Joined August 2018
209 Photos and videos
Pinned Tweet
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın muharrirliğe ilk adımı attığı Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazdığı yazılarını, devrin sansür mekanizması ve matbuat hayatına değinerek günümüz harflerine aktarıp tanıttım. 1009255 numaralı tezim YÖKTEZ’e yüklendi. Literatüre hayırlı olması dileğiyle!
9
19
188
13,616
Samet retweeted
PEYAMİ SAFA’NIN SORUNU Türk basınının ve edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olan Peyami Safa, Vefa Lisesi’nde eğitim görmüş ve canlı bir kültürel ortamda büyümüştü. Peyami Safa’nın sınıf arkadaşları arasında Hasan Âli Yücel, Sıddık Sami Onar, Ekrem Hakkı Ayverdi, Süheyl Ünver, Ali Nihat Tarlan, Yusuf Ziya Ortaç gibi isimler bulunuyordu. Zayıf bünyeli, çelimsiz bir delikanlı olan Peyami Safa; keman çalan, resim sanatına yetenekli, çok sayıda alana entelektüel ilgisi bulunan ve gençliğinde zekasıyla dikkat çeken bir insandı. Lakin bu entelektüel genç adam, hastalığı yüzünden ömrünün kalan yıllarında büyük acılar çekmişti. On yıllar boyunca sürecek olan sevilmezliğinin nedeni ise ideolojik tutumu değil, yıpratıcı karakteriydi. Yazılarıyla hedef gösterip saldırdığı kişiler arasında eski arkadaşları ve bazı dostları da bulunuyordu. Bu durumu, onun hem gençlik yıllarından hem de Vefa Lisesi’nden çok yakın arkadaşı olan Elif Naci şu sözlerle anlatmıştı: “Gün geldi ki artık öteye beriye çatmadan yazı yazamaz, rahat edemez, nefes alamaz olmuştu. Çatmadığı tek kişi bendim. Onun gözünde herkes komünistti.” “Uzun yıllar beni herkesten ayırıp aklayan Peyami Safa, nihayet bir gün beni de hakladı. 29 Ekim 1950 günü Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bir resmi diline dolayıp, bununla hiç ilgisi olmayan saçma bir benzetme ile: "Atatürk'ün kafasına Stalin'i yerleştirmek için patrondan kaç para aldın?" demez mi! Unutulmaz ve dayanılmaz, kendimi güç zaptettiğim bu harekete karşı sıska vücuduna bakarak selâmı sabahı kesmekten başka bir şey yapamamıştım.” “Matmazel Noralya'nın Koltuğu gibi eşsiz yapıtı yaratan kalemin bir çamur makinesi haline gelmiş olmasından yine de en çok üzülen bendim.” “Ben ona çok şey borçluyumdur. Çok okur ve okuduklarını bana aktarırdı. Kültürümü — ne kadarsa — ondan sağlamışımdır. Adeta arkadaşım değil, hocamdı benim. Felsefeyi, matematiksel düşünceyi ondan öğrendim. Ne yalan söyleyeyim, Maupassant'ı bana tanıtan odur. Ve beni elimden tutarak Akademi'ye yazdıran da odur.” Gençliğinde entelektüel yönüyle ve edebi yeteneğiyle dikkat çeken, Elif Naci’nin anlattıklarından da anlaşılacağı üzere ufuk açıcı bir karaktere sahip olan Peyami Safa geçen yıllar içinde değişmiş, adeta kararmış bir elmasa dönüşmüştü. Kötü bir imajın adeta onun üzerine yapışmasında etkili olan temel faktör ise onun olumsuz ve sert kişisel yaklaşımıydı.
11
13
102
30,922
Türk edebiyatında ilk “full speed” kullanımı olabilir. Lügatşinasâna meccanen ihbar olunur! 🙂 “Dehşetli bir full speed ile iş, fitili almıştı.” || Hüseyin Rahmi, Mürebbiye, ikinci tap, s. 107, 1927. || @ahmetabdallah @malikaraaaa @vukuate_muzaf
3
9
121
8,256
Bu kutlu günde orijinal metnin tıpkıbasımı yapılabilirdi. Belki @TDK_govtr belki @ttkgovtr yahut vatanperver bir yayınevi, bu muştuyu verebilirdi.
“1335 (1919) senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” İşgal güçlerine merbut ve teslim olmuş hain İstanbul hükûmetinden, işgal ordularından kurtuluşa giden yolun ilk adımı; Millî Mücadele’nin ilk günü kutlu olsun!
1
8
488
“1335 (1919) senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” İşgal güçlerine merbut ve teslim olmuş hain İstanbul hükûmetinden, işgal ordularından kurtuluşa giden yolun ilk adımı; Millî Mücadele’nin ilk günü kutlu olsun!
