Joined May 2018
50,909 Photos and videos
Pinned Tweet
Yıllarca Beşiktaş Kulübü’nün tek sözcüsü gibi hareket etmesine rağmen, Şeref’in bir grup taraftarla stada girdiğini veya protokole kurulup hava attığını hiç görmedim. Maçlara izlenmek (gösteriş yapmak) için gelmez, izlemeye gelirdi. Kendi kurduğu taktiklerle kazandırdığı maçları bile takımına ve oyuncularına mal etmek için bir köşeye çekilir; Beşiktaş taraftarlarının kendisini kalabalıkta tebrik etmemesi için aralara karışırdı. Kendini manen kulübüne onun kadar adayan az insan vardır... #ŞerefBey
1
27
200
13,720
Beşiktaş Iğdır retweeted
Özgür Özel: "Bu insanların karşısına polisi dikiyorlar, ters kelepçe yapıyorlar. Meclis'teki kanun teklifinin görüşülmemesi Yusuf Tekin'in zoruyla oluyor. Bahçeli'ye çağrıda bulunmak istiyorum. Bu öğretmenler Meclis'te azınlık değil, çoğunluk. Kendilerine söz verenler el kaldırsa bu iş bitecek."
9
292
1,626
25,969
Beşiktaş Iğdır retweeted
Beşiktaş GAİN oyuncusu Jonah Mathews’a geçirdiği aşil tendonu ameliyatı nedeniyle geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Get well soon Jonah!
Jonah Mathews Ameliyat Oldu 🔗 bjk.com.tr/tr/haber/94557
18
18
640
18,607
Beşiktaş Iğdır retweeted
1974'te de Almanya ilk maçını değil, gruptaki son maçını kaybetti. 5 maddede 2 hata, bravo!
🏆Dünya Kupası’nı kazanmak için kusursuz bir başlangıç şart değil. 👀Tarihte sadece 5 takım, turnuvadaki ilk maçını kaybetmesine rağmen kupayı kaldırmayı başardı: 📅 1954 🇩🇪 Batı Almanya 📅 1974 🇩🇪 Batı Almanya 📅 1978 🇦🇷 Arjantin 📅 2010 🇪🇸 İspanya 📅 2022 🇦🇷 Arjantin
2
4
6
1,773
Beşiktaş Iğdır retweeted
1978'de Arjantin ilk maçı değil, gruptaki son maçını kaybetti. Siz koskoca TRT'siniz, böyle istatistikleri iyi araştırın, hiç yakışmıyor.
🏆Dünya Kupası’nı kazanmak için kusursuz bir başlangıç şart değil. 👀Tarihte sadece 5 takım, turnuvadaki ilk maçını kaybetmesine rağmen kupayı kaldırmayı başardı: 📅 1954 🇩🇪 Batı Almanya 📅 1974 🇩🇪 Batı Almanya 📅 1978 🇦🇷 Arjantin 📅 2010 🇪🇸 İspanya 📅 2022 🇦🇷 Arjantin
2
3
10
3,662
Beşiktaş Iğdır retweeted
Tavuk üreticisi, Murat Ağırel’e konuştu: “5,6 dolara ithal edilen eti 22 dolara satanlara ses çıkarmayanlar, dünyada 5,7 dolar olan tavuk etini 2,7 dolara satan tavukçulara neden çöküyor?”
144
2,977
15,597
543,562
Beşiktaş Iğdır retweeted
Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç: ◼️ Hakimlerimiz korkutuldu, iş adamı korkutuldu, üniversite hocaları korkutuldu. Korkutulmayan alan kalmadı. ◼️ Bir tarafta Maliye Bakanı körfez ülkelerinde para isterken TÜSİAD'ın başkanını gözaltına alındı bu ülkede. ◼️ Böyle bir hukuk güvenliği sağlanır mı ülkede? ◼️ Hukuk güvenliğinin sağlanmasının tek yolu bağımsız ve tarafsız bir yargının oluşmasından geçer. ◼️ Bunu yapmadığımız sürece hukuk güvenliğini sağlayamayız. ◼️ Hiçbir yatırım da bu ülkeye gelmez.
