Öğretmen - Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı - Instagram: @leventkuruoglu

Joined October 2009
768 Photos and videos
Ankara'da mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerimizin yapmak istediği basın açıklamasına müdahale edilmesi, bazı öğretmenlerimizin darp edilmesi kabul edilemez. Hak arayan öğretmenler seslerini duyurmak için nereye gidecektir? Demokratik bir hukuk devletinde çözüm; öğretmeni susturmak değil, onu dinlemektir. Öğretmenlerimize uygulanan sert müdahaleyi kınıyoruz. Öğretmenin sesi kısılmaz, emeği yok sayılamaz, hak arama mücadelesi engellenemez.
24
174
339
10,298
MEB, seminer çalışmalarının hangi tarihte yapılacağını açıklamalı ve mevzuat değişikliği ile seminer sonrası için idari izin uygulamasına son vermelidir. Bilindiği üzere ikinci dönem 26 Haziran Cuma günü sona erecektir. Öğretmenler ise derslerin kesimi tarihinden temmuz ayının ilk iş gününe, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıç tarihine kadar geçen sürelerde mesleki çalışma yapacaklardır. Bu çalışmaya karşılık, Ek Dersle İlgili Esaslara göre iki haftayı geçmemek üzere ve fiilen görev yapmaları kaydıyla haftada 15 saat ek ders ücreti ödenmektedir. Bu bağlamda dersler 26 Haziran Cuma günü kesileceğinden, öğretmenler 1 Temmuz’a kadar mesleki çalışma yapacaklardır. Fakat takvime baktığımızda 27-28 Haziran hafta tatiline denk gelmektedir. Önceki yıllarda Bakanlık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun’a aykırı olarak hafta tatilinde seminer çalışması planlaması yapmış; ancak sendikalarca eylem kararı alınmıştır. 29-30 Haziran ise pazartesi ve salı günlerine denk gelmektedir. Maalesef Milli Eğitim Bakanlığınca mesleki çalışma için gerekli olan en az bir hafta, 2025-2026 eğitim öğretim yılı çalışma takviminde planlanmamıştır. Bu nedenle derslerin kesim tarihinin bir hafta önceye, yani 19 Haziran Cuma gününe alınması, 22-26 Haziran tarihlerinde mesleki çalışma yapılması, akabinde 29-30 Haziran tarihlerinde de öğretmenlerin idari izinli sayılması gerekmektedir. Aslında sürekli olarak yaşanan bu durum, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak bir yönetmelik değişikliği ile çözülebilir. Yönetmelikle getirilen seminer zamanları ile ek ders esasları arasındaki çelişki giderilmelidir.
MEB, seminer çalışmalarının hangi tarihte yapılacağını açıklamalı ve mevzuat değişikliği ile seminer sonrası için idari izin uygulamasına son vermelidir. Bilindiği üzere ikinci dönem 26 Haziran Cuma günü sona erecektir. Öğretmenler ise derslerin kesimi tarihinden temmuz ayının ilk iş gününe, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıç tarihine kadar geçen sürelerde mesleki çalışma yapacaklardır. Bu çalışmaya karşılık, Ek Dersle İlgili Esaslara göre iki haftayı geçmemek üzere ve fiilen görev yapmaları kaydıyla haftada 15 saat ek ders ücreti ödenmektedir. Bu bağlamda dersler 26 Haziran Cuma günü kesileceğinden öğretmenler 1 Temmuz’a kadar mesleki çalışma yapacaklardır. Fakat takvime baktığımızda 27-28 Haziran hafta tatiline denk gelmektedir (önceki yıllarda Bakanlık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun’a aykırı olarak hafta tatilinde seminer çalışması planlaması yapmış; ancak sendikalarca eylem kararı alınmıştır). 