Türkiye Komünist Partisi @tkpninsesi | Beyoğlu Örgütü | @beyoglukdk @tkpbeyoglusanat

Joined October 2021
306 Photos and videos
Pinned Tweet
Tarlabaşı Semt Evi 2 yaşında! Yeni yaşımızda dostlarımıza açık mektup: İki yıl, takvimde küçük bir süre gibi… Ama burada zaman başka akıyor; bir çocuğun ilk kez bir kitabı kendi seçtiği an kadar uzun, bir kadının sesini ilk kez yükselttiği an kadar derin. Semt evi, bizim inatla başladığımız mücadelenin yeri. Belki de bu yüzden, “böyle gelmiş böyle gider” diye dayatılan ne varsa, burada yavaş yavaş yerinden oynuyor. Burada hayat, tek tek anlardan değil, o anların birbirine eklenişinden kuruluyor. Aynı masanın etrafında kurulan söz, yarım bırakılmayan bir itiraz, geri çekilmeyen bir adım… Bunlar yalnızca olup biten şeyler değil; bu düzene rağmen değil, bu düzeni değiştirerek kurulacak bir hayatın izleri. Kimse kimseyi “yetiştirmiyor” burada. Çünkü kimsenin kimseden eksik olmadığını biliyoruz. Ama herkesin bu düzende, bir yerinden eksik bırakıldığını da. Belki de bu yüzden yaptığımız şey yalnızca birbirimize yer açmak değil; birlikte yer tutmayı, birlikte kalmayı, birlikte değiştirmeyi öğreniyoruz. Ve artık biliyoruz: yan yana durduğumuz her an, kendiliğinden bir itiraza dönüşüyor. Bazen bu itiraz bir çocuğun sorduğu soruda beliriyor, bazen bir kadının artık susmamayı seçtiği yerde, bazen de mahallenin ortasında, “böyle devam etmeyecek” dediğimiz o eşikte. Çünkü biliyoruz ki eşitsizlik kendiliğinden sürmez; onu ayakta tutan bir düzen vardır. Ve o düzen değişecekse, bu da kendiliğinden olmayacak. Değişim, ancak birlikte durmayı öğrenenlerin, birlikte söz kuranların ve o sözü büyütenlerin işi olacak. Tarlabaşı Semt Evi’nin ruhu biraz da burada saklı. Yardım etmekte değil, eşitsizliği olağan saymamayı öğrenmekte; eksik olanı tamamlamakta değil, neden eksik bırakıldığını birlikte sormakta. Burada hazır cevaplar yok; hazır kabuller de yok. Her şey yeniden düşünülüyor, birlikte kuruluyor. Burası gelip bakılacak bir yer değil. Bir yerinden tutulmadan, bir ucundan dahil olmadan, uzaktan anlaşılacak bir yer hiç değil. İçine girdikçe, söz de büyüyor, sorumluluk da. Çünkü burası, seyredilecek bir yer değil, ancak birlikte var olan bir yer. Ve bu yer, kendiliğinden var olmadı. Beyoğlu’nda, bu hayatın değişebileceğine inananların, bunu birlikte kurmakta ısrar edenlerin emeğiyle kuruldu. Türkiye Komünist Partisi’nin bu mahallede açtığı bir alan olarak, yalnızca bir mekân değil, bir taraf olma hali olarak büyüdü. İki yıldır olduğu gibi, bundan sonra da aynı yerden konuşacağız: bu hayat böyle kalmak zorunda değil. Tarlabaşı Semt Evi gönüllüsü ol. İkinci yaşımızı birlikte kutlayalım. Yeni yaşlara, daha kalabalık, daha güçlü yürüyelim.
