Milli Eğitim bakanlığı özel okullarda, kölelik şartlarında öğretmen sömürüsüne seyirci kalamaz.
İster devlet okulunda olsun, ister özel okulda olsun; öğretmen öğretmendir. Dolayısıyla mesleki yetkinliğine uygun bir ücreti ve insan onuruna uygun çalışma şartlarını hak eder.
Devletin Milli Eğitim otoritesi, özel okul öğretmenine;
-Devlet okulunda görev yapan öğretmenin maaşının 3’te 1’ini,
-Devlet okulundaki öğretmenin yükümlü olduğu ders süresinin 3 katı kadar ders verme zorunluluğuna tabi tutulmasını,
-Yaz aylarında maaştan mahrum bırakılmasını nasıl reva görebilir?
Eğer özel okul öğretmeni 30 bin lira karşılığı, Cumartesileri dahil haftada 40 saat ders verebiliyorsa; devlet kendi öğretmenine bu sürenin yarısından daha az ders saati karşılığı bu bedelin 3 katını nasıl ödeyebiliyor?
Eğer öğretmen, verdiği ders karşılığı bu kadar maaşı hak ediyorsa; özel okullar hakettiği bedelin 3’te birini vererek öğretmenlerini nasıl sömürebiliyor?
Serbest piyasa denerek özel okul öğretmenleri kölelik şartlarında çalışmaya mahkum edilemez.
Özel okulların eğitim standartlarını belirleyen ve ruhsatlarını veren Milli Eğitim bakanlığıdır. Devlet okulunda görev yapan öğretmenlerin maaş ve çalışma şartlarına paralel; en azından ona yakın, “özel okul asgari maaş” düzeyini belirlemek, Bakanlığın yetki ve sorumluluk kapsamına giren bir konudur.
Çoğu öğretmenlik okuyup da kadro ve iş bulamadığı için polis olanlar,özel okullarda kölelik maaşlarıyla çalışıp haklarını arayan öğretmenleri dövdüler. Çok üzücü ve çok düşündürücü...