KARDEŞİM! GÜNAYDIN!
Bu güzel ülkede, ülkemin güzel insanlarıyla bizi nice güzel sabahlar bekliyor.
‘Her şey olur, her şey geçer; yaşam kalır”
Dönüşmek zor şeydir!
Zaten “dönüştürmek” diye bir şey yoktur, çünkü dönüşmek için istemek gerekir!
Kendinize, yaşamınıza bir bakın! Hangi güzellik emeksiz, kendiliğinden?
Ben tüm genç kardeşlerime yazayım: Bu ülkeye yapacağınız en büyük iyilik kendinizi geliştirmektir.
Sen kendini değerli kıl, meslek sahibi ol, sanatçı ol, bilim insanı ol, sporcu ol, tüccar ol, işçi ol..
Ne olursan ol, en iyisi ol!
Değerli ol! Varlığın, yaptıklarınla istensin!
Tamamen iyi ya da tamamen kötü var mı !?
Kim size “dikensiz gül bahçesi” vadetti?
Dünkü seçim istediğin gibi olsaydı sanıyor musun ki farklı bir dünyaya uyanacaktık, ya da sonuçlar istediğin gibi olduysa yaşantımızda bu sabah ne değişti?
Dünyayı seçimler değil, herkesin kendisini her gün daha iyiye taşıması daha güzel bir yer yapar. Seçim sonuçtur.
Genç kardeşim, kızım, oğlum; sen şunu düşün : “Nasıl daha iyi ve güzel bir dünya yaratabiliriz? Buna benim katkım ne olur?”
Kendisini, kazanmış ya da kaybetmiş hisseden herkes, ne kazandın ne de kaybettin!
Sadece yaşıyorsun. Ömrünü değerli kılmak siyasileri seçmekle değil, çalışmakla, yaşam içindeki kendi seçimlerinle olacak. Küçük, başlangıçta kimsenin sezmediği, kişisel yaşantı seçimlerinle.
Başını kaldırıp bu güzel mayıs gününü hisset, kendini değerli kılacak “küçücükmüş” gözüken yaşantı seçimlerini yap. Kendini değeri kıl.
Sen değişirsen, toplum da, dünya da değişir.
“Olmak” bir “seçimle” olmaz, herbiri önemsizmiş gibi gözüken sayısız yaşantı seçimleriyle yavaş yavaş olur.
“Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” !
#Penceremdenİstanbul