20
124
24,241
TKP Beyoğlu retweeted
In Tarlabaşı a historic working-class neighborhood of İstanbul, marked by poverty, migration and a cruel process of gentrification for many years, the District House of TKP has brought “Tarlabaşı Stage” to life. The first event took place yesterday, on 17 June, bringing together locals, their children and artists. We believe that art belongs to the people—not to privileged—and that culture can strengthen solidarity, nurture hope and play a pivotal role in the revolutionary struggle. Tarlabaşı Stage is now part of that effort. x.com/tkpbeyoglu/status/2067…

7
22
250
TKP Beyoğlu adına Parti Meclisi üyesi Ahmet Batur, Tarlabaşı Sahne’nin ortaya çıkış hikayesini anlattı. “Tarlabaşı Sahne, emekçi halkla sanatı yeniden buluşturmak için devrimci bir arayışın ürünüdür”
40
136
3,251
Karşınızda “Tarlabaşı Band”. Ez dîlerzîm “Seba rebenan bavo, ax mirin dîsa heye, ax jî me, dûr be bese. Seba, dayê. Seba keçîkan bavo bavo, seba lawîkan lê dayê…”
14
95
396
137,849
İlk konserimiz geride kaldı. Sahnemizi, ABD’ye karşı direnen Küba halkına ithaf ediyoruz. İlhamımız, Kübalı sanatçı Silvio Rodríguez’in yıllardır mahalle mahalle sürdürdüğü “Bitmeyen Turne” oldu. Çünkü inanıyoruz ki sanat, en güçlü sesini insanların yaşadığı mahallelerde, dayanışmanın ve mücadelenin içinde bulur. Bu ilk adımda bizi yalnız bırakmayan Yiğit Özatalay’a, Tarlabaşı Band’a ve salonu dayanışmayla dolduran tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ederiz. Bu daha başlangıç. Müzikle, tiyatroyla, sinemayla ve dayanışmayla Tarlabaşı’nda üretmeye, paylaşmaya ve çoğalmaya devam edeceğiz. #TarlabaşıSahne
1
40
151
5,015
Tarlabaşı Sahne halkımıza armağan olsun!
İlk alkış duyuldu. İlk perde açıldı. Tarlabaşı Sahne artık hepimizin. Dayanışmayla, sanatla, umutla… Birlikte üretecek, birlikte çoğalacağız!
1
16
98
3,392
TKP Beyoğlu retweeted
İlk alkış duyuldu. İlk perde açıldı. Tarlabaşı Sahne artık hepimizin. Dayanışmayla, sanatla, umutla… Birlikte üretecek, birlikte çoğalacağız!
62
227
8,426
TKP Beyoğlu retweeted
Jun 16
Tavrımız ve çağrımızdır Sol kimlikçi bir tartışmanın parçası olamaz. Yurttaşlarımızın etnik ya da mezhepsel kökeni Türkiye’yi aydınlığa, eşitliğe, özgürlüğe, bağımsızlığa, refaha taşıyacak bir mücadelenin doğrultusunu değiştiremez. Şu ya da bu makama gelecek kişinin dünya görüşü, çalışkanlığı, halka adanmışlığı, yurtseverliği, bilgi ve becerisi, dürüstlüğü dışında hiçbir kriterin önemi yoktur. Bu ülkede etnik ve mezhepsel eşitsizliklerin, ayrımcılığın olduğu açık bir gerçektir. Önemli olan, bu gerçeğe nasıl yaklaşılacağı ve nasıl çözümler üretileceğidir. Kimliklerin birbirinin karşısına konduğu bir taraflaşmanın herhangi bir çözüme yardımcı olması mümkün değildir. Çözüm, bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu derin sömürü, ağır yoksulluk ve adaletsizliğin kaynaklarını kuruturken bu eşitsizlik ve ayrımcılığı da birleştirici bir perspektifle ortadan kaldırmaktadır. Türkiye solu bu çok basit gerçeği unutmuş ve emekçi halkımızı bölen kimlikçi politikaların peşinden gitmiştir. “Alevi Cumhurbaşkanı seçilemez”, “anadili Kürtçe olan bir Cumhurbaşkanı adayını desteklemeyiz” gibi siyasal ve kamusal alanda hiçbir yeri olmaması gereken açıklamalara yol açan da solun kimlikçi siyasetin yarattığı sıkışmadan kurtulamamasıdır. Bütün bu yalpalamaların