251
487
1,566
116,749
Beşiktaş Iğdır retweeted
"12 YAŞINDA KAYBETTİĞİM BABAMA EV ALDIĞIMI İDDİA ETTİLER" Tutuklanan Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu'ndan ilk açıklama geldi: "Benim alnım açık. Başım dik. Vicdanım rahat! Tanıklık yok. Somut delil yok. Sadece “duydum” var. Yetmedi; 12 yaşımda kaybettiğim rahmetli babama ev aldığımı bile iddia ettiler."
Silivri Belediye Başkanı da tutuklandı
23
492
1,852
39,032
Beşiktaş Iğdır retweeted
🇺🇸🇮🇱 Arrestado en Arizona por llevar una camisetaUn hombre en un gimnasio de Arizona fue detenido por la policía solo por usar una camiseta que decía: “Israel Kills Children” (Israel mata niños) Miembros judíos del gimnasio se quejaron y exigieron su arresto. Esto es el nivel de represión que ya existe en Estados Unidos: decir una verdad obvia y documentada (Israel está matando niños en Gaza) se convierte en “delito”. Libertad de expresión solo existe si no criticas a Israel.
622
11,599
22,399
303,572
Dolmabahçe...
1
25
827
Beşiktaş Iğdır retweeted
Ekrem İmamoğlu, Fatoş Pınar Türker ve Fatoş Ayık ile ilgili söz aldı. İmamoğlu, Pınar Türker’in geçen hafta sözünü ettiği ettiği çıplak arama ve savcı baskısı konularının araştırılmasını talep etti.
1
38
194
4,357
Beşiktaş Iğdır retweeted
Tutuklu Fatoş Ayık'ın avukatı Uğur Güner, müvekkilinin Murat Ongun tarafından Medya A.Ş.'ye 'özel' olarak yerleştirildiği iddiasındaki çelişkiyi ortaya koydu. Ayık'ın Medya A.Ş.'nin kurulduğu Kadir Topbaş döneminden bu yana 15 yıldır orada çalıştığını söyleyen Güner, dosyada hiçbir delil olmadığını belirtti. istanbulyargiliyor.com/tr/ha…
4
124
444
12,703
Şampiyon Beşiktaş @Nike
3
68
1,407
Beşiktaş 1989
21
940
"FUTBOLCU KAÇIRMA"NIN TARİHİ... İlk olay adamı: Ahmet BERMAN | Rakipsiz kulüp: Fenerbahçe Yazan: Vâlâ SOMALI "Üç büyükler centilmenlik andlaşması yaptı"... "Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş birbirlerinden oyuncu transfer etmeyecekler"... Tam 49 yıldan beri, temmuz ayı arefesinde futbol borsasında sahneye konan ve 31 gün afişlerde kalan bir piyes gibidir bu sportif olay. Zamanla rejisör ve oyuncular değişir ama, oyunun sahneye konuş biçimi, gayesi aynı noktada birleşir. Rejisör kişiliğindeki yöneticilerin esas amacı, artist kılığındaki oyuncularla sürpriz sahneler yaratıp sansasyon yapmaktır... Birinci perde olarak, yöneticiler yani baş aktörler, bir yuvarlak masa etrafında toplanırlar, "Geçmişten ders aldık, birbirimizin oyuncularına talip olmayalım. Piyasayı yükseltmeyelim" derler... Yapılan dostluk andlaşması üzerine kadehleri tokuşturarak, "ŞEREFE" diye haykırırlar Transfer ayına girilir girilmez ikinci perde başlar... Ortalık birden karışır... Karşılıklı oyuncular kaçırılır, milyar duvarı aşılır ve kulüp kasaları çar-çur edilirken, idareci kılığındaki bir takım kişiler popülarite kazanırlar... Üçüncü