Aydınlanma Devrimi’nin yurttaşı, Sosyal Demokrasi’nin yoldaşı

Joined March 2012
236 Photos and videos
🚨YARGITAY "TEDBİRİ" KALDIRABİLİR Özgür Özel kanadı, Yargıtay’ın esasa ilişkin nihai kararını vermesini beklemeden, tedbiren göreve gelen mevcut Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Yüksek Disiplin Kurulu'nun (YDK) gerçekleştirdiği bazı işlemlerin "yetki aşımı" barındırdığı ve "durum ve koşulların kökten değiştiği" gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılması için Yargıtay nezdinde bir girişim başlatabilir. ⏳Yargıtay, adli tatilin başlangıcı olan 20 Temmuz tarihinden önce ara karar verebilir. 📌Yargıtay’a sunulacak argüman; Mevcut geçici yönetimin, mahkemenin verdiği koruyucu tedbir kararını dürüstlük kuralına aykırı şekilde bir silaha dönüştürdüğü; tüzük ve usul kurallarını baypas ederek PM üyelerinin ve milletvekillerinin oy kullanma hakkını "korsan tedbirle" askıya aldığı, yetkisini aşarak özerk Meclis grubuna müdahale ettiği, toplu ihraç iptalleriyle delege yapısını yapay olarak değiştirdiği, yani görevini açıkça kötüye kullandığı (mahkeme korumasının rakipleri tasfiye etmek amacıyla kötüye kullanılması), PM “üye tam sayısının” üçte ikisinin altına düşmesi nedeniyle bu organın "yasama yetkisini" kullanamaz hale geldiği, böylece "durum ve koşulların kökten değiştiği"… şeklinde olabilir. ✍️Yargıtay’ın bu tarz durumlarda konuya yaklaşımı şu şekildedir: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 396 uyarınca; geçici hukuki koruma kararından sonra durum ve koşulların değiştiği (veya tedbiri alan tarafın bu koruma kalkanını Türk Medeni Kanunu m. 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması şeklinde işlettiği) tespit edilirse, Yargıtay esasa girmeden önce ihtiyati tedbir kararını tamamen kaldırabilir. ‼️Yargıtay esastan önce tedbiri kaldırırsa, partinin yönetimi ya doğrudan Özgür Özel yönetimine geri döner ya da Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi eliyle atanacak 3 kişilik bir Çağrı Heyeti vasıtasıyla 45 gün içinde Olağanüstü Seçimli Kurultay sandığını delegelerin önüne getirebilir.
49
302
1,215
101,977
🚨CHP KURULTAY SÜRECİ Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın, kesinleşmemiş dava sürecini bizzat "kurultay yapmayı imkansız kılan bir mücbir sebep" olarak tanımladıktan sonra, aynı süreçte "Olağan Kurultay sürecini başlattık" açıklaması yapması hukuki bir çelişkidir. 📌"Çoğunu Yapan, Azını da Yapar" İlkesi: Mahkeme kararıyla tedbiren göreve gelen bir yönetimin tüm örgütleri sıfırdan kuracak olan "Olağan Kongre Takvimini" yürütmeye yetkisi varsa, evleviyetle tek bir "Olağanüstü Kurultay" yapmaya da yetkisi vardır. 1️⃣ YSK’nın Olası Tavrının Sonuçları: Tedbiren görevde bulunan yönetimin seçim yapma ehliyetine dair YSK’nın resmi ve hukuki tavır, ilk İlçe Kongresi için ilgili İlçe Seçim Kurulu’na başvuru yapıldığında ortaya çıkacaktır. İlçe Seçim Kurullarının ve itiraz halinde YSK'nın, kesinleşmemiş BAM kararına rağmen "Olağan Kongre" takvimi kapsamında sandık kurmayı ve seçim hakimliği yapmayı kabul etmesi, tedbiri yönetimin seçim usullerini yürütme ehliyetini hukuken tanıdığı anlamına gelecektir. 2️⃣ Olağanüstü Kurultay İlişkisi: YSK'nın olağan kongreler için sandık kurmayı kabul etmesi durumunda, aynı hukuki statüye sahip yönetimin yapacağı bir "Olağanüstü Kurultay" başvurusunun da teknik olarak onaylanabileceği doğrulanmış olacaktır. ⁉️Çünkü yargı organının "seçim yapma yetkisini" bir süreçte kabul edip diğerinde reddetmesi usul hukuku açısından çelişki yaratacaktır. ‼️Siyasi partiler mevzuatında, bir partinin olağan kongre/kurultay takvimini başlatmış olması, aynı süreç içerisinde Olağanüstü Kurultay toplanmasına "yasal bir engel" teşkil etmez. ⏳Olağan kurultay takvimi (ilçe ve il kongreleri süreci) aylar süren uzun vadeli bir prosedürdür. 🏁Takvimin başlamış olması Olağanüstü Kurultay kararı alınmasını engellemediğinden; ✅YSK’nın yetki belirsizliğini gideren olumlu tavrı sonrasında, SPK 14. maddedeki şartlar (PM kararı veya 1/5 delege imzası) sağlandığı takdirde, Olağanüstü Kurultay konusu hukuken yeniden gündeme gelebilecek ve süreç işletilebilecektir.