ortasında bir kesim sola haksız ithamlarla, genellemelerle düşmanlık geliştirmekte, sosyalist hareketin milliyetçi hezeyanlarla hedef alınması ve günah keçisi ilan edilmesi için kampanyalar düzenlemektedir. Oysa sol, başından beri her tür milliyetçilik ve liberalizm karşısında başka hiçbir hesap gütmeden, yalnızca kendi ideolojik-siyasal ilkelerine ve devrimci hedeflerine sadık kalarak dik dursaydı, bağımsızlığını korusaydı, birlik ve müttefiklik ilişkilerini bu zeminde kursaydı, bugün tamamen farklı bir ülkede yaşıyor olurduk. Solun tartışılamayacak ilkeleri vardır ve bu ilkeler korunarak çoğalmak, güç olmak mümkündür. Yıllardır söylediğimiz gibi, DEM Parti ve CHP gölgesindeki bir sol ilkelerini gözden çıkarmış bir soldur. Anti-emperyalizm, laiklik savunusu ve kapitalist sömürüye karşı olmak sekterlik ya da küçük düşünme değildir. Tersine, Türkiye’nin geleceği bu ilkelerden hareketle inşa edilecektir. TKP, çok uzun bir süredir DEM Parti ve CHP gölgesinde sosyalist hareketin gelişemeyeceğini ve bu partilerin peşinden gidilmemesi gerektiğini yüksek sesle ifade etmektedir. Solun bir dönem CHP’ye, sonra DEM Parti’ye, sonra tekrar CHP’ye bel bağlayarak siyaset yapar hale gelmesi bugün toplumun umutsuzluk ve örgütsüzlüğünün en önemli nedenlerinden biridir. Bazı sol kesimlerin DEM Parti merkezli politikaları terk ederek CHP yörüngesinde siyaset yapmasını bir olumluluk olarak görenler, meselenin özünü kavrayamamaktadır. Kuşkusuz DEM Parti ve CHP farklı tarihsel ve ideolojik dinamiklerin ürünüdür. Ancak bu farklılıklar Türkiye’nin sömürüden, zorbalık ve adaletsizlikten arındırılması mücadelesinde sosyalist hareketin bağımsızlığı söz konusu olduğunda önemsizleşmektedir. 
 İşte bu koşullarda bir kez daha bütün samimiyetimizle çağrımızı yineliyoruz:
 Düzen siyasetinden bağımsız; devrimci, yurtsever, sermaye karşıtı, emperyalizmin bütün biçim ve kurumlarından kopmuş, Aydınlanmacı ve Cumhuriyetçi bir solun toplumsal ve siyasal bir güç haline gelmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. "Amalar" ve "fakatlar" bir köşeye bırakılabilirse, sol gerçek bir kimlik kazanacak ve başlı başına bir siyasal güç merkezi haline gelecektir. Solu ilkelerinden uzaklaştıran "en geniş güçlerin birliği" yaklaşımı derhal terk edilmelidir. AKP iktidarıyla mücadele o iktidarın kaynakları iyi teşhis edilerek başarıya ulaşabilir. Tarikatlarla, holdinglerle, NATO’yla, Avrupa Birliği ile hesaplaşmayı erteleyen bir solun “en geniş güçlerin birliği”ni kime ve neye karşı oluşturmak istediği emekçi halk açısından kocaman bir belirsizlik içermektedir. Oysa sol ancak açık, yalın ve tutarlı bir siyasal-ideolojik kimlikle çaresizlik içindeki yoksul halk kesimlerine umut verebilir, seçenek oluşturabilir. Madem son gelişmelerle birlikte solun kendisine yabancı ideolojik-siyasal zeminlerde mevzi elde etmeye çalışmasının maliyetleri ve çıkışsızlığı açık bir biçimde görüldü, o zaman cesaretle ders çıkarmanın zamanı gelmiştir. TKP geriye dönük tartışma ve ayrım noktalarını bir kenara koyarak tamamen geleceğe odaklanmaya ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır. Türkiye Komünist Partisi
 Merkez Komite
89
571
1,194
404,396
TKP Beyoğlu retweeted
Jun 15