29-30 Haziran ise pazartesi ve salı günlerine denk gelmektedir. Maalesef Milli Eğitim Bakanlığınca mesleki çalışma için gerekli olan en az bir hafta, 2025-2026 eğitim öğretim yılı çalışma takviminde planlanmamıştır. Bu nedenle derslerin kesim tarihinin bir hafta önceye, yani 19 Haziran Cuma gününe alınması, 22-26 Haziran tarihlerinde mesleki çalışma yapılması, akabinde 29-30 Haziran tarihlerinde de öğretmenlerin idari izinli sayılması gerekmektedir. Aslında sürekli olarak yaşanan bu durum, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak bir yönetmelik değişikliği ile çözülebilir; yönetmelikle getirilen seminer zamanları ile ek ders esasları arasındaki çelişki giderilmelidir. Şöyle ki: Seminer, yani mesleki çalışmalar, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 43. maddesinde aşağıdaki şekilde yer almaktadır: “Madde 43 - İlköğretim okullarının yaz tatili, sınavların bitimi tarihinden yeni öğretim yılının başına kadar sürer. a) Öğretmenler, yaz tatili içinde aralıksız iki ay izinlidirler. Ancak bu iki aylık izin sürelerine dokunulmadan, kalan tatil zamanlarında yönetmelikte saptanacak meslekle ilgili çalışmalara katılmakla yükümlüdürler. b) Tek öğretmenli okullarda görevli öğretmenlerin yaz tatili izinleri, bölge ilköğretim müfettişleri ile ilçe eğitim müdürü tarafından, okul ve kurumların korunması da göz önünde tutularak ayarlanır. c) Okul müdürleri ile müdür yardımcıları, tatil aylarında okul işlerini ayarlamak ve düzenlemek şartıyla sıra ile izinlerini kullanırlar.” YÖNETMELİKLER; DERSLERİN KESİM TARİHİNDEN TEMMUZ AYININ İLK İŞ GÜNÜNE, EYLÜL AYININ İLK İŞ GÜNÜNDEN DERSLERİN BAŞLANGIÇ TARİHİNE KADAR GEÇEN SÜRELERDE MESLEKİ ÇALIŞMA ÖNGÖRMEKTEDİR 26.07.2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretmenlerin mesleki çalışmaları” başlıklı 38. maddesi: “Madde 38 - (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenlerin genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon alanlarında bilgi ve görgülerini artırmak, yeni beceriler kazandırmak, eğitim ve öğretimde karşılaşılan problemlere çözüm yolları bulmak, öğrencinin ve çevrenin ihtiyaçlarına göre plan ve programları hazırlamak ve uygulamak amacıyla derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıcına kadar geçen sürelerde mesleki çalışma yapılır.” 07.09.2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretmenlerin mesleki çalışmaları” başlıklı 87. maddesi: “Madde 87 - (1) Ortaöğretim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenler, derslerin kesimi tarihinden temmuz ayının ilk iş gününe, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıç tarihine kadar geçen sürelerde mesleki çalışma yaparlar. Mesleki çalışma programı, okul müdürlüğünce yönetici ve öğretmenlere bir hafta önceden duyurulur.” Yukarıda yer verilen mevzuata göre öğretmenler; temmuz ayının ilk iş gününe kadar ve eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıcına kadar mesleki çalışma yapmak zorundadırlar. EK DERSLE İLGİLİ ESASLAR; İKİ HAFTA MESLEKİ ÇALIŞMA VE 15 SAAT EK DERS ÜCRETİ ÖNGÖRMEKTEDİR Bu görevlerine karşılık; 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan ve 16/12/2006 tarihli, 26378 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararın 6. maddesinin 3. fıkrasına göre öğretmenlere, iki haftayı geçmemek üzere ve fiilen görev yapmaları kaydıyla haftada 15 saat ek ders ücreti ödenmektedir. YÖNETMELİKLER İLE EK DERS ESASLARI ÇELİŞMEKTEDİR Fakat yukarıdaki yönetmelik hükümleri ile Ek Dersle İlgili Esaslar birbiri ile çelişmektedir. Yönetmelikler “derslerin kesiminden temmuz ayının ilk iş gününe kadar” hükmünü içerirken, Ek Ders Esasları “iki haftayı geçmemek