12 Haziran 2026 tarihli Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantımızda, ülke gündemine ve partimizde son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Toplantıda alınan bazı kararlar şunlardır: * Dün gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısında alınan olağan kurultay kararı doğrultusunda, kongreler takviminin hazırlanması ve sürecin yürütülmesine ilişkin görevlendirmelerin yapılmasına karar verilmiştir. * Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın, tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmelerine karar verilmiştir.
2
13
49
7,290
🚨Parti Meclisi'nin (PM) Durumu Parti Meclisi partinin yasama organıdır. Ancak istifalar (28) sonrası kalan üye sayısının, PM “üye tam sayısının” üçte ikisinin (40 üyenin) altına düşmesi, bu organın "yasama yetkisini" kullanamaz hale getirmiştir. Peki, mevcut durumda PM kararı gerektiren ancak meşru şekilde alınması imkansız hale gelen kritik konular neler? 1️⃣ Bütçe ve Kesin Hesap Onayı: Siyasi Partiler Kanunu gereği partinin yıllık bütçesinin ve kesin hesaplarının (mali raporlar) PM tarafından onaylanması zorunludur. 2️⃣ İttifak ve İşbirliği Kararları: Seçim dönemlerinde veya stratejik süreçlerde diğer partilerle yapılacak resmi ittifak veya işbirliği protokollerinin onay yetkisi münhasıran PM’dedir. 3️⃣ Milletvekili Aday Listeleri: Seçimlerde aday listelerinin kesinleşmesi sürecinde PM’nin nihai onay ve denetim mekanizması bulunur. 4️⃣ İhraç İtirazları: Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından verilen kesin çıkarma cezalarına karşı yapılan itirazların nihai karar mercii PM’dir. 5️⃣ Tüzük ve Yönetmelik Değişiklikleri: Tüzük ve yönetmeliklerde yapılacak idari düzeltmeler veya kurultaya taşınacak değişiklik önerileri PM onayına tabidir. Sonuç olarak: Genel Merkez, "Zorunluluk hali" veya "Geçici MYK kararları" ile idari süreçleri yürütmeye çalışsa da; tüzüğün 24/3 maddesi, bu durumun sürdürülemez olduğunu açıkça belirtir. Mevcut kilitlenme, partinin en önemli idari, mali ve stratejik kararlar alma kabiliyetini yok etmiş durumdadır.