Emperyalizm Yenilmez Değildir, Sıra NATO’yu Kovmakta! Bugün, ABD ve İsrail’in aylardır bölgede sürdürdüğü askeri operasyonlarla, suikastlerle ve ablukayla İran’a dayattığı savaşın sona erdiği, İran tarafından ilan edildi. Savaşın ilk gününden itibaren dile getirdiğimiz gerçek, bugün bir kez daha görünür hale geldi: Askeri ve teknolojik üstünlüğüne, NATO ateş gücüne ve desteğine rağmen emperyalizmin yenilmez olmadığı bu savaşla bir kez daha kanıtlandı. Dünyanın ve bölgemizin kaderinin yalnızca uluslararası güç odaklarının masalarında ya da işbirlikçi iktidarların siyasi hesaplarında şekillendirilemeyeceği görülmüş oldu. Emperyalizme boyun eğmeyen İran halkına selam olsun! Bölgedeki emperyalist varlığa, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere ülkemizdeki üslere karşı durmaya ve NATO’yu kovana dek mücadeleye devam edeceğiz! Bu vesileyle halkımızı bir kez daha, 5 Temmuz’da Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek NATO karşıtı mitingimize davet ediyoruz.
2
236
459
8,535
TKP Beyoğlu retweeted
CHP içinde AKP eliyle yaratılan taraflaşmanın bir uzlaşma ile sonuçlanmasını bekleyenler, bu uzlaşma çabalarının hiçbir karşılığı olmadığını herhalde gördüler. “İki parti var artık” demiştik. Karşılığı olmayan uzlaşma çabaları, çeşitli nedenlerle taraf olmakta zorlananların zaman kazanma arayışından başka bir anlam ifade etmiyordu. Etmiyordu çünkü “butlan” konusunda Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikincil bir rolü vardı. İnisiyatif iktidarın elinde. İktidarın “Özel’i İmamoğlu’ndan ayırma” planı butlan hamlesi öncesinde kaldı. Bu plan işleseydi dahi CHP’de bir “uzlaşma” olmayacaktı. Şimdi ise CHP’yi mümkün olduğunca paralize etme, kilitleme, yönetilemez hale getirmeye dönük bir plan işliyor. CHP’li belediyelere dönük operasyonların hızlanacağı ve yenilerinin ekleneceği belliydi. Ancak bütün bunlar Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin “lideri” yapmaya yetmez. Bunun imkansızlığı ortaya çıktı. İktidarın CHP’yi yönetilemez hale getirmesinin tek başına AKP’yi rahatlatmayacağı da ortada. Hayat pahalılığı AKP tabanını da ciddi ölçülerde hırpalıyor. Ayrıca seçme ve seçilme hakkına dönük müdahalelerin Türkiye’de çok geniş bir kesimde “rahatsızlık” uyandırdığı görülüyor. Dolu dizgin Amerikancı-NATO’cu bir eksene yerleşen, Karadeniz’de tehlikeli işlere kalkışan, İsrail’i rahatlatan bölgesel düzenlemelere yeşil ışık yakan, yurttaşların çok büyük bölümünü sürdürülemez bir yoksulluğa mahkum eden bir iktidarın kendi tabanı dahil bütün toplumda inandırıcılığının sorgulandığı bir dönemdeyiz. AKP açısından günü kurtarmanın tek yolu CHP’nin operasyonlarla, dedikodularla tartışılmasını sağlamak ve yukarıdaki gündemleri geçiştirmektir. Bunun da büyük riskleri var. Çünkü iktidar oyun kuramıyor. AKP toplumu bıraktım, kendi kemik tabanını dahi hiç heyecanlandıramaz hale geldi. Yeni Anayasa konusu da benzer biçimde. Eğer dışarı sızan haberler doğruysa, AKP’nin düşündüğü Anayasal değişiklikler iktidarı ciddi ve yeni bir yönetme krizi ile karşı karşıya bırakır. Bütün bunlar olurken, CHP’nin içinde dönük müdahale ile sınırlanmış bir mücadele hattının başarılı olma şansı yok. Bunu söylediğimizde kızılıyor. Kızsınlar ama düşünsünler. Bütün güçlerin CHP’de Özel ve ekibinin arkasında hizalanması siyasal, ideolojik ve sınıfsal meseleleri bir yana koyduğumuzda bile, iktidarla mücadele açısından da başarısızlığa mahkum bir yaklaşım. Orada kurulan bir set, baraj su tutmaz. Mümkün değil.
