından da bahseder. “Yasin Hayal’in radikal bir dini oluşum içerisinde olduğu değerlendirilmekte” Polisler, Erhan Tuncel’le görüşmelerinden sonra hazırladıkları raporun “değerlendirme” kısmında: “Yasin Hayal'in ifadelerinde McDonald’s eylemini münferit bir eylem gibi göstermek istemesine rağmen, YİE'nin vermiş olduğu bilgiler ve olayla ilgili olarak yapılan diğer tespitlerde, şahsın radikal bir dini oluşum içerisinde olduğu değerlendirilmekte” şeklinde not düşer. İstihbaratçıların suça karışmış biriyle görüşerek oluşturdukları bu tespitlere rağmen olay soruşturma ve yargı aşamasında münferit bir vaka olarak görülür, birçok somut şüphe ve delile rağmen McDonald’s soruşturması derinleştirilmez.
10
5
1,253
Tarih: 1 Kasım 2004 Pazartesi İbrahim Kaboğlu’na saldırı Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu’nun (BHDK) hazırladığı İnsan Hakları Raporu’nun sunumu sırasında, Kurul üyelerinden Kamu-Sen genel sekreteri Fahrettin Yokuş, TV kameralarının önünde raporu BHDK Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun elinden alarak yırtar. Azınlık haklarını ele alan raporu hazırlayan Agos yazarlarından Baskın Oran’ın da Kaboğlu ile birlikte hedef alındığı bir kampanya başlar. “TC ile kavgalı iki kişi” Ertesi gün, 2 Kasım’da Fahrettin Yokuş basın toplantısı yapar ve “Rapor’u on bin, yüz bin defa karşımıza çıksa, yine yırtacağız. … Hükümet, Kurul’a üniversiteden atılmış Türkiye Cumhuriyeti ile kavgalı iki kişiyi kasten getirmiştir” der. Kastedilen iki kişi Prof. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Baskın Oran’dır. Salondaki bir dinleyici “Bizim sesimizi duymazlarsa, kurşunun sesini duyarlar” diye bağırır. “Entel Fitne” Tarih 16 Kasım 2004 Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, katıldığı bir televizyon programında raporu “entel fitne” olarak tanımlar. Öncesinde neler olmuştu? BİHDK’nın 22 Ekim’deki son toplantısı da yine TV kameralarının önünde Toplumsal Düşünce Derneği Başkanı Fethi Bolayır tarafından basılmış; Rapor hafta boyunca medyada ve TBMM’de de farklı konuşmalarda hedef alınmıştı. “Azınlık arayanlar analarına, babalarının kim olduğunu bir kez daha sormalıdırlar. Ey Türk titre ve özüne dön. Ne mutlu Türk’üm diyene” AKP Malatya milletvekili Süleyman Sarıbaş (Hürriyet, 27.10.2004) “Vatan pahasına bu hareket yapılmaz. Toprağın bedeli kandır. Gerekirse o kan dökülür. Raporun adını bile edenlerin başına bela oluruz” Kamu-Sen genel başkanı Bircan Akyıldız  (Birgün, 27.10.2004)
14
12
1,369
Tarih: 24 Ekim 2004 Pazar Trabzon’da bomba Bomba ihbarı nedeniyle aranmakta olan Yasin Hayal tarafından Trabzon’da bulunan McDonald’s şubesine patlayıcı madde atılır. 6 kişi yaralanır, işyerinde ve araçlarda hasar oluşur. Eylemde Erhan Tuncel de gözcülük yapmaktadır. Erhan Tuncel, bombayı Trabzon Emniyet İstihbarat elemanı olduğunu sonradan öğrendiği M.G. ve Yasin Hayal’le birlikte hazırladıklarını da yıllar sonra anlatacaktır. Erhan Tuncel’in fotoğrafı poliste Olay yerinden kaçan Yasin Hayal’in ismine ilk 24 saat içinde ulaşılır. Gerçekleştireceği eylemden birçok kişiye bahsetmiştir. 26 Ekim’de Yasin Hayal’in kaldığı aile evinde arama yapılır. Anne ve babası karakola götürülür. Yasin Hayal’in annesine Erhan Tuncel’in resmi gösterilir ve tanıyıp tanımadığı sorulur. “Bayrak yere düştü” Tarih: 26 Ekim 2004 Yasin Hayal’in babası Bahattin Hayal’in ifadesine göre Trabzon Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürü Yahya Öztürk kendisine şunu söyler; “Bu bayrak yere düşmüştür, Yasin ve Yasin gibiler bu bayrağı yerden kaldıracak, ülkenin Yasin gibilere ihtiyacı var”. Telefonundan BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu gösterir