3
20
93
7,741
Barış Yarkadaş’ın 'Ayrıntıya dikkat' dediği m. 74(1), MYK'nın ihraç sevkine dayanak gösterilse de; MYK’nın tek başına aldığı 'tedbirli' sevk kararını bu maddeye dayandırmak hukuken imkânsızdır.👇 1️⃣ Paylaşılan Madde Tüzük Değil, "Grup İç Yönetmeliği"dir! Görseldeki 74. madde, ana CHP Tüzüğü'nde değil, alt bir mevzuat olan "CHP TBMM Grup İç Yönetmeliği"nde yer almaktadır. Normlar Hiyerarşisi gereği, hiçbir alt yönetmelik hükmü, üst norm olan ana Tüzük’ün emredici kurallarını ve PM'nin yetkilerini baypas edemez. 2️⃣ Madde 74'te "Tedbir" Yetkisi Yoktur, Sadece "Sevk" Vardır! Grup Yönetmeliği m. 74, MYK’ya sadece Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) düz bir "sevk istemi" (başvuru) hakkı tanır. Ancak MYK, milletvekillerini "tedbirli" (hakları askıya alarak) sevk etmiştir. Madde 74'te MYK’ya verilmiş bir tedbir uygulama yetkisi yoktur! 3️⃣ Tedbir Kararı İçin Mutlaka "Parti Meclisi (PM) Onayı" Gerekir! Ana tüzük uyarınca, milletvekilleri ve PM üyeleri hakkında "tedbir" uygulanabilmesi ve haklarının askıya alınması ancak ve ancak Parti Meclisi’nin (PM) kararı ve onayı ile mümkündür. 4️⃣ Kapı Gibi Yargı Emsali Var: Süheyl Batum Kararı (2015) 2015'te Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi, Süheyl Batum’un MYK tarafından "ivedi durum" denilerek tedbirli ihraç edilmesini iptal etti. Mahkeme, "Normal üyeler için düzenlenen ivedi sevk maddesi, TBMM üyelerine uygulanamaz" diyerek yetki sınırını çizdi. Sonuç: Grup İç Yönetmeliği m. 74/1, MYK’ya sadece bir milletvekilini disipline sevk etme (isteme) yetkisi vermektedir. Ancak bu madde, MYK’ya milletvekilinin üyelik ve kurul haklarını donduracak bir "tedbir" (uzaklaştırma) kararı alma yetkisi kesinlikle tanımaz. Ana tüzük uyarınca, seçilmiş bir milletvekili veya Parti Meclisi (PM) üyesi hakkında tedbir kararı uygulanabilmesi münhasıran Parti Meclisi’nin (PM) onayına ve kararına bağlıdır.
MYK’nın ihracına dayanak olan o madde: Ayrıntıya dikkat: @tv100
6
12
65
10,164
🚨MYK’NIN 9 MİLLETVEKİLİNİ DİSİPLİNE SEVKİ CHP Parti Sözcüsü, 9 milletvekilinin (Parti Meclisi onayı olmaksızın) "tedbirli" olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıkladı. 1️⃣ TÜZÜK NE DİYOR? MYK'NIN BÖYLE BİR YETKİSİ VAR MI? Parti Sözcüsü, tüzükteki "ivedi durumlar" çerçevesinde MYK’nın bu yetkiye sahip olduğunu iddia ediyor. Tüzük ve Disiplin Yönetmeliği gerçekten de ivedi durumlarda MYK'ya doğrudan YDK'ya "tedbirli" sevk yetkisi tanıyor. Fakat burada çok kritik bir "Yetki/Statü" sınırı var: Üye vs. Milletvekili Ayrımı: Tüzüğün bu "ivedi" sevk maddesi, yerel örgütlerdeki il/ilçe düzeyindeki disiplin suçları ve sıradan üyeler için geçerlidir. Milletvekillerinin Özel Statüsü: CHP Tüzüğü’ne göre, milletvekillerinin merkezi düzeydeki disiplin sevk yetkisi münhasıran Parti Meclisi’ne (PM) aittir. Grup Disiplini Sınırı: Eğer disiplin gerekçesi "grup disiplini, iç yönetmelik veya grup kararlarına aykırılık" kapsamındaysa, yetkili merci yine MYK değil, Grup Yönetim Kurulu’nun istemi üzerine Grup Disiplin Kurulu’dur. 2️⃣DEĞERLENDİRME! MYK Bu Hamleyi Yarın Yapılacak PM Toplantısı İçin mi Yaptı? MYK, yetki gaspı riskini göze alarak, yarın PM'de kendisini yargılayabilecek/engelleyebilecek aktörleri, toplantıdan hemen önce "tedbir" yoluyla saf dışı bırakmıştır. ‼️"Tedbir" Müessesesinin Fiili ve Hukuki Bloke Etkisi Siyasi partiler ve CHP Disiplin Yönetmeliği Madde 27/4 uyarınca; hakkında tedbir kararı verilen üyeler, üyelikten doğan seçme, seçilme, organ toplantılarına katılma, imza atma ve oy kullanma haklarını kovuşturma sonuna kadar kullanamazlar. Bu emredici kural gereği, MYK’nın "tedbirli" sevk kararı alındığı andan itibaren, disipline verilen milletvekillerinden aynı zamanda PM üyesi olan (Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Özgür Karabat, Nurhayat Altaca Kayışoğlu) yarınki PM toplantısına katılamayacak, imza atamayacak ve oy kullanamayacaktır.