üzere” sınırı getirmektedir. Geçtiğimiz yıllarda takvim farklılıkları nedeniyle seminer dönemleri bazı yıllarda iki haftadan az, bazı yıllarda ise iki haftadan fazla süreye denk gelmiştir. Bu nedenle Bakanlık, ya öğretmenleri idari izinli sayarak ya da hafta sonlarına seminer koyarak sorunu çözme yoluna gitmiştir. MEB, MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ İLE SEMİNER SONRASI İÇİN İDARİ İZİN İŞLEMİNE SON VERMELİDİR Mesleki çalışmalardaki tarih sorunlarını ve mevzuat çelişkisini ortadan kaldırmak için aşağıdaki şekilde düzenleme yapılması gerekmektedir: “Yönetici ve öğretmenler; genel kültür, özel alan ve pedagojik formasyon alanlarında bilgi ve görgülerini artırmak, yeni beceriler kazandırmak, eğitim-öğretimde karşılaşılan problemlere çözüm yolları bulmak, öğrencinin ve çevrenin ihtiyaçlarına göre plan ve programları hazırlamak ve uygulamak amacıyla derslerin başlangıcından önceki iki hafta süresince ve derslerin kesiminden sonraki iki hafta süresince meslekle ilgili çalışma yaparlar. Bu süreye denk gelen resmî tatiller ve idari izinler çalışma süresine dahildir. Bu çalışmalarına, fiilen görev yapmaları kaydıyla haftada 15 saat ek ders ücreti ödenir.”
5
61
143
29,606
Levent Kuruoğlu retweeted
Bütün öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını aldığı, sınav salonundan yüzlerinde bir tebessümle ayrıldığı bir sınav olmasını diliyorum. Allah zihin açıklığı versin. @leventkuruoglu @HurEgitimSen
1
4
17
625
Levent Kuruoğlu retweeted
Unutmadık, unutmayacağız... 9 yıl önce bugün, Müzik Öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın, Batman'ın Kozluk ilçesinde gerçekleştirilen terör örgütü PKK'nın saldırısında şehit edildi. Aybüke Öğretmenimizi rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz. @leventkuruoglu
2
37
94
2,678
İKTİDAR MASAL ANLATIYOR, YETKİLİ SENDİKALAR SEYREDİYOR MEMUR VE EMEKLİSİ YOKSULLAŞIYOR TÜİK Mayıs ayı enflasyonunu yüzde 1,71, yıllık yüzde 32,61 olarak açıkladı. ENAG Mayıs ayı enflasyonunu yüzde 2,16 yıllık enflasyonu yüzde 53,13 olarak açıkladı 5 aylık toplam enflasyon ,61 olurken memur ve emeklilerinin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti Daha bunun üzerine Haziran ayı enflasyonu eklenecek. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Memur ve emeklisinin maaşı, yılın daha yarısına gelmeden enflasyon karşısında erimektedir. Sorun yalnızca rakamların büyüklüğü değildir. Sorun; gerçekleşen enflasyon ile maaş artışları arasındaki farkın çalışanların sırtına yüklenmesidir. Ekonomi yönetimi enflasyondaki aylık yavaşlamayı başarı hikâyesi olarak anlatırken, vatandaş markette, kirada, ulaşımda ve temel ihtiyaçlarda hayat pahalılığını yaşamaya devam etmektedir. Kamu çalışanları enflasyon farkı adı altında aylar sonra telafi edilen kayıpları değil, maaşlarının enflasyona karşı korunmasını istemektedir. Bu nedenle çağrımız nettir: ✅ Maaşlar yılda iki kez değil, gerçekleşen enflasyon oranında düzenli olarak güncellenmelidir. ✅ Enflasyon farkı uygulaması gecikmeli telafi mekanizması olmaktan çıkarılmalıdır. ✅ Memurlara refah payı verilmelidir. Memur ve emeklisi sadaka değil, hakkını istemektedir. Memur lütuf değil, emeğinin karşılığını istemektedir. Çünkü açıklanan rakamlar ne söylerse söylesin, vatandaşın hissettiği gerçek enflasyon mutfakta, pazarda ve faturalarında yazmaktadır. Alım gücü düşüyorsa, ücret artışı yeterli değildir. Gerçek başarı; rakamları değil, vatandaşın hayatını iyileştirmektir.