2
13
899
“Herkes destur-ı hareketini kendi aklıyla tayin eyler. ‘Akılları mezada vermişler de herkes yine kendi aklını beğenip almış.’ Bu, meşhur meseldir.” —Mürebbiye, s. 56, ikinci tap, 1927.
1
15
465
Hüseyin Rahmi’nin (TDK neşri) ilk eserlerinde -her hâlde üslup yönüyle daha ağır oldukları için- mühim okuma hataları var. MEB’de görevli TDE çıkışlı öğretmenler yerine akademisyenler bu işi yapmalı diye düşünüyorum zira bu iş daha bir ustalıkla ve ciddiyetle kotarılmalıydı.
1
11
755
Yeni YÖKTEZ arayüzü evlerden ırak! İyice sıvamışlar.
11
589
“Eğer ağlamakla tehzib-i ahlak (ahlak ıslahı) kabil olaydı dünyada çocuklardan uslu, akıllı kimse bulunmazdı.” || Hüseyin Rahmi, Mürebbiye, ikinci tap, s. 19, 1927. ||
3
17
610
Hüseyin Rahmi, Şık’ın 30 yıl sonraki ikinci baskısına yazdığı ön sözde, ilgili eserini acemice bulmakla beraber “Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz… Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm.” der.
1
2
27
827
Yanlış hesap Bağdat’tan döner! Darısı diğer arsızların başına! Türkiye’nin müstemleke olmadığını kendileriyle beraber takunyalı ağa babaları da öğrenecek!
Sevgili arkadaşlar, Alagöz Holding’in Görele-Tirebolu ilçelerimizdeki madencilik faaliyetine dair eksik bir bilgi dolaşıyor. Davada yürütmeyi durdurma kararı almıştık ancak Pazartesi günü İdare Mahkemesi kararı açıkladı ve DAVAYI KAZANDIK yani ALAGÖZ’ÜN İŞLEMİ İPTAL EDİLDİ!
1
9
452
RT @dorredordaneh: "Bu memlekette muazzez ve muvaffak yaşamak için Türk'ten gayrı bir şey olmak lazım geliyor." || Hüseyin Rahmi-Cadı, s.…
21
1
“Ahi” sözcüğünün telaffuzu aslında onun kökenini nasıl kabul ettiğimize bağlı. Arapça أخی aḫī kabul ediyorsak ahî doğru. Eski Türkçe aḳı (cömert, eli açık) sözcüğünü kabul ediyorsak ahi demek doğru.
Neredeyse hiç doğru telaffuz eden yok. AHİLİK: Birinci hecedeki "a" sesi uzatılmayacak. Kısa söylenecek. İkinci hecedeki "hi" sesi uzun okunacak. "AHÎLİK"
19
1,593
Yılın ilk üç ayında geçirdiğim dördüncü grip. Gökten yağmur yerine taun yağıyor!
1
10
306
Merhum İlber Ortaylı için yazdığım kıt’a: Kevkeb-i târîh burc-ı sefîd merdüm-i pâk olduğun İttifâkımız dahi derdmend-i millet olduğun Cân yakıp yoldurdu saç târik-i dünyâ olduğun Şimdi banlar müezzin İlber hoca göçmüş diye •Fâilâtün/Fâilâtün/Fâilâtün/Fâilün•
1
23
638
Samet retweeted
İstanbul Semt Monografileri Listesi web sitesi artık yayında: istanbulmonografi.com İstanbul'un ilçe, semt, mahalle, sokakları hk'daki tüm (kurgu dışı) kitapların künyelerini sizin için tek kaynakta topladım. Çevrimiçi kullanabilir ya da excel dosyası olarak indirebilisiniz.
18
128
541
Merhum Gürpınar’ın eski harfli külliyatını toplama uğruna uzun ince bir yolda yürüyorum. Bereket versin ki çoğu gitti azı kaldı! Psikolojik yönü oldukça kuvvetli, felsefi çıkarımları kulağa küpe edilecek romanlarından biri: “Tebessüm-i Elem”
1
31
1,657
Samet retweeted
. Kant'ın ölüm yıl dönümü bugün. "... vicdan kaskatı olunca dini neyin üzerine inşa edeceksiniz?" —Kant . [AA 19: 632; R 8089]
19
238
1,325
39,680
Yayvan yerlerinden dürtüp dehlediğinizde, Türk burjuvasının umumi hâli sudan çıkmış balığa döner. Bunlar kendi dar, müreffeh habitatlarında cilaladıkları obur zevklerini, açlık sınırı altında yaşayan halka teşmil edip bir de üstüne ukala tavırlarla demeç verirler.
Britanya dünyanın en zengin, en güçlü ülkesiydi. Çayda Çin'e bağımlılığını bitirmek için sömürgesi Hindistan'da çay plantasyonları kurdurdu. Cumhuriyet de dışa bağımlılığı bitirmek için çay tarımını getirdi. Ama burjuva entelektüelimizin tek derdi kendi damak tadı.
9
434