Artık dayanılmaz bir noktaya geldiği için maalesef camiamızın büyük bir sorununu buraya yazıp herkesin öğrenmesini ve üzerimize gelmemesini, buna ek olarak da üzerimize gelen büyük bir problemin haberini vermek istiyorum.
Hepinizin bildiği gibi, yıllardır Amedspor tribünlerinde faaliyet gösteriyorum; eksiğimle, fazlamla. Bu tribünlerin, takımın sigortası, beyni ve garantörü olan gruplara elle tutulur tek bir destek bile yok. Bu konuda destek olmak isteyenlerin de önü kesiliyor.
Birileri bir yerlerden bizimle uğraşıyor, bu çok açık. Sebebini de az çok biliyoruz.
Biz büyük bir aileyiz. Her yerde temsilciliğimiz var, elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Lakin Süper Lig’e çıkmamızla beraber geçmişten beri bize iğrenç tekliflerle gelen kişi, kurum ve çeteleri artık kendimizden uzak tutmakta zorlanıyoruz.
Çünkü şahsım haricinde grup üyelerimizin çoğunluğu, bölgemizin kronik sorunu olan işsizlik ve ekonomik yetersizlik içinde boğuluyor. Ya göç edip asimile olmuş, pisliklere bulaşmış bir halde yok olup gidiyorlar — hepsi olmasa da — ya da gündelik işlerle hayatını sürdürmeye çalışıyorlar.
Evet, simit satıp onurlu yaşıyoruz. Ancak farklı kişi ve kurumlar, özellikle genç yaştaki kardeşlerimize kısa yoldan zengin olmanın yolları olarak çeteleşmeyi, uyuşturucuyu ve kumarı hoş gösteriyor. Çünkü onların imkânları var, bizim yok.
Bu; önce bireyin, sonra ailesinin, ardından da bu kentin yöneticilerinin problemidir. Ama biz de kendimizi onların ailesinden görüyor ve elimizden geleni yapıyoruz.
Bilmenizi istiyorum; elimizden artık bir şey gelmiyor. Sezon bitti, şampiyon olduk ama 180.000 TL borçla, evlilik çağında bir genç olarak elimde bir gram birikmişim kalmadı.
Misafir gelir ağırlarız, dostlarımız forma ister alırız, toplantılarımızı kafelerde yaparız, pankart malzemelerimizi alırız, maça gider geliriz; içeride dışarıda her şey sadece bizden gidiyor. Ama artık “gidiyordu” demek istiyoruz.
Çünkü futbolculara milyonlar gidiyor, sorun yok. Ne hikmetse birileri her geçen gün servetine servet katıyor; yeni fabrikalar, yeni dükkânlar, yeni şantiyeler açıyor, yine sorun yok. Allah daha çok versin.
Bir de hâlâ Sakarya maçı sonrası 6222 mevzusu var. Yıllardır tribünlerde emek veren, “kemik kadro” dediğimiz 30 arkadaşımız hâlâ cezalı. İkisi, ekstradan CİMER’e şikâyet edildiği için yeniden 6222 aldı. Üstüne üstlük 2 gün önce 40.000 TL ceza verildi. Ödenmezse haciz işlemi başlayacak. Bir arkadaşımız ise yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Biz bu konularda gerçekten mağdur olmasak yüzümüz yırtık değil; yazıp anlatmayız. Ama sanki bu maddi imkânsızlıklarımız, cezalarımız ve yaşadığımız sorunlar birilerinin hoşuna gidiyor.
Allah yukarıda… Kim bize yoldaş gözüyle bakarsa biz de ona yoldaş gözüyle bakarız. Ama yollar karanlığa girince kimsenin de gözünün yaşına bakmayız.
Yazdığım her şey belgeli ve delillidir. İnanmayan olabilir; mesaj kutum açık. Buyurun, isteyen herkese her şeyi atayım.