7
217
507
22,999
Yeni bir yolculuğa başlıyoruz! Tarlabaşı Sahne açılıyor! 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin mücadeleci mirasını, bugünün genç işçilerine selamlayarak Tarlabaşı’nda yeni bir sahnenin perdesini açıyoruz. Emeğin, gençliğin, sanatın ve dayanışmanın sesi bu kez Tarlabaşı Sahne’den yükselecek. 🗓️ 16 Haziran Salı 🕰️ 19.30 📍 Tarlabaşı Semt Evi Gençliğin enerjisiyle, işçi sınıfının direnciyle, sanatın birleştirici gücüyle buluşuyoruz. Tüm halkımız davetlidir.
65
201
6,771
TKP Beyoğlu retweeted
“Bütün NATO'cular Filistin'de bunlar olurken, İran'a saldırılırken, Karadeniz'e girilirken Türkiye'ye gelecek, 85 milyonluk ülke gık çıkarmayacak. Biz bu onursuzluğa izin vermeyeceğiz.“
2
149
447
7,381
TKP Beyoğlu retweeted
Bütün bunların ortasında bir NATO Zirvesi toplanıyor Ankara’da. Yeni-Osmanlıcılıkla Amerikancılığın nikah tazeleme töreni olacak bu Zirve. Filistin’de, İran’da, dünyanın her yerinde suç işleyen bir makinenin temsilcileri gelecekler ve Milli Mücadele’nin Başkenti’nde on binlerce polis, katılımcı ülkelerin kendi güvenlik kadro ve ekipmanları ile birlikte halkımızın “NATO defol, kahrolsun emperyalizm” diye haykıracakları protestoları engellemek için görev üstlenecek. İktidar Türkiye’yi büyük bir utanca mahkum etmek istiyor, bizse bu utancı söküp atmak! Yurttaşlarımız karar vermeli hangi tarafta duracaklarına. “Denge” olmaz. Ya öyle ya böyle…
179
450
10,294
TKP Beyoğlu retweeted
CHP’nin Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu, dün Meclis’te yaşanan gerilimden sonra Genel Merkeze aldığı Grup Toplantısı’nda “Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz” diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu. Aynı gün birçok mecrada, Türkiye’nin hızla Rusya ile karşı karşıya gelmekte olduğu ileri sürüldü ve hatta Putin’in karşı hamleler yapacağı iddia edildi. Bütün bunlar elbette birbiri ile ilişkili.