3
3
17
5,142
CHP’deki "disiplin ve grup süreçlerine" ilişkin iddiaları, emredici parlamento hukuku ve 2018 CHP Tüzüğü açısından değerlendirelim: 📌 Grup Yönetimi Azledilemez: Kılıçdaroğlu'nun milletvekili olmadığı bu tabloda, TBMM Grup Başkanı'nı görevden alabilecek tek güç, genel merkez değil; gruptaki milletvekillerinin salt çoğunluğunun vereceği bir "güvensizlik oyu"dur. 138 milletvekilinden 110'unun desteğini alan Özgür Özel'i görevden almak hukuken imkansızdır. 📌 Doğrudan İhraç Sevk Yetkisi Yoktur: Genel Merkez (MYK), disiplin yönetmeliğini işleterek milletvekillerini doğrudan tedbiren ihraç istemiyle sevk edemez. Tüzük gereği, bir milletvekilinin disipline sevki ancak ve ancak Parti Meclisi (PM) kararı ve istemiyle mümkündür. PM onayı olmadan yapılacak her türlü sevk işlemi "yetkisizlik" sebebiyle hukuken yok hükmündedir. ‼️Parti Meclisi (PM) onay verse bile, mahkeme kararıyla tedbiren (geçici olarak) göreve iade edilen bir yönetimin ve bu dönemde görev yapan kurulların (PM ve YDK), üyeler hakkında "Kesin Çıkarma (İhraç)" veya "Geçici Çıkarma (Süreli Uzaklaştırma)" cezası verme yetkisi hukuken yoktur. 🔄Diğer taraftan, Disiplin Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca; "Kesin çıkarma veya geçici çıkarma talebiyle sevk edilen üye hakkında, sevk eden organ (yani PM) tedbir niteliğinde olmak üzere üyeyi görevden uzaklaştırabilir." Ancak bu yetki sadece üyenin "partideki resmi görevlerinden (varsa yöneticilik sıfatından)" uzaklaştırılmasını sağlar; üyelik sıfatını sonlandırmaz veya askıya almaz. Dolayısıyla: PM onay verse bile, tedbirli sevk işlemi Özgür Özel’in sadece varsa parti organlarındaki idari görevlerini askıya alabilir. Ancak Özel’in milletvekilliği ve milletvekillerinin oyuyla seçilmiş olduğu TBMM Grup Başkanlığı sıfatı genel merkez hiyerarşisinin dışında, meclis içtüzüğüne bağlı anayasal görevler olduğu için Genel Merkez'in veya PM'nin bu "tedbirli sevk" kararı Özgür Özel'in meclisteki grup başkanlığı görevini askıya alamaz veya düşüremez. 📌 Tedbiren Gelen Yönetim Sınırsız Yetkili Değildir: Mahkeme kararıyla tedbiren göreve iade edilen geçici yönetimlerin yetkisi yalnızca "olağan işler" (gündelik idari faaliyetler ve kurultay hazırlığı) ile kısıtlıdır. Yargıtay temyiz süreci kesinleşmeden üye yapısını değiştirecek olağanüstü disiplin operasyonlarına girişmek, ihtiyati tedbir yetkisinin kötüye kullanılması anlamına gelir ve tedbir kararının Yargıtay tarafından esastan önce kaldırılmasıyla sonuçlanır.
📌Kılıçdaroğlu şimdi ne yapacak? 🗣️İsmail Saymaz (@ismailsaymaz): Kılıçdaroğlu grubu, Özgür Özel'i grup başkanlığından alabilir, grup başkanvekillerini azledebilir ve disiplin yönetmeliğini işleterek bazı parti yöneticilerini ve soruşturmalarda adı geçen milletvekillerini tedbiren disipline sevk edebilirler.
