Beyaz Önlüğün Direnişi: Dr. Hüssam
Zindan kapıları paslı, duvarlar taş ve soğuk,
İçeride bir hekim var, nefesi derin ve soluk.
Suçu ne zincirin, ne kelepçenin, ne bu vahşi sızının?
Suçu: Yaşatmaktı evlatlarını o masum coğrafyanın.
Görevi hayat kurtarmaktı, ölümün kol gezdiği yerde,
Bir nebze derman olmaktı yürekteki derin derde.
Bombalar yağarken bile hastaneyi terk etmeyen o can,
Şimdi dört duvar arasında, adaletsiz bir zindanda bican.
"Beni vursalar da gitmem," diyen o gür sessin,
Şimdi parmaklıklar ardında en kutsal nefessin.
İşkenceyle bükülmez o şifalı, o asil bilek,
Seninle çarpıyor bugün özgürlüğü özleyen her yürek.
Karanlık zindanlar elbet bir gün yıkılır el aman,
Zulmün defteri dürülür, döner tersine bu devran.
Beyaz önlüğün leke tutmaz, parıldar karanlıkta,
Sen başın dik dur Dr. Hüssam, adın yazılı şafakta!
Yemin olsun o iyileştirdiğin yetimlerin duasına,
Seni unutturmayacağız bu yalan dünya masasına.
Hekimlik tutsak edilemez, şifa kelepçelenemez asla,
Özgür kalacaksın elbet, o tertemiz, o beyaz libasla!
FosmanC
#FreeDrHussamAbuSafiya
Dr.Hussam Abu Safiya'ya Özgürlük