perde yani oyunun finalinde ise kazananlar, daima oyuncular ve rejisörler olurlar.. Kumpanya ise iflasın eşiğinde can çekişmektedir... İlk defa 1942 yılında bir masa etrafında toplanma ihtiyacı duyan Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe yönetim kurulları, başta maç organizasyonları, birbirlerinden izinsiz oyuncu almamak konuları olma üzere, bir dayanışma paktı üzerinde fikir birliğine varmışlar: "Üç Büyükler Dostluk Paktı" imzalamışlardır.. Bu yazılı centilmenlik andlaşmasına rağmen, taraflar, ne zaman fırsat bulmuşlarsa birbirlerinin oyuncularına talip olmuşlar ve bazen yönetmeliklerin açık kapılarını zorlayarak, bazen de sporcuları kaçırarak, kendi renklerine bağlamışlardır. "Üç Büyük Kulüp" içinde "Dostluk Paktı"nı en fazla ihlâl eden kulüp Fenerbahçe'dir. Ayrıca bu politikası ile transfer fiyatlarının astronomik boyutlara ulaşmasında baş etken olmuştur... OYUNCU KAÇIRMANIN TARİHİ 1956'YA DAYANIR... Oyuncu kaçırma olayı ilk defa 1956 temmuz ayında gerçekleşmiş. Fenerbahçe Beşiktaşlı Ahmet Berman'ı Kadıköy'e kaçırmıştır... Siyah-Beyazlı kulübün temdit hakkı olduğu için, Federasyon Büyük Ahmet'i Beşiktaş'a iade etmiştir. F.Bahçe 1965'de bu defa Sabri Dino'yu kaçırmış ve yine aynı sebepten transferini gerçekleştirememiştir. Galatasaray ile transfer savaşına girerken ise, sırasıyla Cemil Turan, Engin Verel, Rıdvan Dilmen ve son olarak Rizeli Hasan yüzünden gazetelere manşet olmuştur... "Üç Büyükler"in normal ve anormal yollarla, birbirlerinden transfer ettikleri oyuncuları şöyle sıralayabiliriz: (1942 Dostluk Paktı imzalandıktan sonra) FENERBAHÇE'nin kaçırdıkları - BEŞİKTAŞ'tan: Büyük Ahmet Merman, Sabri Dino. (Yönetmeliğe ters düşünce Beşiktaş'a iade edildi.) Naci Erdem, Basri Dirimlili ve Abdullah Çevrim'i, Beşiktaş'la anlaştıkları halde renklerine mâletti. Gürcan Berk, Selim Soydan, Birol Pekel ve Şenol Birol'u normal yolla transfer etti... 1940'lı yıllarda Beşiktaş'tan aldığı ilk oyuncu, Büyük Halil ve Taci... 1940'tan evvel ilk kaçırıp iade ettiği oyuncular, "Voleci" Şeref Görkey ve Eşref Bilgiç... GALATASARAY'dan: Kadri Aytaç, İsmail Kurt, Şevki Şenlen, Büyük Mehmet ve Erdoğan Arıca'yı normal yollarla. Bonservisi Galatasaray'da olan Cemil'i ve Galatasaray'dan 50 milyon avans almış olan Rıdvan Dilmen'i kaçırarak transfer etti... GALATASARAY'ın transferleri: F. Bahçe'den - Mustafa Yürür, Niyazi Tomakan, Naci Erdem, Uğur Köken, Arif Kocabıyık ve Raşit Çetiner. Hasan'ı ise kaçırarak. Beşiktaş'tan - Faruk Barlas, Şükrü Gülesin, Ahmet Berman, Bülent Gürüz, Recep Adanır, Olcay ve Kovaçeviç... BEŞİKTAŞ'ın transferleri: F. Bahçe'den - Erdoğan Gökcan, Özcan Arkoç, Mikro Mustafa, Şenol Birol, Adem İbrahimoğlu ve Ali Kemâl Denizci. G. Saray'dan - Sabri Dino, Suat Mamat, Ali Soydan, Ergün Acuner ve Gündüz Kılıç... 1989
5
1,258