7
65
176
13,359
CHP Grup Toplantısı’nda "Kürsü Yetkisi" Kılıçdaroğlu yönetimi partinin başına kurultay delegelerinin iradesiyle değil, kesinleşmemiş bir mahkeme kararına dayanan geçici bir ihtiyati tedbirle gelmiştir. Hukukta tedbiren veya kayyım sıfatıyla göreve gelen geçici yönetimlerin yetkileri "olağan işler" (rutin bürokratik işlerin yürütülmesi ve partinin meşru bir kurultaya götürülmesi) ile sınırlıdır. Nihai karar kesinleşmeden, seçilmiş meclis grubunun iradesini ve parlamento hukukunu baypas ederek TBMM grup kürsüsünü zorla kullanmaya çalışmak "olağanüstü" fiili bir zorlamadır. Bu durum, ihtiyati tedbir yetkisinin aşılması ve suistimal edilmesi tartışmalarını başlatarak geçici yönetimi sağlayan tedbir kararının Yargıtay tarafından esastan önce kaldırılması riskini doğurur. "Grup Başkanının Genel Başkana Bağlılığı" Maddesinin Hukuki Niteliği: Parti tüzüklerinde veya grup iç yönetmeliklerinde yer alan "Grup Başkanı, Genel Başkan'a bağlı ve eşgüdüm içinde çalışır" ⁠veya *"Grup Başkanı Genel Başkana bağlı olarak çalışır"*⁠ hükümleri, siyasi partilerin iç işleyişindeki örgütsel bütünlüğü ve siyasi uyumu sağlamayı amaçlayan kurumsal normlardır. Bu "bağlılık" ilişkisi, hiçbir şekilde emredici kanun hükümlerini (SPK m. 26) ve TBMM İçtüzüğü’nün parlamento grubuna tanıdığı hukuki özerkliği ortadan kaldırmaz. Meclis grubu, milletvekillerinin iradesiyle Özel’i Grup Başkanı seçtiği için⁠, genel merkez yönetiminin bu bağlılık maddesini ileri sürerek meclis grubunun kendi kürsü yetkisini tek taraflı olarak gasp etmesi hukuken mümkün değildir⁠. Doğru ve hukuka uygun olan yöntem; geçici görevle genel başkanlık makamında bulunan Kılıçdaroğlu'nun, TBMM İçtüzüğü’nü ve parlamenter grubun seçim iradesini gözeterek seçilmiş Grup Başkanı Özgür Özel'in konuşma yapmasına müsaade etmesi ya da Meclis grubuyla ortak bir uyum ve konsensüs zemini aramasıdır.
19
112
12,469
TBMM GRUP BAŞKANLIĞI SEÇİMİ "İPTAL" EDİLEBİLİR Mİ? Grup Başkanlığı makamının hukuki statüsü ile ilgili durum şu şekildedir: 📌 Genel Merkez’in İptal Yetkisi Yoktur: Siyasi Partiler Kanunu ve Meclis mevzuatı gereği, genel merkezin veya genel başkanın Meclis Grubu’nun seçimlerini tek taraflı olarak iptal etme, durdurma ya da seçilmiş Grup Başkanı’nı görevden azletme yetkisi yoktur. Meclis Grubu, genel merkez hiyerarşisine tabi olmayan özerk bir yapıdır. 📌 TBMM Başkanlığı Müdahale Edemez: TBMM Başkanlığı, yasama organının tarafsız idari makamı olup siyasi partilerin kendi iç seçim süreçlerine, tüzük veya iç yönetmelik yorumlarına müdahale edemez. Nitekim TBMM Başkanlığı resmi yazıyla siyasi partilerin grup iç işlerine karışmayacağını ve muhatabın grup iç yönetmeliğine göre seçilen meşru Grup Başkanı olduğunu zaten tescil etmiştir. 📌 Grup Başkanı Nasıl Görevden Düşer? Seçilmiş bir Grup Başkanı ancak görev süresinin dolması, istifa/ölüm veya TBMM Grubu'ndaki milletvekillerinin salt çoğunluğunun vereceği bir "Güvensizlik Oyu" ile görevden alınabilir. (CHP için 138 milletvekilinin en az 70'inin oyuyla) Sonuç: Meclis grubunun kendi iradesiyle yaptığı seçimi, genel merkezden gelen idari açıklamalarla "iptal etmek" hukuken yok hükmündedir. Meclis, genel merkezlerin şahsi tasarruflarıyla değil, Anayasa ve yasalarla yönetilir.