16
101
475
12,698
Levent Kuruoğlu retweeted
Bugün, Nazilli de bütün özel okul ve devlet okullarında görevli müdür yardımcıları, Resim, Müzik, Beden Eğitimi ve Rehber öğretmenlerin katılımıyla Siber Güvenlik konusunda eğitim verilecektir. Çok yerinde bir eğitim faaliyeti olmasına rağmen, okullarda sınavların başladığı bu hafta da her okuldan ortalama on öğretmenin olmaması yapılacak sınavlar konusunda bizleri gerçekten zor durumda bırakacaktır. Bu tür faaliyetler planlanırken okulların durumları göz önüne alınmalı ve eğitim öğretimin aksamaması için bu tür etkinlikler seminer döneminde daha kapsayıcı bir şekilde verilmelidir. @Nazilli_MEM @leventkuruoglu @HurEgitimSen
1
5
22
5,808
Levent Kuruoğlu retweeted
Her renkten insanın üye olabildiği ama kimsenin rengini kaybetmediği bir sendika… Bağımsız sendikacılığı büyütebilmek için birleşmeye ve bütünleşmeye ihtiyaç var. Birleşme merkezi ise Hürriyetçi Eğitim Sen’dir.
3
17
155
8,542
Levent Kuruoğlu retweeted
Hatay ve Osmaniye illerimizde meydana gelen sel felaketinden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Can kaybının olmaması en büyük tesellimizdir. Bölgedeki hayatın en kısa sürede normale dönmesini diliyoruz.
14
47
2,248
HÜR-SEN Konfederasyonumuza bağlı Hürriyetçi Yerel-Sen’in 4. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum. 🇹🇷 Kurucu Genel Başkan Sayın Halil Aydoğdu başta olmak üzere; bu mücadelede emeği olan tüm teşkilat mensuplarımıza, şube başkanlarımıza, il ve ilçe temsilcilerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum. Hürriyetçi Yerel-Sen, geçen 4 yılda yalnızca sendikal bir yapı değil; yerel yönetim çalışanlarının hakkını, hukukunu ve emeğini savunan güçlü bir iradenin adı olmuştur. İnanıyorum ki aynı kararlılık ve mücadele ruhuyla büyümeye, güçlenmeye ve emek mücadelesini daha ileri taşımaya devam edecektir. kuruluş yıl dönümünüz kutlu olsun. 🇹🇷 Hakkın İzinde, Memurun Yanında @HAydogdu73 #hakkınizindememurunyanında
1
54
385
8,289
Levent Kuruoğlu retweeted
İstanbul'un Fethi'nin yıl dönümü kutlu olsun!
1
17
59
1,861
Kurban Bayramı’nın; gönüllere huzur, hanelere bereket, ülkemize birlik ve milletimize kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Paylaştıkça çoğalan mutlulukların, dayanışmanın ve güzel yarınlara dair umutların hayatımızdan eksik olmaması dileğiyle; sevdiklerinizle birlikte sağlık ve huzur içinde nice bayramlar geçirmenizi diliyorum. Kurban Bayramınız mübarek olsun.