Taraftarın öfkesinden çekinen Beşiktaş ormanda çalıştı Beşiktaş, Altay maçının hazırlıklarını Belgrad Ormanları'nda yaptığı kros çalışmasıyla sürdürdü. Son haftalarda takımda görülen form düşüklüğü ve kaybedilen puanlardan sonra şampiyonluk yarışında büyük avantaj kaybeden Beşiktaş, taraftarın tepkisinden kaçmak için dün de Belgrad Ormanları'nda çalıştı. Ormanda bir süre kültür-fizik ve kros çalışması yapan Siyah-Beyazlılar, daha sonra burada piknik yaptılar. Beşiktaş'ın ormanda yaptığı çalışmaya, kaleci Zalad ve K. Metin katılmadı. Bu futbolcuları antrenör Necmi Mutlu, Fulya Tesisleri'ndeki çim sahada ayrı olarak çalıştırdı. TRANSFER TAKSİTLERİ Öte yandan, Beşiktaş'ta pazartesi günü ödenmesi gereken transfer taksitlerinin şimdiye kadar futbolculara ödenmemesi takımda huzursuzluk yaratmaya başladı. Futbol Şubesi Sorumlusu Metin Keçeli ile Belgrad Ormanları'ndaki çalışmadan sonra bir süre görüşen kaptan Rıza, takımdaki futbolcuların kendilerine bir açıklama yapılmadığı için rahatsızlık duyduklarını ve bu sebeple taksitlerin ne zaman ödeneceği konusunda bir açıklama ya da tarih verilmesini istediklerini söyledi. Keçeli de, şu aşamada kimseden para isteyemediklerini, ortalığın biraz yatışmasını beklediklerini, ayrıca kulüp başkanı Süleyman Seba'nın İstanbul dışında olmasından dolayı kesin bir tarih vermenin de mümkün olmadığını kaydetti. Metin Keçeli, transfer alacaklarının önümüzdeki hafta ödenmesinin muhtemel olduğunu ve bunun için de biraz sabırlı olunması gerektiğini belirtti. #Nisan 1989
9
1,315
"Çeker giderim" diyen Seba'ya, Üstünkaya'dan sert cevap: "Çek git!.." ÜSTÜNKAYA- Eski başkan, Seba'ya yaylım ateşi açtı. Taraftarların öfkesinden çekinen Beşiktaş ormanda çalıştı• Yazısı 11. sayfada • Beşiktaş'ın eski başkanı Mehmet Üstünkaya, yayınladığı deklarasyonda yönetimi ağır dille suçlayarak, "Kendi semtinde, kendi sahasında idman yapamayacak kadar acze düşmüş yönetim, kendi sporcularına, taraftarlarına güven verebilir mi?" dedi • Yazısı 11. sayfada • SEBA: Üzgün başkan Seba: "Puan kayıplarını fırsat bilen bazı kişiler kasıtlı yayın başlattı" "Çek git" Beşiktaş'ın eski başkanlarından Mehmet Üstünkaya Başkan Seba'nın sözlerini anlamsız bulduğunu belirterek, dün bir deklarasyon yayınladı. Üstünkaya'nın sorularla başlayan açıklaması şöyleydi: — Sayın Seba'nın her şeyden önce suçlu olarak göstermeye çalıştığı muhalefetten, neyi ve kimi kastettiğini açıklaması lâzım. — Kimdir muhalefet? — Yıllardır boynu bükük bekleyen taraftarlar mı? — Kaybolan nesiller mi? — Galibiyet sevincini, hatta şampiyonluk şölenini bile yaşamaktan uzak bırakılmış insanlar mı? — Kuvvetli olduğu halde başı hep yerde gezen, toplum içinde kendini hep ezik hisseden küçük çocuklar mı? — Basket takımını 2. kümede görünce hayrete ve dehşete düşen genç kızlar ve kadınlar mı? — 80 yıllık hizmetleri inkâr edilmiş