21
146
597
26,361
TBMM’DE SİYASİ PARTİ GRUP TOPLANTISINDA KİMİN KONUŞACAĞI NASIL BELİRLENİR? Siyasi partilerin Meclis'teki faaliyetleri ve grup toplantıları, genel merkezlerden bağımsız olarak TBMM İçtüzüğü ve her partinin kendi TBMM Grup İç Yönetmeliği hükümlerine tabidir. 📌 Gündem ve Konuşmacı Belirleme Yetkisi: TBMM’de grubu bulunan bir partinin grup toplantısında ne konuşulacağını ve kürsüde kimin hitap edeceğini belirleme yetkisi tamamen seçilmiş TBMM Grup Yönetim Kurulu’na aittir. 📌 Sözcü Belirleme: Parlamento hukuku uyarınca, grup adına kimin konuşma yapacağına veya kürsüyü kullanacağına doğrudan Grup Başkanı veya Grup Başkanvekilleri karar verir. 📌 Milletvekili Olmayan Genel Başkanların Durumu: Genel başkanın milletvekili olmadığı durumlarda parlamento grubu kendi içinden bağımsız bir Grup Başkanı seçer. Meclis hukuku, resmi muhatap olarak yalnızca milletvekili sıfatı taşıyan bu Grup Başkanlığını tanır⁠. Milletvekili olmayan bir liderin grup kürsüsünü kullanması, ancak seçilmiş Meclis Grubu'nun iradesi ve davetiyle hukuken mümkündür.
5
37
139
53,204
CHP Grup Toplantısı… Hukuki ve fiili bir durum tespiti yapmak gerekirse: Siyasi partilerin genel merkezlerindeki hukuki süreçler ile TBMM'deki yasama ve grup faaliyetleri, birbirini doğrudan bağlamayan iki farklı hukuki alana tabidir. TBMM, kendi İçtüzüğü ile yönetilen ve genel merkez hiyerarşisinden bağımsız işleyen özerk bir organdır. Meclis hukuku ve başkanlığı, resmi muhatap olarak yalnızca partinin milletvekillerinden oluşan "TBMM Grup Başkanlığı"nı tanır. Genel merkez düzeyindeki tedbir kararına rağmen, Özgür Özel milletvekilidir ve grup iç yönetmeliğine göre seçilmiş meşru "Grup Başkanı" sıfatını taşımaktadır. Grup başkanvekillerinin ve milletvekillerinin bu meşruiyeti tanıması, parlamenter grubun kendi özerk yapısının ve seçim iradesinin doğal bir sonucudur. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise milletvekili değildir. Siyasi teamüller milletvekili olmayan genel başkanların grup kürsüsünü kullanmasına izin verse de, bu durum ancak seçilmiş TBMM Grubu'nun rızası ve Meclis kurallarının işletilmesiyle mümkündür. TBMM Başkanlığı'nın muhatap olarak doğrudan Özgür Özel başkanlığındaki grup yönetimini işaret ettiği bu hukuki tabloda, Kemal Bey’in grup toplantısında doğrudan konuşma yapması (mevcut şartlarda) fiilen mümkün görünmemektedir. Siyasi mücadelelerin meşruiyeti, kurallara ve yasalara sadakatle ölçülür. Partide yeni bir kurumsal kaos üretilmemesi ve mevcut sorunların TBMM’ye taşınmaması adına; TBMM İçtüzüğü’ne ve grup hukuku sınırlarına uygun hareket edilmesi gerekir.