7
35
609
11,461
Sorumluluk sınavlarında farklı seviyelerdeki sınıfların sınavları birleştirilemez. Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde, “Farklı sınıflardaki aynı dersin öğrenci sayısının toplamda otuzu aşmaması halinde bu öğrencilerin sınavları birleştirilerek tek komisyon marifetiyle de yapılabilir.” hükmü yer almakta olup, bu hükümde geçen “farklı sınıflardaki” ibaresi aynı seviyedeki farklı şubeleri göstermektedir. Buna rağmen bazı okul yöneticileri tarafından; örneğin farklı seviyelerdeki 9, 10, 11 ve 12. sınıfların tüm Tarih dersleri için tek bir komisyon oluşturularak sınav yapılmaktadır. Oysa olması gereken; örneğin okuldaki tüm 9. sınıf Tarih dersinden sorumluluk sınavına girmesi gereken öğrenci sayısı 30’dan az ise, bu öğrencilerin tek bir komisyonda toplanarak sınava alınabilmesidir. Öğrenci sayısının 30’u aşması durumunda ise ikinci bir komisyon oluşturulmak zorundadır. Şöyle ki; Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Sorumlu olarak sınıf geçme ve sorumluluğun kalkması” başlıklı 58. maddesinin 2. fıkrasında; “a) Sorumluluk sınavları, ders yılı içerisinde yapılan yazılı ve/veya uygulamalı sınav esaslarına göre birinci dönemin ilk haftası, ikinci dönemin ilk haftası ile son iki haftası içerisinde; iki alan öğretmeni, bulunmaması hâlinde biri alan öğretmeni olmak üzere iki öğretmen tarafından yapılır. b) Sınava girecek öğrenci sayısının otuzu aşması ve/veya birden fazla salonda sınav yapılması hâlinde her sınav salonu için ayrıca bir gözcü öğretmen daha görevlendirilir. c) Farklı sınıflardaki aynı dersin öğrenci sayısının toplamda otuzu aşmaması hâlinde bu öğrencilerin sınavları birleştirilerek tek komisyon marifetiyle de yapılabilir. ç) Sınav tarihleri ve görevlendirilecek öğretmenler okul müdürlüğünce belirlenir. Bu sınavlar, dersleri aksatmayacak şekilde hafta içerisinde yapılacak biçimde planlanır. Gerektiğinde cumartesi ve pazar günlerinde de yapılabilir.” hükümleri bulunmaktadır. Bu hükümlerin (c) bendinde yer alan; “Farklı sınıflardaki aynı dersin öğrenci sayısının toplamda otuzu aşmaması hâlinde bu öğrencilerin sınavları birleştirilerek tek komisyon marifetiyle de yapılabilir.” hükmüne göre sorumluluk sınavlarında “farklı sınıflardaki aynı dersler” birleştirilebilir mi? “Farklı sınıflardaki aynı dersler” ibaresinden ne anlaşılması gerekmektedir?
10
21
323
12,638
Ustalık ve kalfalık sınavlarında bina sorumlusu olarak görevlendirilen okul yöneticilerine de ücret ödenmelidir. Özellikle kalfalık ve ustalık sınavları, okulun ilgili atölyelerinde hafta sonları yapılmaktadır. Dolayısıyla okulun açık tutulması ve sınavların güvenli bir şekilde yapılabilmesi için okulda en az bir okul yöneticisinin bulunması gerekmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın “Sınav görevi” başlıklı 12. maddesinin 5. fıkrasına ekleme yapılarak; ayrı ayrı her bir gün için bina sorumlusu olarak görevlendirilen okul yöneticilerinden birisine, sınavların sabah ve öğleden sonraki komisyonları için 5’er saat olmak üzere toplamda bir gün için 10 saat ek ders ücreti ödenmesine yönelik düzenleme yapılması gerekmektedir. @tcmeb @Yusuf__Tekin hurriyetciegitimsen.org.tr/u…
8
31
341
9,467
Levent Kuruoğlu retweeted
1
7
44
2,919
