Kuaförde saç boyatıyorum. Boya yapılmış, bir köşede oturmuş sürenin dolmasını bekliyorum. Derken bir kadın içeri giriyor, kuaförün sahibi olan beyfendiye acelesi olduğunu söylüyor. Cevap net:
"Randevusuz çalışmıyoruz."
Kadın ısrarla rica ediyor...
En sonunda kuaför,
"Bekleyin, arada bir yerde alırım," diyor. Kadın mutlu bir şekilde oturup beklemeye başlıyor.
Kuaför içerideki müşterilerle ilgilenmeye devam ediyor. Arada telefonla konuşuyor, gündelik sohbetini yapıyor. Bir ara kahvesini içmek için balkona çıkıyor. Bekleyen bir müşteri var mı, acelesi var mı; umursayan yok. Kadının da hiç sesi çıkmıyor.
En sonunda boş koltuklardan birine alınıyor, fönü çekiliyor.
20 dakika
Ücret 800 TL
Kadın parasını ödüyor, teşekkür ediyor. Kuaför son cümleyi ekliyor.
"Bir daha randevu almadan gelmeyin."
.....
Doktor olunca bu memlekette ne değişiyor anlamak mümkün değil.
Hastaya "Randevunuz yok, bakamam" dediğinizde kıyamet koparır.
"Bekleyin, hastalar bitince alırım, " dersin; dediğine pişman eder. Sürekli içeri girer:
"Benim sıram gelmedi mi?"
"Daha ne kadar bekleyeceğim?"...
En sonunda bakarsın, yine mutlu edemezsin.
"Beni onca zaman beklettiniz," der.
Sen ona sağlığını verirsin ama yine de bir teşekkür çok görülür.
Üstelik başka hiçbir meslek grubuna yapılmayan sana yapılır.
Evde, otobüste, restoranda, markette...
Doktor olduğunu öğrendikleri anda soru sorma, hastalığını anlatma hakkına sahiptirler ve senin ona yol gösterme zorunluluğun vardır.
Bunların para gibi bir karşılığı olamaz ki zaten sen nöbetinin bile saatini 187 TL' ye tutarsın.
Bir yerde düğmeleri yanlış iliklemişiz.
O günden beri de herşey yanlış gidiyor...