Kılıçdaroğlu’nun “Mutlak Butlan”ı Kabulü: 13 Yıllık Tek Adamlığın Finali..
Kemal Kılıçdaroğlu, tam 13 yıl boyunca CHP’yi adeta kendi çiftliği gibi yönetti.
Seçim üstüne seçim kaybetti, parti içi muhalefeti "delege baskısıyla, imza engellemeleri"yle ezdi, “demokrasi” nutukları attı ama koltuğu asla bırakmadı.
Şimdi de 2023 Kurultayı’nda kaybettiği koltuğu mahkeme kararıyla geri almaya çalışırken “mutlak butlan”ı kabul etmesi, işte bu 13 yıllık yönetimin özeti haline geldi.
Kılıçdaroğlu, yıllarca “değişim” diye diye delege sistemini reforme edemedi, edemedi çünkü o sistem sayesinde tek adam olarak hüküm sürdü.
Karşısına aday olarak çıkabilen
Muharrem İnce’ye, İlhan Cihaner’e, Aytuğ Atıcı’ya karşı "delegelere baskı yapıldı, imzalar engellendi"...
Kendi seçildiği kurultaylar sorgulanmazken, kaybettiği kurultayı “hukuksuz” ilan ettirip göreve dönmek istemesi tam bir utançtır.
13 yıl “tek adam” eleştirisi yiyen adam, şimdi mahkeme kararıyla “ben hâlâ genel başkanım” diyor.
Demek ki senin için demokrasi, sadece sana yaradığı sürece vardı. İşine gelmeyince mahkemeye koşuyorsun.
Kendi 13 yıllık döneminde kimse partisini yargıya taşımadı...
“Partiyi kaostan kurtaracağım” yalanı..
13 yıllık yenilgi, ayrışma, İnce’nin partiyi terk etmesi, sürekli iç kavga… Hepsi senin eserin.
Şimdi de “kurtarıcı” pozuna bürünüyorsun.
Bu, siyasi kurnazlığın, koltuk sevdasının ve demokrasiye saygısızlığın en açık halidir.
Kılıçdaroğlu’nun 2010-2023 arası 13 yıllık döneminde CHP genel olarak oldukça merkezî ve lidere bağlı bir yapıya sahip oldu.
Parti içi mekanizmalar (MYK, Parti Meclisi, kurultay delegeleri) büyük ölçüde onun kontrolündeydi.
Kılıçdaroğlu’nun açıkça karşı çıktığı veya istemediği bir konuda parti organlarının (MYK veya PM) onu zorlayarak karar alması gibi çarpıcı bir vaka yaşanmadı.
Parti, delege sistemi ve yerel patronaj sayesinde genel başkanın iradesine büyük ölçüde uyumlu çalışıyordu.
Muhalif sesler (İnce, Cihaner vb.) genellikle marjinalleştirildi veya engellendi.
Bazı illerde aday belirleme süreçlerinde yerel dinamikler genel merkezin (Kılıçdaroğlu’nun) tercihine rağmen farklı isimleri öne çıkarabiliyordu. Ancak bunlar merkezi stratejiyi kökten değiştiren kararlar değildi.
2020-2021 kurultay süreçleri: Aytuğ Atıcı, İlhan Cihaner gibi isimlerin adaylık girişimleri ve imza baskısı iddiaları parti içinde gerilim yarattı.
Yine de Kılıçdaroğlu tek aday olarak veya rahat şekilde kazandı.
13 yıllık dönemde CHP, Kılıçdaroğlu’nun belirlediği çizgiden önemli ölçüde saparak bağımsız bir karar alma örneği göstermedi.
“Tek adam” yönetimi ve delege kontrolü nedeniyle lidere rağmen karar üretmek zordu.
En büyük “karşı karar” aslında 2023 Kurultayı’nda Özgür Özel’in kazanması oldu.
Bu, Kılıçdaroğlu’nun istemediği ve engellemeye çalıştığı bir sonuçtu. O ana kadar sistem büyük oranda onun kontrolündeydi.
Butlan'a koltuk için, adaylık için rıza gösterenler tarih sizi unutmayacak.