Milli Eğitim Bakanlığı, koordinatör öğretmenlerin iş yeri ziyaretinde QR Kod doğrulaması işlemini hangi gerekçeyle, hangi ihtiyacı karşılamak amacıyla MEB-İMES mobil uygulamasına koymuştur? Milli Eğitim Bakanlığı, iş yeri ziyaretine giden koordinatör öğretmenlere araç tahsisi yapmamakta, yolluk ve yevmiye ücreti ödememektedir. Öğretmenler, hele ki büyükşehirlerde, alacakları koordinatörlük ücretinden daha fazlasını iş yerine ulaşım masrafı olarak ödemekte iken, MEB-İMES mobil uygulaması üzerinden QR Kod doğrulaması yapılarak ne amaçlanmaktadır? Milli Eğitim Bakanlığı, koordinatör öğretmenlerin iş yeri ziyaretinde QR Kod doğrulaması işleminin hangi eğitim süreçlerinin planlanması ve değerlendirilmesi amacıyla kullanıldığını açıklamak zorundadır. “Bugüne kadar aldığımız tüm kararlar en az bir öğretmenler odası toplantısında konuşulmuştur. Ya öğretmen arkadaşlardan bize gelen bir konudur ya da bizim istişareye açtığımız konulardır.” diyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sormak lazım; koordinatör öğretmenin iş yeri ziyaretinde, işletmenin bulunduğu fiziki mekânda QR Kod doğrulaması yaptırma kararı hangi öğretmenler odası toplantısında konuşulmuştur? İşletme yetkilileri ve usta öğreticiler tarafından öğrencilerin devam-devamsızlık bilgileri ile başarı durumlarına ilişkin verilerin zamanında ve eksiksiz olarak sisteme işlenmesinde, işletme yetkilileri ve usta öğreticilerin bu konudaki hazır bulunuşluk seviyesi düşünülmüş müdür? İşinde gücünde olan işletme yetkilileri ve usta öğreticilerin, hangi zamanda ve hangi teknolojik bilgiyle bu işlemleri yapabilecekleri hesap edilmiş midir? İş yerinde bulunan QR Kod ile doğrulama yapmak; her ne kadar iş yeriyle ilgili ad, soyadı, adres vb. bilgileri içeriyor olsa da, öğretmenin kendi cep telefonundan ve kendi interneti üzerinden QR Kod doğrulaması yapması, dolaylı olarak konum bildiriminde bulunması anlamına gelmektedir. Oysa bir kişinin konum verisi, gerçek kişiyi “belirlenebilir” kılan en net unsurlardan biridir ve konum bilgisi, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında açıkça kişisel veri olarak kabul edilmektedir. İş yerinde bulunan QR Kod üzerindeki tüm bilgiler zaten MEB-İMES mobil uygulamasında bulunmaktadır. O hâlde QR Kod doğrulaması işlemine neden ihtiyaç duyulmaktadır? Kısacası, Milli Eğitim Bakanlığı kendi öğretmenine güvenmemektedir. QR Kod doğrulaması, sadece öğretmenin iş yerinin bulunduğu konuma gidip gitmediğini denetlemek amacıyla MEB-İMES mobil uygulamasına konulmuştur. Açık ve net olarak söylüyoruz ki; koordinatör öğretmenin iş yeri ziyaretinde, işletmenin bulunduğu fiziki mekânda QR Kod doğrulaması yaptırılması tamamen öğretmenin konum kontrolünü yapmaktır. hurriyetciegitimsen.org.tr/q…
19
48
376
23,542
Levent Kuruoğlu retweeted
Her yıl büyüyen ailemizle yeni bir başarıya imza attık! 2026 yılı mutabakatlarına göre, Hürriyetçi Eğitim-Sen Giresun’da 786 üye ile en büyük 3. sendika oldu. Emek veren tüm teşkilatımıza ve üyelerimize yürekten teşekkürler. Hedefimiz Zirve! @leventkuruoglu
3
10
39
2,444
107 yıl önce bugün, Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a çıkarak, esareti reddeden bir milletin iradesini ayağa kaldırdı. 19 Mayıs 1919; umutsuzluğun değil dirilişin, teslimiyetin değil bağımsızlığın tarihidir. O gün yakılan istiklal meşalesi, aradan geçen bir asra rağmen hâlâ bu milletin yolunu aydınlatmaktadır. Atatürk ve silah arkadaşları, milletine güvenerek tarihin akışını değiştirdi. Bugün bize düşen görev ise; aynı kararlılıkla bağımsızlığa, cumhuriyete ve milli iradeye sahip çıkmaktır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.
7
50
176
7,974
Levent Kuruoğlu retweeted
Bugün yapılan seçimde tekrar genel başkan seçilen @leventkuruoglu başkanımı tebrik ediyorum. Mücadeleye HÜR bir şekilde devam 💪
11
79
7,941
Levent Kuruoğlu retweeted
Hayırlı Olsun ✊🏼 @leventkuruoglu @HurEgitimSen
3
10
75
5,462