yaşlı yöneticiler, yorgun yüzler, müşfik eller, hassas ihtiyarlar mı? Kimdir bu muhalefet?.. Sayın Seba, Beşiktaş'a hayat veren koskoca bir camiayı hasım gibi görüyor. Muhalefet yok, hakikat vardırYani, bir tarafta kötü bir yönetim, beri tarafta ise duygulu bir Beşiktaş camiası vardır. Yani, iyi-kötü günlerinde Beşiktaş'la birlikte yaşayan, onu asla yalnız bırakmayan, vefalı bir kitle vardır. Onlar, çağı yakalamak istiyor, şerefli bir maziyi yeni "ufuklar"a doğru ateşlemek istiyor. Bunun adı muhalefet değil, haslet ve meziyet'tir. Kendi semtinde, kendi sahasında idman yapamayacak kadar acze ve zafiyete düşmüş bir yönetim, kendi sporcularına inanç ve kendi taraftarlarına güven verebilir mi? 4 puan ilerideki F.Bahçe Başkanı, "Şampiyonluk garanti değil" derken Beşiktaş yönetimi çoktan havlu atmış ve "Bu iş bitti" diyebilmiştir. "Kongreyi toplar ve sonra da giderim" diyen Sayın Seba'ya cevabım "Çek git. Doğrusu budur" Beşiktaş Sayın Seba'dan önce de vardı, Seba'dan sonra da var olacaktır. Seba Beşiktaş Kulübü Başkanı Süleyman Seba, "Takımın puan kaybetmesini fırsat bilen bazı mihrakların kasıtlı olarak bu olayları desteklemesi, Beşiktaşlılık'la bağdaştırılamaz" dedi. Süleyman Seba, dün yaptığı yazılı açıklamada, sporda yenmenin de yenilmenin de olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Ligin son haftalarına yaklaştığımız şu günlerde, takımımızda genel bir düşüş görüldüğü bilinen bir gerçektir. Gerek yönetim kurulu, gerek teknik heyet olarak bu durumun izalesi için arayış içinde olduğumuzun bütün taraftarlarca bilinmesini isteriz. Ancak son günlerde meydana gelen birlik ve beraberliğimizi bozmaya matuf olaylardan yönetim kurulu olarak fevkalade üzüntü duymaktayız. Takımımızın puan kaybetmesini fırsat bilen bazı mihrakların kasıtlı olarak bu olayları desteklemesi, destekleyen beyanatlar vermeleri, Beşiktaşlılık'la bağdaştıramadığımız diğer bir husustur. Futbolcularımızın yönetici ve antrenörlerini suçladıkları hakkındaki haberlere ise asla gönüllerimizde yer vermiyor, tüm çocuklarımızı bu tip iddialardan tenzih ediyoruz. Ligde ve kupadaki yarışımıza ismimize, durumumuza yaraşır şekilde devam edeceğiz. Ayrıca, bu tip kasıtlı, yıkıcı seslerin asla moralimizi bozamayacağının ve ideallerimizden vazgeçiremeyeceğinin bütün camiaca bilinmesini isteriz." 28 Nisan 1989
1
11
2,020
Baba Hakkı EFSANESİ İŞTE BABA HAKKI'NIN BEŞİKTAŞ'I: Beşiktaş'ın üst üste 5 yıl lig şampiyonu olan ünlü kadrosu (soldan sağa) Ayaktakiler: Hakkı (kaptan), Hristo, Dr. Hikmet, Şükrü, Dr. Vedii, Faruk, Şeref, Etem. Oturanlar: Yavuz, Vecdi ve ''Çengel'' Hüseyin. YARIM ASIRLIK GERÇEK İKİ DOST!.. Türk futboluna sporcu ve idareci olarak büyük faydalar sağlayan Eşfak Aykaç ile Hakkı Yeten, geçen yıl İnönü Stadı'nda son kez biraraya gelmişlerdi... 