Bu neslin kocaları öyle çok dış etkene karşı mücadele etmek zorunda ki. Evinizde huzur ve mutluluk olması için instagramdan uzak kalmanız da yetmiyor. Böyle aklıevveller kendince iyi bişey söylediklerini sanıyorlar. Sizin yaptığınız her şeyi değersizleştiriyorlar.
Bakıyorsun onun kocası temizlik yapıyor, diğerininki yemek yapıyor, öteki hep çocukları uyutuyor falan diye yarışa tutuşuyor kadınlar. Zamanın kadınları anneleri kadar yorulmuyor ama yetmiyor. Tamamen roller değişsin isteniyor. Artık mevzu yoldaşlıktan, hayat arkadaşlığından, sorumlukların müşterekliğinden falan çıktı. Erkek ne kadar çok iş yaparsa o kadar iyi modunda herkes. Ki kocasının dışarıda ne yaptığıyla ilgilenmiyor. Nasıl bir işi var, ekmeğini nasıl kazanıyor umursamıyor. Sadece ötekiyle kıyaslayıp kendi kocası evde ne kadar iş yapıyor diye kurulup dertlere düşüyor ve mutsuzluk kulesi inşa ediyor. Hafızasında sadece kendi yaptıklarını kocasının ise yapmadıklarını biriktiriyor. Böyle bir yere varılmaz. Varılacak tek yer huzursuzluk ve mutsuzluk…
Şükran Ovalı: Eşim Caner'in bebek bakımındaki destekleri için ona başlarda sürekli minnettar hissediyor ve teşekkür ediyordum.
Fakat bir gün Hazal bana babaların da bu sorumluluğu eşit paylaşması gerektiğini, bunun teşekkür edilecek bir lütuf değil görev olduğunu hatırlatınca asıl aydınlanmayı o zaman yaşadım.
🔗 Magnet Talks