SARAÇHANE’DEKİ “İLGİNÇ” GENÇLER
Bugün Saraçhane Mitingleri’nin sonuncusunu görebilmek için alandaydım. Gözlemlerimi paylaşmak faydalı olur diye düşündüm.
Miting alanındaki insanlar seslerini duyurabilmenin coşkusu içindeydi. Son derece öfkeli ama bir o kadar bilinçli, adaletsizlik karşısında örgütlü hareket etme bilincine sahip yurtsever insanlardı. Amaçları adaletsizliğe dur demekti. Bu insanları bilirsiniz, yurdum insanları, emekçiler ve emekliler. Gençler ve yaşlılar…
Fakat şimdi yazacaklarımı yanlış anlamamanızı dilerim.
Miting alanına girmeyen, yüzlerini tümüyle kapamış 19-20 yaşlarında, hal ve hareketlerinden politik bir kaygısı olmadığı anlaşılan gençlerin sayısı da az değildi. Metroda ve miting alanının çevresinde onlarla sohbet etme fırsatı buldum.
CHP’li değillerdi, apolitik değillerdi ama “antipolitik”lerdi. Lise bitmiş, askerliği bekliyorlar. Yoksullar, geleceksizler. İmamoğlu’nun başına gelenlerle ilgileniyorlar mı emin değilim. Lümpen tipler, küfürlü sloganlarıyla çevrede rahatsızlık ya da endişe de yaratan gençler. Ben örneğin Gezi’de böyle bir tabloya şahit olmamıştım.
Polise çok kızgınlar, mitingin bitmesini ve “eğlencenin” başlamasını bekliyorlardı. Miting alanındaki diğer insanların aksine endişeli değillerdi. Ülkenin gidişatına ilişkin sorumluluk hissetmiyorlardı. Orada olmalarının nedeni öfkelerini boşaltmak ve rahatlamaktı. Çünkü yoksul ve geleceksizdiler.
Bu gençlere öyle üzüldüm ki… 2007-2008’de doğmuş, bu düzenin büyüttüğü gençler. Gelecekleri yok, farkındalar. Üniversiteli değiller olsalar dahi okulla pek ilgileri de yok. Buradaki tartışmaların hiçbiri gündemlerinde değil.
Hatta diyebilirim ki belki de Erdoğan’a oy verirler. Belli olmaz.
Bu gençleri kimse kontrol edemez, mitingdeki kalabalıktan aldıkları güçle enerjilerini boşaltmak isteyen kopuk tiplerdi. Sorumluluk duyguları yoktu.
Ezcümle, üzücü ama Saraçhane Mitingleri’nin bitmesi iyi oldu.
Adalet mücadelesinin sürmesini dilerim.