17 yıl Beşiktaş formasını giyip 22 şampiyonluğa imzasını atan Hakkı Yeten tarihte de, gelecekte de kimsenin ulaşamayacağı bir unvan kazanmıştı Âbide futbolcu 1931-48 arası oynadığı 439 maçta 382 gol atarak kulübünün tarihinde bir de gol rekoru kırmıştı En büyük kaptan Beşiktaş'ın Simgesiydi - Ulvi YENAL - Yazısı 13. sayfada önce insandı - Fahri SOMER - Yazısı 13. sayfada Vala SOMALİ - Yazısı 13. sayfada Baba'yı bugün toprağa veriyoruz - Yazısı 12. sayfada En Büyük Kaptan Yazar: VÂLÂ SOMALİ TÜRK FUTBOLU'nun günümüzdeki gibi ''ÇITKIRILDIM'' edasıyla oynanmadığı günlerdi... Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray forvetlerinde, şahsî beceri bir yana, 100 metreyi en az 12 saniyede katedemeyenlerin yeralmadığı yıllardı... Ve o dönemin çelik gibi sağlam yapılı, rakip kale önlerinde devleşen, takır takır attığı gollerle Hüsamettin BÖKE, Cihat ARMAN gibi, Necdet ERDEM, Erdoğan ATLIOĞLU gibi süper kalecilerin belâlısı bir HAKKI KAPTAN vardı futbol sahalarında... Futbolu bıraktığı 1947'den bu yana, 42 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen unutulmayan HAKKI KAPTAN, şahsî meşin top ustalığı, üstün futbol bilgisi ve olağanüstü renk aşkı sayesinde, umut kesilen, kaybedilmiş gibi görünen çok sayıda maçı, tek başına sırtlayıp galibiyetlere dönüştüren, kurtaran adamdı... Futbolun gerektirdiği her meziyete sahip, büyük, hem de çok büyüktü HAKKI KAPTAN... Seksen küsur yıl dimdik ve özelliklerini muhafaza edebilmiş, Beşiktaş gibi bir büyük kulüpte, âdeta ''devlet içinde devlet'' olmuştu. Bir maçı kazanabilmek, şampiyonluğa ulaşabilmek için, arkadaşlarını hırslandırır, moral, taktik kondisyonlar verir ve en fazla çalışan, koşan kişi olarak, onlara rehber olurdu. 1930 ile 1945 yılları arasında, yıldız futbolcu açısından Türk sporu, çok zengin bir dönem geçirmişti... Beşiktaş kaptanı HAKKI YETEN, dönemin zengin kuşağı içinde futbol kariyerini bina ederken, sadece üstün sporculuk yetenekleriyle değil, takım kaptanlığı görevine getirdiği yeniliklerle de saygınlık uyandırmış müstesna bir meşin top ustası olmuştu futbol sahalarında... Özel hayatında son derece insancıl olan, etrafındaki çarpık davranışlara toleranslı davranan bu büyük sporcu, bir maçın 90 dakikalık süresi içindeki yanlış, kusurlu hareketlere karşı ise, en küçük bir müsamaha göstermezdi... O anda ellerini beline dayayıp, hatayı yapana sert sert bakması bu sebeptendi... O gülmeyen kartal bakışlarda arkadaşlarının kusurlarını okumak, hiç de zor olmazdı, o an, onu takip edenler için... OMUZLARDAN İNMEYEN FUTBOL DEVİ Tam 17 yıl, sırtında taşıdığı Siyah-Beyaz renkli formasını zaferden zafere koşturan, 22 resmî şampiyonluğa imzasını atan ve bu başarıların diğer yaratıcıları olan takım arkadaşlarını idarede gösterdiği maharetle de dikkatleri üzerinde toplayan HAKKI YETEN, ''takım kaptanlığı'' titrine getirdiği yeni boyutlarla da