ve ekler; “Biz Yasin’e öyle bir rapor düzenleriz ki Yasin az bir cezayla cezaevinden çıkar” Erhan Tuncel’in ifadesi alınır Tarih: 27 Ekim 2004 Erhan Tuncel’in evinde kalabileceği bilgisinin Yasin Hayal’in ailesinden alınmasının ardından 27 Ekim’de Erhan Tuncel’in E. F. ve S. Y. ile kaldıkları evde arama yapılır ve karakolda ifadeleri alınır. Yasin’in bir süre önce Azerbaycan’a gittiğini, buradan Dağıstan’a gitmek istediğini ama gidemediğini anlatır. Kanlı Pantolon Tarih: 28 Ekim 2004 Erhan Tuncel ifade verdikten bir gün sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Hüseyin Tan vasıtasıyla Trabzon polisi ile irtibatlı öğrenci E. A. ve Erhan Tuncel bir araya gelir. E.A., polisin Erhan Tuncel’in McDonald’s eylemindeki rolünü bildiğini, Yasin’in nerede olduğunu söylediği takdirde kurtulacağını söyler. Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi’nde görevli polisler Erhan Tuncel’le aynı gün irtibat kurar ve Yasin Hayal’in olaydan sonra saklanabileceği evlere bakılması söylenir. Erhan Tuncel bir öğrenci evinden bulduğu Yasin Hayal’e ait kanlı pantolonu polise teslim eder. Polis ne pantolonu delil olarak dosyaya iletir ne de bulunduğu evle ilgili soruşturmayı genişletir. Başka bir muhbir Tarih: 29 Ekim 2004 Bir dönem Trabzon Emniyeti’ne çalışmış, Yasin Hayal çevresine yakın olan ve o sırada İstanbul’da bulunan bir muhbir, Yasin Hayal’in İstanbul’a geldiğini ve bulunduğu adresi bildirir. Bunun üzerine İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi görevlileri adresi izlemeye alırlar. Yasin Hayal İstanbul’da yakalanır Tarih: 30 Ekim 2004 Sabahın erken saatlerinde Yasin Hayal’in saklandığı ev istihbarat görevlileri tarafından izlenmekteyken, TEM eve baskın düzenler ve Yasin Hayal yakalanır. Saklandığı evde Hüseyin Özçiçek’in yastığı altında silah,ceketinin cebinde farklı bankalara ait boş çekler bulunur. Trabzon’daki yetkililer yakalandığı evde bulunan kişiler ve delillerle ilgilenmez. Yalnızca Yasin Hayal’i ister. Aynı gün Trabzon TEM Şube Müdürü Yahya Öztürk Komiser, Adem Sağlam ile birlikte Yasin Hayal’i teslim almaya İstanbul’a gider.
11
10
1,221
Tarih: 6 Ekim 2004 Çarşamba Şişli’de ilk duruşma AB uyum süreci gündemdeyken, Hrant Dink ve Agos yetkilileri hakkında Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Türklüğe Hakaret” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması görülür. Şikayetçi “Türk” olduğu için “suçtan zarar gören” sayılır. Şikayetçi Mehmet Soykan’ın suçtan zarar gören sıfatıyla davaya müdahil olma talebi kabul edilir. Suç “Türklüğe hakaret” olduğu için tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının “suçtan zarar gören” sıfatıyla müdahil olabileceği anlamına gelen bu karar, aynı zamanda hâkimin de suçtan zarar gören sıfatı bulunması anlamına da gelecektir. Bu karar, hukukçular tarafından yıllar sonra çok tartışılacaktır. O esnada Trabzon’da Yasin Hayal, havalimanına bomba ihbarı nedeniyle hâlâ aranmaktayken 3 Ekim 2004’te oynanan Beşiktaş-Trabzonspor maçı sırasında Pelitli’de bir inşaatta iki kez patlayıcı testi yapar. Erhan Tuncel, yıllar sonra bu bomba denemelerini M.G. adlı bir şahıs ve Yasin Hayal’le birlikte yaptıklarını anlatacaktır. O esnada mecliste 159 olur 301 Yeni Türk Ceza Kanunu 26 Eylül’de kabul edilmiştir. 159. madde yeni kanunda 301. madde olarak yer alır. Adalet Bakanlığı izin şartı da bu düzenlemeyle kaldırılır. O esnada ulusal medyada Hrant Dink yine hedeftedir. Hrant Dink’in Avrupa Birliği uyum sürecini desteklemesi bazı çevrelerin öfkelerini daha da üzerine çeker. “Tayyip’ten cesaret alıyorlar” – Yeniçağ “Ermeniye bak” – Yeniçağ Hrant Dink’ten bir yazı “Kertenkele Abdullah” Birgün
6
6
1,537