Bu mobbingciler iş hayatında görüp görebileceğiniz en sinsi, en tehlikeli insanlar. Çok profesyoneller bu konuda. Genellikle başkalarının yanında yapmıyorlar da bunu. Zaten yapabiliyorlarsa başkaları da bu ruh hastalarına zemin tanıyor demektir. Anlam veremediğiniz bir iyilik hali, psikopatça davranışlar sezersiniz.
Toplantılarda gülümserler, herkesin içinde sadece sizin anlayabileceğiniz aşağılayıcı nezaketle davranırlar. Çünkü yaptıkları şeyin görünmesini istemez bu ikiyüzlü ezikler. Psikolojik şiddet de çoğu zaman kapılar kapandığında, bire bir görüşmelerde, imaların, dışlamaların, hakaretlerin ve sistemli baskının içinde yaşanır.
Bu yüzden mobbinge uğrayan kişi kendini anlatmakta zorlanır. Çünkü ortada tek bir büyük olay değil, zaman içinde biriken, bir anda anlatılamayacak yüzlerce olay vardır. İnsan bir noktadan sonra yaşadığı şeyi anlatırken bile kendinden şüphe etmeye başlar. Kendinde sorun arar.
Yalnızlaşma, aylarca süren destek süreçleri, kovulma endişesiyle konuşamama, panik, stres, ağlama krizleri ve ölüme varabilen sonuçlar...
Bugün genç bir öğretmenin ölümünü konuşuyoruz. İçim acıyor. Şu yazılanlara bakın.
İnsanların ruh sağlığını sistemli biçimde tahrip eden ve çoğu zaman hiçbir bedel ödemeyen bu güç istismarı kültürünün yok olması gerekiyor. Mobbing, basit bir iş yeri problemi değil, sonuçları insan hayatına kadar uzanabilen ciddi bir şiddet biçimi. Bunun görmezden gelinmediği, ciddiye alındığı ve yaptırımlarla karşılandığı bir düzen kurmak zorundayız. Ama bu ekonomik şiddet ve toplumsal adaletsizlik içinde nasıl olacak ben de bilmiyorum.
binbir zorlukla atanmış genç bir öğretmen artık hayatta değil ve yine hiç kimseye bir şey olmayacak allah böyle düzenin toptan belasini versin 24 yasinda gencecik bi kadını mudur milli egitim muduru kaymakam hepsi toplu bi sekilde intihara sürüklemiş