emsâlsiz bir futbol virtüözü idi. Müthiş kafa vuruşları, balyoz kadar etkili sağ sol şutları, sürati ve kendine has çalımlarıyla ideal oyuncu tipinin en belirli örneği olan Hakkı YETEN, ayrıca yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi, otoritesi sayesinde senelerce takımında kurduğu disiplinle kaptanlığın da vazgeçilmez numunesi olmuştu ülkemizde... Bu sebeplerdir ki, bugün bile yalnız Beşiktaşlılar değil, Fenerbahçeliler ve Galatasaraylılar da onu, Türk futbolunun değişmez kaptanı olarak anarlar... Büyük küçük herkes ''KAPTAN'' diye hitap ederlerdi kendisine... İSTATİSTİKLERE GÖRE: Futbol oynadığı 17 yıl içinde, 5 senesi üstüste olmak üzere 8 İstanbul Ligi; 3 İstanbul Şild ve Kupası, 1 Teyyare Kupası, 1 İzmir Fuar Kupası, 3 Türkiye Ligi, 2 Başbakanlık Kupası ve 1 Türkiye Futbol Şampiyonluğu Şildi ile 3 özel turnuva birinciliği, toplam 22 şampiyonluk kazanan bir takımın orkestra şefliğini yapmak, o süper yıldızlardan oluşan müstesna kadro üzerinde saygı, sevgi uyandırmak, Hakkı YETEN'in futbol kariyeri hakkında yeterli ölçüyü verir sanırız BEŞİKTAŞ'IN EN BÜYÜK GOLCÜSÜYDÜ... 1931 ile 1948 arasına sığan 17 yıllık faal futbolculuk döneminde Yeten, Beşiktaş forması altında 439 maç oynamış ve rakip kalelere tam 382 gol kaydetmişti... Bu rakam, 83 yıllık Beşiktaş spor tarihi içinde sadece Hakkı YETEN tarafından ulaşılmış bir ''GOL REKORU''dur. BEŞİKTAŞ'IN SİMGESİYDİ Yazar: Ulvi YENAL Hakkı YETEN'in vefatını büyük bir üzüntü ile öğrendim. Sadri USUĞLU'ndan, Kemal FARUKİ'den sonra, bir nesil arkadaşımız daha bizi yalnız bıraktı. Hakkı'yı Halıcıoğlu Askerî Lisesi öğrencisi iken, parlamaya başlayan bir yıldız iken tanımıştım. Birkaç antrenman maçı müstesna, karşı karşıya oynamak kısmet olmadı. Ben gözlerimden rahatsız olduğum için futbolu çok erken bırakmıştım. Hakkı'yı Beşiktaş tazminatını ödeyerek kadrosuna aldı. Fakat Hakkı tahsili bırakmadı. Hukuk Fakültesi'ni bitirdi ve avukat oldu. Hakkı, futbolumuzun çok talihsiz bir devresine tesadüf etti. Hakkı'nın ve Beşiktaş'ın en parlak devresi olan 1937 ile 1948 yılları arasında hiç millî maç yapılmadı. Bu yüzden Bekir ve Zeki'lerden sonra yetişmiş olan bu müstesna futbolcu kendini uluslararası sahada değerini gösterme fırsatını bulamadı. Yanılmıyorsam, biri berlin Olimpiyatları'nda olmak üzere üç defa millî formayı giydi. Eğer millî maçlara onbir yıl fasıla verilmese idi, Hakkı, Millî Takım'ın değişmez sağ içi ve kaptanı olurdu. Hakkı, vücut yapısı itibari ile Bekir'e çok benzerdi. Bekir ile beraber oynamış, Hakkı'yı devamlı olarak seyretmiş bir futbolcu olarak, Hakkı'yı takım kaptanı ve sahadaki otoritesi ile üstün bulurum. Hakkı'nın sahada hata yapan bir arkadaşına şöyle bir bakması yeterdi. Hakkı, bu on yıl içinde Beşiktaş takımını başarıdan başarıya götürdü ve Kartallar efsanesinin yaratılmasında başrolü