7
36
167
30,631
Mahkeme Kararıyla “Tedbiren” Göreve Gelen Yönetimin İhraç Yetkisi Var Mı? Siyasi partiler ve dernekler hukukunda en çok tartışılan konulardan biri, mahkeme kararıyla (ihtiyati tedbir veya kayyım yoluyla) geçici olarak göreve getirilen yönetimlerin yetki sınırlarıdır. Bu konuyu, rasyonel ve sebep-sonuç ilişkisine dayanan net bir hukuki çerçeveyle açıklayalım: 1. Meşruiyet ve Statü Sınırı: Tedbiren göreve gelen geçici yönetimler, meşruiyetini delege iradesinden (genel kuruldan) değil, mahkemenin verdiği "geçici koruma" (ihtiyati tedbir) kararından alırlar. Dolayısıyla bu yönetimler, nihai yargı kararı kesinleşene kadar sadece kurumsal boşluğu doldurmakla görevli "geçici/muvakkat" yasal temsilcilerdir. 2. Olağan ve Olağanüstü İşler Ayrımı: Türk Medeni Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu uyarınca geçici yönetimlerin yetkisi, kurumun organsız kalmasını önlemek ve kurultayı toplamak gibi "olağan yönetim işleri" ile sınırlandırılmıştır. Siyasi parti üyeliği ise anayasal ve sivil bir hak olup sarsılmaz bir güvenceye tabidir. Bu nedenle, üye yapısını kalıcı olarak değiştirecek üye ihraç etme (çıkarma) ya da kesinleşmiş ihraçları idari tasarrufla iptal etme işlemleri "olağanüstü işler" kapsamındadır ve geçici yönetimin yetki sınırlarını aşar. 3. Yetki Aşımı ve Tedbirin Suistimali Riski: Geçici bir yönetimin, seçilmiş asıl organlar gibi üye ihraç etmeye kalkışması ya da geçmiş döneme ait ihraç kararlarını toptancı bir yaklaşımla yok sayması açık bir yetki gaspıdır. Bu tür kalıcı ve geri dönülemez tasarruflar, ihtiyati tedbir kararının amacına aykırıdır. Karşı tarafın "tedbir kararı kötüye kullanılıyor ve üye yapısı dizayn ediliyor" gerekçesiyle Yargıtay’a başvurması durumunda, geçici yönetimi göreve getiren tedbir kararının esastan önce kaldırılması kaçınılmaz hale gelir. Sonuç olarak; mahkeme kararıyla tedbiren göreve gelen geçici bir yönetimin üye ihraç etme (çıkarma) veya kesinleşmiş ihraçları tek taraflı idari kararla iptal etme yetkisi hukuken **yoktur**. Üyelik hukukuna ilişkin kalıcı değişiklikler ancak ve ancak ana davanın Yargıtay’da kesinleşmesiyle ya da üyelerin Siyasi Partiler Kanunu m. 57 uyarınca açacakları bireysel Asliye Hukuk davalarının kesinleşmesiyle meşruiyet kazanabilir. Geçici yönetimin tek hukuki ve meşru görevi; üye yapısıyla oynamadan, partiyi güvenli ve sarsıntısız bir şekilde demokratik kurultay sandığına götürmektir.
3
20
57
8,401
CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nun (YDK) bugün aldığı, geçmiş döneme ait tüm ihraçları tek bir kalemde geçersiz sayma tavsiyesi, iyi niyetli görünse de geçici yönetimin meşruiyetini hukuken tehlikeye atan bir adımdır. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kurultay iptal kararı henüz kesinleşmemiş olup Yargıtay nezdindeki temyiz süreci aktif olarak devam etmektedir⁠. Tedbiren ve geçici olarak görevde bulunan yönetimlerin yetki sınırları ise hukuken yalnızca "olağan işler" ile kısıtlıdır⁠. Nihai yargı kararı çıkmadan, geçmişe dönük tüm disiplin kararlarını toptan yok sayarak üye yapısını kalıcı olarak değiştirmeye çalışmak bir yetki aşımıdır. Ayrıca YDK, soyut bildirimlerle toptan af ilan etme makamı değildir; tüzük gereği her dosyayı somut delillerle ve savunma haklarını işleterek tek tek (bireysel) incelemekle yükümlüdür⁠. Geçici yönetimin asıl görevi partiyi hukuka uygun, sarsıntısız ve tertemiz bir kurultay sandığına götürmektir.