1.Rusya ile ilişkilerde “dengeli”, hatta ABD’yi zaman zaman öfkelendiren “sivri” politikalar bugün değil, 2023 yılından itibaren terk edilmeye başlanıp Suriye’de iktidarın değişmesine neden olan gelişmelerle birlikte yeni bir evreye taşındı. 2.Erdoğan, Rusya ile “dengeli ve pazarlıkçı” ilişkileri sürdürmesi durumunda batının İmamoğlu ya da bir başka muhalefet liderinin arkasında durarak kendisini yalnızlaştıracağından emin oldu. Ayrıca ekonomi, ABD ve AB ile ilişkilerdeki gerilimleri daha fazla taşıyacak durumda değildi. Ekonominin İngiltere’de pek sevilen bir ekibe teslim edilmesi bu döneme denk geldi. 3.İktidar Yeni-Osmanlıcı bir strateji açısından da NATO ile Rusya arasında göreli “denge” politikasının faydalarının tükendiğini gördü. Devlet içinde pazarlıkçı politikaların alan açacağını ve Yeni-Osmanlıcılık için daha uygun olduğunu savunanlar geriye düştü. Türkiye kapitalizminin Atlantik hattıyla, özellikle Avrupa ile köklü bağları bu değişimin motor gücü oldu. 4.Ukrayna Savaşı bağlamında AKP’nin temkinli politikası bir süre daha devam etti. Temkinli politika, tarafsız politika değildi. Rusya’ya dönük yaptırımların bir bölümünü uygulamayan Türkiye, başından beri Ukrayna’nın silahlanmasının önemli katkıcılarından biriydi. Ancak Suriye’deki iktidar değişikliğinin ve Trump’ın savaşı bitirmek için yaptığı girişimlerin karşılaştığı güçlü NATO içi direnişin ardından Ankara’da Rusya’nın savaşı kazanamayacağı kanaati egemen olmaya başladı. 5.Putin’in “bu bir savaş değil, cerrahi operasyon” söylemine rağmen Ukrayna Savaşı Rusya açısından ne planlandığı ne istendiği gibi gelişti. Hasta öldü, cerrah bitkin! Rus ekonomisi açısından artılar var ama ciddi olumsuzluklar da söz konusu. Rusya’nın kontrolü bırakmak istemediği eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tümüne baktığımızda dört yıl öncesine göre hem ekonomik hem siyasal açıdan Moskova’yı kaygılandıracak bir tablo var. 6.AKP’nin NATO içinde el yükseltmek için bir süreliğine girdiği “denge” oyununu biraz daha devam ettirmek için eli daha kuvvetli bir Rusya’ya ihtiyacı vardı. Bunu görmediler ve hızla terk ettiler “denge”ciliği. NATO’da yeni roller üstlendiler, Karadeniz’de Romanya’nın NATO’culuk tekelini ele geçirmesinden korkarak yeni hamleler yapmaya başladılar. Enerjide yavaş yavaş Rusya’ya “bağımlılık”tan uzaklaşıyor ve yüksek maliyetlerle ABD gibi uzak tedarikçilere yöneliyorlar. Çin’le ilişkilerde sıkıntılar artıyor. 7.Bir yandan da Avrupalı emperyalistlerin ihtiyaç duyduğu ve uygarlık için kentler kuran mimarlara hakaret edercesine “güvenlik mimarisi” olarak adlandırılan militarist stratejiye asker temini için hazırlıklar yapılıyor. Son yıllarda sıçrama kaydeden silah sanayini NATO şemsiyesinde Avrupa’ya entegre etme amacı da buraya eklenmeli. 8.Yeni-Osmanlıcılık yeniden Atlantikçi temellerine yerleşmiş durumda. ABD ve İngiltere himayesinde, Rusya’nın ve İran’ın kuşatılması ile örtüştürülen ve mümkün olduğunca NATO ile gerilimsiz bir yayılmacılık. 9.Bu yönelim gerilim üretir. Bir kere Türkiye’nin rakibi başka Amerikancılar var, var. Belki Fransa-Yunanistan ikilisinin önemli bir engel olması zor ama bölgede Türkiye’ye alan açılmasını istemeyecek İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan’ı da unutmamak gerek. Rekabet, gerilim ve çatışmalar sürecek. 10.Putin’in intikamından söz ediliyor. Olabilir ama Türkiye’nin elinde Boğazlar gibi çok önemli bir koz olduğu unutulmamalı. Rusya giderek Karadeniz’in doğusuna itiliyor ve Montrö Sözleşmesi’ni farklı yorumlamaya ya da askıya almaya kalkan bir AKP iktidarının kuzey komşumuza çok ciddi bir darbe vurmuş olacağı ortada.