oynadı. Hakkı'nın Beşiktaş'a hizmeti bundan sonra da devam etti. Sükûneti, dürüstlüğü ve otoritesi ile çevresinde yarattığı saygınlıkla Beşiktaş'a başkan olarak yıllarca hizmet etti. 1950'lerden sonra İsmet Uluğ Fenerbahçe, Hakkı Yeten Beşiktaş, ben de Galatasaray reisi olarak geçirdiğimiz samimi devreyi ve üç futbol adamı olarak her mevzudaki şaşmaz anlaşmamızı spor hayatımın en tatlı devresi olarak hep hatırlarım. Hakkı YETEN ile mesai arkadaşlığımız da oldu. Hakkı, Denizcilik Bankası'nda müşavir avukattı. Ağırbaşlı, bilgili tutumu ile üzerimizdeki tesiri mükemmeldi. Aramızdaki sevgi ve saygıya bunu da ilâve ettik ve dostluğumuz hep devam etti. Hakkı YETEN, Türk sporunun tarihini yazmış olan üç büyük kulübümüzden birinin simgesi haline gelmiş, unutulmaz bir futbol yıldızı, mükemmel bir idareci olarak daima anılacaktır. Baba Hakkı'ya, Cenabı Hak'tan rahmet, yakınlarına sabır ve Türk spor âlemine başsağlığı dilerim. ÖNCE İNSANDI Yazar: Fahri SOMER Hakkı Yeten'i de kaybettik. Değerli insan, büyük futbolcu ile uzun süre dostluğumuz devam etmiştir. Birçok hatıralarımız var. İşte bunlardan biri. Elli yıl kadar önce bir pazar günü Şeref Stadı'nda Beşiktaş-Galatasaray maçı oynanmıştı. Maçın orta hakemi Adnan Akın, yardımcıları da benimle birlikte Necdet Gezen Bey'di. Necdet Gezen ünlü komedyen Müjdat Gezen'in babasıdır. Maçın başlama saati geldi, fakat hakem Adnan Bey meydanda yok. Bunun üzerine o günkü statüye göre iki yan hakem arasında kura çekilir, çıkan maçı yönetirdi. Ben kura bana çıkmaması için bildiğim bütün duaları içimden okumaya başladım. Çünkü çok gençtim ve hakem kursunu yeni bitirmiştim. Ne ise kura Necdet Bey'e çıktı, ben de rahat bir nefes aldım ve maç başladı. Derken maçın yirminci dakikasında Hakkı Yeten'in ceza sahası dışından attığı kuvvetli bir şut kaleye girdi. Fakat ağ delikmiş top girmesiyle arkadan çıkması bir oldu. Hakem de buna aut işareti verince Beşiktaşlı futbolcular hakemin üzerine gitmek istediler. Ama kaptan Hakkı Yeten onları geri çevirdi ve oyun aut atışı ile başladı. Bereket aynı yerden Hakkı kaptan üstüste iki gol atarak maçı takımına kazandırmış oldu. Maçtan sonra duşlarımızı aldık soyunma odasından çıkarken Hakkı Bey'le karşılaştık. Bizlere ''Staddan beraber çıkalım. Taraftarlarımız sizleri benim yanımda görünce ses çıkarmazlar'' demiş ve bizimle birlikte Akaretler'e kadar yürümüştü. Yolda giderken hakem Necdet Bey'in ona ''Hakkı Bey takım yenilmiş olsaydı yine aynı şeyi yapar mıydınız?'' demesi üzerine merhum aynen şunları söylemişti: ''Tabiî yapardım. Yahu İnsanlık öldü mü be.'' İşte üstün spor terbiyesine sahip, büyük futbolcu ve büyük kaptan. Nur içinde yatsın.
5
18
1,711
Beşiktaş Iğdır retweeted
Bir döneme damgasını vuran üçlü: MAF! Metin - Ali - Feyyaz. Çok iyi muhabbet youtube.com/watch?v=lCeqP61Z…
2
6
64
17,582