10
83
269
17,830
Sefa Aşar retweeted
🔥YSK’YA ÖNEMLİ SORU.. 💥KURULTAY SÜRECİ NASIL İŞLER? 👉Yanıt için yasal süre 15 gün. 📌 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na göre kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine “yasal olarak en geç 15 iş günü” içinde cevap vermekle yükümlüdür. @herkesicinCHP @eczozgurozel @kilicdarogluk #ysk #kurultay #butlan
KURULTAY SÜRECİNİ YSK’YA SORDUM 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, CHP’de mevcut koşullarda kurultay sürecine ilişkin yasal durum hakkında YSK’dan bilgi/görüş talep ettim. Siyasi partilerin kurultay seçim süreçlerinde yetkili merci YSK’dır. Bu nedenle belirsizliklerin hukuk zemininde netleşmesi gerekir. Dilekçemin son kısmı: “CHP üyesi olarak, parti içi hak ve yetki krizinin derinleşmesini önlemek adına aşağıdaki sorularımın cevaplandırılmasını talep ediyorum: 1- BAM 36. Hukuk Dairesi’nin mutlak butlan kararı Yargıtay’da kesinleşmemişken, tedbiren göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve 37. Dönem PM’nin olağan veya olağanüstü kurultay kararı alma yetkisi hukuken var mıdır? 2- CHP Tüzüğü’nün olağanüstü kurultaya ilişkin hükümleri uyarınca; kurultay üye tam sayısının salt çoğunluğuna ulaşan sayıda kurultay delegesinin, noter onaylı imzalarıyla ‘güvenoyu ve seçim’ maddeli seçimli olağanüstü kurultay talebinde bulunması ve bu imzaların teslim edilmesi halinde, mutlak butlan kararı Yargıtay’da kesinleşmemişken seçimli olağanüstü kurultayın toplanması hukuken mümkün müdür? 3- İlçe seçim kurulları, Yargıtay nihai kararını vermeden ve kesinleşme şerhi bulunmadan, tedbir döneminde herhangi bir kurultay/seçim takvimi başvurusunu onaylayıp işletebilir mi?” 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na göre kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine “yasal olarak en geç 15 iş günü” içinde cevap vermekle yükümlüdür.
1
14
47
5,253
Sefa Aşar retweeted
#Samsun'da #YSK'dan o soruya yanıt bekleniyor tinyurl.com/4zz6n7fc
2
13
1,299
KURULTAY SÜRECİNİ YSK’YA SORDUM 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, CHP’de mevcut koşullarda kurultay sürecine ilişkin yasal durum hakkında YSK’dan bilgi/görüş talep ettim. Siyasi partilerin kurultay seçim süreçlerinde yetkili merci YSK’dır. Bu nedenle belirsizliklerin hukuk zemininde netleşmesi gerekir. Dilekçemin son kısmı: “CHP üyesi olarak, parti içi hak ve yetki krizinin derinleşmesini önlemek adına aşağıdaki sorularımın cevaplandırılmasını talep ediyorum: 1- BAM 36. Hukuk Dairesi’nin mutlak butlan kararı Yargıtay’da kesinleşmemişken, tedbiren göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve 37. Dönem PM’nin olağan veya olağanüstü kurultay kararı alma yetkisi hukuken var mıdır? 2- CHP Tüzüğü’nün olağanüstü kurultaya ilişkin hükümleri uyarınca; kurultay üye tam sayısının salt çoğunluğuna ulaşan sayıda kurultay delegesinin, noter onaylı imzalarıyla ‘güvenoyu ve seçim’ maddeli seçimli olağanüstü kurultay talebinde bulunması ve bu imzaların teslim edilmesi halinde, mutlak butlan kararı Yargıtay’da kesinleşmemişken seçimli olağanüstü kurultayın toplanması hukuken mümkün müdür? 3- İlçe seçim kurulları, Yargıtay nihai kararını vermeden ve kesinleşme şerhi bulunmadan, tedbir döneminde herhangi bir kurultay/seçim takvimi başvurusunu onaylayıp işletebilir mi?” 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'na göre kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine “yasal olarak en geç 15 iş günü” içinde cevap vermekle yükümlüdür.
18
208
761
95,744
Kurban Bayramının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini dilerim.
3
527
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun! 107 yıl önce Samsun kıyılarında başlayan o büyük yürüyüş, bugün çağdaş geleceği inşa etme irademizle devam ediyor. Atatürk’ün yaktığı meşale sadece geçmişi aydınlatmıyor; bize daha büyük adımlar atma sorumluluğu yüklüyor: Umudu eyleme, vizyonu geleceğe dönüştürmek…
3
264
Tebrikler Çarşambaspor! 💚🤍❤️ BAL Play-Off mücadelesinde Samsunumuzun gururu Çarşambaspor, Çankırı FK’yı penaltılar sonucunda 5-4 mağlup ederek adını finale yazdırdı. 3. Lig yolunda artık son bir adım kaldı. Final karşılaşmasında Çarşambaspor’umuza yürekten başarılar diliyorum.
1
282