6
288
662
32,838
TKP Beyoğlu retweeted
Aklınızdan bile geçirmeyin! Ülkemizin içine bir ur gibi yerleşip yayılan dünyanın en büyük terör örgütü NATO’nun 36. Zirvesi 7-8 Temmuz’da başkent Ankara’da düzenlenecek. Lafa gelince “vatan, millet, sakarya” diyenlerin ülkemizin bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik en büyük tehditlerin başında gelen emperyalist ABD’nin ve onun liderlik ettiği NATO’nun emir eri gibi davranmaya ne kadar hevesli olduklarını bu vesileyle bir kez daha görüyoruz. Tam da bu kapsamda, Ankara’da NATO karşıtı bir miting düzenlenecek diye kenti açık hava hapishanesine çevirme niyetlerini yakından takip ediyoruz. Partimizin çağrısını yaptığı, 5 Temmuz'da Tandoğan'da gerçekleşecek mitingin yasaklanacağı haberlerini üstü kapalı olarak servis etmeye çalışanları uyarıyoruz: Aklınızdan bile geçirmeyin! Daha geçtiğimiz aylarda Filistin ve Lübnan halkının üzerine, komşumuz İran halkının üzerine yağdırılan ABD menşeli bombalar tüm dünyanın ve tabii ki halkımızın hafızasında ve vicdanında yakıcılığını koruyor. Bu düzenin ev sahibi olan patronlar, AKP iktidarı ve buldukları her fırsatta NATO övücülüğü yapan düzen muhalefeti tüm bu katliamların bir numaralı sorumlularından Trump’ın, ülkemize gelecek olmasından mutlu olabilir. Yeni anlaşmalar ve yeni görevlerle kendi servetlerini, koltuklarını sağlama alacaklarını düşünüyor olabilirler. Ancak bu ülke onlardan, işbirlikçilerden ibaret değil. Memleketimizin bağımsızlığını ayaklar altına alacak, halkımızı kendi çıkarları doğrultusunda ölüme gönderecek ABD’nin planları önünde boyun eğecek bir halk yok bu ülkede! Kalbi İsrail ve ABD caniliğinin karşısında, sonuna kadar Filistin ve İran halkının yanında atan milyonlar var bu ülkede. Memleket toprağındaki ABD ve NATO üslerinden utanç duyan bir halk var bu ülkede. Bunları aklınıza kazıyın ve asla unutmayın. Ankara’da NATO’yu hak ettiği gibi karşılamak, on binlerce kişiyle bu emperyalist haydutluğun karşısına dikilmek bu ülkenin yurtseverlerinin, cumhuriyetçilerinin, devrimcilerinin, komünistlerinin boynunun borcudur. Bu miting bu anlamıyla sadece TKP’nin değil, ülkemizin tüm onurlu yurttaşlarının ve emperyalizme karşı samimi olarak mücadele yürütenlerin mitingidir. Çağrımız onlaradır, gelin memleketimizin bağımsızlık bayrağını hep birlikte yükseltelim, gelin işbirlikçilerin ve emperyalist haydutların karşısına hep birlikte dikilelim. BU MEMLEKET BİZİM!
8
387
808
58,448
TKP Beyoğlu retweeted
Sermayedarlar kadın düşmanıdır! #suçlusunuz
59
132
2,215
TKP Beyoğlu retweeted
Patronlar lüks otelde sözde ülkenin tarım politikalarını konuşuyor. Ama gerçekte konuştukları şey; işçileri nasıl daha fazla sömürecekleri, hak gasplarını nasıl sürdürecekleri. Biz buradayız, bekliyoruz. İşçilerin alın terinin hesabını vermek için gelin, hesap verin!
2
75
231
2,916
TKP Beyoğlu retweeted
Anayasa Mahkemesi’nin Nafaka Kararı Yok Hükmündedir! Haklarımızdan da mücadelemizden de vazgeçmeyeceğiz! Nafaka hakkına yönelik saldırılar, yıllardır mücadele ederek kazandığımız hakları geriye götürme girişimidir. Amaç açıktır: Şiddet görse bile boşanamayan, boşansa bile ayakta kalamayan kadınlar yaratmak. İktidar kazandığımız hakları geri almak için açıkça saldırmakta, bu düzenleme ile kadınları boşanma sonrası yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm etmeye çalışmaktadır. Kreşlerin, kamusal bakım hizmetlerinin, güvenceli istihdam olanaklarının ve sosyal destek mekanizmalarının yetersiz olduğu koşullarda nafakanın sınırlandırılması, kadın yoksulluğunu daha da derinleştirecektir. Bugün boşanma sonrasında yoksullaşma riskiyle en çok karşı karşıya kalanlar, yıllarca ev içi emeği üstlenmiş, çocuk, yaşlı ve hasta bakım sorumluluğunu taşımış, çalışma yaşamından uzaklaştırılmış emekçi kadınlardır. Nafaka hakkına yönelik her müdahale, en ağır sonuçlarını emekçi ve yoksul kadınlar üzerinde yaratacaktır. Eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. Nafaka hakkına yönelik saldırıları kabul etmiyoruz; kadınların ekonomik ve sosyal güvencelerini hedef alan her türlü düzenlemenin karşısında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.
7
67
132
4,250
TKP Beyoğlu retweeted
100 yıllık hırsızlığın, Koç’un karşısına dikildik! Halkımız büyük bir yoksulluk içindeyken Koç Holding’in 100. yılı dolayısıyla Ankara’da kutlama yapan sömürücüler, karşılarında bu ülkenin komünistlerini, yurtseverlerini buldular. AKP, CHP ve MHP dahil tüm patron partilerinin liderleri, cumhuriyet ve emekçi düşmanı bu düzenin sahiplerinden Koç’un kutlamasında önlerini ilikleyerek yer aldı. O "kutlamaların" önünden seslendik: Bu ülkede karşınızda önünü iliklemeyenler var. Sözümüz söz: Halktan çaldığınız her şeyi devletleştireceğiz!
31
614
1,679
137,364
TKP Beyoğlu retweeted
🚩Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 123. gününde kazanımla sonuçlandı. Hakları için anlaşmaya varıp, bugün iş başı yaparak öğrencilerine, okuluna kavuşan öğretmenlerimizi tebrik ediyoruz. Örgütlü mücadele kazandırır!
1
36
110
1,659
TKP Beyoğlu retweeted
NATO, ölüm ve onursuzluktur! Yaşasın barış, bağımsızlık ve sosyalizm! 🔴5 Temmuz'da NATO karşıtı büyük mitingte buluşuyoruz! AKP Temmuz ayında NATO zirvesi için Ankara'da hayatı durdurmaya hazırlanıyor. Kurulduğundan beri dünyanın her yerinde halklara kan kusturan bu uğursuz örgüt Ankara'daki zirvede Türkiye'nin savaş ve yıkım planlarının daha fazla içine çekileceği bir yeniden yapılanmaya gidecek. NATO'nun emperyalist planlarına ve Türkiye üzerinde yaptıkları hesaplara yine Ankara'da dur denmelidir. Halkımızı 5 Temmuz günü NATO zirvesi öncesinde emperyalistlere kuvvetli bir uyarı için büyük NATO karşıtı mitingde buluşmaya davet ediyoruz. Mitingde bir araya gelecek yurtseverler "NATO, ölüm ve onursuzluktur; yaşasın barış, bağımsızlık ve sosyalizm" diyerek NATO'cu emperyalistlere Türkiye'nin de dünya halklarının da sahipsiz ve çaresiz olmadığını gösterecektir.
10
454
830
50,654